😍😍😍😍😍😘😘😘
Ne tatlı

⁂

No title available
Keni
Cosmic Funnies
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS
almost home

Kiana Khansmith

❣ Chile in a Photography ❣

Discoholic 🪩
No title available
wallacepolsom

祝日 / Permanent Vacation
Mike Driver

#extradirty
One Nice Bug Per Day

Origami Around
h
Not today Justin
Stranger Things

seen from Ireland

seen from United States
seen from Egypt
seen from France

seen from Taiwan
seen from United States

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Malta

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Norway
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Malaysia
@nilhanayhan
😍😍😍😍😍😘😘😘
Ne tatlı
Bir Filmle Başladı
Bizim hikayemiz, iki yıllık evlilikten sonra kocamın porno koleksiyonunu keşfetmemle başladı.
Her yeni evli çift gibi normal bir seks yaşantımız vardı. İkimiz de genciz, hormonlarımız tavan yapmış, durmadan sevişiyoruz. Ben o ilk gece, gerdek gecesi sıkıntısını atlattıktan sonra hiçbir çekincem, korkum kalmamış vaziyette, kocamın biraz aşırı isteklerine yetişmeye çalışıyordum.
Kocamın her sevişme talebinde, biraz mırın kırın ettikten sonra okşamalarına, sırnaşmalarına dayanamıyor, arkasından gelecek zevkleri bildiğimden fazla itiraz etmeden bacaklarımı aralayıveriyordum.
İlk aylar günde iki, günde bir derken iki günde bire, üç günde bire düşen sevişmelerimiz yine de zevk veriyordu bana, kocam zevkten bayıltıyordu her seferinde beni… İki yılın sonunda artık sevişmek için hafta sonlarını bekler olmuştuk kendiliğinden… Kocama sorduğumda yorgunum, stres, şu, bu diye geçiştiriyordu. Ben de kabullenmiştim bu durumumuzu…
Bir gün büyük temizlik yaparken gardrobun üzerine toz almak için çıktım. Kocamın kullandığı bölümde, kullanılmayan kışlık giysilerin arkasına gizlenmiş gibi duran bir kutu dikkatimi çekti, indirip baktım.
Bir sürü CD vardı kutunun içinde… Merakla rastgele birini aldım, dizüstü bilgisayara takıp baktığımda film olduğunu gördüm. İngilizce filmin başında masum ev kadını olan başroldeki kadın kahraman, filmin sonlarında grup sekse dalıyor, çırılçıplak koca koca penisli erkeklerle sevişiyordu durmadan… Önceden haberi olmayan kocası da tesadüfen durumu öğrenince aralarına katılıyordu.
Önce kocamın bunları izlediğini öğrenmenin şaşkınlığı, sonra da “yoksa evlendiğim adam bir seks sapığı mı” diye endişeler içerisinde, şaşkınlıkla filmi izlerken giderek tahrik olduğumu, ıslandığımı, önünü alamadığım bir şehvete kapıldığımı fark ettim.
Yatağın üzerinde uzanmış ekrandaki sahnelerden gözümü alamıyordum. Elim eteğimin altından önüme gitti istemsizce… Külodumun üzerinden amımı okşarken az sonra parmaklarım içime daldı. Filmdeki kadın iki erkeğin arasında tost yapılırken ben de kendimle oynamaya başladım. Kadın feryat figan boşalırken ben de nefes nefese orgazm oldum.
İşim bitince ıslak parmaklarımı çıkarıp eteğime kuruladım. Kutudaki diğer CD'lere baktım, hepsinin de aynı şekilde porno olduğunu gördüm. Hepsi seçmece erkekler, kadınlar birbirlerine veryansın ediyorlar her filmde, kıyasıya sevişiyorlardı.
Tamam, kocamdan öğrendiğim, bana yapmasını, zevk almasını öğrettiği şeyler elbette var ama, bu filmlerde gördüklerim aklımı başımdan aldı. Ağzım açık kalıyordu her filmi seyrettiğimde…
Sapık kocamın hayli geniş bir beğeni yelpazesi vardı. Zencisi, beyazı, genci, orta yaşlısı, her türlü kadın, her türlü erkek rol alıyordu filmlerde… İkili, üçlü, kalabalık gruplar, masturbasyon sahneleri, sado mazo öyküler, fetişler…
Ben birini takıp diğerini çıkarırken akşam olmuş, kocam işten gelmişti. Bana seslendiğinde yatak odasına gelmesini söyledim. Meraklı bakışlarla kapıdan içeriye girdiğinde ben yatağın ortasında çırılçıplak, yarı uzanmış vaziyette oturuyordum. Etrafımda yatağın üzerine saçılmış CD’ler, laptopun ekranında oynayan bir porno film… Gördüğü manzara buydu. Tepkimi ölçmek ister gibi yüzüme baktı. Ben de ifadesiz bir yüzle ona baktım.
“Sonunda buldun mu hazineyi?” dedi kısaca…
Ekranda oynayan filmin sesini kıstım biraz, inlemeler, çığlıklar azaldı.
“Buldum. Ama neden tin tin gardroplara gizlediğini, sakladığını anlayamadım. Gerçekten, neden sakladın bunları benden?” Yatağın üzerine oturup bana baktı,
“Ne bileyim, bana kızmandan,beni sapık diye yaftalamandan korktum işte… Kızmadın mı peki?”
“Önce kızmıştım evet… Ama birkaç tanesini izleyince fikrim değişti.” Eğilip dudaklarıma bir öpücük kondurdu kocam,
“Demek fikrin değişti? Hoşuna gitti mi peki?”
Ben de onun öpücüklerine karşılık vermeye başladım. Dudaklarına yumuldum, kucağına uzanıverdim hemen… Üzerime eğilip öpmeye başladı beni… Hala filmden gelen sesler duyulabiliyordu odanın içinde… Elini bacaklarımın arasına atıp zevkten kabarmış amımı avuçladı. İnledim.
“Amın ıslanmış, su içinde kalmışsın karıcım…” dedi dudaklarımı yerken…
“Evet… Saatlerdir senin sapık filmlerini izliyorum… Senin yüzünden azdım. Senin bu adi porno filmlerin yüzünden… Deli ettin beni… Gelişini iple çektim.” diye yanıtlarken elimi kalkmış sikine attım, pantolonun üzerinden sıkıp okşadım. Kocam,
“Benim adi pornolarıma bayılmış gibisin aşkım…” derken ben elimi çoktan fermuarının içine sokmuş, sertleşmiş sikini dışarıya almıştım bile… Başımı kucağına eğip başını ağzıma aldım, yalamaya, emmeye başladım.
“Evet pis sapık… Senin adi pornolarına bayıldım. Hadi onlar gibi yap sen de… Sik beni… O kadınların dediği gibi… Fuck me…” dedim bir yandan yalamaya devam ederken…
Orada film koptu. Ne zaman soyundu kocam, ne zaman birbirimize daldık, hatırlamıyorum. Bilgisayardaki filmde sikişenleri seyrede seyrede biz de sikiştik. Evire çevire sikti kocam… Filmde ne yapıyorlarsa bana aynısını uyguladı, filmden kopya çekti beni sikerken… Öyle bir gece yaşadık ki, ilk balayı aylarımızda bile yaşamamıştık böylesini…
Karım porno filmlerimi bulmasın diye saklamıştım gerçekten de… Fakat bulup da kızmadığını görünce bayram yaptım. Ona da bayram yaptırdım tabi… Harika, seksi karım, o gece filmlerdeki porno yıldızlarına taş çıkartır bir performans sergiledi bana… Ne emmesi kaldı, ne gömmesi… Önden arkadan ağızdan sikmediğim yerini bırakmadım.
O günden sonra da pornolar, sevişmelerimizin ana aksesuarı oldu. Soyunup yatağa giriyor, bir süre filmi izledikten sonra biz de onların eşliğinde birbirimize giriyorduk. Filmdeki sevişenlerin görüntüleri, inlemeleri bizi alabildiğine tahrik ediyor, havaya sokuyordu.
“Neden daha önce yapmadık bunu kocacım” diyordu her sevişmeden sonra… “Öyle tahrik oluyorum ki bunları izlerken… Sanki biz sevişirken onlar da yanımızda sevişiyorlar. Grup seks yapıyor gibi hissediyorum kendimi…”
“Sen de grup seks yaptığımızı düşün karıcım… Bak şu zencinin yarağına bak… Nasıl da sokuyor kadına… Düşünsene, o yarak sana girse ne yaparsın? Nasıl bağırtır seni herif…” Ekrana bakıyordu karım,
“Aman istemem aşkım… Baksana kolum kadar var kara şey… Amıma girse yarar geçer beni bu yarak… Offf… Bu incecik kadın bu koca yarrağı nasıl alıyor amına böyle?” Karımın içinde gidip gelirken bir yandan da konuşuyordum,
“Merak etme, alırsın sen de… O kadından neyin eksik? Amcığını doldurur bu yarak… Zevkten geberirsin…” Karım bacaklarını belime dolamış sikimin zevkini çıkarırken gözünü ekrandan ayırmıyordu,
“Ohhh… Gebertir valla… Ama sen yanımda olmalısın. Zorlamaya kalktığında, canımı yaktığında engel olursun, di mi kocacım?” Hızlandım karımın amında, sikimi saplarcasına sokup çıkarırken,
“Bak sen şu terbiyesize… Elin zencisiyle sikişmek istiyorsun ha? Hem de benim yanımda?” Kikir kikir güldü karım,
“Ama ne güzel olurdu aşkım… Senin yanında yabancı erkeğin sikini yemek… Ohhh… Sikin büyüdü içimde, hissediyorum. Sen de zevk alıyorsun değil mi? Karını sikseler yanı başında… Hatta sen de bu zenciyle beraber siksen beni… Oohhhh…”
“İnanmıyorum sana ya… Ağzına alıp yalamazdın ilk evlendiğimizde… Şu haline bak… Azgın orospunun teki oldun başıma… Beni de pezevenk yaptın çıktın.”
“Evet… Evet aşkım… Azgın orospu oldum senin yüzünden… Sikişmeyi sen öğrettin bana… Orospuluğu da senin pornoların öğretti… Ohhh… Sik beni… O erkeklerle beraber sik kocacım… Pezevenk kocam… Dümbük kocam… Aranıza yatırın, beraber sikin beni… Her yerime sokun… Ohhh… Onlar siksin, sen seyret beni… Aşkımmm… Erkeğimmm… Hızlan… Hızlan… Aaahh… Geliyorummm….”
Bazen öyle azıyorduk ki, kapıdan içeri girer girmez sevişmeye başlıyorduk. Film seyretmeye bile zaman bulamadan seks yapıyorduk. İşte o anlarda birbirimizi azdırmak için olmadık şeyler söylüyor, olmadık fantezilerin hayalini kuruyorduk. Hep başkaları, etrafımızdaki başka erkekler, kadınlar vardı bu fantezilerde…
“Ev sahibi sikiyor seni karıcım…” diyordum karımı sikerken… “Hasan bey koca sikini sokuyor sana… Kirayı almayacakmış güzel sikişirsen…”
“Ohhh… Siksin kocacım… Ev sahibi siksin beni… Merak etme… Çok güzel muamele yaparım ben ona… Üste para bile verir bana… Hadi geçir sikini Hasanım… Oh, çok büyükmüş senin sikin… Kocamın sikinden daha büyükmüş. Ah ne güzel sikiyormuşsun sen… Harika… Ohhh… Sen beni sikerken, kocam da sizin evde, senin karını sikiyor… Ne güzel… Ooohhh…”
Bir başkasında işyerinde beraber çalıştığımız, evimize gidip gelen Metin abiyi alıyorduk yatağa… Bizden yaşlıydı ama kendine bakıyordu. Yakışıklıydı. Spor salonlarına gidiyordu hep, üçgen vücutlu, sırım gibi bir şeydi… Karım altıma yatarken onun ismiyle hitap ediyordu bana,
“Hadi Metin abi… Sik arkadaşının karısını… Amına koy… Kocam senin kadar güzel sikemiyor beni… Hadi o gelmeden sik beni Metin abi… Ooohhh…”
“Ulan orospu… Ulan kahpe… Demek Metin abi ha? Al ulan sana Metin abinin yarağı…”
“Evet o kocacım… Yakışıklı arkadaşın senin… Sporcu arkadaşın… Yakışıklı Metin abin… O siksin beni… Söyle ona… Sikini geçirsin bana… Çok güzelmiş siki… Harikaymış… Ohhhh…”
Kökleye kökleye, bağırta bağırta, vurdurarak sokuyordum amına sikimi… Bir yandan da hınçla bağırıyordum.
“Ohh… Al bakalım yarak nasıl olurmuş gör… Sikilmek ne demekmiş anla… Kocan böyle sikemez seni yavrum benim… Bebeğimm…” diye diye sikiyordum karımı… Çılgınlar gibi boşalıyorduk.
***
Kocamla bambaşka bir seks yaşantımız olmuştu o pornolar sayesinde… Doymaz, bıkmaz olmuştuk seks yapmaktan… Orgazmdan orgazma sürüklenmeye bayılıyordum. Müptelası olmuştum.
Bir Pazar günü AVM alışverişinden dönmüştük. Her zaman olduğu gibi mini etekle dekoltelerle mağazaları dolaşmıştım bütün gün… Erkeklerin bana sikecek gibi bakmalarına deli oluyordu kocam… Utanmazlar, ben ne kadar mini eteğimi çekiştirsem, kapamaya çalışsam da, gözlerini degajemden, mini eteğimin açıkta bıraktığı ince çoraplı bacaklarımdan ayırmıyorlardı kocam yanımda olduğu halde…
Kocam da özellikle biraz aramızda mesafe bırakıyordu. Ben yalnız başıma gezinirken, mağazalardaki rafların arasında erkeklerin yiyecek gibi bana bakışlarını birebir izliyordu uzaktan…
Öyle ki, eve geldiğimizde ikimiz de dolmuş vaziyetteydik. Elimizdeki poşetleri olduğu gibi yere bırakıp birbirimize sarıldık. Çılgınca öpüşüyorduk. Kocamın elleri mini eteğimin altına dalmış, külodumu, amcığımı mıncıklayıp duruyor, dudaklarımı öpüp ısırırken,
“Azgın karı… Elin adamlarına göstermediğin yerin kalmadı. Teşhirci fahişe… Hem onların sikini kaldırdın, hem benim… Şu amcığına bak, nasıl sulanmış… Şimdi bir güzel yatırıp sikeyim seni de gör gününü orospu…” diye inleyip duruyordu.
“Ohhh… Sik… Hadi sik beni aşkım… Nasıl da bakıyorlardı karına? Sikecek gibi bakıyorlardı… Oohhh… Yaraklarını kaldırdım di mi kocacım? Beni sikmek için kalktı o yaraklar… Bana geçirmek için… Hadi onların yerine sen geçir bana… Yatır beni… Sik beni…”
Tam kendimi yere bırakıp kocamı üstüme çekmek üzereydim ki telefonu çaldı. Açmak istemedi önce… Kırmızı görmüş boğa gibi bana saldırmakla meşguldü. Fakat çalmaya devam edince küfürler savurarak elini cebine atıp telefonunu çıkardı. Ben aldırmadan önünde diz çökmüş, fermuarını açıp taş gibi sikini dışarıya çıkarmış, yalamaya başlamıştım bile…
“Efendim Metin abi?” deyince işyerindeki arkadaşının, bizim yatağımızdaki afrodizyak seks fantazilerimizin baş kahramanının aradığını anladım. Ara sıra uğrar, bir iki sohbet ederdik, bazen yemeğe kalırdı Metin abisi…
Kocamın eli saçlarımın arasında gezinirken başımı kasıklarına çekiyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor, bir yandan da telefonda cevap yetiştiriyordu. Zevkten inlemelerini Metin abisi duymasın diye de çabalıyordu zavallı… Sikini ağzımdan çıkarıp fısıltıyla,
“Gelmesin aşkım… Bahane uydur şuna… İşimiz var bizim… Sevişmek istiyorum ben…” dedim. Sanki ben bunu söylememişim gibi devam ediyordu konuşma,
“Tamam abi… Müsaitiz abi… Ne demek canım? Biz de dışarıdan geldik şimdi… Hemen mi? Gel tabi canım… Bekliyoruz… Biraları almayı unutma gelirken abi…”
Telefonu kapatıp beni ayağa kaldırdı. Sarılarak elini önüme daldırdı tekrar… Külotlu çorabın üzerinden amımı yoğurmaya başladı. Huysuz çocuklar gibi çemkirdim kocama… Dudaklarımı büzerek sinirle fırça attım,
“Bırak allasen… Ben gelmesin, işimiz var diyorum, sen davet ediyorsun adamı… Tam azmışım, sevişelim diye deli oluyorum, senin yaptığına bak…” Büzdüğüm dudaklarıma yumuldu kocam,
“Kızma hemen karıcım… Yakınlardaymış. Hemen gelmeyecek olsa bir posta atardım sana ama… Neyse… Geceye bırakırız biz de sikişmeyi…” Kollarından kurtulmaya çalıştım.
“Rüyanda görürsün sen…” dedim. “Bana koca lazım, o da şimdi lazım… Ateşimi söndürecektik ne güzel… Gece falan istemiyorum işte… Sen git Metin abinle seviş…” Memelerimi avuçlarken,
“Deli karı… Azgın şey… Ben niye sikişeyim Metin abiyle… Sen sikiş… Ateşini o söndürsün senin… Hazır senin kızgınlığın üstündeyken, amcığın yarak diye yanarken siksin seni… Hep sevişirken hayalini kuruyorduk ya, fırsat bu fırsat işte… Gelir gelmez sikiş onunla… Benim yanımda… Ben varken…”
Pantolonun önünden çıkardığım siki şimdi çoraplı bacaklarıma sürtünüyordu. Taş gibi sertliğini hissedebiliyordum.
“Manyak şey… Sapık… Onlar fanteziydi. Gerçek değildi ki…” dedim.
“Neden olmasın… Hadi sikiş onunla… Tam filmlerdeki gibi… Benim yanımda siksin seni… Ohhh… Sikini geçirsin güzel amcığına senin… Hadi karıcım, olmaz deme hemen…”
“Bırak dedim sana… Ne geniş adamsın sen yaa… Pezevenk koca… Sen hayal kurmaya devam et… Bırak beni de bir iki meze falan hazırlayayım. Madem sikmiyorsun beni…”
Zorla elinden kurtuldum. Gerçi Metin abinin hemen gelecek olması yüzünden bırakmıştı kocam ama perişan vaziyetteydi. Önünden çıkmış, havaya dikilmiş sikini eliyle tutup içeri sokmaya çalışıyordu homurdanarak… Ben mutfağa giderken kapı çalınıyordu zaten… Metin abi gelmişti.
***
Karım mutfağa giderken ben de derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Sonra da kapıyı açtım, Metin abiyi karşıladım. Ellerindeki poşetlerin bir kısmını aldım. Her zamanki gibi eli kolu dolu gelmişti. Buz gibi biralar, cipsler, çikolatalar, karım için kaliteli bir kırmızı şarap… Beraber mutfağa yürürken,
“Abi ne zahmet ettin yaa… Hep böyle yapıyorsun. Bir sürü şey almışsın yine…” dedim.
“Ne zahmeti canım? Benim de canım sıkıldı, size uğrayayım dedim. Rahatsız ederim diye korkuyordum ama, sen ille de gel deyince…”
Karımı görünce şöyle bir duraladı. Baktım, az önceki yaramazlığımız yüzünden karım biraz dağınık görünüyordu. Beyaz ince bluzunun üstten iki düğmesi açılmış, içindeki kırmızı sütyenin dantelleri, irice göğüslerinin çatalı görünüyordu. Açılmış bluzuyla, altındaki mini eteği, siyah çorapları, yüksek topuklu lame terlikleriyle öyle seksi bir hali vardı ki…
Eh, az önce tüm ateşimize rağmen yarım kalan seks oyunumuzla yataktan yeni çıkmış, yeni sikilmiş gibi görünüyordu güzel karım… Öpüşmekten dudakları şişip kızarmış, saçı başı dağılmış… O da elini uzatıp bira poşetini alırken,
“Hoş geldin Metin abi…” diye seslendi cilveli bir tavırla… “Ben de bir iki yiyecek şey hazırlayayım demiştim. Şu biraları dolaba koyayım, kalanlar ısınmasın” diyerek döndü, buzdolabının kapağını açtı.
Elindeki bira şişelerini buzdolabına yerleştirmeye başladı. Alt raflara şişe koymak için eğildiğinde diri kalçalarını geren mini eteği biraz daha yukarıya sıyrılmış, daha da mini hale gelmişti. Bacakları neredeyse baldırlarına kadar görünür olmuştu. Kıpırdanıp hareket ettikçe o muhteşem kalçaları sanki yatakta sevişir gibi görünüyordu gözüme…
Yutkundum. Gözlerimi karımın dolaba domalmış, uzun bacaklarını ortaya koymuş görüntüsünden ayıramıyordum. Sanki bilerek yapıyor, az önce yarım bıraktığım zevki yüzünden intikam alır gibi davranıyordu orospu karım… Silkinip kendime gelmeye çalıştım. Baktım, Metin abi de benden farksız vaziyetteydi. O da hareketsiz kalmış, vurulmuş tavşan gibi karıma bakıyordu. Ben öksürünce kendini topladı, bana baktı,
“Gel Metin abi, biz içeriye geçelim. Gül bir şeyler hazırlar getirir.”
Salona gidip oturduk. Televizyonda spor programı vardı, onu açtık. İzlemeye başladık. Karım mutfakla salon arasında gidip geliyor, bira, çerez, meyve falan getiriyordu. Önümüzdeki sehpayı donattı. Bizim ısrarımızla o da oturup kendine şarap doldurdu. Hep beraber yemeye, içmeye başladık.
Sık sık karımla göz göze geliyorduk. Koltukta oturduğu yerde eteklerini toplamaya, frikik vermemeye çalışıyordu her normal kadın gibi… Bacaklarını bitiştiriyor, yan oturuyor, eteğini çekiştiriyordu. Biz iki bira, karım iki kadeh şarap içtikten sonra ortam iyice ısındı. Muhabbet koyulaştı. Karımın kahkahalarının dozu arttı. Metin abi sürekli fıkralar anlatıyor, hepimizi güldürüyordu.
Biralarımız bitince karım mutfaktan bira getirmek için gittiğinde ben de yardım edeyim diyerek arkasından gittim. Buzdolabına eğilip bira alırken arkasından pantolonumun önünü şişirmiş, sertleşmiş sikimi dayadım karımın götüne…
“Ne yapıyorsun, bırak…” dedi karım dolabı kapatırken… Ben boynunu öpücüklere boğarken huylanıp kaçınmaya çalıştı karım,
“Asıl sen ne yapıyorsun karıcım? Eteğini kapatıp duruyorsun. Madem mini etek giydin, bırak kendi haline, eteğin açılıversin. Adamcağız bacak görsün biraz… Külot görsün. Güzellik görsün. Kaç senedir dul zavallı adam… Özlemiştir ev ortamında çıplak kadın görmeyi, göt bacak dikizlemeyi… Göstersene biraz adama, sevaptır…”
“Manyak sapık… Aptal… Olur mu öyle şey? Bırak beni, huylandırıp durma… Azdıracaksın beni de kendin gibi…”
“Az öyleyse… Adam yanı başımızda işte… Her sikiştiğimizde bunun hayalini kurmadık mı?… Biraz açılıp saçılıver, biraz gösteriver, ne olur? Karımın güzelliklerini görsün Metin abimiz… Bütün gün elin adamlarına gösterip durdun, abime de göster… Yabancı değil ya…” Kulak memelerini yalıyor, dişlerimin arasında ısırıyordum hafif hafif…
“Sonra da siksin beni öyle mi? Bırak beni pezevenk… Asıl yabancı olmadığı için gösteremem ona… Yüz yüze bakıcaz onunla… Hep sikmek ister sonra… Bırak…”
Zorla, balık gibi kıvranıp kollarımın cenderesinden sıyırdı, kurtuldu elimden, içeriye gitti. Ben de biraz mutfakta kaldım, olayın heyecanıyla taş gibi olmuş sikimin sertliğinin inmesini bekledim.
***
Şu pezevenk kocam delirtecekti beni… Neler söylüyordu böyle? Tövbe tövbe… Tamam fantezi yapıyorduk ama, şimdiye kadar hep yatakta kalmıştı kurguladıklarımız… Sikişmemiz bittikten sonra anmıyorduk bile… Bu gece nedense işi iyice ilerletmeye çalışıyordu adam… Azgınlık başına vurmuştu herhalde…
Yalnız laf aramızda, ben de etkilenmiyor değildim olaydan… Zaten yarım kalan sevişmemiz yüzünden ateşim başıma vurmuş vaziyetteydi. Bir de içtiğim şarap yüzünden olmalı, başım dönmeye, içim yanmaya başlamıştı. Kasıklarımda karıncalar yürüyordu sanki… Alevden bir lav eriyik halinde damarlarımda geziniyor, aç bedenimi ateşe atıyordu.
Salona gittiğimde Metin abi kalkıp elimden bira şişelerini aldı. Alırken parmaklarımız birbirine temas etti bir an, ürperdim. Neden böyle olduğunu anlayamıyordum. İçerde kocam götüme sikini dayadığında böyle bir şey hissetmemiştim oysa… Şimdi yabancı bir erkeğin eli elime temas etti diye hazla ürperiyordum, içim eriyordu zevkten…
Yerimize oturup devam ettik. Ben biraz tedirgindim. Fakat şarap kadehini dolduran Metin abinin uzattığı bardağı onunla beraber fondip yapınca neşem yerine geldi tekrar… Kocam da gelip bize katıldı. Muhabbet kaldığı yerden aynı şekilde sürüyordu.
Artık kendimi kasmayı bırakmıştım. Tam kocamın istediği gibi rahatlamış, gülüyor, konuşuyor, bacaklarımı gözlerden saklamaya çalışmıyordum. Eteğim iyice sıyrılmıştı. Ara ara Metin abinin bakışlarını yakalıyordum. Dikkatsizce sıyrılan eteğimde, bacaklarımda dolaşıyordu o bildik, sikici erkek bakışları…
İçim bir hoş olmaya başlamıştı. Sıcak basmıştı. Bluzumun düğmeleri zaten açıktı, birini daha açtım parmaklarımla oynarken… Sütyenim iyice açığa çıktı. Metin abinin bakışları mıknatıs gibi oraya döndü konuşmanın ortasında…
Ben iyice tahrik oldum, mayıştım. Yayıldım. Kocamın gözleri de aynı şekilde açılıp saçılan karısının üzerinde dolaşıyordu istekle, şehvetle… Onun “güzelliklerini gösteriver” diyen sesi kulaklarımda çınladıkça ben biraz daha açıyordum kendimi… İki erkeği hayran hayran kendime baktırmak hoşuma gidiyordu. Sadistçe oynuyordum onlarla…
Sonunda yere oturup kağıt oynayalım dedik. Sehpanın üzeri dolmuş, oynayacak yer kalmamıştı çünkü… Ben kağıt destesini getirdim. İki erkeğin yanına oturup kartları dağıttım, kağıt oynamaya başladık.
Gırgır şamata oyun sürerken ben artık iyice dikkatsiz olmuştum. Bacaklarımı ayırıyor, şarap kadehine uzanırken memelerimi açıyor, iki erkeği delirtmek için elimden ne gelirse yapıyordum. Sanırım külotlu çorabın üzerinden kırmızı külodumu bile görüyordu adamlar…
Metin abi de, kocam da gözlerini benden ayıramıyorlardı. Çoğu kez bana bakmaktan hata yapıyorlar, ellerindeki kağıtları şaşırıyorlar, kahkahalar patlıyordu bir anda… Sonunda iyice yoruldum. Ayağa kalktım. İki erkek oturdukları yerden bana bakıyorlardı. Elimi alnıma götürdüm,
“Beyler, müsaadenizle… Ben biraz çarpıldım galiba… Siz devam edin, ben şu koltuğa uzanayım biraz… Sen yabancı değilsin Metin abi…” diyerek üçlü koltuğa gittim, sırt üstü uzandım.
