Unutma Türkiye!
Bu ülkede “bizim evlatlarımız gülsün” diye, kendi evlatlarını yetim bırakanlar var..
Jules of Nature
RMH

Love Begins

JBB: An Artblog!
styofa doing anything
$LAYYYTER
NASA
sheepfilms

pixel skylines

★
dirt enthusiast
h

ellievsbear
YOU ARE THE REASON

Janaina Medeiros

Andulka

shark vs the universe
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
🪼

#extradirty
seen from Spain

seen from Australia

seen from United States

seen from Germany
seen from Lithuania

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Canada

seen from Finland

seen from Malaysia
@morhislerim
Unutma Türkiye!
Bu ülkede “bizim evlatlarımız gülsün” diye, kendi evlatlarını yetim bırakanlar var..
"Yarının sahibi Allah." Gelecek kaygım baş gösterdiğinde kalbime bu cümleyi asacağım artık 🌿
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammed'in ve ala âli Seyyidina MUHAMMED ﷺ 🌹
Yûsuf aleyhisselâmı kardeşleri kuyuya attıkları zaman, kuyunun dibinde taş vardı. Mübârek dizi taşa geldi. O kadar canı yandı ki, kardeşlerinin cefâsından ve babasının ayrılığından daha zor oldu. Bütün gece onun ağrısından inledi. Seher vakti olunca Allah'ü Teâlâ acısını durdurdu. Cebrâil aleyhisselâm gelip "Ey Yûsuf! Rabbin sana selâm gönderiyor ve bu derin kuyunun dibinde, bu elem ve acı ile nasılsın diye soruyor" dedi. Bundan sonra Cebrâil aleyhisselâm "Ey Yûsuf! Duâ et, ne arzu ediyorsan dile Rabbin sana verecek" dedi. "Ey Cebrâil, benim için sen duâ et" dedi. Cebrâil aleyhisselam onun için duâ etti o da âmin dedi. Sonra "Ey Cebrâil, ben duâ edeyim sen âmin söyle" dedi. Ellerini kaldırıp duâ etti ve Cebrâil aleyhisselâm âmin dedi. "Ya Rabbi! Bu seher vaktinde bana şifa gönderdiğin gibi dünyanın sonuna kadar, bütün hastalara seher vaktinde şifa gönder" dedi. Allah'ü Teâlâ duâsını kabul buyurdu. Bunun için bir hasta ne kadar hasta olsa da seher vaktinde rahatlar. Bu, Yûsuf aleyhisselâmın duâsı bereketiyledir.
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi, c.5, s.17
bu gece dua dilencisi olma niyetindeyim bana dua edin olur mu
Düğün bir maddi güç gösterisi olmamalı...Evlenme olgunluğuna gelmemiş olanlar düğünü çok önemser.
Doğan Cüceloğlu
“Kur’an okunduğu zaman, ona kulak verip sessizce dinleyin ki size merhamet edilsin.” (A’raf, 7/204)
‘sadeleşmem gereken konular var. insanlardan, düşüncelerden ve duygulardan. bana fayda vermeyenden uzaklaşmamda ve faydalı olana yönelmemde bana yardım et Allahım.’
Taştan çiçekler çıkaran Rabbim, kim bilir bizler için ne planlar yaptı..
Bu senin yolun yalnızca. Başkaları seninle yürüyebilir, fakat hiç kimse senin için yürüyemez.
Mevlana
Herşeyin bir ölçüsü ve ölçütü vardır. Sevgiyi ölçen tek şey, sevenler arasındaki fedakârlıktır. Sevdiğinize sizden olan, size ait olan şeylerden ne kadar verebiliyorsanız sevginizin itirafı odur, dildeki itiraf değil..
-İnsanlarla yarışacaksan mal ve makamda değil Rabbine ibadette yarış
-İyilik yaptığında Allah’a hamd et, kötülük işlediğinde ise istiğfar et
-Unutma! Dünyada iki hayırlı kişi vardır. Biri, günah işledikten sonra tevbe eden, diğeri de, hayırdan hayıra koşan kişidir.
Hz. Ali (r.a)
Hz. Muhammed ( S.A.V )
