DÜNYA'DA NELER OLUYOR? TÜRKİYE GEÇMİŞTE NEREDE İDİ, ŞİMDİ NEREDE? (1815- 1830-48 İhtilalleri-1. ve 2. Dünya Savaşı, Bugün)
Dünya nasıl 1815 Viyana Kongresi'nde paylaşıldı, 1830-48 ihtilallerinde ise bu paylaşım bozuldu ise. 1945 sonrası kurulan düzende şimdi çatırdıyor.
Avrupa'da; İskoçya'nın bağımsızlık referandumu, İngiltere'nin AB'den ayrılması, Rusya'nın Ukrayna'nın kendisinden uzaklaşması sonucu Kırım'ı işgali, İspanya'da Katalonya'nın ayrılıkçı talepleri, Almanya'da Bavyera'nın ayrılma talepleri, İtalya'da Güney'in ayırılma talepleri...
Ortadoğu'ya bakarsak gene 1945 düzeni ile kurulan İsrail'in Kudüs'ü işgali, yeni müttefik arayışı Barzani'nin bağımsızlık talepleri, Mısır'ın, Libya'nın yeniden biçimlendirilmesi, Suriye'nin parçalanıp Kuzey'in ABD için yeni bir güç PYD'nin eline verilmesi. Türkiye'de Fettulahçı Dini Örgüt'ün 15 Temmuz Darbe Girişimi..
Uzakdoğu'da; Kuzey Kore'nin yarattığı gerilimler, ABD'nin bu Asya'nın şımarık çocuğuna Çin yüzünden müdahaleden kaçınması. Japonya'nın 1945 düzeninden yavaş yavaş sıyrılması...
Yeni bir dönemdeyiz. Yeni ülkeler, yeni kutuplar, yeni çatışmalar. Tarih yazılmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti'de bu dönemin en başat aktörlerinden.
1815'te kararlarında da 1830-48 İhtilalleri'nde de Osmanlı Balkanlar'da yalnız kalmıştı. 30'da görülen anayasal gelişmeler, 48'de Milliyetçilik ile birleşip kendisini derinden hissettirdi. Eflak Boğdan'da çıkan ayaklanmalar, Rusya ile gergin bir duruma soktu. Sonuç Rusya ile ardı kesilmez savaşlar, Batı bir yere kadar dizginlese de 1870'lerden sonra İngiliz liberaller Rusya'nın ipini saldı ve büyük toprak kayıpları, yanlış tercihler, yanlış hamleler ve kaçınılmaz çöküşe doğru... 1918'e sadece kendi açımızdan bakıyoruz. 1915'e Gelibolu'ya bakıyoruz ama Verdun, Somme'a bakmıyoruz. Alsace Lorraine diyoruz ama üstünden geçiyoruz.
1918'in galiplerinin hataları sonucu Hitler çıktı, Mussolini çıktı. Sonuç 1939-1945 savaşları yaşandı. Uygun olursa felaketi "teğet geçtik". 1945'te Yalta'da Stalin, Roosevelt, Churchill Dünya'ya format attı...
Ama artık bunun da sonuna geldik, 1945 akıllıca idi lâkin dünya değişti.
İçeride ve dışarıda 1908 ve 1922 yılları arasında bitik denilen, her taraftan saldırıya maruz kalan, büyük çatışmalar yaşayan Anadolu Türklüğü galip gelip reformlar yapıp bugüne ulaştı. Köklü bir medeniyet, kolay kolay yıkılamazdı. Dünün Yunan işgalcileri aklayan İskilipli Atıf'ı ile gizli saklı yaşayan "Cemaat, Hizmet efendileri" yani bugünün FETÖ'sünün yarattığı 15 Temmuz'un da, Osmanlı'nın güçsüzleşmesi ile ortaya çıkan Ermeni Örgütlenmecileri ve bugünün Kürt Örgütlenmecileri arasında bu bağlamda farkı yok. Gene saldırılara maruz kalıyoruz. Gene mücadele ediyoruz...
1945 San Fransisco'da kazanılan, Kore Harekatı ile pekiştirilen Amerika müttefikliği artık 2016'da çatırdadı. Çünkü artık Sovyetlere karşı kullanmaya gerekecek bir kalkana ihtiyaç yok. Daha çok kazanmak için yeni güçlere ihtiyacı var: Suriye, Irak, İran, Türkiye'de yaşayan Kürtler... İsrail için de Ortadoğu'da olabilecek en büyük müttefik...
Pek tabiki, bugün 1914'deki kadar güçsüz ve yalnız değiliz. Güçlüyüz, müdahale ediyoruz. Yeni müttefikler yaratıyoruz, 1870'lerin Almanya'sı, İtalya'sının yerini yeni dönemde Rusya, İran, Çin aldı. Türkiye jeopolitik konumu gibi kafası da karışık, her zaman olduğu gibi son dakikacı konumda...
Büyük gerilimler; toplumun apolitikliği ve medyanın "işlevsizliği" nedeniyle görülmüyor. Gösterilmek istenmiyor. Bu büyük gerilim belki de dünyayı kökünden etkileyecek...
Aktörü olduğumuz tarih yazılıyor, yazılmaya devam ediyor...
(Görsel: Suç Çağları: Kim yaptı? John McCutcheon.
Avrupa barışı ölmüş, ve bir suçlu aranıyor...
Ve şimdi yeni bir Suç Çağı'ndayız ve dünya barışı ölüyor)