Gerçekten başım dönüyordu. Bacaklarımı uzatıp gözlerimi kapattım. Altımda mini eteğim olması önemli değildi, zaten görecekleri kadar görmüşlerdi ne varsa…
***
Karım koltuğa uzandığında bacakları iyice açılmıştı. Harika görünüyordu. Nefes alıp verirken inip kalkan göğüsleri, düğmeleri sütyene kadar açılmış bluzuyla, sıyrılan mini eteğiyle, uzun, çoraplı bacaklarıyla ölümüne seksi görünüyordu karıcığım…
Baktım, Metin abi benden çekiniyor bir yandan, hemen önündeki seksi manzarayı kaçırmak istemiyor bir yandan… Oturduğu yerde elini önüne bastırıp kıpırdanıp duruyor, yan yan kaçamak bakışlarla sereserpe yatan karımı dikizlemeye çalışıyor… Adeta işkence gibi… Onu biraz rahatlatmaya karar verdim. Ayağa kalktım,
“Bu biralar çişimi getirdi yaa… Ben gidip bir rahatlayayım Metin abi, sen devam et…” diyerek yalpalaya yalpalaya çıktım salondan… Ben yokken olacakları fena merak ediyordum. Banyoya gidip musluğu açtım. Hemen geriye dönüp salon kapısının yanında mevzilendim.
Metin abi sırtı kapıya dönük, gözü karımda, çarpılmış vaziyetteydi. Bir ara kapıya dönüp baktı, suyun sesini duyunca işediğimi düşünüp rahatladı, tekrar karıma döndü… Eli sikinin üstünde, kalkan sertliğini oğuşturup duruyordu. Yavaşça ayağa kalktı, karımın uzandığı koltuğun yanına gitti. Fısıltıyla karıma seslendi,
“Gül… Gül…” diye, eliyle omzundan tuttu. Karımdan ses çıkmadı. Gözleri kapalıydı hala… “Gülüm… Canım… Aşkımm…”
Metin abi elini karımın bacağına götürdü, tüy gibi, hafifçe bacaklarında dolaştırdı elini… Uzandığı yerde arkasını dönen karımın kalçaları olduğu gibi Metin abinin gözlerinin önündeydi şimdi… Uzun uzun okşadı karımın bacaklarını… Elini eteğinin üzerinde, kalçalarında, incecik belinde, omuzlarında dolaştırdı. Karım uykusunda hoşnutlukla, inler gibi sesler çıkarıyordu her yeri okşandıkça… Zevk alıyordu.
Baktım, normal işeme süresini geçiriyorum, gidip suyu kapattım. Banyodan geldiğimi haber veren ayak sesleriyle yürüdüm, salona girdim. Metin abi benim sesimi duyunca hemen karımı okşamayı bırakmış, yere oturuvermişti. Yüzünün kızarıklığı, önünün kabarıklığı geçmemişti ama… Sanırım adrenalin tavan yapmıştı Metin abide…
Biraz daha sohbet ettik. Biz konuşurken karım uykusunda döndü, sırtüstü uzandı. Bacağının biri dizden yukarıya kıvrılmış, diğerini uzatmıştı. Mini eteği kasıklarına kadar sıvanmıştı bu durumda… Külotlu çorabın danteli, içindeki kırmızı tangası görünüyordu incecik siyah çoraptan…
Yutkundum. Öyle güzeldi ki karımın görüntüsü… Üstelik bunu sadece ben değil, yanımda yabancı bir erkek de benimle beraber izliyordu. Görmezden geldim. Uzun bir süre Metin abinin de manzarayı izleyip sindirmesine, adamın iyice azmasına izin verdim. Sonra kalkıp,
“Hay Allah, şarap çarptı galiba Gülümü… Ben şunu kaldırıp yatırayım Metin abi…” diyerek karımı kaldırdım. “Hadi aşkım, burada uyuma, yatağımıza gidelim…” dedim.
Mırıldanarak kalkan karımın eteği beline çıkmış, kırmızı tanga külodu bile görünüyordu ayaktayken… Metin abinin istekli bakışları üzerimizdeyken çekiştirip düzeltmeye çalıştım becerebildiğim kadarıyla, sonra da koluna girip yatak odasına götürdüm. Bluz, etek, külotlu çorap, tanga ne varsa üzerindekileri çıkardım. Çırılçıplak vücuduna şeffaf minicik fantezi geceliklerinden birini geçirip yatağa uzattım.
Doğrulup peri kızı gibi yatakta yatan karıma baktım bir an… Bembeyaz, çıplak vücudunu örten minik tül gecelikle öyle güzel, öyle seksi görünüyordu ki… Dayanamadım. Eğilip bacaklarını araladım, karıcığımın kaymak gibi, kutu gibi amını yalamaya başladım.
Ben amının dudaklarını somurdukça, sertleşen klitorisini emdikçe karım sesli sesli inlemeye başladı. Zevk alıyordu karım… Göz kapakları yarım açılıp bana baktı şehvetle… Aldığı zevk nedeniyle uykusu biraz açılmış gibiydi… Bacaklarının arasına girdim. Sikimi pantolondan çıkarıp iyice ıslanmış, su içinde kalmış amına sürtmeye başladım. Elini uzatıp sikimi okşadı.
“İstiyor musun?” dedim fısıltıyla… “Yarağımı geçireyim mi amcığına?” Kedi gibi gerindi karım,
“Evet… İstiyorum… Çok istiyorum hem de… Hadi sok onu bana…” dedi inleyerek…
“Hadi gel aşkım…. Kalk, içeriye gidelim… Metin abiyi de delirt bu kılığınla… Üçlü seks yapalım… İkimiz aramıza alıp sikelim seni… Zevk verelim sana…” Sikimi yavaş yavaş sokuyordum amına… Zevkle inledi,
“Hayır…” dedi. “Sapık şey… Sadece sen… Sen sik beni…”
Hayır demesine rağmen amı su içindeydi, zevk suları amından taşmaya, götüne süzülmeye başlamıştı. İyice içine girdim, bir iki gidip geldikten sonra çıkardım sikimi… Zevkle inleyen karımı öylece, bacakları ikiye ayrık, kıvranırken bıraktım. Sikimi pantolondan içeri sokup salona döndüm.
Beni bekleyen Metin abiyle içmeye devam ettim. Arada kalkıp içeriye gidiyor, karımın amını yalayıp geri dönüyordum. Bir sonraki gidişimde yine sikimi çıkarıp amına sokuyor, tekrar çıkarıyor, aynı şekilde karımdan içeriye gelmesini istiyordum.
“Hayır, hayır, hayır…” diye inliyordu ben üstünde tüm ağırlığımla çıplak bedenini ezerken… Bacaklarını belime dolamaya, benim çıkmama izin vermemeye çalıştı ama başaramadı.
“Madem benim istediğimi yapmıyorsun, ben de seni sikmicem… Kal öyle sulu amcığınla… Yarak diye kıvran…” Yine kalkıp çıktım, içeriye gittim.
Metin abi merakla bana bakıyordu. Önümdeki kabarıklık saklanamaz haldeydi. Sanki ne yaptığımı anlamış gibi gülümseyerek bakıyordu bana…
“Hayrola? Gül uyumamış galiba arkadaşım…” dedi önümü işaret ederek… “Ah siz gençler… Aklınız fikriniz sekste… Hiç fırsat kaçırmıyorsunuz. Ne mutlu size…“
Önce pantolonun önüne baktım, ıslanmıştı. Sonra Metin abinin yüzüne baktım düşünceli bir tavırla… Bir kısa an kararsızca bocaladım. Sonra,
“Metin abi… Gel bak, sana ne göstericem…” diyerek içeriye çağırdım adamı…
Yatak odamıza doğru giderken Metin abi merakla peşimden geliyordu. Ben kapıda durunca o da durdu. İçeriyi gösterdim başımla… Uzanıp baktı.
Karım yatakta sereserpe uzanmış, kırmızı gece lambasının ışığında, üzerinde tül mini gecelikle yatıyordu. Bacakları aralıktı. Az önce sikimi çıkarıp kalktığım şekilde kalmıştı. Memeleri inip kalkıyordu derin nefeslerle… Bir eli memesini avuçlamış, kabarık ucunu parmaklarıyla kavramıştı. Diğer elinin parmakları da önünde, amcığının üzerindeydi. Fısıldadım,
“Nasıl? Güzel değil mi?” dedim adama… Offf… Çırılçıplak karımı yabancı bir erkeğe gösteriyor, fikrini soruyordum. Heyecandan ölmek üzereydim. Metin abi yutkundu, konuşabilmek için bir nefes aldı,
“Deli misin? Böyle güzel, böyle seksi kadın görmedim ben… Senin karın bir harika arkadaşım… Çok şanslı köpeksin sen…”
“Evet Metin abi… Çok şanslıyım. Böyle güzel, seksi, hep yarak isteyen, istekli bir karım var benim… Sen de görüyorsun işte…” Durdum, heyecanla karımın güzelliklerini seyreden adama baktım, “Sen de onu istiyorsun değil mi? Sikmek istiyorsun karımı…” Bana dönüp bir şeyler söyleyecekti, engel oldum “Ben yokken karımın bacaklarını, her yerini okşadın salonda, gördüm. Her zaman gözün benim karımın üstünde… Benim için problem değil abi, aksine heyecan verici, tahrik edici… Aslında karım da içten içe seni istiyor, ama bunu kabul etmiyor bir türlü…”
“Deme ya… Ulan arkadaş, hastayım senin karına… Ne otuzbir çektim senin karın için bilemezsin. Ah, bir sikebilsem senin gösterip de vermeyen orospu karını… Dünyalar benim olurdu. Nasıl yapalım peki? Karını nasıl razı edeceksin? Yoksa tecavüzü düşünmeye başladım ben…”
“Sen burada sessizce, hazır kıta bekle… Hiç sesini çıkarma… Ta ki ben seslenene kadar…” diyerek içeriye girdim.
Yatağın yanında durup karıma baktım. Bakarken üzerimde ne varsa çıkarıp attım, çırılçıplak kaldım. Karımın üzerine eğilip her yerini öpüp yalamaya başladım. Karım yine inlemeye başlamıştı gözleri kapalı… Huşu içinde, tüm bedeninde dolaşan ellerimin verdiği zevkin tadına bakıyordu.
Ellerimle karımın her yerini dolaştım. Sonunda dudaklarımı kasıklarına gömüp amını yalamaya başladım. Ellerini saçlarımın arasında dolaştırıyor, beni kendine çekiyordu. Ben de ağzımı kocaman açmış, kutu gibi amcığının dudaklarını ağzımın içine doldurmaya, emmeye çalışıyordum. Dilimle sikiyordum karımı… Karım zevkten kalçalarını indirip kaldırıyor, yatağı dövüyordu kalçalarıyla… İncecik geceliği yırtıp attım, çırılçıplak bıraktım karımı…
Başımı kapıya çevirdiğimde Metin abi de soyunmuş, adem baba vaziyetinde sikini eliyle sıvazlayarak bizi izliyordu. Loş kırmızı ışıkta, elinde benimkinden uzun, koca sikiyle bir şeytan gibi göründü gözüme… Karımı sikmeye hazırlanan bir şeytan… Onun deli gibi bakan gözlerinin önünde karımın bacaklarını araladım, sertleşmiş sikimi karımın amına soktum bir hamlede…
“Aahhh…” diye inleyerek sarıldı bana karım… Birkaç kez gidip geldim. Karım altımda kendini kaybetmiş gibiydi. Yarağımı yedikçe kıvranıyor, inliyor, bağırıyordu,
“Ohhh… Çok güzel… Sik beni kocacım… Geçir amıma… Sik… Sik… Doyur beni…”
İyice zevke gelmiş, geri dönülemez noktalara ulaşmıştı karım… Bir anda çıktım içinden, kalktım. Metin abiye elimle gelmesini işaret ettim. Karım amcığı bir anda boş kalınca hoşnutsuzlukla homurdanmış, gözlerini açmıştı nedenini öğrenmek için…
Önce bana baktı, sonra çırılçıplak yanımda dikilen Metin abiye… İkimiz de önümüzdeki dimdik erkeklik organlarımızla ona bakıyoruz, heyecan içinde… Ellerini kasıklarına götürüp ıslak amını, bacaklarının içlerini okşarken hırsla homurdandı,
“İlle de siktireceksin beni ha? Peki… İstediğin gibi olsun benim pezevenk kocacım… Gel Metin abi… Sik şu pezevengin karısını… Amına koy karısının… Çok istiyor sikilmemi… Ben de… Ben de istiyorum. Dayanamıyorum artık… Biriniz gelip sikin beni… Bekletmeyin…“
Metin abi benim yer vermemle, karımın yalvarırcasına istemesine dayanamamış, bir anda karımın üstüne atlamıştı… Kolay mı? Yarı yaşında, kızı yaşında, piliç gibi, güzel, gencecik bir kadın… Metin abi 45 yaşında, karım 23… Çırılçıplak… Bacakları aralanmış, içine yarak girsin diye bekliyor yatakta… Amı su içinde, pırıl pırıl parlıyor ışıkta… Eğilip önce o sulu amcığı hırsla, hırpalayarak yalamaya başladı. Ben de yanlarında izliyorum elim sikimde… Bir yandan yalıyor, bir yandan homurdanıyordu sürekli… Söyledikleri beni iyice azdırıyordu,
"Oh güzel amcıklım benim… Oh azgın fahişem… Ne tatlı amcığın varmış senin… Deli ettin beni be kadın… Öldürdün sen beni… Yavrum benim… Amcığının sularını içerim senin… Amına koyarım ben senin aşkım… Demek Metin abini istiyorsun ha… Seni sikmemi istiyorsun ha… Merak etme yavru kuşum… Metin abin seni şimdi sikicek… Bu güzel amcığına koyacak senin… Hem de kocanın yanında… Kocanla beraber, kocanın yatağında sikicem seni… Ohhh… Bebeğim benim… Taşbebeğim…”
Somura somura karımın amcığını yalayan Metin abi en sonunda doğrulup taş kesilmiş koca yarağını karımın sırılsıklam amına geçiriverdi. Karım benim boşalttığım amcığına giren kalın yabancı erkek yarağının verdiği zevkle sımsıkı sarılmıştı Metin abiye… İyice ikiye ayırdığı bacaklarını erkeğin belinde kavuşturmuş, amındaki sikin daha da girmesini istercesine kendine çekiyordu.
Zevkle sikişiyorlardı ikisi… Ben de yanlarına yaklaşıp karımı okşamaya, memelerini sıkıştırmaya başladım. Metin abi pozisyon değiştirmek için sikini karımın amından çıkarınca bu kez ben karımı üstüme çektim. Bir anda sikimi içine alan karım sikimin üstünde deli gibi inip kalkmaya başlamıştı.
Karım memelerini benim göğsüme sürtüne sürtüne sikimi alırken Metin abi de arkasından yaklaşmış, karımın kalçalarını ısırıyor, minik deliğini yalıyordu. Bugüne kadar benim delemediğim incisini, göt deliğini… Karım amının içinde bir yarak, göt deliğinde yabancı erkeğin dili, çıldırmaya başlamıştı.
Biliyordum ki o yalanan göt deliği az sonra Metin abinin sikini alacaktı içine, mecburdu buna… Nitekim beklediğim gibi, yalaya yalaya göt deliğini su gibi tükürük içinde bırakan Metin abi doğruldu. Karımın belini tutup sikini o emilmiş, ıslanmış, kaygan göt deliğine dayadı. Yukarıdan bir tükürük bırakıp sikini de ıslattıktan sonra zorlamaya başladı.
Karım ilk anlarda acıyla bağırdı bir süre… Fakat aldığı zevkin de etkisiyle, benim alttan karıcığımın kalçalarını ikiye ayırmamın da yardımıyla kalın siki santim santim arkasına aldı. Karımın acı çığlıkları zevk çığlıklarına dönüştü.
İki erkek önden arkadan pompalıyorduk karımı… Ben sokuyordum, Metin abi çıkarıyordu. O sikini sokarken ben çıkarıyordum. Senkronize bir şekilde sikiyorduk Gül’ü… Sonunda hepimiz zevkle boşaldık.
Yatağa uzanıp kaldık. Karım ortamızdaydı. İlk defa grup seks olayı yaşamıştık. İnanılmaz bir zevk almıştım. Diğerlerine baktığımda onların da benden farksız olduğunu gördüm. Sarsılmış, yıpranmış, yorgun bedenlerimizle bir süre dinlendik. Karım iki elini iki yana uzatıp sikimizi tuttu,
"Delisiniz siz…“ dedi gülümseyerek… "Beni de delirttiniz. Zevkten öldürdünüz iki yandan… ”
Okşaya okşaya kaldırdı ikimizinkini de… Tekrar giriştik. Sabaha kadar sürdü sevişmelerimiz…
Artık karım ikinci bir erkeğe hayır demeyi, karşı çıkmayı bıraktı. Zevkini aldı çünkü… Çok seviyor grup seksi… Her canımız çektiğinde Metin abiyi çağırıyoruz evimize, iki erkek karımı doyasıya sikiyoruz, sike doyuruyoruz.
Hayatımızdan memnunuz. Tek sorunumuz kaldı, Metin abiye karım gibi seksi, ateşli bir kadın bulup evlendirmek… O zaman dörtlü grup zevkini tadabiliriz. Bekliyoruz, arıyoruz.
Çok ❤️
OH My GOD
Yes your god
Camsoda
👏👏👏
KAYINÇOMUN CİLLOP GİBİ KARISINI SİKTİM
Selam, ben Almanyadan Erol. 31 yaşında, 1.70 boyunda, yeşil gözlü, erotik bakışlı biriyim. Evliyim. Karımla birbirimizi severek evlendik. Mutlu bir evliliğimiz ve iyi bir seks hayatımız var. Karımın bir de erkek kardeşi var, yani kayınçom. Kayınçom 24 yaşında ve biraz saf birisi. Kayınçom geçen sene evlendi. Evlendiği kızı da bir görseniz, cillop gibi! Kız daha 18 yaşında ve okadar da sexy ki, olamaz! Kayınçomun karısını, daha ilk gördüğümde içim gitmişti. Armudun iyisini ayılar yer lafı nekadar da isabetli. Kayınçomun karısı benden yaşça çok küçük olmasına rağmen kendisine yenge diye hitap ederim, kendisi de bana enişte der. Aileden gelen bir alışkanlık işte. Burada da kendisinden bahsederken yenge diye bahsedecem.
Yengemi nezaman görsem, aklımdan hep munzur munzur şeyler geçiyordu: Acaba kayınçom yengemi iyi sikebiliyor mu, yengemi tatmin edebiliyor mu, hangi pozisyonda sikişiyorlar, haftada kaç kere sikişiyorlar, yengemin amını yalıyor mu, yengemin amı kıllı mı traşlı mi, yengem kayınçonun sikini yalıyor mu, sikişirken fantazileri neler, kayınço yengemi götten sikiyor mu?, şeklinde şeyler işte. Sonra da kendi kendime: Yok yaa, kayınço safın teki, sikemiyordur. Sikse bile iyi sikemiyordur. Kayınçoda am yalayacak tip de yok. Kayınçoda fantazi falan da yoktur kesin, bildiğin düz sikişten başka bir şeye kafası çalışmaz, şeklinde cevaplar veriyordum.
Bazen de, aklımdan: Ulan benim elime bi geçecek ki öyle cillop gibi bir kız, nasıl sikerim valla, her yerini yalarım yutarım, yerim bitiririm, amını götünü bir ederim, yarrağa doyururum, gibi düşünceler geçirirdim. Hatta ve hatta bazen kendi karımla sikişirken, sanki yengemi sikiyormuşum gibi sikiyordum karımı. Zamanla bu bende saplantı haline geldi, yengemi sikme düşüncesinden bir türlü kurtulamıyordum. Günler haftalar bu şekilde geçerken, karşıma hiç uygun bir fırsat çıkmadı. Yengemle bir an olsun yalnız kalamıyordum ki sikmek için girişimde bulunayım. Ya onlar karı koca bize geliyorlardı, yada biz onlara karı koca gidiyorduk. Baktım olmuyor, fırsat çıkmasına kendim yardım etmeliyim diye düşündüm. Yengemi bizim evde sikmeye karar verdim.
Kayınçom ayda dört gece Nachtdienst’e gidiyordu ve yengem evde yalnız kalıyordu. Fakat ben karım yüzünden geceleri dışarı çıkamıyordum, hele hele sabaha kadar dışarda kalmam mümkün değildi. Evet yengemi siksem siksem anca bizim evde sikebilirdim. Kayınçomun yine Nachtdienst’i olduğu gün onları bize davet edecektim, ve kayınçom gece Nachtdienst’e gidince yengemin bizde yatmasını sağlayacaktım. Bunu sağladıktan sonra da Plan B’yi uygulayacaktım! En uygun çözüm buydu, yengemi sikebilmenin başka alternatifi yoktu. Kayınçoya telefon açtım ve planladığım gibi, birdahaki Nachtdienst’inin olacağı akşama ikisini bize yemeğe davet ettim, yengemin de bizde kalabileceğini söyledim. Kayınçom hemen kabul etti, “Ben yokken eşimin sizde kalması çok iyi olur, evde yalnız kalması beni zaten huzursuz ediyordu. Sağol enişte.” dedi ve çok sevindi.
Şimdi sıra Plan B’ye geldi. Bize gelecekleri gün erkenden gittim uyku hapı ile azdırıcı damla aldım mutfağa sakladım. Kayınçomla yengem akşam yemek vakti geldiler. Hep birlikte akşam yemeği yedik. Yemekten sonra, saat 10 gibi kayınçom Nachtdienst’e gitti. Karımla yengem işlerini bitirdiler, çay demlediler, oturduk biraz televizyon seyrettik. TV’de pek seyredilecek birşey yoktu, isterlerse bir DVD koyup seyredebileceğimizi önerdim. Kabul ettiler. Evde birkaç tane komedi ve romantik filim vardı, hepsini yengeme verdim, “Sen misafirsin, seç birini de koyayım.” dedim. Yengem romantik filimlerden birini seçti ve “Bunu seyredelim mi?” dedi. O filmi karımla birlikte iki kez izlemiştik, yine de “Olur seyredelim.” dedik. Koydum filmi ve seyretmeye başladık. Karım yengeme “Sen yabancı değilsin, ben pijamalarımı giyecem. İstersen sen de giy, rahat olur.” dedi. Yengem “Ben yanımda sadece gecelik getirmiştim.” dedi. Karım da “Giy giy, aramızda yabancı yok, eniştenden çekinmene gerek yok.” dedi.
Karımla yengem üzerlerini değiştirmeye gittiler. Birkaç dakika sonra karım pijamasını giyinip geldi, yanıma oturdu. Ardından yengem üzerini değiştirip geldiğnde gözlerime inanamadım. Olamaz yaaa! Yengemin üzerinde şarap renkli ipek bir gecelik, boyu dizlerinin üstünde, ip gibi ince askılı, yakası oldukça açık, içinde sütyen yok, nerdeyse o süt gibi beyaz memeleri dışarı fırlayacak. Sol göğsünde, pençesini kaldırmış bir kaplan dövmesi! Gözüm bir an kalçalarına kaydı, geceliğin altında tanga külot olduğu hemen belli oluyordu. Karım huylanmasın diye bakışlarımı hemen oynayan filme çevirdim. Az önce gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Kimin aklına gelirdi bizim saf kayınçonun öyle her tarafından seks fışkıran bir kızla evleneceği. Kızın heryerinden seks akıyor be. İlik gibi bir kız. Nebiçim sikilir valla.
O sırada yengem “Olmadı ama enişte, sende rahat birşeyler giymezssen ben rahat edemiyecem.” dedi. Karım “Hadi sende değiştir üzerini, kız haklı.” deyince “Peki.” deyip gittim tişörtle şort giydim geldim. Oturmadan “Ben bira içecem, sizler ne içmek istersiniz?” diye sordum. Karım sıcak süt, yengem de şekersiz nescafe istedi. Mutfakta, karımın sütüne uyku hapı, yengemin nescafesine de azdırıcı damla koydum ve getirdim. İçeceklerimizi içtikten on onbeş dakika sonra karımın uykusu geldi, esnemeye başladı, “Ay uykum geldi resmen, ben yatmaya gidiyorum, siz seyredin.” dedi ve gitti. Kaldık yengemle başbaşa! Azdırıcı ilaç etkisini nezaman gösterecek diye bekliyordum. Çok geçmeden yengemi sanki ateş basmaya başladı. Koltukta oturuşu falan değişti, dizlerini karnına doğru çekince geceliği toplandı ve tanga külodu göründü. Bir kısmı amının yarığına girmişti.
Bakışlarımın yengemin amına kaydığını yengem de farkediyor, fakat toparlanmıyordu. Manzarayı görünce benim yarrak durur mu? Yarrağım şortumun içinde kol gibi oldu! Şortum kasmaya başladı, ister istemez şortumun üzerinden yarrağımı düzelttim ortaya yatırdım, değilse şortun paçasından dışarı çıkacaktı. Yengem de bu hareketimi kaçırmadı tabi, filmi bıraktı yarrağıma bakmaya başladı. Oturduğu koltukta rahat değilmiş gibi yapıyordu durmadan. Sonunda “Enişte yanına oturabilirmiyim? Bu koltuk pek rahat değil.” diye sordu. “Tabi ki!” dedim. Kalktı, biraz önce benim yarrağımı düzelttiğim gibi, o da tangasını düzeltti ve gülerek “Olmadık yerlerime kaçıyor durmadan.” dedi, yanıma geldi oturdu. “Aslında evde külot giymem hiç, hep külotsuz dolaşırım evde.” dedi. Ben hemen “Aşkolsun yenge, burası senin evin sayılır, gönlünce davran. Ben bi lavaboya gidip gelcem.” dedim ve kalktım.
Lavabo bahaneydi, yatak odasına karım uyuyor mu diye bakmaya gittim. Evet karım mışıl mışıl uyuyordu. Yinede birkaç kez “Karıcığım, karıcığım.” diye seslenip dürttüm, tepki vermedi. Salona döndüğümde yengem külodunu çıkarmış, kasıtlı olarak az önce benim oturduğum yere koymuş, ve yine dizleri karnına çekik bir şekilde oturuyordu. Yerime geçmek için yaklaşınca yengemin amı net bir biçimde görünüyordu. Yeni traş edilmiş, küçücük bir am. Amının yukarı kısmında süs mahiyetinde biraz kıl bırakmış, ve bir de “Love Me!” yazan bir dövme vardı! O anda yengemin çok azgın bir kadın olduğu ve kayınçomun da ne yaparsa yapsın yengemi asla zapt edemiyeceği hükmüne vardım. Aslında böyle bir kadını sikmek için azdırıcıya falan gerek yoktu bile diye düşündüm. Oturacağım yerde duran külodu elime aldım, oturdum. Oturduktan sonra külodu düzeltip dizimin üstüne koydum ve “Çok zevklisin.” dedim.
“Teşekkür ederim enişte de senin gibi takdir edecek adam nerdee…” dedi. “Aslan gibi kocan var ya işte, takdir etmiyor mu?” dedim. “Yok yaa enişte, kocamdan olsa olsa pısırık bir kedi olur anca. Evlendiğimizde dövmelerimi ilk gördüğünde ‘Bunlar ne be?’ diye mal mal baktı. Fantazi çamaşır alıyorum, ‘Bunlara mı para veriyorsun?’ diye dudak büküyor. Süs bırakıyorum, ‘Amını iyi traş edememişsin, kıl kalmış.’ diye moralimi bozuyor.” dedi. Olay kendiliğinden istediğim yönde ilerliyordu, “Şu dövmelerine bir bakayım hele.” dedim. Yengem hemen geceliğinin askılarını omzundan düşürdü ve o kartopu gibi beyaz memeleri ortaya çıktı. Dövmenin olduğu göğsünü alttan eline alarak hafif kaldırdı ve sanki ağzıma verecekmiş gibi bana doğru yaklaştırdı. “Biri bu, kaplan dövmesi. Nasıl? Beğendin mi enişte?” dedi. Ben dövmeye bakmıyordum bile, gözlerim fındık gibi sertleşmiş meme uçlarındaydı.
“Dedim ya zevkli bir kadınsın. Çok güzel bir dövme, aynı canlı gibi, sanki dokunacak kişiye saldıracakmış gibi duruyor.” dedim. “Yok yok, saldırmaz, dokun istersen.” dedi. İcraata geçme zamanı çoktan gelmişti. Önce parmaklarımla dövmesine dokundum, “Çok şeker yaaa, biraz seveyim.” deyip dövmedeki kaplanı sever gibi yapıp göğsünü okşadım. Sonra memesinin ucuyla oynayarak, “Öteki dövmeni de göstersene.” deyince yengem bacaklarını ayırdı. Ben “Bu daha da şekermiş.” deyip, memesini bıraktım, yengemin amındaki dövmeyle ve şerit şeklinde bıraktığı kıllarla ilgilendim. Yengem, “Kocamın hoşuna gideceğini bilsem, burama da piercing taktıracam.” deyip amının dudaklarını araladı ve klitorisine dokundu. “İşte tam buraya.” deyip klitorisini parmaklarının arasına aldı ve okşamaya başladı. Bu arada heyecandan boğazım kurudu, yutkunamıyordum bile. Benim yarrak da iyice kazık gibi oldu, nerdeyse şortumu parçalayacaktı.