1- Her işe “besmele” ile başlamak. 2- Suyu üç yudumda oturarak, kıbleye dönerek içmek. Başında “besmele” çekmek, sonunda “elhamdülillah” demek. 3- Evden çıkarken aynaya bakmak (O dönemde ayna olmadığı için Efendimiz (s.a.v.)suya bakarmış). 4- Abdest alırken kıbleye dönmek, sonunda üç yudum su içmek )bu su zemzem hükmünde olup, şifa niyetine içilmelidir). 5- Yolda önüne bakarak hızlı adımlara yürümek. 6- Selamlaştığı insana sağ elini uzatmak, işaret ve baş parmağı arasındaki boşluğu karşıdaki insanın aynı yerine temas ettirmek. Çünkü bu yerlerde muhabbet damarları varmış. 7- Saçları gece yatmadan hemen önce ve kıbleye dönerek her gün taramak, ortadan ayırmak. 8- Yanında misvak, ayna, kesici bir alet, yakıcı bir alet, güzel koku ve tarak taşımak. 9- Gece abdestli yatağa girmek (Şayet ölüm gelirse şehit hükmünde olmak için). 10-Gece yatmadan önce “Felak-NasSureleri”ni okuyup iki elini birleştirerek üflemek ve vücudunun her yerine sürmek. 11-Tuvalete girerken sol ayakla girmek, çıkarken sağ ayakla çıkmak. 12-Tuvalete girerken “ALLAHümme inni euzü bike minerricsil habisi muhbusi mineşşeytanirraciym.” çıkarken de “Elhamdülillahi anil eza ve afani” demek. 13-Tuvalete tükürmemek, orada konuşmamak, bir şey yememek, oradan çabuk çıkmak. 14-Def-i hacette bulunmadan önce bir miktar su dökmek. 15-Tuvalete başı kapalı girmek (idrardan çıkan asitin ilk temas ettiği yer saç kökleri olduğu için başı kapalı olmazsa saç dökülmesine sebep olur. Bilhassa alkoliklerin kel olme sebebi budur). 16-Mutfakta bir kabı kullanmadan önce onu temiz su ile durulamak. 17-Açıkta kalan yiyeceklerin üzerini örtmek. 18-Ayakkabıları gitmeden önce ters çevirip silkelemek. 19- Kıyafetleri sağdan sağdan giyip, soldan çıkartmaya başlamak. Mesela çorap giyerken önce sağ ayakla giymek, çıkarırken de sol ayağı çıkarmak (böyle yapıldığı taktirde kıyafetler eskimezmiş). 20-Sofraya oturmadan hayalen mideyi üçe bölmek 1/3 su, 1/3 yemek, 1/3 hava. 21-Acıkmadan sofraya oturmamak ve doymadan sofradan kalkmak. 22-Uykudan kalkınca elleri en az üç defa yıkamadan yiyecek kabına daldırmamak. 23-Akşam üzeri önce perdeyi çekmek, sonra ışığı açmak. 24-Banyodan son çıkma sırasında ayaklara soğuk su dökmek. 25-Tabakta hiçbir şey kalmayacak şekilde yemek tabağını sünnetlemek. Sonra bir miktar su koyup onu kaşıksız içmek. 26-Tek sayıyı tercih etmek. Mesela, misafirlikte şeker ikramında bir ya da üçü tercih etme gibi. 27-Cuma günleri farz olmasa bile gusül abdesti almak (şartlar müsait değilse hiç olmazsa saçı yıkamak), güzel koku sürünmek, sadaka vermek, beyaz giyinmek, tırnak kesmek(orta, serçe, baş, yüzük, işaret parmağı sırası takip edilerek kesildiğinde görme bozukluklarının azalacağını Peygamber Efendimiz( s.a.v.) bizzat söylemiştir). 28-Yatarken yatağa çarşaf sermek. 29-Gece, günlük kıyafetleri çıkarınca katlamak. 30-Sabah namazı vakti çıkınca ilk 45 dk (Keraat vakti) ve akşam ezanının okunmasına 45 dk kala uyumamak (bu vakitlerde uyumak cüzzam hastalığına, bel ağrıların sebeptir). 31-Güneş tam tepede iken yani öğle vakti bir miktar uyumuak, uyuyamıyorsa bile 10 dk gözleri kapatmak (Bu uykuya kaylule denir ve uyuyanların yüzüne güzellik gelir). 32-Gece yatmadan önce 3 defa toz sürme çekmek (Göz hastalıklarına şifadır). 33-İşrak namazı kılmak. 34-Konuştuğu kimseye bedeniyle dönerek konuşmak. 35-Yemek tabağına düşen sineği tamamen batırıp geri çıkarmak ve o yemeği yemeye devam etmek (çünkü sineğin bir kanadında zehir diğer kanadında panzehir vardır). 36-Kapıyı üç kez bekleyerek çalmak (4 rekat namaz vakti kadar). 