Meryem Ana Evi, Selcuk, İzmir
Meryem Ana, Hz. İsa’yı doğurduğuna inanılan, Bakire Meryem adı ile de bilinen kişidir.
İsa doğana kadar bakire kalmış, evlenmemiş ve Tanrı’nın Kutsal Ruhu ile hamile kalıp İsa’yı doğurduktan sonra – işte burada mezhep savaşları başlasın - Hz. Yusuf ile evlenip başka çocuklar doğurmuştur. Katolisizm’de kendisinin Kudüs’te “Bekaret Yemini” ettiği, İsa’yı doğurduktan sonra da ölene kadar bakire kaldığına inanılıyor. Protestanlık ise İncil’de İsa’nın kardeşi olarak alınan 4 kişinin, Hz. Meryem tarafından İsa’dan sonra doğurulduğunu savunmakta ve Meryem Ana’nın İsa doğana kadar bakire kaldığına, sonra Yusuf ile evlenip 4 çocuk doğurduğuna inanmaktadır. Bu konuyu daha derinden inceleyip bilir kişilere de başvurmam gerekli. İncil’in yalnızca bir kısmını, o da yıllar önce meraktan, okumuştum. Belki bu yazıya daha sonra, daha doğru bilgilerle ekleme yapabilirim ancak şu anki asıl konumuz Meryem Ana’nın evi olduğu için daha fazla uzatmak istemiyorum.
Ömrümde bir kadının bekareti hakkında bu kadar yorum yapacağımı da hiç düşünmemiştim.
Meryem Ana, Hristiyanlıkta ve Incil’de resmi olarak kutsal olduğu açıklanmamış, ancak mezheplere göre (yine bu mezhepler) bu konuda ayrışmaya neden olan bir figür. Kendisine kurtuluş ve iman için değil, yalnızca örnek insan olarak bakılması gerektiği vaaz edilse de, Katolisizm’de Meryem Ana’nın kutsal olarak görüldüğüne de şahit oluyoruz. Ki kendisi zaten “Aziz” ünvanına sahiptir. Meryem Ana ve kutsallığı hakkında daha detaylı ve İncil’den de alıntılar içeren makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
Cebrail Melek tarafından kendisine (bazı kaynaklarda ise Yusuf’a) “Tanrı’nın Kutsal Ruhu ile hamile kalıp İsa’yı doğuracağı” bilgisi verildikten sonra Meryem hamile kalır, o dönemde nişanlı olduğu (ve eli eline henüz değmemiş olan) Yusuf ile Beytüllahim’e gider. Sonrasında mesih İsa doğar. Ardından Yusuf, Meryem ve İsa bebek Nasıra’ya giderler ve İsa çocukluk ve gençlik dönemini burada geçirir (Kendisine Nasıralı İsa da deniyor. Ayrıca Nasranilik kelimesi de buradan türemiştir).
Rahibe Anne Katherina Emmerich
Anne Katherina (Catherine) Emmerich, 1774-1824 yılları arasında yaşamış Alman bir rahibe. 2004 yılında Papa İkinci John Paul tarafından kutsanmıştır da.
Rahibe Emmerich, oldukça hasta ve kırılgan bir kadınmış. Kendisinin güçlü tasavvur yeteneği olduğu bilinir. Daha önce Efes ve çevresinde hiç bulunmamış olmasına rağmen, rüyasında Meryem Ana’nın evini görür. 1881 yılında, Fransız asıllı bir Rahip olan Abbé Julien Gouyet, rüyada görünen bu evin Bülbüldağı’ndaki bu taş ev olduğunu söyler.
Bu iddia önce çok ciddiye alınmasa da bundan 10 yıl sonra 1891’de Rahibe Marie de Mandat-Grancey’nin ısrarları üzerine yeniden bu eve gidilmesi sonucunda, çatısı olmayan bu evin Meryem Ana’nın evi olduğu kabul görüyor.
Şöyle ki, bu evin uzun zamandır Şirince’deki Rum halkı tarafından da aslında Panaya Kapulu (Bakire’ye Giden Kapı) olarak anıldığı ve ziyaret edildiği keşfedilmiş, tabii bu durum Katherina'nın rüyası ile de birleşince akıllarda pek sor işareti kalmamış.
Hristiyanlıkta Meryem’in yükseliş tarihi olan 15 Ağustos’ta buraya haç ziyaretleri gerçekleşiyor.
Giriş ücreti kişi başı 25 TL, ayrıca otopark için de 50 tl alınıyor
Doktora öğrencileri de öğrenci indirimden faydalanabiliyormuş 🙂
Burayı bikini/mayo ve parmak arası terlik ile ziyaret etmemeniz gerekiyor. Sonuçta burası bir ibadet yeri, biraz daha düzenli kıyafet giymek gerekli, bağırış çağırışları dönüş yoluna saklayın, ziyaret sonrası güzel kumsallarda eğlenmeye devam edebilirsiniz sonuçta. Kısacası “inanmıyorsan da saygı duy kardeşim” 😀
Kilisede 10 TL bağış yaparak mum alabiliyorsunuz. Sonrasında, bahçede bu mumları yakıp dua edebileceğiniz bir alan mevcut
Dilek duvarı da var, çaput, dua vs bağlayıp dilek dileyebiliyorsunuz.
Magnet almak istedik ama maalesef EUR kuru ile sabitliydi, günlük değişiyor, Haziran 2023’te 85 TL dediler bize, alamadık...
Gidiş yolunda çok güzel bir Meryem Ana heykeli göreceksiniz, içerde eve giden bahçe yolunda da küçük bir heykel mevcut