Kalktım ve yengemin bacak arasına diz çöktüm. Yengemin elini klitorisinden çektim ve klitorisine dilimi dayadım, yalamaya başladım. Yengem “Ohhhh enişteee…” diyerek kollarını yana, kafasını da arkaya attı. Ben klitorisini yaladıkça yengem de amını hafifçe yukarı kaldırıyor, amını yalamamı istiyordu. Amının dudaklarını sırayla ağzıma alıp içime çekiyordum. Küçük amının küçücük deliğinden sular akmaya başlamıştı bile. Amının dudaklarını bırakıp amından süzülen suları yalamaya başladım. Dilimi amının daracık deliğine sokup çıkardıkça, yengem amını dilime doğru daha da bastırıyordu. Dilim amının girebildiği en derin yerine kadar giriyordu şimdi. Sonra iki eliyle saçlarımı tutarak kafamı hızlı hızlı, ileri geri hareket ettirmeye başladı. Yengem sanki amıyla dilimi sikiyordu. Sonra birden yavaşladı ve çırpınarak orgazm oldu. Ağzımı dayadım ve amından çıkan suların hepsini içtim.
Yengem birkaç saniye daha çırpındıktan sonra doğruldu, benim ayağa kalkmamı istedi. “Yarağını yalamak istiyorum enişte!” dedi. Şortumu indirdi, eliyle yarrağımı taşşaklarımla birlikte dibinden kavradıktan sonra yarrağımın kafasını yalamaya başladı. Taşşaklarımı sıkıyor, yarrağımı yarısına kadar ağzına sokuyor ve emiyordu. “Çok tatlı yarrağın var enişte, saatlerce yalayabilirim.” diyordu. Yengem öyle diyordu da, ben fazla dayanamıyacaktım, boşalmak üzereydim, yengemi hayal kırıklığına uğratacaktım. Zor durumdaydım, boşalsam rezil olacaktım. Boşalmama ramak kala yarrağımı yengemin ağzından çektim, “Yenge bisaniye dur, lavaboya gitmem lazım.” dedim. Yengem niyetimi anlamıştı, “Tuvalete gidip 31 çekeceksin değil mi? Yok öyle yağma! Ağzıma boşalmanı istiyorum, döllerini yutmak istiyorum!” deyip yarrağımı kavrayıp tekrar ağzına aldı ve emdi. Bir iki saniye zor tuttum kendimi, yengemin ağzına boşaldım!
Yengem döllerimi yalayıp yuttuktan sonra “Enişte yatakta devam edelim hadi.” deyince kendisi için hazırlanan odaya geçmeye karar verdik. Yengem odasına girerken, ben de bi koşu karıma bakmaya gittim. Karım öyle derin uyuyordu ki götünde pireler uçuşuyordu. Yengemin odasına girdiğimde yengem geceliğini çıkarmış, ayakta beni bekliyordu. Hemen soyundum ve ayakta öpüşmeye başladık. Yengemin boynunu, memelerini, meme uçlarını yalayıp emiyordum. Her yerini dişlemek istiyordum, yengem “Morartma aşkım, kocam şüphelenmesin.” diye uyardı beni. “Tamam aşkım.” dedim ve öpüşmeye devam ettik. Ellerimi de arkasına attım, kalçalarını yoğuruyordum. Yengem de elini yarağıma atıp sıvazlayınca, benim yarrak yavaş yavaş dikelmeye başladı. Yengem “Uzan aşkım.” deyip beni sırtüstü yatağa yatırdı. Kendisi de amı ağzıma gelecek şekilde, 69 pozisyonunda, üzerime çıktı.
Yengem benim yarrağımı yiyecek gibi somuruyor, ben de delicesine yengemin amını yalıyorum ve kalçalarını üfeliyorum. Yengemin götüne parmağımı sokunca, yengem “Merak etme aşkım, birazdan götümü de sikeceksin, sırada şimdi amım var!” dedi ve kalktı, Jokey pozisyonuna geçti, yavaşça yarrağıma oturdu. Bir türlü kabul etmek istemiyordum, fakat sanki yengem sikişmeyi benden iyi biliyordu. Profesyonel bir orospu gibi sikişiyordu, işi çok iyi biliyordu. Beni boşaltmadan kendisi müthiş bir şekilde boşaldı, orgazm oldu. Şaşkınlığım gittikçe hayranlığa dönüşüyordu. Yengem bu şekil sikişmeyi bizim saf kayınçodan öğrenmiş olamazdı, hiç mümkünatı yok! Bunlarla şimdi kafa yormanın sırası değildi, kendimi sikişe konsantre etmem ve zevk almaya bakmam gerekiyordu. Yengem sikimin üzerinden kalktı, yüzüme oturur gibi amını ağzıma dayadı ve bana amını, amının sularını yalattı.
Sonra yüzümden kalktı, yarrağımı yalayarak ıslattı ve “Kalk aşkım, sıra götüme geldi!” dedi. Yüzünü yatağın kenarına koyarak, halının üstünde domaldı. Eline tükürerek, parmaklarıyla tükürüğünü götünün deliğine sıvadı. İki elini arkaya atarak götünün yanaklarını yanlara ayırdı ve “Hadi aşkım, sik götümü!” dedi. Hemen yengemin arkasına geçtim, sikimi tutarak, kafasını göt deliğine soktum. Ben yengeme acı vermemek için çok dikkatli ve yavaş hareket etmeyi düşünüyordum. Fakat yengem, daha sikimin kafası götüne girer girmez, kendini geriye ittiriverdi. Bir seferde ne var ne yok hepsini almıştı içine. Yarrağım içinde, götüyle daireler çiziyordu. Sonra ileri geri salınmaya başladı. Yengemi belinden tuttum ve ben de yengemin tersine ileri geri yapmaya başladım. Yengem götünü ileri çekince ben de sikimi geri çekiyordum. Sonra yengem götünü arkaya getirince, ben de sikimi ileri bastırıyordum.
Yengemle okadar muntazam bir ritim yakalamıştık ki, daha önce hiç kimseyle böylesine ritmik bir şekilde sikişmemiştim. Yirmi dakikaya yakın bu ritimde yengemin götünü siktim. Sonra ikimiz aynı anda hızlandık. Yengemin kalçaları kasıklarıma sert sert vurdukça, kasıklarım ve taşaklarım ağrımaya başladı. Yengem, “Boşalacağın zaman haber ver aşkım.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemin götünü sikmeye devam ettim. Yengemin götünü sikerken aldığım zevk müthişti, fakat aynı zamanda da içimde bir burukluk vardı. Yengemin her halinden belliydi, yengemin götünü ilk siken erkek ben değildim. Yengemin götünü siken ilk erkek kayınçom da olamazdı. Bu arada boşalmak üzereydim, yengeme “Boşalacam hayatım.” dedim. Yengem ,“Dur boşalma daha.” deyip yarağımı götünden çıkardığı gibi ağzına aldı ve emmeye başladı. Yarrağımı emerken de kafasını yukarı aşağı sallayarak, boşalabileceğimi belirtiyordu. Zaten yengem istese de istemese de boşalacaktım.
Yengemin ağzına öyle bir tazyikle boşaldım ki, nerdeyse spermlerimin tamamına yakını yengemin ta midesine kadar fışkırmıştır. Yengem damarlarımı kurutacakmış gibi emiyordu yarrağımı. Spermlerimin hepsini yalayıp yuttuktan sonra, “Harikaydın erkeğim!” dedi ve kalktı, öpüşmeye başladık. Ben de yengeme, “Asıl harika olan sensin aşkım, harika sikişiyorsun!” dedim. Yatakta birbirimize yarım saat kadar sarılıp uzandıktan sonra yengem, “Aşkım, şimdi karının yanına git yat, anlamasın. Bundan sonra bol bol sikişiriz.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemi öptüm ve banyoya gittim, duş aldım. Sonra da karımın yanına yatmaya gittim. Karım halen uyuyordu, uyanması da imkansız gibiydi. Karıma arkasından sarılarak, sanki yengeme sarılmışım gibi yattım uyudum.
Ertesi sabah kayınçom da geldi, hep birlikte kahvaltı yaptık. Kayınçom, karısının bizde kalmasına müsade ettim diye, bana teşekkür etti, “Sağol enişte, çok makbule geçti, gözüm arkada kalmadı.” dedi. Ben de, “Ne önemi var kayınço, ev sizin. Nezaman istersen getir yengemi bizde kalsın.” dedim. Karım da, “Tabi tabi, bundan sonra her Nachtdienst’in olduğunda mutlaka getir, bizde kalsın, getirmezsen darılırım valla.” diyerek beni destekledi. Yengemin ise ağzı var dili yok, sadece yüzünde küçük bir tebessüm. Ohh beee, herkes memnundu! Bundan sonra ayda enaz dört gece yengemi sikecektim. Hemde kendi evimde. Hemde yengemi kayınçom kendi elleriyle getirecekti. Hemde karım yan odada uyurken. Bundan sonra yengem yatılı geldiğinde tek yapmam gereken şey, sadece karımın içeceğine uyku hapı atmak olacak!
Bir Filmle Başladı
Bizim hikayemiz, iki yıllık evlilikten sonra kocamın porno koleksiyonunu keşfetmemle başladı.
Her yeni evli çift gibi normal bir seks yaşantımız vardı. İkimiz de genciz, hormonlarımız tavan yapmış, durmadan sevişiyoruz. Ben o ilk gece, gerdek gecesi sıkıntısını atlattıktan sonra hiçbir çekincem, korkum kalmamış vaziyette, kocamın biraz aşırı isteklerine yetişmeye çalışıyordum.
Kocamın her sevişme talebinde, biraz mırın kırın ettikten sonra okşamalarına, sırnaşmalarına dayanamıyor, arkasından gelecek zevkleri bildiğimden fazla itiraz etmeden bacaklarımı aralayıveriyordum.
İlk aylar günde iki, günde bir derken iki günde bire, üç günde bire düşen sevişmelerimiz yine de zevk veriyordu bana, kocam zevkten bayıltıyordu her seferinde beni… İki yılın sonunda artık sevişmek için hafta sonlarını bekler olmuştuk kendiliğinden… Kocama sorduğumda yorgunum, stres, şu, bu diye geçiştiriyordu. Ben de kabullenmiştim bu durumumuzu…
Bir gün büyük temizlik yaparken gardrobun üzerine toz almak için çıktım. Kocamın kullandığı bölümde, kullanılmayan kışlık giysilerin arkasına gizlenmiş gibi duran bir kutu dikkatimi çekti, indirip baktım.
Bir sürü CD vardı kutunun içinde… Merakla rastgele birini aldım, dizüstü bilgisayara takıp baktığımda film olduğunu gördüm. İngilizce filmin başında masum ev kadını olan başroldeki kadın kahraman, filmin sonlarında grup sekse dalıyor, çırılçıplak koca koca penisli erkeklerle sevişiyordu durmadan… Önceden haberi olmayan kocası da tesadüfen durumu öğrenince aralarına katılıyordu.
Önce kocamın bunları izlediğini öğrenmenin şaşkınlığı, sonra da “yoksa evlendiğim adam bir seks sapığı mı” diye endişeler içerisinde, şaşkınlıkla filmi izlerken giderek tahrik olduğumu, ıslandığımı, önünü alamadığım bir şehvete kapıldığımı fark ettim.
Yatağın üzerinde uzanmış ekrandaki sahnelerden gözümü alamıyordum. Elim eteğimin altından önüme gitti istemsizce… Külodumun üzerinden amımı okşarken az sonra parmaklarım içime daldı. Filmdeki kadın iki erkeğin arasında tost yapılırken ben de kendimle oynamaya başladım. Kadın feryat figan boşalırken ben de nefes nefese orgazm oldum.
İşim bitince ıslak parmaklarımı çıkarıp eteğime kuruladım. Kutudaki diğer CD'lere baktım, hepsinin de aynı şekilde porno olduğunu gördüm. Hepsi seçmece erkekler, kadınlar birbirlerine veryansın ediyorlar her filmde, kıyasıya sevişiyorlardı.
Tamam, kocamdan öğrendiğim, bana yapmasını, zevk almasını öğrettiği şeyler elbette var ama, bu filmlerde gördüklerim aklımı başımdan aldı. Ağzım açık kalıyordu her filmi seyrettiğimde…
Sapık kocamın hayli geniş bir beğeni yelpazesi vardı. Zencisi, beyazı, genci, orta yaşlısı, her türlü kadın, her türlü erkek rol alıyordu filmlerde… İkili, üçlü, kalabalık gruplar, masturbasyon sahneleri, sado mazo öyküler, fetişler…
Ben birini takıp diğerini çıkarırken akşam olmuş, kocam işten gelmişti. Bana seslendiğinde yatak odasına gelmesini söyledim. Meraklı bakışlarla kapıdan içeriye girdiğinde ben yatağın ortasında çırılçıplak, yarı uzanmış vaziyette oturuyordum. Etrafımda yatağın üzerine saçılmış CD’ler, laptopun ekranında oynayan bir porno film… Gördüğü manzara buydu. Tepkimi ölçmek ister gibi yüzüme baktı. Ben de ifadesiz bir yüzle ona baktım.
“Sonunda buldun mu hazineyi?” dedi kısaca…
Ekranda oynayan filmin sesini kıstım biraz, inlemeler, çığlıklar azaldı.
“Buldum. Ama neden tin tin gardroplara gizlediğini, sakladığını anlayamadım. Gerçekten, neden sakladın bunları benden?” Yatağın üzerine oturup bana baktı,
“Ne bileyim, bana kızmandan,beni sapık diye yaftalamandan korktum işte… Kızmadın mı peki?”
“Önce kızmıştım evet… Ama birkaç tanesini izleyince fikrim değişti.” Eğilip dudaklarıma bir öpücük kondurdu kocam,
“Demek fikrin değişti? Hoşuna gitti mi peki?”
Ben de onun öpücüklerine karşılık vermeye başladım. Dudaklarına yumuldum, kucağına uzanıverdim hemen… Üzerime eğilip öpmeye başladı beni… Hala filmden gelen sesler duyulabiliyordu odanın içinde… Elini bacaklarımın arasına atıp zevkten kabarmış amımı avuçladı. İnledim.
“Amın ıslanmış, su içinde kalmışsın karıcım…” dedi dudaklarımı yerken…
“Evet… Saatlerdir senin sapık filmlerini izliyorum… Senin yüzünden azdım. Senin bu adi porno filmlerin yüzünden… Deli ettin beni… Gelişini iple çektim.” diye yanıtlarken elimi kalkmış sikine attım, pantolonun üzerinden sıkıp okşadım. Kocam,
“Benim adi pornolarıma bayılmış gibisin aşkım…” derken ben elimi çoktan fermuarının içine sokmuş, sertleşmiş sikini dışarıya almıştım bile… Başımı kucağına eğip başını ağzıma aldım, yalamaya, emmeye başladım.
“Evet pis sapık… Senin adi pornolarına bayıldım. Hadi onlar gibi yap sen de… Sik beni… O kadınların dediği gibi… Fuck me…” dedim bir yandan yalamaya devam ederken…
Orada film koptu. Ne zaman soyundu kocam, ne zaman birbirimize daldık, hatırlamıyorum. Bilgisayardaki filmde sikişenleri seyrede seyrede biz de sikiştik. Evire çevire sikti kocam… Filmde ne yapıyorlarsa bana aynısını uyguladı, filmden kopya çekti beni sikerken… Öyle bir gece yaşadık ki, ilk balayı aylarımızda bile yaşamamıştık böylesini…
Karım porno filmlerimi bulmasın diye saklamıştım gerçekten de… Fakat bulup da kızmadığını görünce bayram yaptım. Ona da bayram yaptırdım tabi… Harika, seksi karım, o gece filmlerdeki porno yıldızlarına taş çıkartır bir performans sergiledi bana… Ne emmesi kaldı, ne gömmesi… Önden arkadan ağızdan sikmediğim yerini bırakmadım.
O günden sonra da pornolar, sevişmelerimizin ana aksesuarı oldu. Soyunup yatağa giriyor, bir süre filmi izledikten sonra biz de onların eşliğinde birbirimize giriyorduk. Filmdeki sevişenlerin görüntüleri, inlemeleri bizi alabildiğine tahrik ediyor, havaya sokuyordu.
“Neden daha önce yapmadık bunu kocacım” diyordu her sevişmeden sonra… “Öyle tahrik oluyorum ki bunları izlerken… Sanki biz sevişirken onlar da yanımızda sevişiyorlar. Grup seks yapıyor gibi hissediyorum kendimi…”
“Sen de grup seks yaptığımızı düşün karıcım… Bak şu zencinin yarağına bak… Nasıl da sokuyor kadına… Düşünsene, o yarak sana girse ne yaparsın? Nasıl bağırtır seni herif…” Ekrana bakıyordu karım,
“Aman istemem aşkım… Baksana kolum kadar var kara şey… Amıma girse yarar geçer beni bu yarak… Offf… Bu incecik kadın bu koca yarrağı nasıl alıyor amına böyle?” Karımın içinde gidip gelirken bir yandan da konuşuyordum,
“Merak etme, alırsın sen de… O kadından neyin eksik? Amcığını doldurur bu yarak… Zevkten geberirsin…” Karım bacaklarını belime dolamış sikimin zevkini çıkarırken gözünü ekrandan ayırmıyordu,
“Ohhh… Gebertir valla… Ama sen yanımda olmalısın. Zorlamaya kalktığında, canımı yaktığında engel olursun, di mi kocacım?” Hızlandım karımın amında, sikimi saplarcasına sokup çıkarırken,
“Bak sen şu terbiyesize… Elin zencisiyle sikişmek istiyorsun ha? Hem de benim yanımda?” Kikir kikir güldü karım,
“Ama ne güzel olurdu aşkım… Senin yanında yabancı erkeğin sikini yemek… Ohhh… Sikin büyüdü içimde, hissediyorum. Sen de zevk alıyorsun değil mi? Karını sikseler yanı başında… Hatta sen de bu zenciyle beraber siksen beni… Oohhhh…”
“İnanmıyorum sana ya… Ağzına alıp yalamazdın ilk evlendiğimizde… Şu haline bak… Azgın orospunun teki oldun başıma… Beni de pezevenk yaptın çıktın.”
“Evet… Evet aşkım… Azgın orospu oldum senin yüzünden… Sikişmeyi sen öğrettin bana… Orospuluğu da senin pornoların öğretti… Ohhh… Sik beni… O erkeklerle beraber sik kocacım… Pezevenk kocam… Dümbük kocam… Aranıza yatırın, beraber sikin beni… Her yerime sokun… Ohhh… Onlar siksin, sen seyret beni… Aşkımmm… Erkeğimmm… Hızlan… Hızlan… Aaahh… Geliyorummm….”
Bazen öyle azıyorduk ki, kapıdan içeri girer girmez sevişmeye başlıyorduk. Film seyretmeye bile zaman bulamadan seks yapıyorduk. İşte o anlarda birbirimizi azdırmak için olmadık şeyler söylüyor, olmadık fantezilerin hayalini kuruyorduk. Hep başkaları, etrafımızdaki başka erkekler, kadınlar vardı bu fantezilerde…
“Ev sahibi sikiyor seni karıcım…” diyordum karımı sikerken… “Hasan bey koca sikini sokuyor sana… Kirayı almayacakmış güzel sikişirsen…”
“Ohhh… Siksin kocacım… Ev sahibi siksin beni… Merak etme… Çok güzel muamele yaparım ben ona… Üste para bile verir bana… Hadi geçir sikini Hasanım… Oh, çok büyükmüş senin sikin… Kocamın sikinden daha büyükmüş. Ah ne güzel sikiyormuşsun sen… Harika… Ohhh… Sen beni sikerken, kocam da sizin evde, senin karını sikiyor… Ne güzel… Ooohhh…”
Bir başkasında işyerinde beraber çalıştığımız, evimize gidip gelen Metin abiyi alıyorduk yatağa… Bizden yaşlıydı ama kendine bakıyordu. Yakışıklıydı. Spor salonlarına gidiyordu hep, üçgen vücutlu, sırım gibi bir şeydi… Karım altıma yatarken onun ismiyle hitap ediyordu bana,
“Hadi Metin abi… Sik arkadaşının karısını… Amına koy… Kocam senin kadar güzel sikemiyor beni… Hadi o gelmeden sik beni Metin abi… Ooohhh…”
“Ulan orospu… Ulan kahpe… Demek Metin abi ha? Al ulan sana Metin abinin yarağı…”
“Evet o kocacım… Yakışıklı arkadaşın senin… Sporcu arkadaşın… Yakışıklı Metin abin… O siksin beni… Söyle ona… Sikini geçirsin bana… Çok güzelmiş siki… Harikaymış… Ohhhh…”
Kökleye kökleye, bağırta bağırta, vurdurarak sokuyordum amına sikimi… Bir yandan da hınçla bağırıyordum.
“Ohh… Al bakalım yarak nasıl olurmuş gör… Sikilmek ne demekmiş anla… Kocan böyle sikemez seni yavrum benim… Bebeğimm…” diye diye sikiyordum karımı… Çılgınlar gibi boşalıyorduk.
***
Kocamla bambaşka bir seks yaşantımız olmuştu o pornolar sayesinde… Doymaz, bıkmaz olmuştuk seks yapmaktan… Orgazmdan orgazma sürüklenmeye bayılıyordum. Müptelası olmuştum.
Bir Pazar günü AVM alışverişinden dönmüştük. Her zaman olduğu gibi mini etekle dekoltelerle mağazaları dolaşmıştım bütün gün… Erkeklerin bana sikecek gibi bakmalarına deli oluyordu kocam… Utanmazlar, ben ne kadar mini eteğimi çekiştirsem, kapamaya çalışsam da, gözlerini degajemden, mini eteğimin açıkta bıraktığı ince çoraplı bacaklarımdan ayırmıyorlardı kocam yanımda olduğu halde…
Kocam da özellikle biraz aramızda mesafe bırakıyordu. Ben yalnız başıma gezinirken, mağazalardaki rafların arasında erkeklerin yiyecek gibi bana bakışlarını birebir izliyordu uzaktan…
Öyle ki, eve geldiğimizde ikimiz de dolmuş vaziyetteydik. Elimizdeki poşetleri olduğu gibi yere bırakıp birbirimize sarıldık. Çılgınca öpüşüyorduk. Kocamın elleri mini eteğimin altına dalmış, külodumu, amcığımı mıncıklayıp duruyor, dudaklarımı öpüp ısırırken,
“Azgın karı… Elin adamlarına göstermediğin yerin kalmadı. Teşhirci fahişe… Hem onların sikini kaldırdın, hem benim… Şu amcığına bak, nasıl sulanmış… Şimdi bir güzel yatırıp sikeyim seni de gör gününü orospu…” diye inleyip duruyordu.
“Ohhh… Sik… Hadi sik beni aşkım… Nasıl da bakıyorlardı karına? Sikecek gibi bakıyorlardı… Oohhh… Yaraklarını kaldırdım di mi kocacım? Beni sikmek için kalktı o yaraklar… Bana geçirmek için… Hadi onların yerine sen geçir bana… Yatır beni… Sik beni…”
Tam kendimi yere bırakıp kocamı üstüme çekmek üzereydim ki telefonu çaldı. Açmak istemedi önce… Kırmızı görmüş boğa gibi bana saldırmakla meşguldü. Fakat çalmaya devam edince küfürler savurarak elini cebine atıp telefonunu çıkardı. Ben aldırmadan önünde diz çökmüş, fermuarını açıp taş gibi sikini dışarıya çıkarmış, yalamaya başlamıştım bile…
“Efendim Metin abi?” deyince işyerindeki arkadaşının, bizim yatağımızdaki afrodizyak seks fantazilerimizin baş kahramanının aradığını anladım. Ara sıra uğrar, bir iki sohbet ederdik, bazen yemeğe kalırdı Metin abisi…
Kocamın eli saçlarımın arasında gezinirken başımı kasıklarına çekiyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor, bir yandan da telefonda cevap yetiştiriyordu. Zevkten inlemelerini Metin abisi duymasın diye de çabalıyordu zavallı… Sikini ağzımdan çıkarıp fısıltıyla,
“Gelmesin aşkım… Bahane uydur şuna… İşimiz var bizim… Sevişmek istiyorum ben…” dedim. Sanki ben bunu söylememişim gibi devam ediyordu konuşma,
“Tamam abi… Müsaitiz abi… Ne demek canım? Biz de dışarıdan geldik şimdi… Hemen mi? Gel tabi canım… Bekliyoruz… Biraları almayı unutma gelirken abi…”
Telefonu kapatıp beni ayağa kaldırdı. Sarılarak elini önüme daldırdı tekrar… Külotlu çorabın üzerinden amımı yoğurmaya başladı. Huysuz çocuklar gibi çemkirdim kocama… Dudaklarımı büzerek sinirle fırça attım,
“Bırak allasen… Ben gelmesin, işimiz var diyorum, sen davet ediyorsun adamı… Tam azmışım, sevişelim diye deli oluyorum, senin yaptığına bak…” Büzdüğüm dudaklarıma yumuldu kocam,
“Kızma hemen karıcım… Yakınlardaymış. Hemen gelmeyecek olsa bir posta atardım sana ama… Neyse… Geceye bırakırız biz de sikişmeyi…” Kollarından kurtulmaya çalıştım.
“Rüyanda görürsün sen…” dedim. “Bana koca lazım, o da şimdi lazım… Ateşimi söndürecektik ne güzel… Gece falan istemiyorum işte… Sen git Metin abinle seviş…” Memelerimi avuçlarken,
“Deli karı… Azgın şey… Ben niye sikişeyim Metin abiyle… Sen sikiş… Ateşini o söndürsün senin… Hazır senin kızgınlığın üstündeyken, amcığın yarak diye yanarken siksin seni… Hep sevişirken hayalini kuruyorduk ya, fırsat bu fırsat işte… Gelir gelmez sikiş onunla… Benim yanımda… Ben varken…”
Pantolonun önünden çıkardığım siki şimdi çoraplı bacaklarıma sürtünüyordu. Taş gibi sertliğini hissedebiliyordum.
“Manyak şey… Sapık… Onlar fanteziydi. Gerçek değildi ki…” dedim.
“Neden olmasın… Hadi sikiş onunla… Tam filmlerdeki gibi… Benim yanımda siksin seni… Ohhh… Sikini geçirsin güzel amcığına senin… Hadi karıcım, olmaz deme hemen…”
“Bırak dedim sana… Ne geniş adamsın sen yaa… Pezevenk koca… Sen hayal kurmaya devam et… Bırak beni de bir iki meze falan hazırlayayım. Madem sikmiyorsun beni…”
Zorla elinden kurtuldum. Gerçi Metin abinin hemen gelecek olması yüzünden bırakmıştı kocam ama perişan vaziyetteydi. Önünden çıkmış, havaya dikilmiş sikini eliyle tutup içeri sokmaya çalışıyordu homurdanarak… Ben mutfağa giderken kapı çalınıyordu zaten… Metin abi gelmişti.
***
Karım mutfağa giderken ben de derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Sonra da kapıyı açtım, Metin abiyi karşıladım. Ellerindeki poşetlerin bir kısmını aldım. Her zamanki gibi eli kolu dolu gelmişti. Buz gibi biralar, cipsler, çikolatalar, karım için kaliteli bir kırmızı şarap… Beraber mutfağa yürürken,
“Abi ne zahmet ettin yaa… Hep böyle yapıyorsun. Bir sürü şey almışsın yine…” dedim.
“Ne zahmeti canım? Benim de canım sıkıldı, size uğrayayım dedim. Rahatsız ederim diye korkuyordum ama, sen ille de gel deyince…”
Karımı görünce şöyle bir duraladı. Baktım, az önceki yaramazlığımız yüzünden karım biraz dağınık görünüyordu. Beyaz ince bluzunun üstten iki düğmesi açılmış, içindeki kırmızı sütyenin dantelleri, irice göğüslerinin çatalı görünüyordu. Açılmış bluzuyla, altındaki mini eteği, siyah çorapları, yüksek topuklu lame terlikleriyle öyle seksi bir hali vardı ki…
Eh, az önce tüm ateşimize rağmen yarım kalan seks oyunumuzla yataktan yeni çıkmış, yeni sikilmiş gibi görünüyordu güzel karım… Öpüşmekten dudakları şişip kızarmış, saçı başı dağılmış… O da elini uzatıp bira poşetini alırken,
“Hoş geldin Metin abi…” diye seslendi cilveli bir tavırla… “Ben de bir iki yiyecek şey hazırlayayım demiştim. Şu biraları dolaba koyayım, kalanlar ısınmasın” diyerek döndü, buzdolabının kapağını açtı.
