Daha sevimli olabilir miydi?
Show & Tell
No title available
occasionally subtle
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Cosimo Galluzzi
Stranger Things
cherry valley forever

if i look back, i am lost
noise dept.
Lint Roller? I Barely Know Her

titsay
ojovivo
$LAYYYTER
Today's Document
Alisa U Zemlji Chuda
sheepfilms

Product Placement
h
todays bird
we're not kids anymore.
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Algeria

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Germany
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from Greece

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from India
@morstetoskop
Daha sevimli olabilir miydi?
Sanatsal🎥
Sonu görülmeyen dümdüz bir yolda gidelim. Arabayı sen kullan. En sevdiğimiz şarkıları bağıra bağıra söyleyelim.
Mahvettiği koktukta mutlu mesut uyuyan Simba❣️
Kitap ayracıma tepkim⤵️
“Dışarıda kar yağıyor. Odamız sıcak. Her taraf karmakarışık. Yerler sigara külü içinde. Masanın üstünde mandalina kabukları var. O resimli mecmuaya dalmış, ben onun yüzüne dalmışım. Bir saadet denizi içinde felaketlerden kurtulmuş perişan bir sandal gibiyim. Yelkenler paramparça, sandal su içinde. Hayır, sandalcı gibiyim. O, ömrümde bir daha tutamıyacağım, seyrine doyamıyacağım bir deniz mahluku gibi. Yosun ve deniz kabukluları kokuyor.”
Sait Faik Abasıyanık- Lüzumsuz Adam, Az Şekerli
🌚
Günaydınlar🌞 Ders çalışma çabasıyla başlamış yağmurlu bir cuma sabahındayız delirmek işten bile değil. Bir de Dali gözlerini dikmiş bana bakıyorken!
PARİS VE STOCKHOLM
Malumunuz 2018in ünlü bir dizisi var, herkesin diline pelesenk izlemeye kalkınca da gösterilen ilginin hakkını veren: La casa de papel. Üzerine birçok yazı yazıldı çizildi, tamam... Dizi hakikatten güzel bilmem ne... Benim bahsetmek istediğim dizi değil asıl.
Erkek arkadaşımla harıl harıl kesesindeki ay çekirdeğini bitirip ferahlamaya çalışan teyzeler gibi diziyi izliyoruz, ben sordum: “Kendine hangi ismi seçerdin?!” Düşünmeye başladık, bildiklerimiz yetmedi Google’da ismini söyleyemediğimiz şehirlere bakındık. Baktık ki şehrini seçmek ince bir işmiş! Hem şehrin genel yapısı, insanı, binası, ağacı, hava durumu, ten rengi seni andırıcak; hem de şehrin ismi söylendiğindeki o tını seni anımsatıcak. Oslolar, Sidneyler, Torontolar, Madridler mi kalmadı, Seeatlelar, Chicagolar mı red almadı.
Sonunda Paris ve Stockholm’de karar kıldık.
Bir tarafta kalabalık bir başkent var, her büyük şehir gibi yoruyor insanı trafiği hengamesi işi bir türlü bitmiyor, ama bir de bakıyorsun hayatının en güzel anıları yine o yoğun şehirde geçmiş hayat boyu masalsılığını koruyacak şekilde...
Diğer tarafta maddi manevi özenle kurulmuş bir şehir var: soğuk bir havası, kararlı bir duruşu var ama içine girince anlıyorsunuz ki kendi bile farkına varmadan maske takmış dünyaya karşı. Muhtemelen de cevherini korumak için, çünkü aslı sizi hayran bırakıyor keşfettikçe...
“Bir sabah uyanırsın, bir de bakmışsın ki yaşlanmışsın.” (Sinestezya- Jeffrey Moore)
Sinestezik bir adamın Alzheimer hastası annesiyle mücadelesini konu alan bir roman…
Kitabın mihenk taşı hayattan bir ironi. Bir yandan Noel’in engin hafızasının sınırlarını araştırıyorum. Acaba romanda mı abartılıyor yoksa bu hastalık mı hediye mi belli olmayan durum bu kadar çok boyutlu, güçlü bir algı sistemi yaratabiliyor mu?? diye sorup kendimi internet başında makaleler, gerçek hayattan haberler okurken buluyorum. Öteki yandan bir kadının “hafif bilişsel bozukluk” adıyla başlayan Alzheimer öyküsünde aylar içinde hafızasını, kimliğini ve bedeninin kontrolünü kaybedişine günlüğünü okuyarak şahit oluyorum. Okul sunumum için konu araştırırken denk geldiğim biraz araştırırken ilginç bulup hakkında kitap aldığım bir konu sinestezi. Ama sanmayın bu kitap bir tıp öğrencisinin ders kitabı! İçinde birçok duygu ve ilişkiler zinciri barındıran sürükleyici bir roman. Daha beşte birini okumama rağmen tanıtıcı kısa bir yazı yazmak istedim, etkilendim. Tabi daha çok yolum var zira kitap sadece bu iki karakter üzerinden devam etmiyor, Norvel ve Samira adında iki sinestezik kişi daha ekleniyor ve hepsinin adeta farklı kutupların başını çeken karakterleri kitabı daha da ilginç hale getiriyor. Şiddetle tavsiye edilir!! Alıntılar, fotoğraflar devam edecek…
Not: Sinestezi ile ilgili daha fazla bilgi için⤵️ Sinestezik bireyler beyinlerinin farklı işleyişine bağlı çeşitli algı farklılıklarına sahip insanlardır. Harfleri renkli görebilir, seslerin tadını alabilir ve bu farklı algılayış durumu hastalar arasında da çeşitlilik gösterebilir. Ayrıca sinestezik bireyler çok güçlü hafızaya sahip insanlardır. Öyle ki 2004 yılında Daniel Tammet pi sayısının 22 bin 500 basamağını ezbere söylemiştir! Çeşitli uyuşturucuların da (LSD, meskalin, psikosin vs.) sinestezik belirtiler gösterdiği bilinmektedir. Sinestezik insanları ayıran ise onların bu duruma doğuştan sahip oluşudur. Başka türlüsünü bilmezler tüm dünyanın kendilerinden farklı bir şekilde algıladığını farketmeye başladıklarında büyük bir şaşkınlık yaşarlar…