" Selam Oza, dilerim ışıltın eksilmez
Bir fenerin ardından eksilmeyen ışıltısı gibi
Bırakıp gittiğin için de suçlayamam seni şimdi
Teşekkür ederim ancak hayatıma girdiğin için..."

Andulka
tumblr dot com
YOU ARE THE REASON
art blog(derogatory)

祝日 / Permanent Vacation
cherry valley forever

JVL
dirt enthusiast
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

PR's Tumblrdome
Three Goblin Art
he wasn't even looking at me and he found me

blake kathryn
$LAYYYTER
todays bird
Alisa U Zemlji Chuda
Not today Justin
Mike Driver

Kaledo Art
ojovivo

seen from Austria

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Poland

seen from United States

seen from United States
seen from Italy

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
@my-mavi
" Selam Oza, dilerim ışıltın eksilmez
Bir fenerin ardından eksilmeyen ışıltısı gibi
Bırakıp gittiğin için de suçlayamam seni şimdi
Teşekkür ederim ancak hayatıma girdiğin için..."
Oysa şimdi, dünyanın zararsız bir bilmece olduğunu, ardında bir gerçek varmış gibi onu açıklamaya kalkışma çılgınlığımızın onu korkunçlaştırdığına inanıyorum.
Umberto Eco - ‘’ Foucault’s Pendulum ‘’
Kendi kendisinden kurtulan bir düşünceden; kaçan, henüz tasarlanmışken yitip giden, unutmanın hanidir kemirdiği ya da bizim daha iyi bir şekilde kavrayamadığımız başkalarının içine itilmiş fikirlerden daha dehşet verici, daha ıstırap verici hiçbir şey olamaz. Durmaksızın yitiriyoruz fikirlerimizi.
Tefhim edilmiş görüşlere bunca yapışmak isteyişimiz bundandır...
[Arzu Politikasına Giriş- s,259.]
Deleuze e Guattari
Bugün telefon rahperim kullandığım sosyal alanda temizlik yapmak istedim…
Rehper tertemiz;) iletişimde olmak istemediğim/enerjisi hoş hatrlamadıklarım sildim gitti..
Sosyal alana gelince isimler dikkatimi çekti…çogu arkadaşım çocugunun adı/eşiyle adı eşleşmiş..
Yani çoğu kendinden vazgeçip anne yada baba olarak yaşıyorlar hissine kapıldım;)
Çok garip bagımlılıklarımız var…
Annemize/eşimize(sevgilimize)/çocuklarımıza/arkadaşlarımıza,,,,,bunlara bağımlı olmak yerine bağlı olmayı/sevmeyi seçiyorum…..
Ben sadece anne olarak doğmadım
Birinin eşi olarakta var değilim….
ANCAK ONLARLA GÜZELLEŞİRİZ…
Kelimeler düşmüyor, içinde salınıyor.
Bir Renk Değildir
Mavi Huydur Bende Ve
Benim Yetinmezliğimdir.
(Edip Cansever)
‘’Geçmişin, hiçbir insanın üzerinde olamayacağı kadar büyük etkisi vardır üzerimde: Gerilerde kalmış bir hüznü veya sevinci hatırlatan her şey derinden sızlatır yüreğimi, aynı şeyleri yeniden yaşatır bana… Aptal bir yaradılışım vardır: Hiçbir şeyi unutmam… hiçbir şeyi!..’‘
Daha iyi bir insan tanımı okumamıştım:
“İnsan, kendi ördüğü anlam ağlarında asılı bir hayvandır.”
•Clifford Geertz
Ne diyordu Freud; "Bir olgunluk seviyesi vardır O seviyeye ulaşınca kimseyle uğraşasın gelmiyor. Kendini yetiştirememiş, sinsi, ikiyüzlü insanlardan uzaklaşıyorsun. Seni hasta edecek insanlarla birlikte olmaktan vazgeçiyorsun. O seviyeye ulaşınca kendine değer vermeyi öğreniyorsun"
“Ben hırsız değilim. Çok yoksul bir işçiyim.”
Bir işçiye bu sözleri söyleten alçaklara bir cevabımız var:
Hırsızların kimler olduğunu biliyoruz biz. Bu bilgi şurada, masanın üzerinde duruyor, harita metot defterinden koparılmış bir sayfada, kırmızı kalemle yazılmış… Apolitikler, tarafsızlar, başını çevirip görmezden gelenler, bedel ödemekten korkanlar, itiraz etmeye yüreği yetmeyenler, korktukları için zalimin yanında duranlar unutsa da devrimciler, işçi ve emekçiler asla unutmayacaktır bunu…
Günaydınnnn💙
Bu gün içimdeki bilinmeyen çoşkunun diğer günlete bölünmesini diliyorum;) amin
Geçmiş sevgililer gününüz kutlu olsun hayatıma tüm giren kadınların/şükranlarımı sunuyorum/bugün biraz insancılsam/onlar sayesinde………….demiş bir arkadaş…
Bunu bir kadının bu açıklıkla söyleyemeyeceğinede diğer arkadaş cevaplamış…
Bu kadar gerçekçi diyolog işte bu…!
Çok nadir kadın hayatına dahil olan erkelerin çokluğundan bahsedemez..egitimli olanda dahil
aktivist degilse;)
Bu kodlamaların nerden geldiğini hep düşünüyorum,kimden aldık bu ayıplanma duygusunu,itibarsızlık içeren terimleri..?
Biraz araştırınca ARKETİP DÜŞÜNCELER/yani kaynagı olmayan kolektif bilinç olduğunu öğrendim..
Yani halk dilinde ELALEM NE DER..
Hayatın bu kadar basit düşüncelerle akıp gitmesine izin vermek ilginç..
Bu diyaloğun karsıma cıkmasıda ilginçtir ki uzun zamandır kndime ait olmayan kaygı/korku/kodlamaları fark edip kendi mi iyileştirmek için çalışmalara başlamıştım…
Kadın/erkek cinsiyetçi düşünmeden herkesin kendine öz saygısını yitirmeden/bedeli ne olacaksa göğsünde yumuşatarak yaşayacağı neyse doğrusu odur..
Artık ahlak diyince kadın akıllardan çıkar
Özgür bilinçli insan olarak yaşamaya devam ederiz umuyorum……
Einstein'ın ABD üniversitelerinde konferans verdiğinde öğrencilerin ona sık sık sordukları soru:
-Tanrı'ya inanmıyor musun?...
Einstein hep şu cevabı verirdi:
“Spinoza'nın tanrısına inanıyorum”.
Spinoza'yı okumayan kişi aynı yerde kalır...
Şöyle özetleyebiliriz:
*Baruch de Spinoza*, 17. yüzyıl felsefesinin üç büyük "Rasyonalist"inden biri olarak kabul edilir, Fransız *Descartes* ile birlikte.
*Spinoza'nın tanrısı ya da doğasına göre
Tanrı şöyle derdi:
Dua etmeyi ve boşuna göğsüne yumruk atmayı bırak!
Yapmanı istediğim tek şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarmandır.
Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını çıkarmanı istiyorum..
Kendi inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi de bırak. Oraların benim evim olduğunu söylüyorsun !
Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, plajlarda ve senin kalbindedir..
Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak;
çünkü ben sana hiçbir zaman yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğinin kötü bir şey olduğunu söylemedim!
O yüzden seni inandırdıkları her şey için beni suçlama..
Benimle hiçbir ilgisi olmayan ve anlamadığın halde sözde kutsal yazıları okumayı da bırak;
Gün doğumunda, bir manzarada, arkadaşlarının dostluğunda, küçük bir çocuğun gözlerinde beni okuyamıyorsan, henüz yazının bilinmediği devirlerde benim adıma yazıldığı iddia edilen hiçbir kitapta beni bulamazsın !
Bana güven, ama önce kendine güven ve herşeyi benden istemeyi bırak;
Bana işimi nasıl yapacağımı sen mi söyleyeceksin?