Elindeki bira şişelerini buzdolabına yerleştirmeye başladı. Alt raflara şişe koymak için eğildiğinde diri kalçalarını geren mini eteği biraz daha yukarıya sıyrılmış, daha da mini hale gelmişti. Bacakları neredeyse baldırlarına kadar görünür olmuştu. Kıpırdanıp hareket ettikçe o muhteşem kalçaları sanki yatakta sevişir gibi görünüyordu gözüme…
Yutkundum. Gözlerimi karımın dolaba domalmış, uzun bacaklarını ortaya koymuş görüntüsünden ayıramıyordum. Sanki bilerek yapıyor, az önce yarım bıraktığım zevki yüzünden intikam alır gibi davranıyordu orospu karım… Silkinip kendime gelmeye çalıştım. Baktım, Metin abi de benden farksız vaziyetteydi. O da hareketsiz kalmış, vurulmuş tavşan gibi karıma bakıyordu. Ben öksürünce kendini topladı, bana baktı,
“Gel Metin abi, biz içeriye geçelim. Gül bir şeyler hazırlar getirir.”
Salona gidip oturduk. Televizyonda spor programı vardı, onu açtık. İzlemeye başladık. Karım mutfakla salon arasında gidip geliyor, bira, çerez, meyve falan getiriyordu. Önümüzdeki sehpayı donattı. Bizim ısrarımızla o da oturup kendine şarap doldurdu. Hep beraber yemeye, içmeye başladık.
Sık sık karımla göz göze geliyorduk. Koltukta oturduğu yerde eteklerini toplamaya, frikik vermemeye çalışıyordu her normal kadın gibi… Bacaklarını bitiştiriyor, yan oturuyor, eteğini çekiştiriyordu. Biz iki bira, karım iki kadeh şarap içtikten sonra ortam iyice ısındı. Muhabbet koyulaştı. Karımın kahkahalarının dozu arttı. Metin abi sürekli fıkralar anlatıyor, hepimizi güldürüyordu.
Biralarımız bitince karım mutfaktan bira getirmek için gittiğinde ben de yardım edeyim diyerek arkasından gittim. Buzdolabına eğilip bira alırken arkasından pantolonumun önünü şişirmiş, sertleşmiş sikimi dayadım karımın götüne…
“Ne yapıyorsun, bırak…” dedi karım dolabı kapatırken… Ben boynunu öpücüklere boğarken huylanıp kaçınmaya çalıştı karım,
“Asıl sen ne yapıyorsun karıcım? Eteğini kapatıp duruyorsun. Madem mini etek giydin, bırak kendi haline, eteğin açılıversin. Adamcağız bacak görsün biraz… Külot görsün. Güzellik görsün. Kaç senedir dul zavallı adam… Özlemiştir ev ortamında çıplak kadın görmeyi, göt bacak dikizlemeyi… Göstersene biraz adama, sevaptır…”
“Manyak sapık… Aptal… Olur mu öyle şey? Bırak beni, huylandırıp durma… Azdıracaksın beni de kendin gibi…”
“Az öyleyse… Adam yanı başımızda işte… Her sikiştiğimizde bunun hayalini kurmadık mı?… Biraz açılıp saçılıver, biraz gösteriver, ne olur? Karımın güzelliklerini görsün Metin abimiz… Bütün gün elin adamlarına gösterip durdun, abime de göster… Yabancı değil ya…” Kulak memelerini yalıyor, dişlerimin arasında ısırıyordum hafif hafif…
“Sonra da siksin beni öyle mi? Bırak beni pezevenk… Asıl yabancı olmadığı için gösteremem ona… Yüz yüze bakıcaz onunla… Hep sikmek ister sonra… Bırak…”
Zorla, balık gibi kıvranıp kollarımın cenderesinden sıyırdı, kurtuldu elimden, içeriye gitti. Ben de biraz mutfakta kaldım, olayın heyecanıyla taş gibi olmuş sikimin sertliğinin inmesini bekledim.
***
Şu pezevenk kocam delirtecekti beni… Neler söylüyordu böyle? Tövbe tövbe… Tamam fantezi yapıyorduk ama, şimdiye kadar hep yatakta kalmıştı kurguladıklarımız… Sikişmemiz bittikten sonra anmıyorduk bile… Bu gece nedense işi iyice ilerletmeye çalışıyordu adam… Azgınlık başına vurmuştu herhalde…
Yalnız laf aramızda, ben de etkilenmiyor değildim olaydan… Zaten yarım kalan sevişmemiz yüzünden ateşim başıma vurmuş vaziyetteydi. Bir de içtiğim şarap yüzünden olmalı, başım dönmeye, içim yanmaya başlamıştı. Kasıklarımda karıncalar yürüyordu sanki… Alevden bir lav eriyik halinde damarlarımda geziniyor, aç bedenimi ateşe atıyordu.
Salona gittiğimde Metin abi kalkıp elimden bira şişelerini aldı. Alırken parmaklarımız birbirine temas etti bir an, ürperdim. Neden böyle olduğunu anlayamıyordum. İçerde kocam götüme sikini dayadığında böyle bir şey hissetmemiştim oysa… Şimdi yabancı bir erkeğin eli elime temas etti diye hazla ürperiyordum, içim eriyordu zevkten…
Yerimize oturup devam ettik. Ben biraz tedirgindim. Fakat şarap kadehini dolduran Metin abinin uzattığı bardağı onunla beraber fondip yapınca neşem yerine geldi tekrar… Kocam da gelip bize katıldı. Muhabbet kaldığı yerden aynı şekilde sürüyordu.
Artık kendimi kasmayı bırakmıştım. Tam kocamın istediği gibi rahatlamış, gülüyor, konuşuyor, bacaklarımı gözlerden saklamaya çalışmıyordum. Eteğim iyice sıyrılmıştı. Ara ara Metin abinin bakışlarını yakalıyordum. Dikkatsizce sıyrılan eteğimde, bacaklarımda dolaşıyordu o bildik, sikici erkek bakışları…
İçim bir hoş olmaya başlamıştı. Sıcak basmıştı. Bluzumun düğmeleri zaten açıktı, birini daha açtım parmaklarımla oynarken… Sütyenim iyice açığa çıktı. Metin abinin bakışları mıknatıs gibi oraya döndü konuşmanın ortasında…
Ben iyice tahrik oldum, mayıştım. Yayıldım. Kocamın gözleri de aynı şekilde açılıp saçılan karısının üzerinde dolaşıyordu istekle, şehvetle… Onun “güzelliklerini gösteriver” diyen sesi kulaklarımda çınladıkça ben biraz daha açıyordum kendimi… İki erkeği hayran hayran kendime baktırmak hoşuma gidiyordu. Sadistçe oynuyordum onlarla…
Sonunda yere oturup kağıt oynayalım dedik. Sehpanın üzeri dolmuş, oynayacak yer kalmamıştı çünkü… Ben kağıt destesini getirdim. İki erkeğin yanına oturup kartları dağıttım, kağıt oynamaya başladık.
Gırgır şamata oyun sürerken ben artık iyice dikkatsiz olmuştum. Bacaklarımı ayırıyor, şarap kadehine uzanırken memelerimi açıyor, iki erkeği delirtmek için elimden ne gelirse yapıyordum. Sanırım külotlu çorabın üzerinden kırmızı külodumu bile görüyordu adamlar…
Metin abi de, kocam da gözlerini benden ayıramıyorlardı. Çoğu kez bana bakmaktan hata yapıyorlar, ellerindeki kağıtları şaşırıyorlar, kahkahalar patlıyordu bir anda… Sonunda iyice yoruldum. Ayağa kalktım. İki erkek oturdukları yerden bana bakıyorlardı. Elimi alnıma götürdüm,
“Beyler, müsaadenizle… Ben biraz çarpıldım galiba… Siz devam edin, ben şu koltuğa uzanayım biraz… Sen yabancı değilsin Metin abi…” diyerek üçlü koltuğa gittim, sırt üstü uzandım.
Gerçekten başım dönüyordu. Bacaklarımı uzatıp gözlerimi kapattım. Altımda mini eteğim olması önemli değildi, zaten görecekleri kadar görmüşlerdi ne varsa…
***
Karım koltuğa uzandığında bacakları iyice açılmıştı. Harika görünüyordu. Nefes alıp verirken inip kalkan göğüsleri, düğmeleri sütyene kadar açılmış bluzuyla, sıyrılan mini eteğiyle, uzun, çoraplı bacaklarıyla ölümüne seksi görünüyordu karıcığım…
Baktım, Metin abi benden çekiniyor bir yandan, hemen önündeki seksi manzarayı kaçırmak istemiyor bir yandan… Oturduğu yerde elini önüne bastırıp kıpırdanıp duruyor, yan yan kaçamak bakışlarla sereserpe yatan karımı dikizlemeye çalışıyor… Adeta işkence gibi… Onu biraz rahatlatmaya karar verdim. Ayağa kalktım,
“Bu biralar çişimi getirdi yaa… Ben gidip bir rahatlayayım Metin abi, sen devam et…” diyerek yalpalaya yalpalaya çıktım salondan… Ben yokken olacakları fena merak ediyordum. Banyoya gidip musluğu açtım. Hemen geriye dönüp salon kapısının yanında mevzilendim.
Metin abi sırtı kapıya dönük, gözü karımda, çarpılmış vaziyetteydi. Bir ara kapıya dönüp baktı, suyun sesini duyunca işediğimi düşünüp rahatladı, tekrar karıma döndü… Eli sikinin üstünde, kalkan sertliğini oğuşturup duruyordu. Yavaşça ayağa kalktı, karımın uzandığı koltuğun yanına gitti. Fısıltıyla karıma seslendi,
“Gül… Gül…” diye, eliyle omzundan tuttu. Karımdan ses çıkmadı. Gözleri kapalıydı hala… “Gülüm… Canım… Aşkımm…”
Metin abi elini karımın bacağına götürdü, tüy gibi, hafifçe bacaklarında dolaştırdı elini… Uzandığı yerde arkasını dönen karımın kalçaları olduğu gibi Metin abinin gözlerinin önündeydi şimdi… Uzun uzun okşadı karımın bacaklarını… Elini eteğinin üzerinde, kalçalarında, incecik belinde, omuzlarında dolaştırdı. Karım uykusunda hoşnutlukla, inler gibi sesler çıkarıyordu her yeri okşandıkça… Zevk alıyordu.
Baktım, normal işeme süresini geçiriyorum, gidip suyu kapattım. Banyodan geldiğimi haber veren ayak sesleriyle yürüdüm, salona girdim. Metin abi benim sesimi duyunca hemen karımı okşamayı bırakmış, yere oturuvermişti. Yüzünün kızarıklığı, önünün kabarıklığı geçmemişti ama… Sanırım adrenalin tavan yapmıştı Metin abide…
Biraz daha sohbet ettik. Biz konuşurken karım uykusunda döndü, sırtüstü uzandı. Bacağının biri dizden yukarıya kıvrılmış, diğerini uzatmıştı. Mini eteği kasıklarına kadar sıvanmıştı bu durumda… Külotlu çorabın danteli, içindeki kırmızı tangası görünüyordu incecik siyah çoraptan…
Yutkundum. Öyle güzeldi ki karımın görüntüsü… Üstelik bunu sadece ben değil, yanımda yabancı bir erkek de benimle beraber izliyordu. Görmezden geldim. Uzun bir süre Metin abinin de manzarayı izleyip sindirmesine, adamın iyice azmasına izin verdim. Sonra kalkıp,
“Hay Allah, şarap çarptı galiba Gülümü… Ben şunu kaldırıp yatırayım Metin abi…” diyerek karımı kaldırdım. “Hadi aşkım, burada uyuma, yatağımıza gidelim…” dedim.
Mırıldanarak kalkan karımın eteği beline çıkmış, kırmızı tanga külodu bile görünüyordu ayaktayken… Metin abinin istekli bakışları üzerimizdeyken çekiştirip düzeltmeye çalıştım becerebildiğim kadarıyla, sonra da koluna girip yatak odasına götürdüm. Bluz, etek, külotlu çorap, tanga ne varsa üzerindekileri çıkardım. Çırılçıplak vücuduna şeffaf minicik fantezi geceliklerinden birini geçirip yatağa uzattım.
Doğrulup peri kızı gibi yatakta yatan karıma baktım bir an… Bembeyaz, çıplak vücudunu örten minik tül gecelikle öyle güzel, öyle seksi görünüyordu ki… Dayanamadım. Eğilip bacaklarını araladım, karıcığımın kaymak gibi, kutu gibi amını yalamaya başladım.
Ben amının dudaklarını somurdukça, sertleşen klitorisini emdikçe karım sesli sesli inlemeye başladı. Zevk alıyordu karım… Göz kapakları yarım açılıp bana baktı şehvetle… Aldığı zevk nedeniyle uykusu biraz açılmış gibiydi… Bacaklarının arasına girdim. Sikimi pantolondan çıkarıp iyice ıslanmış, su içinde kalmış amına sürtmeye başladım. Elini uzatıp sikimi okşadı.
“İstiyor musun?” dedim fısıltıyla… “Yarağımı geçireyim mi amcığına?” Kedi gibi gerindi karım,
“Evet… İstiyorum… Çok istiyorum hem de… Hadi sok onu bana…” dedi inleyerek…
“Hadi gel aşkım…. Kalk, içeriye gidelim… Metin abiyi de delirt bu kılığınla… Üçlü seks yapalım… İkimiz aramıza alıp sikelim seni… Zevk verelim sana…” Sikimi yavaş yavaş sokuyordum amına… Zevkle inledi,
“Hayır…” dedi. “Sapık şey… Sadece sen… Sen sik beni…”
Hayır demesine rağmen amı su içindeydi, zevk suları amından taşmaya, götüne süzülmeye başlamıştı. İyice içine girdim, bir iki gidip geldikten sonra çıkardım sikimi… Zevkle inleyen karımı öylece, bacakları ikiye ayrık, kıvranırken bıraktım. Sikimi pantolondan içeri sokup salona döndüm.
Beni bekleyen Metin abiyle içmeye devam ettim. Arada kalkıp içeriye gidiyor, karımın amını yalayıp geri dönüyordum. Bir sonraki gidişimde yine sikimi çıkarıp amına sokuyor, tekrar çıkarıyor, aynı şekilde karımdan içeriye gelmesini istiyordum.
“Hayır, hayır, hayır…” diye inliyordu ben üstünde tüm ağırlığımla çıplak bedenini ezerken… Bacaklarını belime dolamaya, benim çıkmama izin vermemeye çalıştı ama başaramadı.
“Madem benim istediğimi yapmıyorsun, ben de seni sikmicem… Kal öyle sulu amcığınla… Yarak diye kıvran…” Yine kalkıp çıktım, içeriye gittim.
Metin abi merakla bana bakıyordu. Önümdeki kabarıklık saklanamaz haldeydi. Sanki ne yaptığımı anlamış gibi gülümseyerek bakıyordu bana…
“Hayrola? Gül uyumamış galiba arkadaşım…” dedi önümü işaret ederek… “Ah siz gençler… Aklınız fikriniz sekste… Hiç fırsat kaçırmıyorsunuz. Ne mutlu size…“
Önce pantolonun önüne baktım, ıslanmıştı. Sonra Metin abinin yüzüne baktım düşünceli bir tavırla… Bir kısa an kararsızca bocaladım. Sonra,
“Metin abi… Gel bak, sana ne göstericem…” diyerek içeriye çağırdım adamı…
Yatak odamıza doğru giderken Metin abi merakla peşimden geliyordu. Ben kapıda durunca o da durdu. İçeriyi gösterdim başımla… Uzanıp baktı.
Karım yatakta sereserpe uzanmış, kırmızı gece lambasının ışığında, üzerinde tül mini gecelikle yatıyordu. Bacakları aralıktı. Az önce sikimi çıkarıp kalktığım şekilde kalmıştı. Memeleri inip kalkıyordu derin nefeslerle… Bir eli memesini avuçlamış, kabarık ucunu parmaklarıyla kavramıştı. Diğer elinin parmakları da önünde, amcığının üzerindeydi. Fısıldadım,
“Nasıl? Güzel değil mi?” dedim adama… Offf… Çırılçıplak karımı yabancı bir erkeğe gösteriyor, fikrini soruyordum. Heyecandan ölmek üzereydim. Metin abi yutkundu, konuşabilmek için bir nefes aldı,
“Deli misin? Böyle güzel, böyle seksi kadın görmedim ben… Senin karın bir harika arkadaşım… Çok şanslı köpeksin sen…”
“Evet Metin abi… Çok şanslıyım. Böyle güzel, seksi, hep yarak isteyen, istekli bir karım var benim… Sen de görüyorsun işte…” Durdum, heyecanla karımın güzelliklerini seyreden adama baktım, “Sen de onu istiyorsun değil mi? Sikmek istiyorsun karımı…” Bana dönüp bir şeyler söyleyecekti, engel oldum “Ben yokken karımın bacaklarını, her yerini okşadın salonda, gördüm. Her zaman gözün benim karımın üstünde… Benim için problem değil abi, aksine heyecan verici, tahrik edici… Aslında karım da içten içe seni istiyor, ama bunu kabul etmiyor bir türlü…”
“Deme ya… Ulan arkadaş, hastayım senin karına… Ne otuzbir çektim senin karın için bilemezsin. Ah, bir sikebilsem senin gösterip de vermeyen orospu karını… Dünyalar benim olurdu. Nasıl yapalım peki? Karını nasıl razı edeceksin? Yoksa tecavüzü düşünmeye başladım ben…”
“Sen burada sessizce, hazır kıta bekle… Hiç sesini çıkarma… Ta ki ben seslenene kadar…” diyerek içeriye girdim.
Yatağın yanında durup karıma baktım. Bakarken üzerimde ne varsa çıkarıp attım, çırılçıplak kaldım. Karımın üzerine eğilip her yerini öpüp yalamaya başladım. Karım yine inlemeye başlamıştı gözleri kapalı… Huşu içinde, tüm bedeninde dolaşan ellerimin verdiği zevkin tadına bakıyordu.
Ellerimle karımın her yerini dolaştım. Sonunda dudaklarımı kasıklarına gömüp amını yalamaya başladım. Ellerini saçlarımın arasında dolaştırıyor, beni kendine çekiyordu. Ben de ağzımı kocaman açmış, kutu gibi amcığının dudaklarını ağzımın içine doldurmaya, emmeye çalışıyordum. Dilimle sikiyordum karımı… Karım zevkten kalçalarını indirip kaldırıyor, yatağı dövüyordu kalçalarıyla… İncecik geceliği yırtıp attım, çırılçıplak bıraktım karımı…
Başımı kapıya çevirdiğimde Metin abi de soyunmuş, adem baba vaziyetinde sikini eliyle sıvazlayarak bizi izliyordu. Loş kırmızı ışıkta, elinde benimkinden uzun, koca sikiyle bir şeytan gibi göründü gözüme… Karımı sikmeye hazırlanan bir şeytan… Onun deli gibi bakan gözlerinin önünde karımın bacaklarını araladım, sertleşmiş sikimi karımın amına soktum bir hamlede…
“Aahhh…” diye inleyerek sarıldı bana karım… Birkaç kez gidip geldim. Karım altımda kendini kaybetmiş gibiydi. Yarağımı yedikçe kıvranıyor, inliyor, bağırıyordu,
“Ohhh… Çok güzel… Sik beni kocacım… Geçir amıma… Sik… Sik… Doyur beni…”
İyice zevke gelmiş, geri dönülemez noktalara ulaşmıştı karım… Bir anda çıktım içinden, kalktım. Metin abiye elimle gelmesini işaret ettim. Karım amcığı bir anda boş kalınca hoşnutsuzlukla homurdanmış, gözlerini açmıştı nedenini öğrenmek için…
Önce bana baktı, sonra çırılçıplak yanımda dikilen Metin abiye… İkimiz de önümüzdeki dimdik erkeklik organlarımızla ona bakıyoruz, heyecan içinde… Ellerini kasıklarına götürüp ıslak amını, bacaklarının içlerini okşarken hırsla homurdandı,
"İlle de siktireceksin beni ha? Peki… İstediğin gibi olsun benim pezevenk kocacım… Gel Metin abi… Sik şu pezevengin karısını… Amına koy karısının… Çok istiyor sikilmemi… Ben de… Ben de istiyorum. Dayanamıyorum artık… Biriniz gelip sikin beni… Bekletmeyin…“
Metin abi benim yer vermemle, karımın yalvarırcasına istemesine dayanamamış, bir anda karımın üstüne atlamıştı… Kolay mı? Yarı yaşında, kızı yaşında, piliç gibi, güzel, gencecik bir kadın… Metin abi 45 yaşında, karım 23… Çırılçıplak… Bacakları aralanmış, içine yarak girsin diye bekliyor yatakta… Amı su içinde, pırıl pırıl parlıyor ışıkta… Eğilip önce o sulu amcığı hırsla, hırpalayarak yalamaya başladı. Ben de yanlarında izliyorum elim sikimde… Bir yandan yalıyor, bir yandan homurdanıyordu sürekli… Söyledikleri beni iyice azdırıyordu,
"Oh güzel amcıklım benim… Oh azgın fahişem… Ne tatlı amcığın varmış senin… Deli ettin beni be kadın… Öldürdün sen beni… Yavrum benim… Amcığının sularını içerim senin… Amına koyarım ben senin aşkım… Demek Metin abini istiyorsun ha… Seni sikmemi istiyorsun ha… Merak etme yavru kuşum… Metin abin seni şimdi sikicek… Bu güzel amcığına koyacak senin… Hem de kocanın yanında… Kocanla beraber, kocanın yatağında sikicem seni… Ohhh… Bebeğim benim… Taşbebeğim…”
Somura somura karımın amcığını yalayan Metin abi en sonunda doğrulup taş kesilmiş koca yarağını karımın sırılsıklam amına geçiriverdi. Karım benim boşalttığım amcığına giren kalın yabancı erkek yarağının verdiği zevkle sımsıkı sarılmıştı Metin abiye… İyice ikiye ayırdığı bacaklarını erkeğin belinde kavuşturmuş, amındaki sikin daha da girmesini istercesine kendine çekiyordu.
Zevkle sikişiyorlardı ikisi… Ben de yanlarına yaklaşıp karımı okşamaya, memelerini sıkıştırmaya başladım. Metin abi pozisyon değiştirmek için sikini karımın amından çıkarınca bu kez ben karımı üstüme çektim. Bir anda sikimi içine alan karım sikimin üstünde deli gibi inip kalkmaya başlamıştı.
Karım memelerini benim göğsüme sürtüne sürtüne sikimi alırken Metin abi de arkasından yaklaşmış, karımın kalçalarını ısırıyor, minik deliğini yalıyordu. Bugüne kadar benim delemediğim incisini, göt deliğini… Karım amının içinde bir yarak, göt deliğinde yabancı erkeğin dili, çıldırmaya başlamıştı.
Biliyordum ki o yalanan göt deliği az sonra Metin abinin sikini alacaktı içine, mecburdu buna… Nitekim beklediğim gibi, yalaya yalaya göt deliğini su gibi tükürük içinde bırakan Metin abi doğruldu. Karımın belini tutup sikini o emilmiş, ıslanmış, kaygan göt deliğine dayadı. Yukarıdan bir tükürük bırakıp sikini de ıslattıktan sonra zorlamaya başladı.
Karım ilk anlarda acıyla bağırdı bir süre… Fakat aldığı zevkin de etkisiyle, benim alttan karıcığımın kalçalarını ikiye ayırmamın da yardımıyla kalın siki santim santim arkasına aldı. Karımın acı çığlıkları zevk çığlıklarına dönüştü.
İki erkek önden arkadan pompalıyorduk karımı… Ben sokuyordum, Metin abi çıkarıyordu. O sikini sokarken ben çıkarıyordum. Senkronize bir şekilde sikiyorduk Gül’ü… Sonunda hepimiz zevkle boşaldık.
Yatağa uzanıp kaldık. Karım ortamızdaydı. İlk defa grup seks olayı yaşamıştık. İnanılmaz bir zevk almıştım. Diğerlerine baktığımda onların da benden farksız olduğunu gördüm. Sarsılmış, yıpranmış, yorgun bedenlerimizle bir süre dinlendik. Karım iki elini iki yana uzatıp sikimizi tuttu,
"Delisiniz siz…“ dedi gülümseyerek… "Beni de delirttiniz. Zevkten öldürdünüz iki yandan… ”
Okşaya okşaya kaldırdı ikimizinkini de… Tekrar giriştik. Sabaha kadar sürdü sevişmelerimiz…
Artık karım ikinci bir erkeğe hayır demeyi, karşı çıkmayı bıraktı. Zevkini aldı çünkü… Çok seviyor grup seksi… Her canımız çektiğinde Metin abiyi çağırıyoruz evimize, iki erkek karımı doyasıya sikiyoruz, sike doyuruyoruz.
Hayatımızdan memnunuz. Tek sorunumuz kaldı, Metin abiye karım gibi seksi, ateşli bir kadın bulup evlendirmek… O zaman dörtlü grup zevkini tadabiliriz. Bekliyoruz, arıyoruz.
Çok ❤️
Streamate
Süper ya 👍👍👍
Gerçekten süper
Ev Sineması
Aniden bastıran yağmura yakalanmıştım. Hava birden griye kesmiş, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Baştan aşağı sırılsıklam bir şekilde hızlı adımlarla sevgilimin evine doğru gidiyordum.
Üstümdeki elbiseler ıslaklıktan vücuduma yapışmış ve iyice ağırlaşmıştı. Bu haldeyken tek düşündüğüm vardığımda Kübra’nın beni koynunda ısıtacağıydı.
Binanın önüne geldiğimde hızla merdivenlerden indim ve koşarak kapıya vardım ve zili çaldım. Kapı otomatiğine basılmasıyla beraber kendimi apartmanın içine attım. İlk katta oturduklarından dolayı asansöre hiç meyil etmeden doğruca merdivenlerden çıktım.
Kapıda beni minicik şortu ve derin dekolteli atletiyle beraber beni karşıladığında içim ısınmaya başlamıştı bile. Beni o halde görünce,
- “Sırılsıklam olmuşsun hayatım çabuk geç içeri elbiselerini değiştir” dedi. İçeri geçtiğimde yüzüme vuran sıcaklık beni biraz kendime getirmişti. Evleri kapıcı dairesinin üstü olduğu için ara kat ve ev oldukça ısınıyordu. Evde yarı çıplak gezeriz genelde.
Bazı geceler onlarda kaldığım için birkaç elbisem onlardı olurdu hep. İçeri girip odasına geçtim hemen. Üstümdekileri çıkarırken şortumu ve tişörtümü dolabından çıkarıyordu.
Elindekileri bana uzatırken kendime doğru çektim onu ve birbirimize sarıldık. Göğüslerinin yumuşaklığını vücudumda hissetmemle ısınmaya başladım. Evdeyken özellikle sütyen giymemesini istiyordum.
- “Hadi çabuk üstünü değiştir Seda gelir birazdan…” dedi.
Seda, Kübra’nın ev arkadaşıydı. Uzun boylu, kısa saçlı, bembeyaz tenli bir kız. Evlerinde sık kaldığımdan Seda’yla aram oldukça iyidir. Evi üç kişi paylaşıyoruz dersem yeridir. Birbirimizden hiç çekinmediğimizden evin içinde üçümüz de rahat dolaşırız. Seda’nın o muhteşem vücudunu hayal edip sevgilimle beraber olduğum zamanlar azımsanmayacak derecede fazladır.
İçeri geçip bilgisayarı açtım ve film arşivimden Ang Lee’nin Lust Caution filmini açtım. Kübra elinde sıcak kahvelerle beraber gelip yanıma oturdu. Üstümüze ince bir pike alarak filmi izlemeye başladık.
Koluma sarılıp başına omzuma koymasıyla beraber yumuşak göğüslerini tekrar hissettim. Kafamı ona doğru çevirdim ve birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Yavaş eğildim ve dudaklarımız birleşti.
Sıcak ve oldukça istekli bir şekilde öpüşüyorduk. Öpüşürken bir elimi göğüslerine götürmemle “Iımm…” diye inlemesi bir oldu.