37-Kapıyı çalarken kapının ya sağında ya da solunda beklemek, karşısında durup da içeriyi izlememek (kapı ilk açıldığında ev sahibinden izinsiz içeriye bakmak haramdır). 38-Baş kıbleye gelecek şekilde sağ el sol yanak altında, sol el iki diz arasında, dizler de karın bölgesine bükülü vaziyette yatmak. Bu vaziyette yatınca üstten bakıldığında arapça olarak “MUHAMMED” yazısı görülecektir. Aynı zamanda kıbleye karşı ayak uzatıp da yatanlar sabah kalktıklarında yorgun olarak kalkarkar, sebebi ise ekvatorun kıbleden geçmesidir. 39-Başı ağrıdğıda tülbent ile sıkıca sarmak. 40-Yemeğe tuz ile başlamak (Tuz dişlere kayganlık sağladığı için yemeklerin yapışması önlenmi olur ve temizleme kolaylığı oluşur). 41-Yemeği ayrı tabaklarda değil de ortak tabakta yemek, yerken önünden almak, yemeğin ortasına dokunmamak. 42-Misafire bir bardak su bile olsa ikramda bulunmak, mümkünse etli yemek ikram etmek. 43-Çörek otu yemek(ölümden başka her derde deva olduğuna dair sahih hadisler vardır). 44-Sofrada yeşillik, evde sirke bulundurmak. 45-Sofrada sol ayak kalçanın altında, sağ ayak karın bölgesine kırılmış vaziyette oturmak, bağdaş kurmamak (sofrada ayak değiştirmek doymanın alametidir). 46-Kur’an-ı Kerim’i hüzünle, mümkünse ağlayarak okumak. 47-Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak (yemeğin bereketi buradadır). 48-Hastayı üçüncü gününden sonra da iyileşmezse ziyaret etmek. Hastanın olduğu yerde çorba pişirmek. 49-Kabak yemek. 50-Hapşurunca “elhamdülillah” diyene “yerhamukellah (bayan ise “yerhamukillah”) demek. Aynı kişinin diğerine “yehdina ve yehdikümullah” demesi. 51-Kahkaha atmamak, gülümsemek. Efendimiz (s.a.v.) hiçbir zaman dişleri göreülesiye gülmemiştir. 52-Kına yakmak 53-(erkekler için) Eve gelmeden önce hanımına geleceği zamanı bildirmek. 54-Hediyeleşmek (hediyeleşmek muhabbeti artırır). 55-Sabah namazının sünneti ve farzı arasında sağ tarafına uzanığ bir miktar uyumak. Fıkhi kaidelere göre, sadece bu uykunun haricinde uyku abdesti bozar. Namaz vakti çıkmadan uyanıp farzı eda etmek. 56-Namazı cemaatle kılmak. 57-Dua ederken elleri birleştirmek ve kaşları hizasına kaldırmak (baş ağrısını giderir). 58-Tesbihi parmak ile çekmek. 59-Kapıya geleni durumu ne olursa olsun boş çevirmemek bir hurma tanesi bile olsa. 60-Sofradan kalkacağı zaman sağ tarafındaki şahıstan izin isteyerek kalkmak. 61-Ezan-i Muhammedi okunurken onu müezzinden sonra tekrar etmek. 62-Ezan-i Muhammedi okunurken bir pozisyon da olsa hal değiştirmek. 63-Orucu su veya hurma ile açmak. 64-Bir yere misafirliğe giderken tatlı xötürmek. 65-Eve, camiye girerken sağ ayakla girip, sol ayakla çıkmak. 66-Yolda giderken ayağa takılabilecek veya ona benzer şeyleri kenara çekmek. 67-Meyvenin çekirdeğini sol elle çıkarmak. 68-Yüzme öğrenmek, ok atmak. 69-İnsanları yüzlerine karşı övmemek. 70-Yemek yerken başkalarının yemeğine bakmamak. 71-Cuma günleri beyaz elbise giyinmek. 72-Topluluk içinde yanındaki kişiyle fısıldaşmamak. 73-Yemekten sonra tatlı yemek 74-Hergün yüz defa “estağfirullah” demek. 75-Güler yüzlü olmak kusurları af ile karşılamak. 76-Selam vermek, yemeği iki öğün yemek. 77-Kötülük edene iyilik etmek. 78-Tane tane konuşmak, anlaşılmayınca üç defa tekrarlamak. 79-Gusülden sonra iki rekat namaz kılmak.
80-bunu duyur.!
“Kullarım sana beni sorduklarında, (bilsinler ki) ben onlara çok yakınım. Bana dua edenlerin dualarını kabul ederim. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.”
(Bakara, 2 / 186)