Benden korkmayı da bırak; Çünkü ben öcü değilim ve seni yargılamıyorum, seni eleştirmiyorum, sana sinirlenmiyor, seni rahatsız etmiyorum, asla seni cezalandırmıyorum. Beni sadece sevmen yeterlidir..
Benden özür dilemeyi de bırak;
çünkü affedilecek bir şey yok. Eğer seni ben yarattıysam... Seni özgür iradenle donattım. Sana verdiğim akıl ve iradeni kullanarak yaşıyorsan seni nasıl suçlayabilirim?
Seni sen olduğun için nasıl cezalandırabilirim?
Bir yaratıcı bunu nasıl yapabilir?
Her türlü emirleri unut, her türlü yasayı unut; bunlar seni manipüle etmek için, seni kontrol etmek için, senin suçluluk hissetmeni isteyenlerin kurgusudur. Bunlara inanma, sadece kendi aklını kullan..
Kendine saygı göster ve kendin için istemediğin şeyi başkalarına da yapma. Senden tek istediğim hayatına dikkat etmen. Çünkü bu hayat ne bir test, ne bir basamak, ne bir adım, ne bir prova ne de cennete giden bir yoldur....
Ben seni tamamen özgür kıldım;
Ödül yok, ceza yok, günahlar yok, erdem yok, kimse skor taşımıyor, kimse kayıt tutmuyor.
SADECE SEVGİ VAR..!!!
Ancak hayatında bir cennet veya cehennem yaratmak için kesinlikle özgürsün.!!
Bu hayattan sonra bir ne olup olmadığını söyleyemem, ama sana bir tavsiye verebilirim ; Bu hayattan sonra bir şey yokmuş gibi yaşa. Düşün ki bu hayat senin zevk alman, sevmen ve var olman için vardır, yani hiçbir şey yoksa, sana verdiğim bu yaşama fırsatından zevk almış olacaksın. Ama eğer bir şey varsa, orada da sana iyi mi kötü mü diye sormayacağım.. Sana soracağım tek şey, beğendin mi? Eğlendin mi? En çok neyi beğendin? Yaşamında ne öğrendin ve hangi güzel işleri yaptın olacaktır..
Bana inanmayı bırak; inanmak tahmin etmek, hayal etmektir. Bana inanmanı istemiyorum, beni kendinde hissetmeni istiyorum. Beni sevmen yeterli..
Övülmekten sıkıldım, teşekkür edilmekten bıktım. Minnettarlık hissediyor musun? Bunu kendine, sağlığına, ilişkilerine ve dünyaya göz kulak olarak ifade et. İzlendiğini mi hissediyorsun?... Neşeni ifade et! Beni övmenin doğru yolları bunlardır..
İşleri zorlaştırmayı bırak ve benim hakkımda birilerinin öğrettiklerini papağan gibi tekrarlamaktan vazgeç..
Emin olabileceğin tek şey burada olduğun, ve yaşadığındır..Nitekim bu dünya harikalarla doludur.. Etrafına baktığında beni görecek ve hissedeceksin.. Neden daha fazla mucizeye ihtiyacın var ki?
Beni dışarıda ararsan bulamazsın.
Beni sadece kendi içinde bulursun.
Peki ya korkuları yenmek mümkün mü?
Sayın Anonim korkular karanlıkta kalmış yaşanmışlıklar, maruz kalmalardır. Onları tetikleyen noktaları bulmak gerekiyor. Unutmayın ki korkular bir neden değil sonuç yani bir tepkimedir.
"Bir fırtına kuşunu sevmeliydim seveceğime seni;
Hiç değilse baharda göğü şenlendirir gelirdi.
Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)"
Sylvia Plath | Deli Kızın Aşk Şarkısı
"Nasıl sevdiyse öyle kalmalı insan .Değişmek mevsimlere yakışır."
Ben Ölüme karşıyım.
Ölümü kolay gören dine karşıyım,
Savaşlarla uyanan güne karşıyım,
Katliamlar inkar edilen Düne karşıyım,
Zalimin eliyle dökülen kana karşıyım,
Faşistle bir olan yana karşıyım,
Etnik ayrım yapan dile karşıyım,
Yalnız bahara sevdalı güle karşıyım..
#uğurakbulak