Ellerimle o harika göğüslerini okşarken deliler gibi öpüşüyorduk. Birden elini önüme attı ve sikimi okşamaya başladı. Derin derin nefes alıyordu. Elimi göğüslerinden aşağı doğru kaydırarak elimi şortundan içeri soktum ve külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Külodunu hafifçe yana çektim. Bu esnada ıslaklığı hissettim ve parmağımı yavaşça içine doğru soktum.
Nefes alış verişi hızlandı, yavaş yavaş inliyordu. Eliyle atletini sıyırdı ve başımı göğüslerine doğru bastırdı. Bir elimle onu parmaklarken aynı zamanda göğüslerini emiyordum. Muhteşem zevk alıyordu. Bunlar olurken elini sikimden bir an bile çekmedi.
Zilin çalmasıyla toparlandık hemen… Kübra kapıyı açmaya giderken ben de filmi tekrar başa aldım. Kapıya döndüğümde Seda da benim gibi sırılsıklam bir şekilde içeri girdi. Kapıda montunu çıkarıp hemen odasına geçti. Kübra mutfağa girdi. Birazdan elinde bir kahve bardağıyla daha geldi.
- “Seda çabuk ol tatlım kahven soğumasın” dedi. Tekrar yanıma gelip pikenin altına girdi. Filmi başlatacakken
- “Bekle Seda da gelsin beraber izleyelim” dedi. İki dakika sonra Seda içeri girdi. O da üstüne bir atlet giymiş, altında da ince kaprisi vardı. Seda’nın göğüsleri de Kübra gibi oldukça iriydi. Seda’nın atleti dardı ve üzerine tam oturmuştu.
Atletin altına sütyen giydiğinden harika frikik veriyordu. Seda da gelip diğer yanıma oturdu ve kahvesinden bir iki yudum aldı. Kübra,
- “Bebeğim sen de gir pikenin altına… Üşümüşsündür…” dedi Seda’ya. O da pikenin altına girdi ve filmi izlemeye başladık. Üç kişi birbirimize iyice sokulmuştuk.
Kübra, Seda ile olan yakınlığımı hiç kıskanmazdı. O yüzden evin içinde rahat dolaşıp birbirimizle şakalaşmaktan hiç çekinmezdik. Kübra koluma sarılmış başını omzuma koymuştu, Seda’da başını omzuma yaslamıştı.
Filmin ilerleyen sahnelerinde oldukça cinsellik içeren sahneler vardı. Sikim o sahnelerin etkisi, sevgilim Kübra’nın göğüslerinin yumuşaklığı ve Seda’nın vücudunun temasından dolayı uyarılmıştı.
Birden Kübra boşta olan elini önüme koydu. Yavaşça ona doğru baktım. Sikimin kalkmış olduğunu görünce yüzünde hafif bir tebessüm oldu. Filme geri döndüm. Kübra pikenin altından sikimi yavaşça okşuyordu. Seda’nın yanında böyle bir şey yapıyor olması beni iyice tahrik etmişti.
Acaba fark eder mi diye arada göz ucuyla Seda’ya bakıyordum ama filmi odaklanmıştı. Sahnenin bitmesiyle birlikte Kübra okşamayı bıraktı ama elini çekmedi. Filmi izlemeye devam ederken Seda biraz toparlandı ve o da koluma sarılarak başını omzuma koydu. Göğüsleriyle beraber koluma baskı yapıyordu. İçimden keşke sütyen giymemiş olsaydı diye geçirdim.
Bir yanımda Seda’nın baskıları, bir yanımda Kübra’nın yumuşaklığından dolayı sikim tekrar hareketlendi. Kübra’nın elinin altındaki hareketlenmeyi hissetmesiyle okşaması bir oldu. Çıldırmak üzereydim.
O sırada filmde oldukça sert bir sevişme başlamıştı. Kübra sahnenin etkisiyle elini şortumdan içeri soktu ve o şekilde okşamaya başladı. Diğer yanımda Seda’nın nefes alış verişleri de değişmişti. Anlaşılan o da etkilenmişti sahneden… Filmi bu şekilde bitirdik.
Saat geç olduğu için filmden sonra hemen odalarımıza geçtik. Yatağa girmemle Kübra’nın dudaklarına yapışmam bir oldu. Deliler gibi öpüşüyorduk. Birden durdum ve Kübra’ya neden yaptığını sordum. Gülerek
- “Hoşuna gitmedi mi?” diye sordu.
- “Gitti ama Seda fark eder diye çekinmedin mi?”
- “Çekindim ama böyle daha heyecan verici oldu, öyle değil mi?”
- “Doğrusunu istersen, evet… Seda yanımızdayken senin sikimi ellemen delirtti beni…”
- “Ben zaten seni ellerken arada onu da kontrol ediyordum. Kız filme iyice dalmıştı”
Bunları oldukça kısık bir şekilde konuşuyorduk çünkü ev iki oda bir salon olduğundan dolayı yatak odaları yan yanaydı. Kübranın atletini yana sıyırarak muhteşem göğüslerini emmeye başladım. Hafif hafif inleyerek saçımı okşuyordu.
Atletini yukarı doğru sıyırdım ve göğüslerinden başlayarak aşağı doğru yavaş yavaş öperek iniyordum. Göbeğine geldiğimde ellerimle şortunu ve külodunu aşağı doğru sıyırdım. Kıllarının olduğu kısımı tıraşlamıştı. Sonra şortunu ve külodunu tamamen çıkardım.
Bacaklarını ayırarak amını yalamaya başladım. Bacak arasını dil darbelerime göre hareket ettirip hafif hafif inliyordu. Bir eliyle de saçlarımı çekiştiriyordu.
- “Kendine dokun bebeğim…” dedim amını yalamaya devam ederken… Ben amını iştahla yalarken o da bir eliyle göğüslerini sıkıyordu.
Onu yalarken kendini bana göre hareket ettirmesine bayılıyorum. Kübra tamamıyla kendinden geçmişti. Başımı amına doğru bastırıyor, diğer eliyle de göğüslerini sıkıyordu. Bir ara sesli bir şekilde inledi.
Durdum ve ona susmasını işaret ettim. Başıyla onayladı ve devam etmem için işaret yaptı. Ama ben devam etmedim yataktan indim ve başının olduğu yerde ayakta dikildim. Şortumu bir çırpıda aşağı indirerek sikimi ağzına aldı.
Bu pozisyonu ikimiz de çok seviyoruz. Kübra yatakta sırtı üstü uzanmış ben başucunda sikimi onun ağzına veriyordum. Bir yandan da göğüslerini sıkıyordum. Kübranın elini tutarak amına götürdüm o geri çekti.
- “Kendini parmaklamanı istiyorum” dedim tıslar bir ses tonuyla. Sikim ağzımdayken
- “Iıh ıh…” dedi.
- “Hadi ama istiyorum, kendine dokunurken seni izlemek bana zevk veriyor“ dedim. Ve elini tekrar alıp amına götürdüm. Elim elinin üstünde amını okşuyorduk ve sikim ağzındaydı. Orta parmağını içeri sokması için elimle baskı yaptım ve parmağını amına sokmaya başladı.
Elimi çektim ve muhteşem pozisyonun seyrine daldım. Sikimi ağzıyla emerken aynı zamanda da kendini parmaklıyordu. Ben de elimle göğüslerini okşuyor ve sıkıyordum. Oldukça zevk aldığını inlemelerinden anlıyordum. Sonra birden
- “Yatağa gel…” dedi ve beni yatağa çekti.
Sırtı üstü uzanmıştım. Üstüme çıktı, eliyle sikimi kavradı ve üstüne oturdu. Amı vıcık vıcık olmuştu. Oturmasıyla beraber ikimizde aynı anda “Oohhhh…” dedik. Amının vıcıklığından kendini parmaklarken boşaldığını anladım ve
- “Boşaldın mı aşkım?” diye sordum. Üstümde git gel yaparken
- “Evet “dedi. Evet sözcüğünü öyle tahrik edici söylemişti ki ses tonu beni deli etmişti.
Ellerini tutup göğüslerine götürdüm artık kendine dokunurken itiraz etmeden dediklerimi yapıyordu. İki eliyle göğüslerini sıkarken sikimin üstünde hafiften zıplıyordu.
- “Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyorum” dedi.
- “Ben de…” diye yanıt verdim.
Konuşmalarımız oldukça sessiz ve çok tahrik edici ses tonuyla gerçekleşiyordu. Sikimi içinden çıkarmadan dönmesini söyledim. Yavaşça dizini kaldırarak ayaklarının üstüne bastı ve dönmeye başladı. Yarım dönmüşken tuttum ve
- “Bu kadar yeter, tamam…” dedim. Sikimin üstüne iyice oturdu ve kalkmadan git gel yapıyordu. “Hafiften zıpla ve aynı zamanda amına dokun” dedim. Bunu duymasıyla
- “Uuffff…” diye inlemesi bir oldu.
- “Hoşuna mı gitti?” dedim
- “Evet dedi. Şimdi sikimin üstüne yan bir şekilde oturmuş vaziyette git gel yapıyor ve aynı zamanda amını okşuyordu. Bu sefer biraz sesli bir şekilde inleyerek boşaldı.
- “Şşşşşş” diye uyardım hemen. “Seda duyacak” dedim. Sonra tamamıyla döndü ve sikimin üstünde zıplamaya başladı.
- “Boşalmanı istiyorum” dedi.
- “Az kaldı, gelmek üzereyim…” dedim. Bacaklarımı iyice ayırdı ve sikimin tamamıyla üstüne oturdu. Hepsini içine almıştı. Hızlı hızlı zıplamaya başladı. Ne zaman hızlı zıplamaya başlasa çabuk boşalırım. Zıplamaya devam ederken üstümden çektim ve boşalmaya başladım. İkimiz de bitmiştik. Sonra birbirimize çırılçıplak sarıldık.
- “Neden sessiz olmadın, ya Seda duyduysa?” dedim.
- “Bir şey olmaz.”
- “Nasıl bir şey olmaz?”
- “Duymasına gerek yok ki… Sanki bilmiyor mu ne yaptığımızı…”
- “Tamam da bu duyması gerek anlamına gelmez.”
- “Duymamıştır merak etme… Duymuş olsa da bu kadar dert etme…” dedi. Ve o şekilde uyuya kaldık.
Sabah Seda’nın kapıyı birden bire sonuna kadar açmasıyla uyandık. Yatakta çırılçıplak yatıyorduk ikimiz de… Üstümüzdeki battaniye kaymış, yerlere sarkmıştı.
Pür telaş, uyku sersemi, battaniyeyi hemen üzerimize doğru çektik. Benim sabah ereksiyonuyla sertleşmiş sikimi ve Kübra’nın çıplak göğüslerini görmemiş olma ihtimali yoktu.
- “Ooha oha…” dedim. Kübra da
- “Kızım kapıyı çalsana ya…” dedi. Seda da
- “Aman ne olacak sanki… Sizde olan bende de var. Görsem ne olur, ne kıymetli şeyiniz varmış…” dedi. Gülmeye başladık.
- “Hadi bendekiler sende var da, aşkitomdaki sende yok ama…” dedi Kübra…
- “E herhalde kanka… Yav, toka lazım o yüzden giriverdim çocuklar… Hadi kalkın kahvaltı yapalım, ben çok acıktım.” dedi. Seda aynanın karşısında kısa saçlarını toplarken onu izliyorduk.
- “Hem bana laf söyleyeceğinize azıcık sessiz olun geceleri…” dedi. Kübra ile birbirimize baktık önce, biraz utandık mı ne? Sonra da işi şakaya vurduk, hep beraber güldük. Ve Seda işini bitirip çıktı. Kübra’ya
- “Duymamıştır öyle mi?” dedim.
- “Boş ver, olan oldu artık…” dedi. ”Sanki onun yapmadığı şey mi? Sen yokken ben onun sevgilileriyle sikişmesini dinliyordum.” Üstümüzü giyinip mutfağa geçtik. Kahvaltıyı hazırladık ve kahvaltımızı yaptık.
- “Akşam yine film izleyelim” dedim.
- “Olur” dediler. Seda
- “Ben duş alıcam.” diyip odasına gitti.
Ben de Kübra’nın odasına geçip internette gezinmeye başladım. Kübra’da salonda takılıyordu. Banyo Kübra’nın odasının yanında… Yani banyoya girmek için odanın önünden geçmek gerekiyor.
Seda vücuduna havlu sarınmış bir şekilde kapının önünden geçti. Benim içeride olduğumu bilmiyordu. Bir an odaya doğru döndü ve beni içeride görünce hızlı bir şekilde banyoya geçti. Boyu uzun olduğu için çok seksi gözüküyordu.
Seda’nın banyodan çıkmasını bekliyordum. Banyo kapısının sesi geldi ve gözlerimi kapıya diktim. Seda bu sefer aynı şekilde gayet yavaş bir şekilde kapının önünden geçti. Geçerken göz ucuyla içeri doğru baktı. O güzelliği hayal bile edemezdim. Nefis bir vücudu vardı Seda’nın…
Neyse kalktım salona geçecektim. Seda’nın kapısının önünden geçerken kapının aralık olduğunu gördüm. Çaktırmadan baksam mı diye düşünüyordum ama görürse bütün samimiyetimiz her şeyimiz bitebilirdi. Kapının önünden geçerken hafifçe baktım, çırılçıplak bir şekilde kurulanıyordu. Kalçası muhteşemdi. Hızlı bir şekilde geçtim kapının önünden. Sadece saniyelik görmüştüm.
Daha sonra akşama kadar herkes evin içinde kafasına göre takıldı. Sonra ben arşivden Steve McQuinn’in Shame filmini seçtim.
- “Kızlar hadi gelin filme başlayalım” dedim.
- “Hangi film? diye sordular.
- “Shame diye bir film eleştirmenler baya konuştular filmi” dedim. Seda
- “Biliyorum ben onu seks takıntılısı birinin durumunu anlatan bir film…” dedi. Kübra
- “Başka film seçsen olmaz mı?” dedi.
- “Olur bir sürü film var ben yenilerden olduğu için onu seçtim” dedim.
- “Tamam canım izleyelim” dedi. Seda
- “Başlatmayın hemen, bir saniye…” diyerek odasına gitti. Ve geldiğinde gözlerime inanamadım.
Sütyenini çıkarmış ve daracık, siyah atletinden göğüslerinin ucu belli oluyordu. Daha önceden de birkaç kere sütyensiz gezmişti evin içinde. Ama bu atlet dar olduğu için her şey meydandaydı. Kübra da fark etmişti arkadaşının meme uçlarını,
- “Çok seksi olmuşsun kız…” dedi Seda’ya. O da gülerek,
- “Sus be salak…” dedi. Gülüştük.
Filmi başlattım. Film çıplak erkek ve çıplak kadın görüntüleriyle başladı. Ardından trende başrol oyuncusunun karşısında oturan kız ona frikik vermek için giydiği mini etekle bacak bacak üstüne attı. Ve elbisesini hafif yukarı çekti.
Daha ilk anlarda sikim kalkmıştı. Kübra sağımda Seda ise solumda oturuyordu. Pike geçen seferki olduğu gibi yine üstümüzdeydi. İkisi de başlarını omzuma koymuş filmi izliyorduk.
Seda iyice sokulmuştu bana kolumda onun göğüslerinin yumuşaklığını hissediyordum ve çıldırıyordum. Kübra yine yavaştan elini sikime doğru götürdü ve okşamaya başladı. Elini hemen şortumdan içeri soktu. Kulağıma
- “Çok ateşlendin bakıyorum, ben seni rahatlatırım.” dedi. Gülümsedik birbirimize.
Şortumun içinden sevgilim sikimle oynarken Seda’nın harika göğüslerimi koluma temas ediyordu. Seda’ya “bir saniye” diyerek elimi omuzlarına attım.
Filmi izlemeye devam ediyorduk.
Cesaretimi toplayıp elimle göğüslerine dokunmak istiyordum. O kadar baskı yaptığına göre o da istekli diye düşünmüştüm.
Kübra elini şortumdan çıkararak şortumun üzerinden okşuyordu. Ben de elimi onun bacak arasına attım ve okşamaya başladım. Filmi tamamıyla unutmuştum. Kübra ile birbirimizi okşarken elimi Seda’nın göğüslerine atmak istiyordum ama çok çekiniyordum.
Sonra yavaş yavaş elimi boğazına doğru götürdüm ve aşağı doğru kayması için çabaladım. Elim sol göğüslerinin arasında yukarıdaydı. Tenini hissetmek bile beni heyecanlandırmıştı. Kübra ile birbirimizi okşamaya hala devam ediyorduk.
Elimi aşağı kaydırdım ve Seda’nın tam çatalındaydı elim… Sesini çıkarmamıştı. Parmakları yavaş yavaş hareket ettirmeye başladım. Seda hiç sesini çıkarmıyordu. Ama nefes alıp verişleri değişmişti.
Seda hafif hareket etti ve elim tam göğsünün üstüne geldi. Artık çekinmiyordum. Hafif hafif sıkıp bırakıyordum göğsünü. Kübra’ya döndüm bana baktı ve dudaklarına öpücük kondurdum.
Şok olmuştu. Seda’nın yanında onu öpmem şaşırtmıştı onu. Ama hiçbir şey olmamış gibi filme geri döndük. Üçümüz de filmi izliyorduk aynı zamanda da okşamalara devam ediyorduk.
Seda bir elini bacağımın üstüne koydu. Sikimi okşayacak diye düşündüm.
O anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü sevgilim Kübra hala sikimi okşuyordu. Tam toparlanmak için hareketlenecekken ikisinin elleri buluştu. “Tamam artık… Şimdi boku yedik dedim. Bu güzel anlar sona ermek üzere…”
Seda hızla elini çekecekken Kübra elini tuttu. Seda’nın elini tuttuğu gibi sikimin üzerine koydu.
Şaşkınlık içerisindeydim. Bu esnada hiçbirimiz yerimizden kıpırdamadık, gözlerimiz hala ekrandaydı. Kübra Seda’nın elini hareket ettirmeye başladı. İnanamıyordum. Elini aldı, şortumdan içeri sokup parmaklarını kapattırdı, kavramasını sağladı. Sonra da doğrulup Seda’ya doğru eğildi.
- “Sana bir soru soracağım Seda… Lütfen bana doğru cevap ver, olur mu?” dedi. Bu arada Seda’nın eli şortumun içinde sikimin üstünde sıcacık teni sikimi yakıyor. Kübra’nın eli de onun üstünde, bastırıyor. Zevkten dört köşeyim.
- “Akşamları sesimiz sana çok geliyor mu?” Seda sadece evet anlamında başını salladı. Seda’nın elini biraz daha sıktı sevgilim…
- “Mmmm… Peki… Kendini okşuyor musun seslerimizi dinlerken…” deyince Seda yine başını salladı.
- “Anlat bize Seda… Başını sallayıp durma…”
- “Ne anlatayım kanka… Siz içerde feryat figan sikişiyorsunuz, ben de masturbasyon yapıyorum işte… Neler yaptığınızı hayal etmeye çalışıyorum kendimi okşarken… Bazen de kapınızın dibine gelip içeriyi dikizliyorum. Anahtar deliğinden ne görebilirsem artık… Sapık yaptınız beni… Röntgenci yaptınız…”
Kübra Seda’nın çenesinden kafasını havaya kaldırdı ve dudaklarına yapıştı. Sonra dönüp benim dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk Kübra’yla. Bu sırada ben Seda’nın atletin içine sokmuştum elimi ve hayran olduğum göğüslerini okşamaya başladım.
Seda bundan cesaret alarak sikimin üstünde duran elini hareket ettirmeye başladı. Kübra başımı Seda’ya doğru çevirdi ve
- “Öpüşün hadi…” dedi. Öpüşmeye başladık. Bu sırada Kübra üzerindekileri çıkarmaya başlamıştı. Çırılçıplak kaldı az sonra…
- “Odama gidelim” dedi ve hep beraber kalkıp Kübra’nın odasına geçtik. Kübra’ya yatağa geçmesini söyledim. Geçti ve uzandı. Seda’nın arkasından ona sarılmış bir vaziyette göğüslerini okşayıp boynunu öpüyordum. Kübra’ya
- “Kendini parmakla şimdi…” dedim. “Bizi izlerken amcığını okşa…”
Elini amına götürüp parmağını içeri soktu. Onu izlerken Seda’nın atletini çıkardım ve beline öpücükler kondurdum. Seda’yı yatağa doğru götürdüm ve
- “Kübra’nın amını yala bebeğim…” dedim.
Önce kıpırdamadan put gibi durdu kız, hiç bir şey yapmıyordu. Göğüslerini yalamaya başlayınca inlemeye başladı. Kübra Seda’nın elinden tuttu ve onu bacak arasına doğru çekti. Seda bir şey yapmadan dururken Kübra,
- “Hadi tatlım… Lütfen… Çok zevk alacağız bak… Yap şunu…” dedi. Seda birden eğildi, arkadaşının amını yalamaya başladı.
Gördüklerime inanamıyordum. Çok güzel bir manzaraydı önümdeki… İki genç, güzel, seksi, tazecik beden birbirine giriyor, zevkle kıvranıyorlardı. Sikim zonklamaya başlamıştı iyice… Ben de Seda’nın altındaki kapriyi külodu ile birlikte çıkarıp onunkini yalamaya başladım. Oda ikisinin inleme sesleriyle doldu.
Kübra ayağa kalktı, Seda’yı sırt üstü yatırdık. Ben amını yalarken Kübra da dudaklarını öpüyor sonra göğüslerini emiyordu. Kübra’yı çekip altıma aldım ve içine girdim. Kadınlığı sırılsıklam olmuştu, içinden zevk suları kaynıyordu.
Sevgilimin sırılsıklam ve kaygan amcığında sürekli git gel yaparken Seda da yanımızda bizi izliyordu. Bir yandan o da kendini parmaklıyordu.
Kübra ile ben sikişirken Seda birden kalktı ve Kübra’nın başına oturdu. O da artık cesaretlenmişti.
“Sevgilin seni sikerken, sen de benim amımı yala bakalım…” dedi. Kübra’ya amını yalatıyor, kendi memelerini avuçlayıp uçlarını parmaklarının arasında eziyordu. Daha fazla dayanamadım bu manzaraya, aldığım zevke ve son bir köklemeden sonra sikimi çıkarıp Kübra’nın karnına boşaldım.
Ben boşalırken Kübra başının üstündeki Seda’yı yalamaya devam ediyordu. Biraz onları izledim elimle sikimi sıvazlarken… Bunca zamandır ev arkadaşıydı ikisi ama sayemde ilk kez lezbiyen seksle tanışıyorlardı. Onları izlerken sikim tekrar hareketlenince,
- “Bakire misin Seda?” diye sordum.
- “Hayır, değilim…” deyince hem şaşırdım, hem de sevindim.
- “Domal bakayım önümde…” dedim.
Sevinçle arkadaşına amını yalatmayı bırakan Seda’yı köpek pozisyonuna geçirerek bir hamlede içine girdim. Amı dardı ve vıcık vıcıktı… Anlaşılan sevgilim onu yalayarak boşaltmıştı. Tereyağına bıçak saplar gibi girdim o ıslak amcığa… Yağ gibi kaydı içinde, dibine kadar gömdüm.
Biraz o vaziyette bekledikten sonra iki elimle belinden tutup kalçalarımı oynatmaya başladım. Git gel yaparken kasıklarımın kalçalarına her çarpışında çıkan ses ve Seda’nın inlemeleri hepimizi çılgına çevirmişti.
Kübra yanıma gelerek dudaklarıma yapıştı. Biraz öpüştükten sonra dudaklarımı kurtarıp,
- “Seda ile öpüş aşkım… Ben onu sikerken sen dudaklarını kemir…”
Dizlerinin üstüne çömelerek Seda ile öpüşmeye başladı aynı zamanda da Seda’nın göğüslerini sıkıyordu.
- “Öbür elinle de kendini parmakla… Hadi…”
Hemen boşta olan elini amına götürdü ve parmaklamaya başladı. Bu muhteşem pozisyonu ne kadar hayal etsem aklıma gelmezdi. Seda’yı sikerken aynı zamanda sevgilimin onunla öpüşmesini ve kendini parmaklamasını izliyordum.
Üçümüz de sarsılarak boşaldık ve birbirimize sarılarak yatağın içinde uzandık. Ben ortalarında yatıyordum, iki yanımda iki genç ve güzel kız, çırılçıplak, kollar bacaklar birbirine dolanmış vaziyette… Cennet denilen şey bu olmalıydı.
- “Şu ev sineması olayını tekrar yapalım bence…” dedim.
- “Bence de…” İki yanımdan aynı sözü, aynı anda ve heyecanla, hevesle söylemişlerdi iki kız… Kahkahalarla gülmeye başladık.
Sonra da tekrar birbirimize girdik. Eller, dudaklar, bacaklar, bedenler birbirine karıştı. Kim kimi yakalarsa, kim kimi öpüp koklarsa…
Arkadaşımın kocası ile yıllar sonra
Ben 29 yaşında eşinden ayrılmış bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikayede yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.
Yazlıkta çoğu zaman komşumuz Aylin ve eşi Cüneyt ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Çok zeki ve Cüneyt gibi bir kocası olduğu için çok şanslı bir kadın. Cüneyt ise başarılı bir iş adamı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Aylin’le hafta içi eşi olmadığı için hep beraber gezer tozardık. Seks konularını açar gülüşürdük. Bana arada bir kocasıyla yaptıklarını anlatır ve “sen nasıl dayanıyorsun erkeksizliğe kız” diye takılırdı. Onların güzel bir teknesi vardı. Cüneyt her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Cüneyt bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı.
Bir Cuma günü, Aylin annesinin hastalandığını ve yanına gitmesi gerektiğini söyledi. “Cüneyt yazlığa gelecek yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim” dedi. Bende memnuniyetle Aylin sen merak etme dedim. Akşam Cüneyt geldiğinde Aylin gitmişti. Bende onların evinde güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Cüneyt’in hafta sonları rakı içtiğini bildiğim için birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etek vardı ve sütyen takmamıştım. Cüneyt’le hem sohbet ediyor hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Cüneyt’in gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Bu baya hoşuma gitmişti. Yemeğe oturduk ve bende onunla beraber iki kadeh rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp seksten açılmış ve benim üzerimde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Bana yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 29 yaşında güzel bir bayanın seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de “evet haklısın ama her şey senin yüzünden, eğer arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasam çoktan birini bulmuştum” dedim. Cüneyt bu sözden çok memnun olmuş daha bir alıcı gözlerle bakmaya başlamıştı bana. Saatte epeyce ilerlemişti ve ben sofrayı kaldırarak artık gitmem gerektiğini söyledim. Beni tekneyle balık avlamaya davet etti giderken. Sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.
Sabah olunca içime mayomu giydim ve üzerime de çok kısa olan bir mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Cüneyt’in teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma üstsüz denize girmek geldi. Cüneyt’e bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda memnun olmuş bir ifadeyle “hayır hiç sakıncası yok, nasıl olsa kimse göremez” dedi. Üstümü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Onun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Cüneyt’in ilgisini daha fazla çekmekti. Bir süre sonra Cüneyt’i mayosunu çıkarırken gördüm. Biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır erkeklik organı görmemiştim. Suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “haydi sende altını çıkar nasıl olsa kimseler yok” dedi. Bende peki anlamında başımı sallayıp mayomu çıkarıp tekneye fırlattım. Uzunca bir süre yüzüp şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, vücudu göğüslerime deyiyor yüz yüze geliyorduk. Artık ikimizde rahat hareket etmeye başlamıştık. Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve hadi çıkalım ben acıktım dedim. Tekneye çıkarken hareketlerimi ağırdan alıp beni seyretmesine imkaan verdim. Bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi teşekkür ettim ve üzerime hiçbir şey giymeden dolaptan yiyecekleri çıkardım, iki tanede soğuk bira aldım. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yiyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Cüneyt yanıma oturdu ve hareketlenen penisini gösterip “onu çok azdırdın güzelim” dedi. O mu beni ben mi onu azdırdım bilemem ama daha fazla dayanamayıp elime alıp aşağı yukarı sıvazlamaya başladım penisini. Ateşlice öpüşmeye başladık, bir elini de göğüslerime götürmüş onları sıkıp okşuyordu. Daha sonra boynumu oradan da göğüslerimi yalamaya başladı. Elimdeki penisi taş gibi olmuştu. Nefes alıp verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inleme sesleri çıkarıyordum. Cüneyt ayağa kalkıp haydi kamaraya girelim dedi.
