“Cemal Süreya” anısına… (Kendi seçimiyle “10 Ağustos” 1931, Tunceli, Pülümür (o yıllarda Erzican’a bağlı) - 9 Ocak 1990, İstanbul) Cemal Süreya ile Süreyya Berfe, yakın iki şair arkadaştır. Edebiyatla ilgilenenler bilirler ki, Süreyya Berfe’nin önceki soy ismi “Kapınak”tı; “Süreyya Kapınak”. Soy isminden memnun olmayan Süreyya Kapınak, soy ismini değiştirmeye karar verdiğinde, yemekli bir mecliste yakın arkadaşı Cemal Süreya “Haydi herkes bir kâğıda Süreyya’ya soy isim yazsın. Hangisini beğenirsek, onu kullansın.” demişti. Kâğıda yazılan birçok öneriden ve gülüşmelerden sonra Cemal Süreya’nın “Berfe” önerisi Süreyya Kapınak’ın hoşuna gitmiş ve “Süreyya Berfe, Süreyya Berfe, Süreya Berfe” diye birkaç kez tekrarladıktan sonra soy ismini değiştirmişti. O artık Süreyya Berfe’ydi. (Not: O zamanlarda, Ahmed Arif “Bir gün evlenirsem ve oğlum olursa adını “Berfe” koyacağım.” diyordu. Şairin şaire saygısı ve sevgisi bu olsa gerek, Süreyya Kapınak Ahmed Arif’ten de izin almış ve Ahmed Arif ”Bir şartım var. Bu ismi temiz tutacaksın, yalakalık yapmayacaksın.” diyerek “Berfe” soy ismini kullanmaya izin vermişti.) Cemal Süreya ile yakın arkadaşlığı her zaman devam eden Süreyya Berfe sevgilisinden ayrılmıştı… Cemal Süreya ile konuşurlar. Cemal Süreya, Berfe'nin bu kızla çok mutlu olabileceğini düşündüğü için, ilişkileri tekrar devam etsin diye onu ikna etmeye çalışır. “Bak şöyle şöyle de huyu vardı” diye güzel yönlerini sayar kızın. Berfe de her seferinde “Keşke bunun için sevseydim onu”, “Sadece bunun için sevseydim onu”, “Yalnız bunun için sevseydim onu” deyip durur. Cemal Süreya bir anda yumruğunu masaya vurur: “Bunu bana sat! Ne istersen veririm, sat bu sözü bana!” der heyecanla. Berfe, “Hangi söz anlamadım?” der. “Yalnız bunun için sevseydim…” diye tekrarlar Cemal Süreya. Süreyya Berfe gülerek “Al senin olsun, bir kadeh rakını alırım” der. Sonra ekler: “Haa bir şartım daha var, şiiri göreceğim bitince mutlaka.” Birkaç gün sonra arar Berfe'yi. Buluşmak ister. Telaşlıdır. Berfe anlamıştır sesinden şiirin bitmiş olduğunu. Cemal Süreya şiiri okuduğunda, Süreyya Berfe'nin dili tutulur adeta. Duygulanır. Sesi titrer: “Bırak bir kadeh rakıdan vazgeçtim” der, “ben sana bir şişe rakı ısmarlayayım!” Cemal Süreya’nın anısına, bıraktıklarına, yaşadıklarına saygıyla… * * * İki kalp arasında en kısa yol: birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, beklemek gövde gösterisi zamanın; çok erken gelmişim seni bulamıyorum, bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, İki Kalp * * * Eşdeğeriyle yanyana yürürken cehennem sokağında birey olmak ve en inceldikten sonra ilkel sözcüklerle konuşmak seninle. Saat beş nalburları pencerelerden madeni paralar gösteriyorlar, yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık, bir ovanın düz oluşu gibi bir şey. Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, Eşdeğeriyle Yan * * * Atı'lar, deltalara gömülen atı'lar, saçı'lar, fiyortları öpen saçı'lar, kutu'lar, Haliçlerden susmuş kutu'lar, takı'lar, eski aşkları imler takı'lar. Bol dökümlü gömleğinin içinde sırtını ve karnını dolanan ve sonunda sincap olan o kuş… Seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, Atı’lar Deltalara * * * Mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir; banliyo treninde rastladığımız sınav saatini kaçırmış liseli kız, hep kazanırsın ey çözümsüzlük! Ey otobüssever, ey Troya yolcusu! Anımsarsın, günlerce konuşup durmuştuk o İB (ipekböceği) sesli kadını; birinin Grönland'ı olmaya hazırlanıyordu. İki çay söylemiştik orda, biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, Mutsuzluk Gülümseyerek * * * Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, bir yanlışı düzeltircesine açmış; gelmiş ta ağzımın kenarında konuşur durur. Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda, güverteleri uçtan uca orman; aldım çiçeğimi şurama bastım, bastım ki; yalnızlığımmış. Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, Bir Çiçek * * * Gece bitkilerinden korkuyorum, hayır, geceleri bitkilerden! Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır bana açtığın her telefon. İki kalp arasında en kısa yol: birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol. An ki fıskiyesi sonsuzluğun, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. - Cemal Süreya, Gece Bitkilerinden (Sevda Sözleri, Güz Bitiği, 20 Şiir) * * * - Görsel: Ethem Onur Bilgiç (Cemal Süreya)














