kalbin kırıkken düz yolda yürümek bile yokuş çıkıyormuşsun gibi hissettiriyor
One Nice Bug Per Day
The Bowery Presents
noise dept.

izzy's playlists!
h

pixel skylines
Cosimo Galluzzi
★
Sade Olutola

bliss lane
No title available
Game of Thrones Daily
No title available
taylor price
No title available
I'd rather be in outer space 🛸

if i look back, i am lost
Claire Keane
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
Monterey Bay Aquarium
seen from Congo - Brazzaville

seen from Germany
seen from Argentina
seen from Denmark

seen from Philippines

seen from United States
seen from Belgium
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Vietnam

seen from United States
seen from Australia

seen from Malaysia
seen from Iraq
seen from Brazil
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Türkiye
@melissanndree
kalbin kırıkken düz yolda yürümek bile yokuş çıkıyormuşsun gibi hissettiriyor
Sağlıklı pişmanlık kapsamlı bir muhasebeye, toparlanmaya ve yeniden başlamaya neden olur. Sağlıksız pişmanlık suçlayıp değersizleştirmeye, öğrenilmiş çaresizliğe sürüklenmeye ve aynı yanlışı artık daha rahat tekrarlamaya götürür. Doğru pişmanlık büyütür, yanlış pişmanlık zehirler..
Yalnızlık etrafımızda insan olmaması değil; bizi anladığını hissettiğimiz insanların yokluğudur. Çektiğimiz ıstırabı kimsenin duymamasıdır. Dünyaya bizim gözlerimiz ve kalbimizle bakan insanların eksikliğidir.
📍 Kemal Sayar
“İnsan acısıyla tek başına kalmayı ve kaçma isteğinin üstesinden nasıl geleceğini öğrendiğinde, öğrenecek çok az şeyi kalmıştır”
"Sevdiğin, ihtimam gösterdiğin, baş tacı ettiğin için kalbin kırılır. Artık senin elinden tutmayanı, senin de bırakman gerektiğini anladığın o an, kalbin kırılmış demektir. Sevdiğimizden inciniriz. Bir şeyler daha güzel olsun diye düş kurduğumuz için dünya bizi yaralar."
Kemal Sayar
Kendini Mutsuzluktan Nasıl Kurtarırsın?
Mutluluk, üzerine çok düşünülen, sürekli peşinden koşulan kavramlardan biri. İçinde yaşadığımız bu sistemde ise mutluluğa ulaşmanın yolları sistem tarafından belirlenip bize adeta dikte edilmiş gibi. Çok para kazanayım ki mutlu olayım, istediğim her şeye sahip olayım gibi düşünceleri beyinlerimize yerleştirdiler. Ancak o hayal olarak satılan mutluluk kavramına, o çok parayı kazandıktan ve istediğin şeyleri almayı başarabildikten sonra ulaşamadığını gördüğünde ne hissediyorsun? Koca bir boşluk, anlamsızlık veya çaresizlik?.. Mutlu olabilmek için öncelikle kendi mutluluk kavramını inşa etmelisin. Başkalarının tanımladığı "mutluluk"larla bu duygudurumuna erişemediğinde ne kadar zaman kaybettiğini anlayacaksın. Çevreni ne kadar arındırır ve sağlıklı "şey"lerle donatırsan o kadar mutluluğa yakın olacaksın. İnsanız; sosyal varlıklarız, birbirimizi çok fazla etkiliyoruz kuşkusuz. Kimlerle vakit geçirdiğinize çok dikkat edin. Gelecekte kendini nasıl biri olarak hayal ediyorsan, bu kişiye ulaşmanı sağlayacak insanlarla arkadaş ol. Seni geriye çeken, dramalarıyla vaktini çalan insanlardan uzak dur. Bir insanı ne kadar seviyorsak sevelim, bazen ondan da vazgeçmek zorunda kalabiliriz. Bize iyi gelmeyen, geriye çeken insanlar gelecekte bizi hasta edecek. Yalnızken bile dimdik durabiliyorsan hayata karşı o zaman ne kadar güçlü ve mutlu olduğunu hissedeceksin. Elbette tek başına güçlü ve mutlu olmak kolay olmayacak, bedeller ödemek zorunda kalacaksın belki de. Ama kendi kendine mutlu olabilmeyi öğrendiğin zaman bunun ne kadar paha biçilmez bir şey olduğunu anlayacaksın. Haydi sen de kendi mutluluğunu inşa et!
Bir kişiye nasıl hissettiğiniz hakkında defalarca aynı şeyleri söylemenizin bi anlamı yok. Çünkü sizi kalbiyle dinlemeyene sesinizi duyuramazsınız.
Tanrı, cezalandırmak istediği insanlara yüksek farkındalık verir.
Tolstoy bisiklet sürmeyi öğrendiğinde tam altmış yedi yaşındaydı ve bugün dünyada “Tolstoy’un Bisikleti” diye bir kavram vardır. Hiçbir şey için geç değildir anlamına gelir. Her ne yapmayı düşünüyorsanız, her ne yapamadıysanız, neye geç kaldıysanız, hiçbir şey için geç değil.
ite köpege dert oluyorum hayatım sen napıyosun