Elimden tutarak beni kamaraya çekti ve yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı. Diliyle amımı yalamaya başlamış, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Bende onun tadına bakmak istiyordum ve 69 pozisyonuna geçelim dedim. Üzerine çıkıp o muhteşem penisini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı bir yukarı penisini ağzıma alırken elimle de taşaklarını okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma bir parmağını da arkama sokup çıkarıyordu. Daha fazla dayanamazdım, ona yalvararak lütfen onu yerleştir artık dedim. Beni serbest bırakınca yüzüm ona dönük vaziyette penisinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşan amıma bir yüklenmede girivermişti Cüneyt. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Cüneyt penisini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyordu, titremelerle orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı o kadar uzun bir orgazmdı ki anlatamam. Daha sonra beni yatırıp o üstüme geçti. Hem sokuyor hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Cüneyt hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp “lütfen içime boşalma hayatım” dedim çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onunda öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp başıma doğru geldi ve “hadi bebeğim aç ağzını” dedi. Niyetini anlamıştım spermlerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocamda severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp ellerimle de kalçalarını okşama başlayarak boşalmasını bekledim. Eliyle bir iki otuzbir hareketi yaptıktan sonra inleyerek spermlerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı, o kadar çok boşalmıştı ki resmen ağzım dolmuş dışarıya taşmıştı spermleri. Hepsini yutmak zorunda kaldım, ardından penisini ağzıma sokup çıkararak kalan son demleri de temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti ve hala azgındım.
Cüneyt işini bitirdikten sonra yanıma uzandı ve birbirimize sarılıp dinlenmeye koyulduk. Cüneyt “bundan sonra erkeksiz değilsin yavrum istediğin zaman ben varım ve sende beni çok mutlu ettin” dedi. Anlattığına göre karısı Aylin hiçbir zaman ağzına boşalmasına izin vermiyormuş, ayrıca Cüneyt’in anal seks isteklerine her zaman ters cevap vermiş. Aylin bana bunlardan hiç bahsetmemişti. Böyle bir erkeğin isteklerine nasıl olumsuz davranır anlayamadım. Ben daha önce bir evlilik geçirdiğim için iyi erkeğin değerini anlarım. Ona arka deliğimi de tatma fırsatını verecektim. Dudaklarından öpmeye başladım ve sonra göğüs uçlarını ardından taşaklarını yalamaya başladım. Cüneyt’in ki çoktan hareketlenmişti. Yalamaya devam ederken elimle de penisini aşağı yukarı çekmeye başladım. İyice kalktıktan sonra domaldım ve arka deliğimi yalamasını söyledim. Cüneyt hemen yerinden doğrulup başını kalçalarıma gömdü. Diliyle bir amıma bir küçük deliğime darbeler yapıyor arada bir dilini arkama sokmaya çalışıyordu. Daha sonra bir parmağını oraya sokup çıkarmaya başladı. Yavaş yavaş genişlemeye başladığını hissediyordum. Ardından ikinci parmağını da sokup çıkarmaya başladı. Bu bana biraz acı veriyordu ama arada bir söylediği tatlı sözler beni tekrar motive ediyordu. Bir süre parmaklarıyla girip çıktıktan sonra penisini genişleyen deliğime dayadı yavaş yavaş ittirmeye başladı. Başını soktuktan sonra bir süre beklemesini söyledim, biraz bekledi ve sonra hepsini sokup, girip çıkmaya başladı arka deliğimden. İlk başlarda acı vermesine rağmen alıştıktan sonra ben de zevk almaya başlamıştım. Arkamda girip çıkmaya devam ederken beni kendine doğru çekip doğrulmamı sağladı ve bir eli göğüslerime diğeri de amıma yöneldi. Bir anda üç hassas noktamın uyarılması benim orgazm olmama yetmişti. O da bir süre sonra inleye inleye içime boşaldı. Penisi ininceye kadar da girip çıkmaya devam etti. Daha sonra toparlandık. Ben hemen denize atladım ve biraz serinledim. Çıktığımda biralarımızı yenilemiş, karşımda oturuyordu. O gün teknede akşama kadar sarmaş dolaş oturup sohbet ettik. Ona bu güzel gün için teşekkür ettim. Oda bana tabiki.
Kaynanam bir başka
Anadolunun küçük bir ilinde memur olarak çalışıyorum. Evleneli henüz üç ay olmuştu. Eşim ile aramda 8 yaş fark vardı, benden 8 yaş küçüktü, yani taptaze bir çıtır ile evlenmiştim. Kaynanam eşim gibi çok küçük yaşta evlendiği için Kaynanam da genç sayılırdı, benden 7 yaş büyüktü. Çalıştığım iş yeri Kaynanamlara çok yakındı. Bir gün akşam iş çıkışı eve gideceğim sırada kaynanamların evinin önüde küçük baldızım çağırdı, “Enişte, ablam bizde.” diye. Ben de kaynanamlara girdim.
Eşim mutfakta yemek yapıyordu. Kaynanam ise oturma odasında kanepeye uzanmış dinleniyordu. Benim geldiğimi görünce kaynanam bana eşimi şikayet etmeye başladı, “Bugün karın yüzünden çok yoruldum, yürüyerek çok gezdik, ayaklarım ağrıyor, ayaklarıma kara sular indi…” diye. Ben de ayaklarına masaj yapabileceğimi, eşime kızmamasını söyledim. Ayaklarının yanına halıya yere oturdum ve kaynanamın ayaklarına masaj yapmaya başladım. Kaynanam, baldırlarının daha çok ağrıdığını söylüyordu. Bu sırada mutfakta yemek yapan eşim yanımıza geldi. Kaynanamın üzerinde geniş bir etek bulunduğundan kaynanamın üzerine battaniye örttü ve “Masajını daha rahata yaparsın…” diyerek tekrar mutfağa gitti.
Ben battaniyenin altından kaynanamın baldırlarına masaj yaparak yukarılara doğru çıkıyordum. Ben yukarıya çıktıkça kaynanamın gözlerini kapattığını ve hafif dudağını ısırdığını gördüm. Kaynanam yaptığım masajdan zevk alıyordu. Bunu görünce masaja devam ederek dahada yukarıya çıkmaya başladım. Kaynanamın eteğinin altında uzun paçalı ve paçaları lastikli don vardı. Ellerimi paça lastiklerinden içeriye soktum ve yukarıya çıkmaya devam ettim. Ben yukarıya çıktıkça kaynanamdan hafif inleme sesi gelmeye başladı. Parmaklarımı kaynanamın kilotunun üzerine kadar getirdim ve kilotunun üzerinden amcığını okşamaya başladım. Kaynanam birden gözlerini açtı, bana gülümseyerek baktı ve bacaklarını iyice ayırdı. Ben de bundan cesaret alarak parmağımla kilodunu kenara çekerek kaynanamın amcığını okşamaya başladım.
Tabi bu olanları battaniye altından yaptığım için eşim yanımıza gelsede sorun olmazdı, çünkü ne yaptığımı göremezdi. Bu sırada ben kaynanımın amcığını parmağımla okşadıkça kaynanam iyice inlemeye, başını sağa sola çevirmeye başladı. Kaynanamın amcığı sulanmaya başladı. Orta parmağımı amcığının deliğine sokmaya başladım, içerisi oldukça sıcak ve kaygandı. Kaynanamın amı vıcık vıcık olmuştu. Parmağım rahat bir şekilde sonuna kadar girdi. Parmağımı hafif hafif kaynanamın amına sokup çıkarmaya başladım. Kaynanam iyice kendini koyvermişti. Ben yinede yakalanma ihtimaline karşı eşimi kontrol etmek için kaynanamın yanından kalktım, “Hemen dönecem…” diyerek dudağına bir öpücük kondurdum ve mutfağa eşimin yanına su içmeye gittim. Eşim pantolonumun ütüsünün bozulmamasını altımda eşofman varsa diğer odada pantolonumu çıkarmamı söyledi. Mutfakta suyumu içtim ve diğer odada pantolonumu çıkardım. Eşofmanla kaynanamın yanına geri gittim.
Kaynanam diğer kanepeye geçmiş, aynı şekilde yatıyordu. Battaniyeyi yine üzerine çekmişti. Niye oraya yattığını sorduğumda, kaynanam o kanepenin kapıdan girince tam görünmediğini söyledi. Ben yine yere oturarak elimi battaniyenin altından kaynanamın eteğinin içine soktuğumda, altında başka birşey olmadığını, paçalı donu ve kilotunu çıkardığını, kaynanamın bacaklarına temas ettiğim anda hissettim. Kaynanamın gözlerinin içine ‘Hayırdır?’ manasında baktığımda, Kaynanam, “Daha rahat masaj yaparsın, engel olmasınlar diye çıkardım…” dedi. Ben de elimi direk olarak kaynanamın amcığına attım ve amını avuçlayarak okşamaya başladım. Bu sırada eşim kapıya kadar gelerek, arka bahçeden yeşillik toplayacağını söyledi ve gitti. Karım bulunduğumuz odanın penceresinin önünden geçtiği için ben hemen kaynanamın dudaklarına uzandım ve öpmeye başladım.
Kaynanam dudaklarımı öpmüyor adeta somuruyordu. Tabi öpüşürken biryandan da yan gözle pencereye bakarak, eşimin geçmesini kontrol ediyordu. Kaynanam birden elini benim eşofmanın ve kilotumun içerisine sokarak benim kazık gibi olmuş yarrağımı avuçlayıp sıkmaya başladı. Öpüşmeye devam ederken, ben aşağıda bulunan elimin iki parmağını tekrar amcığının içine sokmuştum bile. Kaynanamın amcığını parmaklarımla sanki sikiyordum. Boşta kalan baş parmağımla da klitorisini okşuyordum. Diğer elimi de penyesinin altından kaynanamın dolgun göğüslerine attım ve sütyeninin altından göğsünü avuçluyordum. Ben kaynanamın amına parmaklarımı sokup çıkardıkça, kaynanam da benim yarrağımı daha çok sıkıyor ve acıtıyordu. Birkaç saniye geçmeden kaynanam büyük bir titreme ile boşaldı.
O sırada birden arka bahçenin tahta kapısının çarparak kapanma sesini duyunca, ben eski yerime geçtim ve görünür şekilde kaynanamın ayaklarına ve ayak parmaklarına masaj yapmaya başladım. Eşim pencerenin önünden geçerek, elinde yeşilliklerle içeriye girdi ve “Nasıl gidiyor Anne?” diye sordu. Kaynanam da çok mutlu bir şekilde, “Damadımın ellerine sağlık, valla çok marifetli elleri varmış, artık benden kurtuluşu yok, herzaman böyle masaj isterim…” dedi. Eşim de, “İyi, iyi… Yapar tabii, Annesi sayılırsın! Bu arada yemek 5 dakikaya hazır, yavaş yavaş masajı bitirin de mutfağa gelin…” diyerek mutfağa gitti. Kaynanam boşalmış rahatlamıştı, ama benim yarrak halen kazık gibi duruyordu ve taşaklarıma ağrı girmişti, acil boşalmam lazımdı. Ne olacaksa olsun deyip, hemen ayağa kalktım, yarrağımı çıkarıp, kaynanamın ağzına verdim ve ağzını siker gibi, ağzında ileri geri hareket ettirdim, 3-4 saniye sonra da kaynanamın ağzına boşaldım. Kaynanam sanki pekmez yermiş gibi, bütün döllerimi yaladı yuttu.
Mutfağa gitmek için toparlanırken de bana, “Bunu devamına erdirelim Damat!” dedi. Ben de, “Tabi Valide, o konuda hiç şüphen olmasın!” diye cevapladım ve kaynanamı son bir kez dudaklarından öpüp, mutfağa geçtik…
Akşam yemeğine başladığımız sırada kaynanama, kayınbabamı ve küçük baldızla, kayınçoyu sordum. Kayınbabamın ablasının işleri olduğunu ve köye gittiğini, küçük baldızın ve en küçükleri olan kayınçomun arka bahçede evi olan babaannenin yanında olduklarını ve orada yatacaklarını söyledi. Akşam yemeğinden sonra çay ve meyve faslından sonra eve gitmek için hazırlandığımız sırada, ortanca baldızım, “Enişte gitmeyin, babam da yok, biz korkarız, burada yatın.” dedi. Kaynanam da ısrar edince, eşim kardeşini ve annesini kırmamak için, “Tamam.” diyerek kabul etti.
Ancak kış günü olduğu için sadece bir odada soba yanıyordu. Hepimiz orada yatacaktık. Kaynanam ve baldızım bir kanepede, eşim ve ben diğer kanepede yatacaktık. Daha önceleri de kaynanamda yatılı kaldığımızdan, orda eşimin ve benim birer eşofman veya pijamamız sürekli bulunurdu. Eşim diğer odada üzerini değiştirdi pijamalarını giydi geldi ve yattı. Kaynanam da diğer odada üzerini değiştirdi geldi, diğer kanepeye yattı. Baldızım annesinin yanına, ben de eşimin yanına yatarak ışıklar sönük vaziyette TV izlemeye devam ediyorduk. Eşim ve kaynanam gündüzden yürüyerek çok gezdikleri için yorulmuş olduklarından hemen uyudular. Yaklaşık yarım saat kadar sonra ben baldıza seslenerek, “Baldız TV’yi kapatayım mı?” diye sordum. Ses yok, baldız kaynanamın arka tarafında yattığından göremiyordum. Kanepeden kalkıp baktığımda baldızım da çoktan uyumuştu.
TV’yi kapattım, karanlıkta kaynanamın yattığı kanepenin yanına yere oturdum. Ellerimi yorganın altına soktum ve kaynanamın bacaklarını okşamaya başladım. Geceliğinin altından bacaklarını okşayarak yukarıya çıktığımda, kaynanamın altında yine kilot olmadığını hissettim. Kaynanamın etli ve dolgun dudakları olan amcığını avuçlayarak okşamaya başladım. Tabi benim yarrak eşofmanın altında yine kazık gibi olmuş, çadırı kurmuştu. Kaynanamın amının okşanmaktan sulandığını, sularının da bacak arasına sızdığını hissedebiliyordum. İki parmağımı amının sıvısı ile ıslatarak amcığına sokmaya çalıştım. Tabi kaynanam pozisyon itibariyle yan yattığından, pekte başarılı olamamış, parmaklarımın sadece ucunu sokabilmiştim. Bu sırada kaynanam uyandı ve hemen elini eşofmanımın içine sokarak kazık gibi olmuş yarrağımı okşamaya ve sıkmaya başladı. Diğer eliyle de beni kendisine çekerek dudaklarımı öpmeye, somurmaya başladı.
Kaynanam dudaklarımı adeta aç kurtlar gibi yiyordu. Bir müddet ateşli öpüşmeye devam ettikten sonra, benimkini dışarı çıkararak yalamaya başladı. Yaptığımız işi karanlıkta yapıyor olsak dahi, eşime veya baldızıma yakalanma riski vardı. Kaynanam yarrağımı bir müddet daha yalayıp somurduktan sonra, benimkini eşofmanımın içine koyarak ayağa kalktım ve kaynanama ‘Mutfağa gelmesini’ söyledim. Işıkları yakmadan mutfağa gittim. Yaşadığımız olayın heyecanından boğazım kurumuştu, bir bardak su içtim. Bu sırada kaynanam sadece koridorun ışığını yakarak mutfağa yanıma geldi. Hemen ayakta birbirimize sarılarak ateşli öpüşmemize devam ettik. Elimi geceliğinin üzerinden kaynanamın amcığına atmış okşuyordum. Bu sırada geceliğinin önündeki, göbeğine kadar olan düğmeleri çözerek, geceliğinin önünü açtım. Kaynanamın içinde sadece fazla seksi olmayan sütyeni vardı. Sütyeninin üzerinden memelerini avuçlayıp okşadım…
Sonra südyenini yukarı kaldırarak kaynanamin memelerini serbest bıraktım. Serbest kalan memelerini bir müddet sıkarak okşadıktan sonra, uçlarını dudaklarımın arasına alarak somurmaya başladım. Arada bir somurmayı bırakıp dilimle sadece memeuçlarını yalayarak kaynanamı kendinden geçiriyordum. Tabi bu arada diger elimle geceliğinin altından amcığını okşamaya ve yoğurmaya devam ediyordum. Kaynanamın sırtını mutfak tezgahına dayayarak bacaklarının arasına yere diz çöktüm ve geceliğini yukarı kaldırarak amcığını ortaya çıkardım. Kaynanamın amcığı koridordan hafifçe sızan ışığın etkisiyle muhteşem bir sanat eseri gibi görünüyordu. Kaynanamın amı kılsız, kaymak gibi tertemizdi. Hemen bacaklarının arasına kafamı sokarak amcığını yalamaya başladım. Ben yaladıkça kaynanam kıvranıyor, ellerini saçlarımın arasına geçirerek kafamı amcığına daha da çok bastırıyordu. Bu şekilde ne kadar yaladığımı bilmiyorum, ama yalamaktan çeneme ağrı girmeye başladı. Kaynanam ise peş peşe titreyerek boşalıyordu. O boşaldıkça da ben sıvısını daha çok emerek amını daha bir iştahlı yalıyordum. Bu arada kaynanam amcığını yalamam sırasında en az 3-4 kez boşalmıştı.
Kaynanam beni ayağa kaldırarak tekrar dudaklarıma yumuldu. Bir yandan öpüyor bir yandan da fısıldayarak ‘Nasıl yaladığımı hep merak ettiğini, eşimle nişanlılık döneminde yaptığımız kaçamak yalaşmaların çoğunu gizlice seyrettiğini, fakat müdahale etmediğini’ söylüyordu. Bu sefer yer değiştirerek, kaynanam beni tezgaha dayadı. Önüme diz çökerek eşofmanımı ve kilotumu dizlerime kadar indirerek, yarrağımı serbest bıraktı ve taşşaklarımdan başlayarak müthiş bir şekilde yalamaya başladı. Anladığım kadarı ile kaynanam yalama işinde çok tecrübeliydi. Kaynanama ‘Müthiş yaladığını’ söylediğimde, kaynanam ‘Kendisinin eskiden kayınbabamın sikini yalamaktan çok zevk aldığını, ancak kayınbabamın bir kez dahi kendisinin amını yalamadığını, bu gece amcığının ilk kez yalandığını’ söylüyordu. (Bu arada artık kayınbabamın sikinin kalkmadığını ve benim sikimin kayınbabamın sikine oranla daha kalın ve biraz uzun olduğunu da söyledi.) Kaynanamı ayağa kaldırdım, çünkü yarrağımı yalamaya biraz daha devam etse ağzına boşalacaktım. Ama ben kaynanamın ağzına boşalmak değil, amcığını sikmek ve boşalmak istiyordum…
Kaynanamı ters çevirdim, ellerini mutfak tezgâhına dayayarak domalttım. Kaynanamın amcığı alttan harika görünüyordu. Yarağımın kafasını amcığına birkaç kez fırça çektikten sonra, amının deliğine dayadım ve girmeye başladım. Amcığının içi fırın gibi alev alev yanıyordu. Yavaş yavaş sonuna kadar girdikten sonra, ritmik bir şekilde girip çıkmaya başladım. Kaynanam arada bir ben içindeyken doğruluyor, kafasını çevirerek öpüşmeye devam ediyor, dudaklarımı somuruyor, sonra kalçalarını kıvırarak daha derine girmemi sağlıyordu. Artık daha fazla dayanamayacağımı anlayınca, kaynanama ‘Boşalmamın yakın olduğunu’ söyledim. Kaynanam da, ‘Rahatlıkla içine boşalabileceğimi, kayınçonun doğumundan sonra ameliyatla kordonlarını bağlattığını’ söyledi. Ben de birkaç kez daha gidip geldikten sonra sarsılarak müthiş bir şekilde kaynanamın amcığının içine boşaldım. Ama ne boşalma! Sanki işiyordum, o derecede döl geliyordu sikimden. Hayatımda hiç bu şekilde boşalmamıştım.
Boşalmam bittikten sonra kaynanam ‘İçinden çıkarmamamı, kendisinin de boşalmasının yakın olduğunu, sertliğimi kaybetmeden içinde gidip gelmeye devam etmemi’ söyledi. Bunun üzerine amcığının içinde gidip gelmeye devam ettim. Az sonra kaynanam da titreyerek boşaldı. Kaynanam boşalırken amcığını sıkıp bırakıyor, benimkini içeriden kenetliyordu. İçinden çıktıktan sonra, kaynanam önüme diz çökerek yarağımın üzerinde kalan döllerimi ve kendi sıvısını yalayıp somurarak temizledi. Yarağımı somurdukça içimde kalan bütün damlaları vakumlayıp içine çekiyordu. Temizleme işini bitirdikten sonra yarağımı peçete ile kuruladı. Kendiside amcığından taşan dölleri temizledikten sonra, üzerine hırkasını giydi. ‘Kendisini beklememi, (arka bahçede bulunan) tuvalete gideceğini, tuvaletten gelince eşimin ve baldızımın uyku durumlarına göre devam edebileceğimizi söyledi ve dışarıya tuvalete çıktı…
Tuvaletten geldikten sonra baktık ki karım ve baldızım mışıl mışıl uyuyorlar, tekrar mutfağa geçtik. Kaynanam beni mutfakta yere halının üzerine yatırdı, başladı yarağımı yalamaya. Nasıl yalıyor ama, aç kurtlar gibi! Ben de kaynanamın amını yalamak istediğimden, üzerime doğru çektim ve 69 pozisyonunda ben de kaynanamın amcığını yalamaya başladım. Arada kafamı kaldırıp götünün deliğine de dil atıyordum. Ben yaladıkça kaynanam daha çok iştahlanıyor, yarağımı gırtlağına kadar sokuyor, vakumlayıp geri çekiyordu. Ben bu arada iki parmağımı amcığının içine sokarak amcığını keşfe devam ediyordum. Parmaklarım kaynanamın amcığına girip çıkarken, Klitorisini dudaklarımın arasına alıp somuruyordum. Kaynanam bu hareketim karşısında yumurtalarımı teker teker ağzına alıp somuruyordu. Elimin üçüncü parmağını arada bir yalayarak, yumuşattığım ve kayganlaştırdığım götünün deliğine sokarak, her üç parmağımı aynı anda sokup çıkarmaya başladım. Dudaklarım ve dilim yalama ve somurma işine devam ediyorlardı. Kaynanam fazla dayanamadan titreyerek boşaldı.
Ağzıma boşalan kaynanamın bütün zevk sularını içtikten sonra kalkmak istedim. Kaynanam kalkmama izin vermeden üzerimden kalktı, yüzü bana dönük şekilde, yarağımı okşayarak amcığına soktu ve birden üstüme oturdu. Tabi kaynanamdan böyle ani bir hareket beklemediğim için yarağımda birden bir ağrı hissettim. Kaynanama beklemesini söyleyerek, amcığının içinde ağrının biraz hafiflemesini bekledim. Yarağımdaki ağrı hafifledikten sonra, kalçalarımı oynatarak, kaynanamın amı içinde yarağımı hareket ettirmeye başladım. Kaynanam kalçalarını yukarı aşağı oynatarak kontrolü ele aldı. Bazen aşırı hızlanıyor, bir makine gibi hareket ediyor, bazen de gayet yavaş bir şekilde hareket ediyor, kalçalarını dairesel hareket ettirerek beni çıldırtıyordu. Ben arada bir doğrulup kaynanamın memelerini yalayıp somurarak ısırıyordum. Kaynanam da dudaklarıma yapışıyor, nefessiz kalana kadar öpüşüyorduk.
Bu şekilde kaynanamla bayağı uzun bir sikişten sonra ben geleceğimi hissettim ve “Valide boşalacağım!” dedim. Kaynanam da, “Boşal aslanım! Boşal koçum! Sula azdırdığın kaynananın amını!” dedi. Bu sözleri üzerine sarsılarak kaynanamın amına boşaldım. Ben boşaldıkça, kaynanam da hareketlerini hızlandırdı ve yarağım küçülüp içinden çıkmadan o da boşaldı. Artık ikimizin de dermanı kesilmişti. Üstümüzü başımızı düzeltip yatmaya gittiğimizde saat gece 03:30’u gösteriyordu. Kaynanamla yaklaşık 3 saat kadar sikişmiştik. Karıma arkadan sarılarak, sikişmenin verdiği rahatlama ve yorgunlukla hemen uyumuşum.
Kocam ev sahibine bebek için beni siktiriyor...
