
roma★
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
𓃗
Not today Justin
No title available
macklin celebrini has autism

Product Placement

#extradirty
Cosmic Funnies

titsay
KIROKAZE
YOU ARE THE REASON
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available
cherry valley forever

Origami Around

Kiana Khansmith
No title available
The Stonewall Inn
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from China

seen from Dominican Republic

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from Colombia
seen from United States
seen from Mongolia
seen from Colombia
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Saudi Arabia
seen from Vietnam
seen from Indonesia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Philippines
@mimarfatma
Saçım canınızı mı sıkıyor?
Uzamalarına izin vereceğim.
Davranışlarımdan rahatsız mı oluyorsunuz?
O zaman onları pekiştireceğim.
Ne zaman şiddetli aşağılanma altında kalsam ,kayıtsız kalmaya devam edeceğim.
Sonunda gerçek beni bulacağım.
Tiksintiye...
Utanca...
Tüm bunlara rağmen.
Beni olduğum gibi seveceksiniz.
Romain Gavras
Bir kadın gitmeyi koymuşsa kafasına, buna engel olamazsın.. Sevse de, gider.. Aklı sende olsa da gider, gönlü sende kalsa da gider.. Kaybetmek istemediğin bir kadını, asla incitme! Çünkü; bunu telafi edemezsin.. Çünkü; kadın vazgeçtiği kalbe yabancılaşır.. Bir kadın karşısında;
- Sıradan bir erkek, beyninde bitmiş bir erkekten daha şanslıdır.
Ece Temelkuran ...
AŞKIN BİLANÇOSU
..........
III sen olmayınca sesin de yoktu, gözlerin de bu yüzden odama resmini yaptım söküp kalbimi yanına astım sensiz kalan yılları da ben buruşturdum kalbim hasretinde asılı kaldı yetim kalmış anıları ben tokuşturdum… IV daha bu solgun günlerde aşk, yaşanır sözde! kalp, yitik bedende; yağmur değil, sanki efkâr yağıyor kente yağıyor ömrüme senin yerine… /kanmadım aynalara sana kandığım kadar içimde bir boşluk sana yandığım kadar…/
Yılmaz Odabaşı
Sabırsızsın Oysa bütün mahlukat sabrın ipliğiyle bağlıdır birbirine. Dünya sabırla döner. Çünkü güneşin de, ayın da zamana ihtiyacı vardır. Sabırlı ol. Büyük sırlara ermek için sabır denizinde yüzmeyi öğrenmen lazım. Çünkü sırlar, sabır denizinin dibinde saklıdır.... Hz Şems-i Tebrizi
Babası maden işçisi olan bir çocuğun çizdiği resim...Söylenen her söz anlamsız..
AŞKIN BİLANÇOSU
........
II bugün hasretin kırlarında dolaştım senin adınla aşkın adıyla savrulup aktım o ırmaklardan; ırmakları çöllerle çölleri denizlerle denizleri düşlerle buluşturdum sustum kaldım sonra böyle günleri savuşturdum... ne ses ne nefes ne de bu rüzgâr bağışlar seni simsiyah gecelerde budanırken ah ömrüm dönüp sırtını giderken kimler karşılar seni?
........
Yılmaz Odabaşı
İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını.. Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir, belki...
Ali Lidar
"Öyle bir dem ki ruhum, hiç olayım derken meğer hep olmuşum, kelam edip dertleşirken nağmelerle, sana da sebep olmuşum."
-Dem- Nev
AŞKIN BİLANÇOSU
I gidersin; yağmurlarda kırık kalır mızrabım gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider gidersin; her şey gider gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır ilgilenmez ordular, hükümetler gidersin; ne rezil bir an’dır bu yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat gidersin; bir hazin dramdır bu /kanmadım aynalara sana kandığım kadar içimde bir boşluk sana yandığım kadar…/
........
Yılmaz Odabaşı
ARAMAK...
Ömür boyunca aramak.. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı… Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını.
Hiç gel demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum.
Git bu şehirden haydi git. Dağlara çık, o uzak dağlara. Rüzgârların krallığında hüküm sür. Baktın ki oraya da geldim yine kaç. Başını al, açıl denizlere. Gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya!
Bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. Okyanus dalgaları üstünden bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. Yalınayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. Çöllerden geçmeli yolu, yanmalı, kavrulmalı. Sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. Buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrika’dan getirip bir kâğıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların Sibirya’da olmalı, dudakların Çin’de. Gözlerin Hindistan’da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin İtalya’da bir heykelin elleri. Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
Yine de bir yerin eksik kalmalı.
Yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim...
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN...
DESEM Kİ...
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
CAHİT SITKI TARANCI
"Celladına aşık olmuş ise bir millet, ister ezan ister çan dinlet, İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet, müstehaktır ona her türlü zillet.."
Ömer Hayyam
Gizledikçe Aşk
....
Kışın vurgusu açık, bağımsız bir ses, esiyor bize değmeden, bizden almadan hiç uğramadığımız bir yerlerden doğruca. Uçuyor cinsiyetin kindar ağzıyla. İbret olsun diye savuruyor uzaklara bir meddücezir haritasını. Ne uzanma, ne geri çekiliş; biz varsayılanın ortasında iki içine işleyen zaman, iki uyurgezer nokta...
Adnan Özer