KİMİYİM BU YOLLARIN
Sigaramın közünde yanıyor pencereler
Bir semenderi su yolculuğuna çıkaran güneşin kararlılığı dalgalanıyor kenarlarında yabani otların sarardığı asfaltların
Kimiyim bu yolların diye boynumu kıran yabani bir uykudan
Belli belirsiz semaver dumanı yakıyor birileri
Elma sergileri çalınıyor gözüme
Allı, yeşilli parlıyorlar eski kasaların içinden
Az ötede bir vadinin yardığı masum dağlar, ortasında kanı çekilmiş derenin hüznü
Camlar yanıyor Batıya doğru
Pencereleri kırılıyor içerimde olmayan evimin
Gözlerimi kısarak baktığımda küstah bir şımarıklık gibi çörekleniyor yüzüme hüzün
Kaçıncı cigaramı küllüyorum bilmem
Ortasında kalmış bir ipin yalnız boncukları gibi ne yana salınsam yokuş
Hangi yöne dönsem o yolun yerlisiyim
Kaç kez yanar gözlerim
Kaç defa devrilir boynu düşüncemin
Kefeleri kırılmış gönül terazimin
Ne yanı iyiye basar bilmediğim yerinde
Mahmur başımı camlara vura vura
Dalıyorum yenisi yok uykuya
@mavilisiir