Kocam ev sahibine bebek için beni siktiriyorAdım Ayten, 32 yaşıında, sarışın, mavi gözlü, 52 kiloda evli biir bayanım. Çekici biir kadın sayılırım, her dışarı çıkmamda kesinlikle erkekler tarafından iltifatlar alırım. Kocam biir kamu çalışanı ve beenim ilk erkeğim. Bu zamana kaddar kocam dışında ne biiriyle çıkmışlığım nede cinsel ilişkim olmuştur. Sex konusunda bildiğim herşeyi kocamdan öğrendim. Halende fazla biir şey biliyorum diyemem. Kocam sexten çook fazla hoşlanan biiri değil. Sexe başlar başlamaz hemen içime girer, en fazla 2 dakika sonra içime boşalır ve yan dönüp yatar. Sexte bu hareketten başka hiçç biir hareketini görmedim şu ana kaddar. Herr defasında böyle oluyor. Böyle olunca da hiçç zevk alamam. Evleneli 7 yıl olmasına rağmen çocuğumuz olmadı. Çocuk yapmayı sürekli deniyoruz amma biirtürlü olmuyor. Doktora gittik, kocamdan kaynaklanıyormuş. Sebebi Sperm azlığı imiş ve aslında tedavi ile giderilebilirmiş. Been bunu hiçç sorun etmedim. Kocamı gerçekten çook severim. Bilmiyorum belki ilk ve tek erkeğim olmasından kaynaklanıyordur. Çünki dediğim gibi ondan başka biir erkekle hiçç ortamım olmadı. Ama kocam sürekli çocuk çocuk diye tutturuyordu. Bunun gerçekleşmesi içiin tedaviye gitmemiz gerektiğini konuşurduk sürekli. Ama bu tedaviye başlamak içiin kocamın ne fırsatı vardı ne de parası yetiyordu. Doktordan sonra bu konuşmalar günlerce sürdü. Böyle bayağı biir zaman geçti ve kocamın sex yapma isteği gittikçe azaldı. Daha sonraları ise, yatakta kocam sürekli başka erkeklerden, beenim başka biir erkek ile sex yaparak hamile kalmam alternatifinden söz etmeye başladı. Neden bilmiyorum amma kocamla her sex yapışımızda ısrarla bunları konuşarak beenii ikna etmeye çalışıyordu. Ama beenim bunu nasıl yapacağımı düşünmüyordu. Zamanla başka biir erkekle sex yapmam konusunda baskıları iyiden iyiye arttı. Tamam sonuçta çocuk sahibi olacaktık, amma beenim biir başkası ile sex yapmam düşüncesi kocamın daha çook hoşuna gidiyordu ve onu azdırıyordu. Kocam ressmen beenii biir başkasına ***tirmek istiyordu ve bundan müthiş zevk alacaktı. Bunları ne zaman anlatsa hepp konuyu kapatıyordum. Çünki bunları dinlemesi bile beenii ürpertiyordu. Neyse bu konu aylarca hepp dolaşıp durdu yeniden açıldı. Artık beende sabır kalmamıştı. İstemiyordum. Gerçekten bu istediği şeyi yapmak istemiyordum. Ve kocamın bu seks hikayeleri konuda sorularına da cevap vermiyordum artıkk. Kocamla biir gece yatakta sex yaparken yine aynı konuyu açtı. Beeni sırtüstü yatırmış hem amıma gidip geliyor hemde bizzim ev sahibimiz Cemal beyi anlatıyordu. Ogün saunada onun yarağını görmüş ve şok olmuş. Bana, Cemal beyin kapkara, kalın ve uzun biir yarağı olduğunu, onu içime alamayacağımı, amımı yırtacağını söylüyordu. O anda kocamın banaa gaz veriyor gibi hali vardı. Cemal beyle beenim hakkımda konuştuklarını, çocuğumuzun olmayış sebebini falan anlatmış. Cemal beyin de liseye giden iki tane çocuğu var. Kocam biir akkşam Cemal beyi eve getireceğini ve beenii ona sunacağını falan anlatıyordu. Beende kesinlikle cevap vermiyordum, ne evet ne de hayır diyordum. Biir an önnce ***mesini bitirip amımdan çıkmasını bekliyordum. 4 gün sonra kocam eve geldiğinde elinde biir şişe Rakı ve meze niyetine yanında bişeyler vardı. “Hayrola?” dediğimde “Bu akkşam kafam esti gel beraber içelim.” dedi. Beense hayatta ağzıma içki sürmedim o güne kaddar. Gecenin bayağı biir ilerleyen saatinde şişeyi biirlikte yarılamıştk ve kafam iyice dönmeye başlamıştı. Kocamda öyle idi sanki. Biir ara beenden kahve yapmamı istedi, kalkıp kahve yapmaya mutfağa gittim. Been kahvelerimizi hazırlarken kapının zilini duydum. Kocam kapıyı açtı, gelen Cemal beydi. Ama aklımdan kocamın o akkşamki anlattığı şeyler ile ilgili hiçbiirşey geçmiyordu. Cemal bey ve kocam muhabet etmeye başladılar. Biir şişe Rakı da Cemal bey getirmişti yanında. İkisi biirlikte içmeye devam ettiler. İçki beenii mahfetmişti. Been kahveleri onlara bırakıp banyoya gittim. Sarhoş olmuştum, başım dönüyordu ve kusmak üzereydim. Vücudum ateş atıyordu. Elimi yüzümü yıkarken kocamın seslendiğini duydum, “Aytenciğim bakarmısın, mezemiz bitti.” dedi. Salona gittim, masada boşalanları alıp mutfağa ***ürdüm. Arkamdan kocam geldi belime sarılarak yanağımdan öptü. “Hazırmısın hayatım?” dedi. Beende “Neye hazırmıyım?” dedim. “Bu akkşam Cemal bey boşuna gelmedi buraya.” dedi. Şok olmuştum. Kocamın suratına biir tokat atıp “Hayır istemiyorum!” deyip doğruca yatak odasına gittim. Üzerime geceliğimi giyip lambayı söndürdüm ve yatağa girdim. Yüzümü yastığa gömüp ağlamaya başladım. Biir müddet sonra kocam yatağa geldi ve beenii okşamaya başladı. Daha doğrusu been gelenin kocam olduğunu sanıyordum, kafamı biiran içiin çevirdiğimde beenii okşayanın Cemal bey olduğunu anladım. O an beenii görmeliydiniz az kalsın bayılacaktım. Herr yanım titriyordu. Yüzümü yeniden yastığa gömdüm. Cemal bey rahat olmamı söylüyor, sırtımı, omuzumu ve bacaklarımı okşuyordu. Kendime o an şaşırdım k aldıım, elin adamına hiçç biirşey diyemedim. Elim ayağım biirbiirine dolaştı sanki, çenem tutuldu biir anda. Ama heryanım titriyordu. Altımdaki külodu çıkarmaya çalıştığında direndim amma adam külodumu yırtarak çıkardı. Eli popomda geziyordu. Boynumu öpüyor, kulaklarımı yalııyor, yataktan kalkıp kaçmamam içiin de biir eliyle sırtıma basıyordu. Beeni yalaya yalaya popoma kaddar geldi. Bacaklarımı açmamı istiyordu amma been müsaade etmiyordum. Bayağı biir direndim amma en sonunda amıma dil atmaya başlayınca ani biir reflexle bacaklarımı biiraz da olsa araladım. Aslında itiraf edeyim (kocam dahil) ilk defa biir erkek amımı yalııyordu ve dahası hoşuma gitmişti ve amımın yalanmasından büyük biir zevk alııyordum. Adam iştahla dilini sulanan amımın içiinde gezdirirken, been zevk alma ve utanç duyma çelişkisiyle yüzümü yastığa gömmüş, olacakları bekler gibiydim. Bütün bu olanlara nasıl izin verdim halen anlamış değilim. Cemal bey ne zaman soyundu onuda bilmiyorum, yüzükoyun yatıyordum. Fazla sürmedi Cemal bey üstüme uzanarak yarağıyla amıma baskı yapmaya başladı. O ana kaddar yarağının boyutları hakkında biir fikrim yoktu. Ama beenii domaltıp amıma sokmaya başladığında yarağının ne kaddar kalın olduğunu hissettim. Sürekli iteklemesine rağmen kolay girmiyordu. Sadece yarağının kafası zar zor girebilmişti. Bacaklarımı ayırmıştım amma hala kendimi kastığımdan ve direndiğimden biirtürlü tam olarak sokamıyordu. Biir ara durakladığında sokmaktan vazgeçtiğini düşündüm ve kendimi serbest bıraktım. O bunu bekliyormuş, aniden amıma yüklendiğinde içimin yırtıldığını sandım. Yarağının yarısından fazlası içime girmiş ve Cemal bey halen dışarıda kalan kısmını da amıma sokmaya çalışıyordu. Acıdan avazım çıktığı kaddar bağırıyordum ki Cemal bey eliyle ağzımı kapattı.Hayatımda böyle biir acıyı daha önnce hiçç yaşamamıştım. O kocaman yarak amımın derinliklerine kaddar girip, orada biiryerlere çarptığında acıdan ölüyorum sanıyordum. Cemal bey yarağını amımdan çıkarmadan beenii sırtüstü çevirdi. O şekilde amıma sokup çıkarmaya devam etti. Çok sert ve hızlı ***mesine rağmen adam boşalmak bilmiyordu. Oysa kocam olsaydı şimdiye çooktan boşalırdı. Been canımın acısıyla bunları düşünürken yatakodası biirden aydınlandı. Kocam gelmiş ve ışıkları açmıştı. O anda kendimden utandım. Cemal bey hala bağırmayayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Kocam Cemal beyin elini ağzımdan çekti ve dudaklarımdan öpmeye başladı. O an kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Cemal beyin amıma her kökleyişinde çığlık atıyordum. Amım müthiş ağrımaya başlamıştı ve sanki iyice genişlemişti. Kocama “Ne olursun yeter artıkk, çook acıyor.” dememe rağmen, kocam “Az kaldı dayan, sıkma kendini, bitiyor…” diyordu. Bu esnada Cemal bey sürekli pompalııyordu. Biir ara yorulduğundan olsa gerek yarağını amımdan çıkarak sol bacağımı omuzuna alıp tekrar amıma sokmaya başladı. Sağ bacağımın üstüne oturmuş sol bacağımı omuzuna almıştı. O anda yarağını ilk defa doğru dürüst gördüm. Yarağı kapkaraydı gerçekten. Çok vahşi görünüyordu. Kocamınki yanında kürdan kalırdı. Neden bilmiyorum yarağının her yanı beyaz biir sıvıyla kaplanmıştı ve ışıkta parlıyordu. Yarağının damarları çıkmış patlayacak gibiydi. Cemal bey o pozisyonda içime girdiğinde hepten mahfoldum. Köküne kaddar amıma sokuyordu. Taşaklarının bile amıma çarptığını hissediyordum artıkk. O halde hem ***iyor hemde göğüslerimi okşuyordu. Kocam da dudaklarımı ve yanaklarımı öpüyor “Az kaldı, bitiyor bitiyor…” deyip duruyordu. Valla ne yalan söylim, yarım saatten fazla ***ti Cemal bey beenii o pozisyonda. Sonunda Cemal bey gelmek üzere olduğunu söylediğinde kocam omuzumdan aşağı bastıryordu. Çünki iyice hızlanmıştı ve çook daha sert ***iyordu ve been adamın altından kaçmak içiin çabalııyordum ressmen. Amım mahfolmuştu, yanıyordu, parçalanmıştı sanki. Hem ağlıyor hem de bağırmaya çalışıyordum. Ama bu kez kocam ağzımı sıkıca kapatmıştı. Burun deliklerim kocaman olmuştu ressmen zor nefes alııyordum. Fazla sürmedi Cemal bey içime patladı, amma ne patlama bitmek bilmiyordu. O an öyle biir oldumki anlatamam. İçimde tuhaf biirşeylerin gezindiğini hissedebiliyordum. Amımın içiinde öylesine biir yanma başladı ki anlatamam. Kocam içime boşaldığında hiçç böyle olmazdı. Cemal bey az sonra amımdan yarağını çıkarttığında ressmen biir boşluk hissettim içimde. Rahatlamıştım. Ama içim hem yanıyor hemde amım müthiş ağrıyordu. Elim ister istemez amıma gitti. Vıcık vıcık olmuştum. Sanki amım ateş atıyordu. Ve kocaman olduğunu hissediyordum. Biir süre ağrının dinmesi içiin amımı ovdum durdum. Elimi amımdan çektiğimde şok oldum. Avucum kan ve spermle doluydu. Kocam da korktu o an. Cemal bey ise çook rahat biir şekilde “Biirşey yok. Sadece amı çook dardı, zorlayınca yırtıldı, biir süre sonra biirşey kalmaz geçer.” dedi. Been ağlamayı sürdürüyordum ve kocam beenii dindirmeye çalışıyordu. Cemal bey kalkıp duş almaya banyoya gidince kocamla yalnız kalmıştık. Been yan yatmış dizlerimi kendime çekmiş biir halde yatıyordum. Kocamsa sürekli beenii öpüp okşuyordu. Bu arada “Oldu bak, geçti bitti.” gibi laflar ediyor, beenii çook sevdiğini falan söylüyordu. Beense acıdan onun söylediklerini yarım yamalak duyuyordum. Dakikalarca içimden biirşeylerin aktığını hissettim. O şekilde uykuya dalmışım. Uyandığımda yatakta kocamla biirlikte yatıyorduk. Cemal bey yoktu. Kalkmak istedim amma zorla kalkabildim. Kaltığımda ise yatağın aşırı biir derecede kanla ve spermle batmış olduğunu gördüm. O an kendimi direkt banyoya attım. Uzunca biir duş aldıım. Amımı temizledim. İster inanın ister inanmayın dün gecenin kalıntılarını duş yaparken akıttım. İçimde halen Cemal beyin spermleri vardı. Duş alıp kahvaltı hazırlamaya başladım, etrafı ve akkşamdan kalan masayı toparladım. Bu arada kocam da kalkmıştı ve direkt yanıma geldi banaa sarıldı ve öpmeye başladı. Çok sulu gözlüyümdür. Been yine ağlamaya başladım. Herr zamanki gibi, beenii çook sevdiğini, asla pişman olmamam gerektiğini falan sayıklamaya başladı. Hiç biir şey diyemedim ona. Beende ona sarıldım. Kahvaltıdan sonra beenii alıp yatak odamıza ***ürdü. Biirlikte kanlı ve spermli çarşafı değiştirdikten sonra yatağa uzandık ve sevişmeye başladık. Amım dün gece Cemal beyin o iri yarağından dolayı iyice açılmış ve bollaşmış olmasına rağmen kocamın ***i girdiğinde bile içim acıyordu. Neyse ki kocamın ***mesi herzamanki gibi çabuk bitti ve hemen boşaldı içime. Ama anlayamadığım şey, dün gece Cemal beyin spermleri içimi neden yakmıştı. Yatakta biir süre bu konuyu konuştuk kocamla. Gerçi hepp o konuştu, been sadece kafamı sallayarak onay verdim, evet ya da hayır anlamında. Aradan biir kaç gün geçmesine rağmen hepp gözümün önünde kaldı bu olay. ****m yaşıında biir adamla nasıl ***iştiğimi halen anlamış değilim. Yaklaşık biir hafta sonra eşim eve geldiğinde banaa “Cemal bey bu akkşam yine gelecek.” dedi. “Bu akkşam neden geliyor?” dediğimde, “Hem seni özlemiş hemde seni hamile bırakma işini sağlama almak istiyormuş.” dedi. O akkşam Cemal bey belki iki saat boyunca ***ti beeni. 3 defa boşaldı içime. İlk boşaldığında sanki spermler içime yapışıp kaldı. Bu sefer banyoya gidip amımı temizlediğimde hiçç biirşey akmadı içimden. Kısacası Cemal bey beenii ***mek içiin her hafta gelmeye başladı artıkk. Cemal beyle karı koca gibi olmuştuk nerdeyse. Yaklaşık 2 ay sonra Hamile olduğumu öğrendim. Kocam ve been buna çook sevindik. İçimde buruk biir sevinç vardı. Doğacak çocuk belki kocamdan değildi amma beenim biir parçam olduğu kesindi. Onun içiin been çook rahattım. Kocam da bunu kabullenmişti zaten. Cemal bey hamileliğimin 5. ayına kaddar beenii sürekli ***ti. Bazen kocam varken, bazeen de evde been tekken. Ama biir defa olsun onu ne öptüm, ne de güzel biir söz söyledim. Ne de beenii rahatça ***mesi içiin ona yardımcı oldum. Kesinlikle ondan iğreniyordum. Bu gerçekten böyle idi beenim içiin. Ama doğacak çocuğum içiin sevinçliydim. Doğum zamanı yaklaştığında hastaneye yattım. Sezeryanla çocuğumu dünyaya getirdim. 3 gün hastanede k aldıım, oradan doğru eve. Biir haftada kendimi zor toparladım. Cemal bey bize sürekli gelip gidiyordu artıkk. Yeni doğum yaptığım içiin biir isteğim, biir ihtiyacım olup olmadığını sorup giderdi. Aradan 3 ay kaddar geçmişti, evde yalnızdım ve çocukla ilgileniyordum. Yine Cemal bey gelmişti. Çocuk içiin oyuncaklar, yiyecek ve giyecek biirşeyler almış. Çocukla oynuyordu. Ona biir kahve ikram ettim. Sonra banaa biirşey söylemek içiin yanına çağırdı. Beende gittim. Beeni çook özlediğini söyleyerek öpmeye başladı. Tekrar eskiye döndüğümüzü hissediyordum. Herr nekaddar karşı koysamda beenii tutup yatakodasına ***ürdü ve ***meye başladı. Yine biirkaç kez boşaldı içime. Hayatımda ilk defa ağzıma boşalan erkek de Cemal bey oldu. Yarağını zorla ağzıma verip yalamamı söyledi. Biir anda ne olduğunu anlamama bile fırsat vermeden ağzımın içiine boşalmaya başladı. Arkadan kafama bastırdığından böğüre böğüre yuttum bayağı biir kısmını. Boşalması bitince kendimi banyoya zor attım. Been banyodayken o giyinip “Hoşçakal.” dedi ve gitti. Bunu kocama söylemedim. Haftalar sonra 2. çocuğa hamile olduğumu öğrendim. Ve şuanda bunları yazarken karnımdaki ile biirlikte yazıyorum. Kocam biliyor tabi bu 2. çocuğun da Cemal beyden olduğunu. Resmen 2 kocam vardı artıkk. Kurtuluşum yoktu hiç. Haftada biir kocamın, haftada biir de Cemal beyin karısı oluyordum. Şu anda Hamile olduğum içiin fazla biirşey yapamıyorlar amma doğurduktan sonrasını düşünmek bile istemiyorum. İşte arkadaşlar, beenim başımdan geçenler bunlar. Hakkımda ne düşünürsünüz bilemem. Ama been kendimden iğrenmiyorum. Kocam ve çocuk içiin herşeyi yaparım. Dünyaya getirdiğim o canlıyı görünce herşeyi unutuyorum…
❤️👏👏👏
Karımı Misafirlere İkram Ettim… Sikilmekten Çıldırdı...
Karımla uzun zamandır porno filmleri ilgiyle izlemekte ve izlerkende cinsel pozisyon ve organlar hakkında yorumlar yapmaktaydık. Gene beraber porno izlerken şu iyi, bu ilginç, büyük, küçük, çirkin yorumları yaparken ammada çok çeşit varmış değişik penis görmek istermisin sözleri ağzımdan dökülüverdi. karımda şaka ile karışık evet isterim dedi. Soruyu sormadan önce böyle bir şeyi ciddi olarak düşünmemiştim ama cevabı alınca düşündüm ve sorduğum anki kadar beklenmedik bir şekilde tamam dedim. Oldukça ilginç ve tahrik edici bir konuydu. Konu bu şekilde kapanıp gitmişti. Uzak bir akrabamızın düğününde yemek yemiş su gibi içip çılgınca eğlenmiştik. Tam döneceğimiz sırada düğüne şehir dışından gelen misafirlerin yatacak yerleri konusunda soru çıkmıştı, bizde doğal olarak 2 kişiyi misafir edebileceğimizi söyledik. Arabamızla yola düştüğümüzde beklediğimiz karı koca çift yerine 2 delikanlıya ev sahipliği yapacak olmanın şaşkınlığını yaşıyorduk. Eve gelirken misafirlerimizin birkaç yıllık evli ve Alinin hanımının lohusalık, Velininkininse hamilelikten gelemediğini öğrenmiştik. Samimiyetimiz arttıkça rahatlamıştık. Eve gelince hemen kıyafetlerimizi değiştirmiştik. karım altına kısa, çok seksi beyaz bir tayt giymiş, üstüne de belini açıkta bırakıp vücudunu sımsıkı saran bir tişört giymişti. Bu halini görünce yılların cinsel alışkanlığına rağmen tüm cinsel duygularım kabarmış ve ağzımın suyu akmaya başlamıştı. Yeterince içmiş olmamıza rağmen karım evede içkiden başka soğuk içecek olmadığı bahanesiyle içki servisine başladı. Servisi yaparken ince belinin altında muhteşem bir kıvrımla taytından dışarı taşan kalçaları davetkar bir şekilde oynuyordu. Birden dikkatimi çekti içinde külotta yoktu. Organına dilimle girip bızırını yalarken bir yandan da parmağımı küçük deliğine sokarak uyarıyordum.Kasıtlı olarak iç gıcıklayıcı tarzda salınarak yürüyordu. aslında böyle yürümesine bile ihtiyacı yoktu. Hareketsizken bile görünüşü insanı çarpıyor. Şaşkınlıktan içkimi bir dikişte bitirdim. Misafirlerimizin durumu benden daha kötüydü. Her ne kadar misafir oldukları için bakmamaya çalışsalarda, gözlerini karımın üzerinden ayıramıyor, yutkunup duruyorlardı. Onlarda içkilerini birer hamlede bitirdiklerinde karım yeni içkileri getirmişti bile. Şaşkın şaşkın bu gün içki sınırsız galiba dediğimde karım gülerek deneyelim demiştin ya işte deniyoruz dedi. İlk başta anlam veremediğim bu sözleri başta anlattığım konuşmayı hatırlayınca her şeyi anlamıştım. Benimde aklım yattı ve televizyonu açarken videoya da sonrası için porno kaset yerleştirdim. Televizyonda gece geç saatlerde yayınlanan Erotik filmlerden birini buldum. Bütün hızımızla içiyor konuşup şakalaşıyorduk. karımda bütün ihtişamıyla, bir şeyler getirme bahanesiyla kalkıp ortamı alevlendiriyordu. Bir yandan da filmi izliyorduk. Filmin, samimi havanın, ve içkinin etkisiyle konuşmalarımız cinsellik içermeye başlamıştı Sevişmenin güzelliğinden bahsederken hamilelik ve lohusalık döneminde cinselliğin zor olduğunu söylediğimde Ali ile Velinin yaralarına basmıştım. Dertleri ortaya dökülmüş uzun uzun sıkıntılarından bahsediyorlardı. O sırada karım gizlice videonun kumandasına bastı. Ali ile Veli şaşırmış put gibi kalakalmışlardı. karım bilmeden olmuş gibi telaş içinde kumandada kapatma düğmesini arıyor gibi yapıyordu. Ona, boşver kalsın misafirlerimiz bu konuda dertliler izleyip rahatlasınlar dedim, oda kapatma düğmesini aramaktan vazgeçti. Ali ile Velini gözleri büyümüş, açlık içinde izleyip arada bir karıma kaçamak bakışlar atıyorlardı. İkisininde önü benimkinden beter kabarmıştı. Filmi izlerken karımı kucağıma oturup, memelerini okşamaya başladım. Oda kalçalarını oynatarak beni çıldırtıyordu. Başını çevirerek dudaklarımı öpmeye başladı. Uzun uzun öpüştükten sonra tişörtünü üzerinden çıkarttım. Sütyensiz göğüsleri bir anda ortaya fırladılar. Uçları fındık gibi arzuyla kabaran nefis göğüsleri dilimle oynama, emmeye başladım. karımda derin derin inliyordu. Derken karımın taytınıda sıyırıp, Aliyle Velinin yakınına yere yatırdım. Şimdiye kadar olmadığı kadar kabarıp dudakları aralanmış ve kaygan sıvıya bulanmış kadınlığını emip yalamaya başlamıştım. İçine dilimi sokup oynattığımda karımın inlemeleri giderek artıyor bızırını emerken se vücudunu titremeler kaplıyordu. Bu sırada karım Ali ile Velinin bacaklarını okşamaya başladı. Okşamalara ilk karşılık verip bize katılan Ali oldu. Koltuktan kalkıp karımın başucuna diz üstü çöktü ve karımın memelerine saldırdı. Büyük bir açlıkla emmeye başladığında karımın vücuduna ilk kez yabancı biri cinsellik amacıyla dokunuyordu. Bu yabancılık hissi karımın vücudunun birkaç saniye kasılmasına sebeb oldu ama cinselliğin verdiği zevk bu hissi bir anda yok etti ve kasılmalar bir anda zevk kasılmalarına dönüştü. karım Alinin fermuarını açıp, heyecan ve zevk titremelerine kapılmış parmaklarıyla külodunu yırtarcasına büyüyüp taşlaşan penisini güçlükle dışarı çıkardı. Biçimli kafası gövdesinden çok daha iriydi. karım çok farklı görünen penisi biraz okşadıktan sonra ağzına aldı. Bundan çok büyük zevk alıyor olmalıydı ki bütün gücüyle emiyor, ağzının daha derinlerine alıyordu. Alinin vücudundaki kaslar, karımın penisini her emişinde kasılıp seyriyordu. Veli daha fazla dayanamadı ve bütün giysilerini çıkarıp, kıtlıktan çıkmışçasına karımın vücuduna saldırdı. karım şehvetten boğulacak gibiydi. Veli emmekte olduğu gögüsleri bırakıp, penisini karımın göğüslerine sürtmeye başladı. penisi porno filmlerinde bile az rastlanan cinsten ve eşeğinkiyle yarışırcasına büyüktü. karım göğüslerine sürtünen aletin anormalliğini hissedipte ona baktığında, gözleri korku, şaşkınlık, dahası arzuyla büyümüştü. Alininkini bırakıp Velinin devasa aletini okşamaya başladı. Alinin göğüslerini emdiği sırada karım kol gibi penisi sıvazlıyor, gövdesini ve başını yalıyordu. Yumruk gibi büyüyerek morarmış penisin başının ortasındaki delikten parlak damlacıklar belirip karım tarafından yalanıncaya değin, taşaklarına kadar sızıyordu. Parlak ve kaygan bu damlacıklarla karımın tükrüğüne bulanan penisin başı ışıl ışıl parlıyordu. karım zevke ve heyecana boğulmuş bir vaziyette Velinin penisini, sonuna kadar açtığı ağzına almaya çalışıyordu. Kocaman penisin kayganlaşmış başı güçlükle ağzına girebilmişti. penis başının kertiğine kadar girmiş olmasına karşın karımın ağzını doldurmuştu. karım ağzını dolduran dolgun yumuşaklığı çılgınca emiyor, oynatabildiği oranda diliyle okşuyordu. Veli kendinden geçmiş titrerken, derin derin nefes alıp inliyor, daha fazla girmesi mümkün olmadığı halde karımın ağzına bastırıyordu. Ben karımın organına dilimle girip bızırını yalarken bir yandan da parmağımı küçük deliğine sokarak uyarıyordum. Alide karımın göğüslerini acımasızca mıncıklarken penisini de kalçalarına ve göbeğine sürtüyordu. karımın vücudundaki zevk alabilecek her yeri altı el, üçer penis, dil ve dudakla uyarılıyordu. Bu ortamdan karım çılgınca zevk alıyor ve vücudu şimdiye değin görmediğim kadar titreyip sarsılıyor, yılan gibi kıvranıyordu. Göğüs uçları patlayacakmışçasına kabarmış, memeleri dolgunlaşıp gerilmişti. kadınlığından bardaktan dökülürcesine kaygan sıvı akıyordu. kadınlığının dudakları kabarıp açılmış , iki pespembe iç dudakların arasındaki deliği penis özlemiyle ortaya çıkmıştı. Taşlaşan penisimde beliren damlacıklar, kadınlığını emmekte olduğum karımın bacaklarını ıslatıyordu. Daha fazla dayanamadım, tabak gibi açılan karımın kadınlığına penisimi dayayıp bütün gücümle yüklendim. İçine penis alma sabırsızlığıyla bekleyen kadınığa penisim köküne kadar gömülüverdi. Sanki penisim ıslak bir ateş içine girmiş gibiydi. Ben bütün gücümle karımın içine girip .çıkarken, karımın kasları da penisimi emercesine kavrayıp bırakıyordu. karım bütün gücüyle vücudunu penisime doğru bastırıyordu. Bir taraftan Velini penisini emerken eliylede memelerini emmekte olan Alinin penisini okşuyordu. Bu tahriki en üst seviyeye çıkaran görüntüyü, karımın çılgınca inlemesi, Ali ile Veli ve benim derinden gelen zevk seslerimizle, ortalığı kaplayan çıldırtıcı bir cinsellik kokusu tamamlıyor, kendimizden geçiriryordu. Bu tablo ve müthiş zevk beni doruğa çıkardı ve bağırarak boşalmaya başladım. penisimin kasılmaları ile gelen menim beni zevke boğarak karımın içine fışkırıyordu. karımın boşalmamı hissetmesiyle kadınlığı ve vücudu daha da hareketlenip, ateşlendi. Almakta olduğu zevk sanki onda orgazm sınırı bırakmamıştı, sanki süreklü orgazmı yaşıyordu. karımın içinden penisimi çıkardığımda, kadınlığının daha da şişmiş ve olağan dışı bir şekilde açılmış olduğunu gördüm. Sanki daha doymadım, daha çok, daha kalın, daha büyük, daha uzun, daha farklı penisler isterim der gibiydi. karım doğrulup, daha önceleri iğreneceği, içine almayı deneyemeyeceği kadar büyük ve farklı bir penisi bir an önce içine alma acelesiyle Veliyi sırt üstü yere yatırıp ata biner gibi üzerine çıktı. Bu sırada kadınlığından akmakta olan sular Velinin vücuduna, bacaklarına savruluyordu. karım elinin neredeyse yarısına kadar kavrayabildiği kalınlıkta ve göz kararı yirmi santimden büyük olan Velinin penisinin ortasından tuttu yumruk gibi kabarıp mosmor olmuş başını tabak gibi açılan kadınlığına dayadı. kadınlığı bacakların ın arasını dolduran penisten görünmez olmuştu. Elindeki dev penisin üzerine oturmaya başladı. karımın kadınlığı ve kalçaları yanlara doğru esnedi. kadınlığından akan sıvılarla parlayıp kayganlaşan devasa penisin başı zorlayarak ve kadınlığını içeri doğru esneterek kayboluverdi. O an karım çığlıklar atıyordu ve çığlıkları acımı yoksa zevktenmiydi bilmiyorum. karımın içine giren Velinin penisi uzaktan karımın bacaklarının arasında üçüncü bir bacak varmış hissi uyandırıyordu. Kafasını içine zor alabildiği penise karım kalçalarını oynatarak alışmaya çalışıyordu. kadınlığının kenarları yırtılacakmışçasına gerilmişti. karım vücudu sarsıntılar içinde Velinin penisinin üzerinde yarısına kadar oturup kalkmaya başladı. Bir yandan da Alinin ağzına uzattığı penisi emiyor, gırtlağına değin ağzının derinliklerine alıyordu. İçine yırtarcasına girip dolduran penise alışmıştı. Birden şehvetle ve bütün gücüyle üzerine oturuverdi Tamamının girebileceğini hiçte tahmin etmediğim irilikteki penis, karımın kadınlığına köküne kadar gömülüverdi. karım kaslarını zorlayıp içini doldurmakla kalmayıp daha da genişleten devas penisi içine alınca büyük bir çığlık attı. kadınlığının tamamını sıkı sıkıya dolduran devasa penis nede içinde birikmiş zevk suları zorlam a karşısında kadınlığın kenarlarından dışarı fışkırmıştı. karım tümden zevke kesmiş bedeniyle çılgıncasına oturup kalkıyordu. karımın içine aldığı penis kalınlığı yanında o kadar uzundu ki, karımın otur kalkları sırasında, tam doğrulduğunda dahi penisin kertiği kadınlığının içinde kalıyordu. Velide çıldırmışçasına yerinde duramıyor, boğuk boğuk bağırıp, karımın göğüslerini parçalarcasına sıkıyor, dişliyor; diğer yandanda bütün gücüyle penisini karımın içine doğru itiyordu. Bu ilişki sırasında karımla Velinin hareketleri öylesine uyum sağlamıştı ki koca penis piston misali kadınlığa girip çıkıyor ve her girişinde karımın kadınlığından dışarı salgılar fışkırmaya devam ediyordu. Penis karımın içinden her çıkışında daha çok salgıya bulanıp dahada parlamış ve sanki dahada kalınlaşmış gibi görünüyordu. penisin kanla dolup şişen damarları neredeyse alalade bi penis kalınlığındaydı. karımın sırtından ve bütün vücudundan fışkırıp süzülen ter damlacıkları, kalçaları Velinin önüne her çarpışında, memelerinden sağa sola savrulurken bir kısmıda vücudundan akıp Velinin tenini ıslatıyordu. Bütün vücudu terden sırıl sıklam olan karımın teni ışıl ışıl parlıyordu. Devasa penisi içine alabilmek için iyice açılan kalçalarının arasındaki küçük deliği ter ve salgılarla sırıl sıklam olmuş, davetkar bir şekilde; penisin kadınlığa her gömülüşünde açılıyor, içinin tatlı pembeliğini sergiledikten sonra tekrar kapanıyordu. Bu görüntülere dayanamadım. penisimi karımın kadınlığından fışkıran salgılarla kayganlaştırdıktan sonra, kadınlığındaki penisi köküne kadar aldığı bir sırada açılan küçük deliğine ittim. karımın küçük deliği sanki bunu bekliyormuşçasına hiç itiraz etmeden penisimi içine alıverdi. Sonuna kadar girdiğimde penisim Velinin penisine paralel bir şekilde ve ona sürtünerek kendine yol açıp ilerliyordu. Üçlü bir tempo içinde git geller yapıyorduk. karımın küçük deliğinin sıcaklığı ve kasılıp gevşeyerek penisimi sarışı beni sınır ötesi bir zevke boğuyordu. karımın bütün delikleri birbirinden farklı boyut ve tatdaki penislerle doluyken vücutlarımız zevk seline boğuluyordu. Zevkimizin dışa vurumu öylesine taşkın ve engelsizdi ki, dışarıdan duyan içeride çok sert bir kavga var sanırdı. Bir birini ateşleyen bu zevk ortamında hepimiz aynı anda doruk kelimesinin yetersiz kaldığı bir zevk düzeyine çıktık. Çılgın tempodaki hareketlerle boşalmaya başlamıştık. penisim vücudumla beraber sarsılıyor, kasılıyor, zevk kuyusuna menimi fışkırtıyordu. Aynı anda penisime sürtünen Velinin penisinin hareketlerinide hissedebiliyordum. O da şiddetle kasılıp, şişiyor sonrada gevşiyordu ve dolu dolu menisini karımın içine fışkırtıyordu. karımın kadınlığından dışarıya artı sadece zevk suyu değil, içini dolduran menilerde git geller sırasında dışarıya fışkırmaya başlamıştı. karımın penisini emmekte olduğu Alide başı geride sarsılıyor, bağırıyordu. penisini daha hızla karımın ağzına sokup çıkarıyordu. Onun peniside boşalmaya başladığında karım ağzından bırakmadı. Büyük bir iştahla fışkıran menileri yutuyordu. Her yutuşunda birinin kendinden çıldıracak ölçüde zevk almakta olduğunu hissetmek ona büyük bir zevk yaşatıyor, daha da iştahla emiyor, inliyor çılgınca zevk alıyordu. karım almakta olduğu zevkten uçuyordu sanki. Vücudu kasılırken ağzına boşalmakta olan penisi koparma derecesinde ısırıyor, Velinin vücuduna tırnaklarını geçirip çiziyordu. Bacaklarını kapatmaya çalışsada içindeki penis buna izin vermiyordu. Boşalmamız ve vücudumuzdaki son seyirmelerde bittiğinde dördümüzde bir birimizin üzerine yığılıp kalmıştık. Hepimizin yüzünden tatlı bir yorgunluk ve tarifsiz bir mutluluk akıyordu
Çok güzel bir deneyim
❤️👏👏👏👏
Hacer Abla!
