kalbin kırıkken düz yolda yürümek bile yokuş çıkıyormuşsun gibi hissettiriyor
Sade Olutola
Peter Solarz

titsay

JVL
Cosmic Funnies
$LAYYYTER

#extradirty
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
noise dept.

❣ Chile in a Photography ❣
hello vonnie

Kiana Khansmith
Misplaced Lens Cap

tannertan36

shark vs the universe
styofa doing anything

Love Begins
Monterey Bay Aquarium
tumblr dot com
One Nice Bug Per Day

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Australia

seen from United States
seen from Australia

seen from France

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from United States

seen from Czechia
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
@melissanndree
kalbin kırıkken düz yolda yürümek bile yokuş çıkıyormuşsun gibi hissettiriyor
Sağlıklı pişmanlık kapsamlı bir muhasebeye, toparlanmaya ve yeniden başlamaya neden olur. Sağlıksız pişmanlık suçlayıp değersizleştirmeye, öğrenilmiş çaresizliğe sürüklenmeye ve aynı yanlışı artık daha rahat tekrarlamaya götürür. Doğru pişmanlık büyütür, yanlış pişmanlık zehirler..
Yalnızlık etrafımızda insan olmaması değil; bizi anladığını hissettiğimiz insanların yokluğudur. Çektiğimiz ıstırabı kimsenin duymamasıdır. Dünyaya bizim gözlerimiz ve kalbimizle bakan insanların eksikliğidir.
📍 Kemal Sayar
“İnsan acısıyla tek başına kalmayı ve kaçma isteğinin üstesinden nasıl geleceğini öğrendiğinde, öğrenecek çok az şeyi kalmıştır”
"Sevdiğin, ihtimam gösterdiğin, baş tacı ettiğin için kalbin kırılır. Artık senin elinden tutmayanı, senin de bırakman gerektiğini anladığın o an, kalbin kırılmış demektir. Sevdiğimizden inciniriz. Bir şeyler daha güzel olsun diye düş kurduğumuz için dünya bizi yaralar."
Kemal Sayar
Kendini Mutsuzluktan Nasıl Kurtarırsın?
Mutluluk, üzerine çok düşünülen, sürekli peşinden koşulan kavramlardan biri. İçinde yaşadığımız bu sistemde ise mutluluğa ulaşmanın yolları sistem tarafından belirlenip bize adeta dikte edilmiş gibi. Çok para kazanayım ki mutlu olayım, istediğim her şeye sahip olayım gibi düşünceleri beyinlerimize yerleştirdiler. Ancak o hayal olarak satılan mutluluk kavramına, o çok parayı kazandıktan ve istediğin şeyleri almayı başarabildikten sonra ulaşamadığını gördüğünde ne hissediyorsun? Koca bir boşluk, anlamsızlık veya çaresizlik?.. Mutlu olabilmek için öncelikle kendi mutluluk kavramını inşa etmelisin. Başkalarının tanımladığı "mutluluk"larla bu duygudurumuna erişemediğinde ne kadar zaman kaybettiğini anlayacaksın. Çevreni ne kadar arındırır ve sağlıklı "şey"lerle donatırsan o kadar mutluluğa yakın olacaksın. İnsanız; sosyal varlıklarız, birbirimizi çok fazla etkiliyoruz kuşkusuz. Kimlerle vakit geçirdiğinize çok dikkat edin. Gelecekte kendini nasıl biri olarak hayal ediyorsan, bu kişiye ulaşmanı sağlayacak insanlarla arkadaş ol. Seni geriye çeken, dramalarıyla vaktini çalan insanlardan uzak dur. Bir insanı ne kadar seviyorsak sevelim, bazen ondan da vazgeçmek zorunda kalabiliriz. Bize iyi gelmeyen, geriye çeken insanlar gelecekte bizi hasta edecek. Yalnızken bile dimdik durabiliyorsan hayata karşı o zaman ne kadar güçlü ve mutlu olduğunu hissedeceksin. Elbette tek başına güçlü ve mutlu olmak kolay olmayacak, bedeller ödemek zorunda kalacaksın belki de. Ama kendi kendine mutlu olabilmeyi öğrendiğin zaman bunun ne kadar paha biçilmez bir şey olduğunu anlayacaksın. Haydi sen de kendi mutluluğunu inşa et!
Bir kişiye nasıl hissettiğiniz hakkında defalarca aynı şeyleri söylemenizin bi anlamı yok. Çünkü sizi kalbiyle dinlemeyene sesinizi duyuramazsınız.
Tanrı, cezalandırmak istediği insanlara yüksek farkındalık verir.
Tolstoy bisiklet sürmeyi öğrendiğinde tam altmış yedi yaşındaydı ve bugün dünyada “Tolstoy’un Bisikleti” diye bir kavram vardır. Hiçbir şey için geç değildir anlamına gelir. Her ne yapmayı düşünüyorsanız, her ne yapamadıysanız, neye geç kaldıysanız, hiçbir şey için geç değil.
ite köpege dert oluyorum hayatım sen napıyosun