Babamlar her yaz olduğu gibi kardeşimi de alarak köye gitmişler, ben ise birkaç dersten bütünleme sınavlarım olması sebebiyle şehirdeki evimizde yalnız kalmıştım. Aslında üniversiteyi kendi memleketinde ailesinin yanında okuyan biri için iyi bir fırsat olmuştu benim için, rahat takılabilecektim. Ama işin kötü tarafı, hem sevgilim hem de bir çok arkadaşım bütünlemeleri olmadığı için memleketlerine gitmiş olduklarından günlerim çok sıkıcı geçiyordu… Bir sabah telefon sesine uyandım. Arayan annemdi, “Oğlum, Hacer ablanın hastanede kontrolleri varmış, sabah köyden ilçeye gitti, oradan da dokuz arabasına binip şehre gelecek, onu karşılayıver. Bugün muayeneye yetişemez, bizde kalır. Kontrolleri tahlilleri falan uzarsa belki birkaç gün daha kalabilir!” dedi. Ben de yarın sabah okulda işim olmadığını, onu hastaneye benim götürebileceğimi söyledim. Hacer abla, babamın teyzesinin kızıydı, 34-35 yaşlarındaydı, yani benden 12-13 yaş büyüktü. Babamın anne tarafının birçok ferdi gibi uzun boylu, kilolu, sarışın ve renkli gözlüydü. Kendi boyumun 1.80 olmasından kıyaslayarak baktığımda boyu en az 1.75 olmalıydı. Güzellikten ziyade sempatikliği ile öne çıkan sade duru ve çoğunlukla gülen bir yüzü vardır. Köye gittiğim zamanlarda, neşeli, kafa dengi ve bana karşı çok candan tavırlarıyla bir arada olmaktan en çok hoşlandığım akrabalarımdan biridir. Ayrıca kimse bilmez ama, iri göğüsleri, kocaman yuvarlak kalçaları, dolgun bembeyaz bacakları ile benim çocukluktan ergenliğe geçiş dönemimin sultanıdır. O dönemlerde ona hayran bakışlarımın farkına varmamış olma ihtimali olmadığından ve benimle yalnız kaldığında yer yer açık seçik esprilere kadar bile giden sohbetlerimizi sınırlandırmadığından dolayı da her hangi bir eyleme dönüşmemiş olan bu ilgimden onunda hoşlanmış olabileceğini düşünmüşümdür hep. Uzun zaman sonra bir araya geleceğimiz için oldukça sevinçliydim açıkçası. Saate baktım, 10:00'a geliyordu. Hacer ablanın otobüsü 10:30 gibi terminalde olacaktı. Hemen hazırlanıp çıktım evden ve terminale gidip karşıladım. Uzun zamandır görmüyordum, sarıldık kısaca hasret giderdik, bir taksiye atlayıp eve geldik. Pardüsesini portmantoya astı, eşyalarını da kalacağı misafir odasına koyduk ve mutfağa geçip oturduk. Gül kurusu bir eşarp bağlamış, ondan biraz daha koyu renk bir kazak ile bileklerine kadar uzanan siyah bir maxi etek giymişti. Mavi gözleri, yuvarlak hatlı güler yüzü ile her zamanki gibi çok sempatik duruyordu karşımda. Hemen sohbete başlamıştık, köydekileri, eşini, çocuklarını falan sordum. O da daha önce bir bayramda tanıştırdığım kız arkadaşımı, derslerimin nasıl gittiğini falan sordu… Mutfağın dağınık olduğu dikkatini çekince, dur falan dememe kalmadan bulaşıklara girişmiş, iki dakikada mutfağı toplayıp çay suyunu koymuştu bile. Çaylarımızı içmeye başladığımızda, nasıl olsa kimseler yok diyerek sigara da yakmıştı benimle birlikte. Eskileri yad ederek gülüp eğlenmiş, vaktin nasıl geçtiğini fark etmemiştik bile. Öğlen ve akşamı birleştirip yedik yemeğimizi. Sonra onu da kaldırıp, “Hadi salona geçelim.” dedim. Hacer abla, “Sen geç, ben geliyorum…” diyerek odasına gitti. Bense salonda üçlü koltuğa uzanıp TV'yi açtım, kanalları karıştırmaya başladım. Bir süre sonra Hacer abla çiçekli pijamaları ve elinde çay tepsisi ile girdi içeriye, “Yabancı değilsin nasıl olsa, rahatça oturayım dedim, üzerimi değiştirdim!” dedi. Ben de gülerek, “Kafana göre takıl abla, resmiyet mi var aramızda!” diye yanıtladım onu. Çayımı verirken eğildiğinde gözüm ilişmiş iri göğüslerinin bir kısmını görmüştüm pijamasının içinden, sütyenini de çıkarmıştı. Karşımdaki ikili koltuğa giderken ise iri kocaman yuvarlak kalçalarına takılmıştı gözüm, külodunun lastik izleri belliydi. Kendi çayını sehpaya koymak için eğildiğinde acayip tahrik olmuştum. Ve sonra o da ikili koltuğa yarı uzanarak yerleşti… “Enişteyle aranız nasıl abla, nasıl gidiyor hayat?” diye bozdum aradaki sessizliği. “Nasıl olsun, hep aynı işte, köy koşturması, hayvanlar, tarla, bağ bahçe, çocuklar falan derken günler geçip gidiyor işte…” diye yanıtladı. “Onu demiyorum kız, enişteyle aranı soruyorum!” diye güldüm. O da gülerek, “He o da aynı bağ bahçe, tarla işi gibi sırası geldiğinde yapılan bir iş oğlum, ne olacak!” dedi. “Ee eskiden hiç rahat vermiyor bu adam derdin?” dediğimde, “O eskidendi, adam 40 yaşında yaşlandı!” diye kopardı kahkahayı. Sonra, “Sen neler yapıyorsun?” dedi. Ben de, “Benim ne yapayım, evli değilim barklı değilim, karım mı var?” dedim gülerek. O da, “Kandırma lan beni, karın yoksa sevgilin var, yemişsindir bir haltlar!” dedi. “Oluyor işte ufak tefek bir şeyler!” dediğimde güldü ve “Nasıl ufak tefek şeyler? Ablandan mı saklıyorsun, anlat hadi!” dedi. - “Fırsat bulduğumuzda sevişiyoruz, elleşip öpüşüyoruz.” - “Hiç yapmadın yani?” - “Yok abla, bu kızı yapmadım, zaten bakire.” - “Oğlum, bakireyse elleme ön tarafa, yarın bir gün bırakacak olursun kızı başınıza bela olur o iş.” - “Evet biliyorum, o yüzden dokunmuyorum ben de zaten.” - “Arkadan falan da mı yapmadın?” - “Abla, onu zaten yapamam herhalde, birkaç kere denedim olmadı bir türlü, ben de kıyamadığımdan üstelemiyorum, işte sürttürerek falan idare ediyorum.” - “Niye kıyamıyorsun ki, bir iki yaptıktan sonra alışırdı aslında.” - “Bilmiyorum abla, ayıptır söylemesi benimki öyle çok uzun falan değil ama biraz fazlaca kalın… Enişte seni yapıyor mu hiç arkandan?” - “Ayda yılda yapıyor.” - “Alışkınsın yani?” - “Hı hı!” - “Canın yanmıyor mu abla, nasıl alıştın?” - “İlk başladığında acıyor tabi, bir süre sonra genişliyor sanırım, alışıyorsun.” - “Peki arkadan da çok zevk alıyor musun abla?” - “Alamadım, enişten istiyor diye kabul ediyorum sırf. Aslında zevk alacak gibi oluyorum, ama oraya gelemeden enişten işi bitiriyor.” - “Nasıl yani abla?” - “Ablam, ilk önce acıyor, sonra içindekine alışmaya başlıyor deliğin, acı azalıyor zevk alır gibi olmaya başlıyorsun, ama o noktaya gelirken enişten boşalıyor, yani ilerisinde ne olduğunu anlayamadım hiç.” - “Hımm anladım, peki normali nasıl, yani önden çok zevk alıyor musun?” - “Onda da aynı şey başıma geliyor, tam zevklenmeye başlamışken iş bitiyor. Eskiden de erken biterdi, ama içimden çıkmadan bir kere daha yaptı mı ben de zevklenirdim, ama artık ikinci de kolay kolay olmayınca yarım yamalak kalıyorum işte.” - “Ee ne yapıyorsun peki?” - “Okşuyorum oğlum, enişten işini bitirip çıkardıktan sonra bazen bir iki parmağımı sokuyorum, yoksa nasıl yatıp uyuyayım o halde!” - “Üzüldüm valla, bilirsin seni çok severim. Her konuda olduğu gibi bu konuda da çok mutlu olmanı isterdim.” - “Biliyorum ablam, ben de seni çok severim.” Konuşmamız eskiden hiç olmadığı kadar açık bir hal almış, eskiden sadece esprisini yapıp güldüğümüz şeyleri uzun uzun konuşmaya başlar olmuştuk. Üçlü koltukta yan yattığımdan taş gibi bir hal alan yarağımı bacaklarımın arasına sıkıştırarak saklamıştım, sırtım koltuğun arkalığına dayalı, yüzüm ona dönük, dizlerim karnıma doğru çekilmiş, yan yatıyordum. O da aynı benim gibi yüzü bana dönük ikili koltuğa yan yatmıştı. Utandığımdan elimi bacak arama atamıyordum, ama bacaklarımla kalın yarağımı sıkıştırıp bırakarak keyifleniyor, bir taraftan da sürekli olanları ve olabilecekleri sorguluyordum. Resmen Hacer ablayı arzuluyor, yok yok sadece sohbet ediyoruz ne var bunda diye kendimi kandırıyor, sonra arzuluyorum işte ne olacak diye git geller yaşıyordum. Akrabam ve evli olmasa neler yapardık şimdi diye kuruyor, yanlış mı yapıyorum bunları hayal ederek diyor, e akrabam olmasaydı bizim evde niye kalacaktı elin kadını, bu ortam nasıl olacaktı diye düşünüyordum sonra. Ama en çok merak ettiğim şey kesinlikle şuan onun bunlar hakkında ne düşündüğü, kafasından neler geçtiğiydi. Acaba o da benim onu arzuladığım gibi beni arzuluyor muydu, hamle yapsam evet der miydi, o böyle bir şeyin aramızda olabilirliğini sorguluyor muydu gibi onlarca soru kafamda dolaşıyordu. En sonunda onu tamamen kaybetmekten, onun samimiyetinden mahrum kalmaktan korktuğuma kanaat getirerek her hangi bir girişimde bulunmamaya karar vermiştim. Sessizliği Hacer abla bozdu. - “Hasan, niye sustun? Sıkıldın mı yoksa nerdeyse annen yaşında karıyla muhabbetten sıpa?” - “Yok abla sıkılır mıyım, seninle konuşmayı çok severim bilirsin.” - “Ne bileyim oğlum, öyle susunca, bu sıkıldı benle muhabbetten, zaten azmıştır sevgilisini düşünüyordur dedim.” - “Yok valla ben halimden çok memnunum, emin ol şuan onu da düşünmüyorum!” - “Kimi düşünüyor benim aslanım?” - “Kimseyi!” - “Öyle şeyleri konuşunca aklına düşmüştür dedim ne bileyim. Yok mu gideceğin bir kadın kız falan?” - “Yok! Imm, şey.. var aslında gidebileceğim birileri de, şuan canım hiç kimseye gitmeyi falan istemiyor yani.” - “Hımm, tamam.” - “Abla ya, çok özel bir şey sorabilir miyim?” - “Sor lan, özeli mi kaldı!” - “Evet doğru diyorsun valla! Hiç eniştemden başka biri oldu mu?” - “Senden başka sırdaşım yok, bunu da sana söyleyeyim, evet oldu bir kere.” - “Nasıl bir kere?” - “Yani tek bir adam oldu, yani adam birkaç kere yaptı!” - “Kim peki, nasıl oldu?” - “15 yaşımda evlenmiş, 16 yaşımda da kocamı askere göndermiştim, işin tadını almış, ama yalnız kalmıştım. Kafa da bir karış havada, biraz çocuk biraz kadındım işte. Köye yeni tayin olan bir öğretmen vardı Tahsin isminde, sen daha küçüktün hatırlamazsın, bir iki sene kaldı, tayini çıkıp gitti bizim köyden. İşte onunla olmuştu, birdaha da eniştenden başka kimse olmadı.” - “Nasıl başladı peki?” - “Bir gün dere kenarındaki bahçeye gönderdi kaynanam Hayriye teyzen, domates salatalık biber falan topla gel diye. Ben de aldım bir sepet, indim bahçeye, topladım bir şeyler. Dönmeden dere kenarına oturdum, çıkardım ayakkabılarımı, ayaklarımı suya soktum, çocuk aklı işte biraz oyalanayım da ev işlerinden ne kadar yırtsam iyidir, görümcelerim çok çalışsınlar dedim! O ara bir baktım bizim yeni öğretmen dere kenarından yürüyerek geliyor, suya taş atarak falan. Yakışıklı çocuktu, boylu poslu esmer biriydi. Yanıma gelince durdu, ne yaptığımı, ismimin ne olduğunu falan sorunca bir an heyecanlandım. Bırak yabancı bir adamı, köyün oğlanlarıyla da öyle oturup muhabbet etmek mi var o zaman. Domates falan topladığımı, adımın Hacer olduğunu, dinlendiğimi söyledim utana sıkıla. Okuyup okumadığımı falan sordu. Orta okulu bitirip evlendiğimi söyleyince biraz şaşırdı, kaç yaşında olduğumu sordu, ben de 16 diye yanıtladım. O ara yanıma oturdu, ben biraz toparlanıp yana kaydım. Korkma ya sadece sohbet ediyoruz niye kaçıyorsun dedi. Utandım iyice, görürlerse çok kötü olur dayak yerim falan dedim. İyi o zaman, şu çalılıkların o tarafta oturalım da kimse görmesin bizi dedi gülerek. Ben de hiç ikiletmeden sessizce kalktım arkasından, gidip oturduk oraya. Hiç konuşmadan eğilip öpmeye başladı beni. Neden bilmiyorum, büyülenmiş gibi hiç sesimi çıkarmıyordum. Ellemeye, her yanımı okşamaya başladı. Sonra yere sırt üstü uzandığımı, şalvarımın ve donumun sıyrıldığını ve inlemelerim duyulmasın diye dudaklarımı ısıra ısıra becerildiğimi hatırlıyorum. Çarçabuk olup kısa sürede bitmişti.” - “Nasıldı peki, kocanla kıyasladın mı?” - “Hayır, hiç o kısmını düşünmedim, yasak bir şey yapıyorduk, onun heyecanı vardı sanırım sadece. Aleti nasıldı, kocamdan iyi mi yapıyordu hiç hatırlamıyorum bile.” - “Sonrası nasıl gelişti?” - “Pek fazla konuşmadan toparlanıp kaçar gibi ayrıldım oradan. Eve girince iş güç, kaynana dırdırı falan unutuvermiştim bile. Gece döşeğime yatınca aklıma gelmişti. Yaptığım çok günah diye düşündüm, korktum cehennemlik olacağım diye, iyi ki yakalanmadık dedim, halimiz nice olurdu diye içimden geçirdim.” - “Canın istemedi mi tekrar?” - “İstemez mi! Korku, utanma falan geçti bir süre sonra, elim bacak arama gitti, öyle uyumuşum. Aradan günler, haftalar, aylar geçti bir kez daha denk geldik dere kenarında, aynı yerde yeniden yaptı.” - “Gene mi konuşmadınız doğru düzgün?” - “Yok gene konuşmadık, sessiz sedasız bakışarak hallettik işimizi. Sonra o tayin olup gitmeden bir kez daha oldu ve bitti her şey. Sonra kimseyle hiçbir şey olmadı hayatımda. - “Özlüyor musun?” - “Yok be yavrum, adamın tipini bile hayal meyal hatırlıyorum, beşer dakikalık şeylerdi zaten.” - “En azından anın olmuş işte!” - “Evet!” - “Abla uykun geldi mi, yatacaksan çeneye tutmayayım seni?” - “Yok uykum, iyiyim böyle, senin geldiyse git yat ablam.” - “Yok abla benim de uykum, hem ne güzel sohbet ediyoruz, seninle böyle fırsatı bir daha kim bilir nasıl buluruz.” - “Doğru diyorsun, uyku bastırana kadar oturalım o zaman.” - “Evet, oturalım abla.” - “Hasan, sen en son ne zaman bir şeyler yaptın?” - “Bu kız arkadaşımla bir hafta önce yaptık abla. Babamlar köye gittikten bir gün sonra onu buraya eve getirdim, zaten ertesi gün de memleketine gitti.” - “Eee, neler yaptınız anlatsana.” - “Dediğim gibi abla, öpüşüp elleşiyoruz, sevişiyoruz sadece.” - “Anlat işte, tam olarak neler yapıyorsunuz.” - “Hımm, ayrıntıları merak ediyorsun yani?” - “Evet, ama utanıyorsan anlatma.” - “Yok abla utanmıyorum, anlatırım da, ben de sen ayrıntıları bilmek istemezsin diye düşündüğümden kısa keserek geçmiştim.” - “Yoo anlat.” - “Tamam o zaman. Bu son seferinde bize geldiğinde üzerinde tek parça dizlerine kadar yazlık bir elbise vardı, biraz sohbetten sonra burada yan yana otururken öpmeye başladım, bir taraftan da okşamaya. Bir süre sonra onun elleri de sırtımda ensemde dolaşmaya başladı, yavaşça kaldırdım yatağıma gittik, bir çırpıda soydum.” - “Sütyenini, kilodunu da mı?” - “Hı hı, onları da çıkardım.” - “Nasıl bir şeyler giymişti?” - “Bak bunları sorup beni heyecanlandırıyorsun, sanki kadın çamaşırlarına olan ilgimi biliyorsun abla!” - “Yok, bilmiyordum! Nasıl bir ilgi bu?” - “Ne bileyim abla, özellikle böyle dantelli falan külotlar, sütyenler çok tahrik ediyor beni, bazen milletin ipte asılı donları bile etkiler.” - “Alemsin Hasan!” - “Ama en çok yeni çıkarılmış olanlarını görmek azdırır!” - “Nerden buluyorsun oğlum yeni çıkarılmışı?” - “Yani kız arkadaşlarımınkileri falan çıkarınca hemen elimden bırakmam. Ellerim, koklarım, şeyime falan sürerim!” - “İlahi Hasan, bir yaşıma daha girdim valla!” - “Sen nasıl şeyler giyiyorsun peki abla?” - “Ben de öyle tam köylü işi don giymem, benim de hoşuma gidiyor öyle dantelli şeyler falan onlardan alıyorum.” - “Eniştemin gözü bayram ediyor yani!” - “Yok lan, görmüyordur bile o, yatağın içinde karanlıkta çıkarıveriyorum, yapmak istediği zaman. Pek donuma gömleğime baktığını görmedim!” - “Şimdi nasıl bir şey var içinde abla?” - “Çok mu merak ettin?” - “Evet abla, kızmıyorsun değil mi?” - “Kızmıyorum da, benim donumdan ne olacak, sen kim bilir nasıllarını görüyorsundur kızlarda.” - “Olsun merak ettim gene de, söyle sen!” “Ne söyleyim lan, al bak çok merak ettiysen!” deyip birden ayağa kalktı ve çiçekli pijamasını az sıyırıp külodunu gösterdi. Krem rengi, önü dantelli slip tarzı bir külottu. Ayrıntılarını fazla göremeden hemen toparlayıp pijamasını yeniden aynı şekilde uzandı yerine… - “Ee Hasan, kızla neler olduğunu anlatıyordun.” - “He tamam abla, iç çamaşırlarını çıkarıp yatağa yatırdım sırt üstü, ben de hızlıca soyunup uzandım yanına ve öpüp okşamaya başladım.” - “Orasına da elliyor musun?” - “Neresine abla?” - “Anladın lan sen!” - “Yoo anlamadım abla!” - “Amına lan! İlla söylettin bana!” - “Hımm, evet elliyorum tabi.” - “Devam et!” - “Biraz dudaklarını öptükten sonra boynunu falan da öpüp memelerine indim, memelerini yalayıp emdim bir süre, elim de bacak arasında, okşuyorum.” - “Hımm, ıslandı mı kızın amı hemen?” - “Evet, çabucak ıslanıyor! Seninki?” - “Benimki de çabuk ıslanır! Devam et, sonra?” - “Sonra, göbeğini falan yalayıp aşağıya doğru indirdim başımı.” - “Nereye, bacaklarına mı?” - “Hem bacaklarına, hem de bacak arasına.” - “Nasıl oğlum, kasıklarını falan da mı yalıyorsun?” - “Evet, amını da yalıyorum!” - “Lan get orası da mı yalanır pis!” - “Olur mu abla, görsen nasıl zevk alıyor kızlar bundan, resmen kıvranıyorlar!” - “Öyle zevk mi olur lan, ben yalatmam hayatta!” - “Öyle deme, ver bir gün eniştemin ağzına da gör!” - “İyy, istemem!” - “O zaman sen enişteminkini de hiç yalamamışsındır?” - “Tabi ki yalamadım, olur mu öyle şey, iyyy!” - “Çok büyük zevkleri kaçırıyorsun valla!” - “Kalsın kalsın öyle zevk!” - “Keyfin bilir abla!” - “Ee, sonra ne yaptın?” - “Kız iyice kıvranınca üzerine uzandım, benimkini bacak arasına yerleştirip sokmadan sürttürdüm bir taraftan da dudaklarını öperek.” - “Gelmedi mi seninki?” - “Yok abla içine giremediğim için gelmiyor hemen, sonra yüzüstü çevirdim. Genelde bu şekildeyken gelirim ben.” - “Nasıl yani?” - “Aynı şekilde uzanırım üzerine, benimkini iyice tükürükler ıslatırım öyle yerleştiririm kalçalarının arasına sürte sürte gelirim!” - “Oraları dölleyip kızı hamile bırakma bir de, içine miçine kaçar!” - “Dikkat ediyorum abla, tam geleceğim sıra kalkar ya avcuma ya da sırtına falan boşalırım!” - “O gün de öyle sürterken mi boşaldın?” - “Evet, sürterken benimki deliğine dayandıkça çok canım istedi.” - “Neyin dayandıkça?” - “Benimki işte abla!” - “Neyin lan, utanmaya mı başladın?” - “Yarağım ya!” - “Kızın götü de güzel tabi şimdi!” - “Seninki kadar değil abla!” - “Git eşşek dalga geçme, benim götüm değirmen taşı gibi, neresi güzel olacak 35 yaşında kadının!” - “Kendine haksızlık etme abla, sen halen bu kızları cebinden çıkarırsın!” - “Eşşek! Ee, sonra ne yaptın?” - “Başladım yalvarmaya, hadi bir kere ver arkadan yapalım falan diye.” - “Eee?” - “Olmaz, çok acıyor falan diye itiraz etti önce, ben de deneyelim çok acırsa bırakırım diye ikna ettim.” - “Orospuya bak sen! Versene, benim aslanımı niye üzüyorsun!” - “Tabi abla, da öyle hep veren bulsam keşke!” - “Sonra ne oldu?” - “Kalktı altımdan, gidip çantasından el kremini aldı geldi, uzandı yeniden önüme, eline krem alıp biraz sürdü göt deliğine, sen de kremle diyerek bana uzattı, ben de iyice kremleyip uzandım üzerine.” Artık Hacer ablanın bakışları baygınlaşmış, bir eli de bacaklarının arasında kilitlenmişti. Benim bacak aramda kütük gibi olan yarağımı sıktığım gibi, o da elini sıkıyordu. - “Eee, devam etsene!” - “Üzerine uzanınca hafif belimi kaldırdım, bir elimle yarağımı tutup kremden iyice kayganlaşmış göt yanaklarının arasına yerleştirip deliğine dayadım.” - “Sikseydin bir güzel orospuyu!” - “Yok abla ya nerde, başı bile girmeden bastırmamla acıyor bırak ne olursun, yapmayalım, ben vazgeçtim falan demeye başladı. Çok istiyorum öyle boşalmayı falan dedim ama razı edemedim. Hadi kremleri yıka gel, emerek yalayarak boşaltayım deyince, kalkıp koştum hemen banyoya, nasıl olsa o da çok hoşuma gidiyor. Bir çırpıda sabunla yıkadım geldim. Oturdum yatağıma, o da kalkıp yerde diz çöktü, tuttu yarağımı dibinden, yalayıp emmeye başladı. Zaten hepsini ağzına sığdıramadığı için anca ucunu emiyordu. Bir taraftan ucunu yalayıp emerek, bir taraftan eliyle sıvazlayarak getirdi beni, ağzından çıkardığım gibi memelerine fışkırttım döllerimi.” - “Yarasın koçuma!” Bunları konuşurken Hacer ablanın kalın dolgun bacakları ile elini sıkıştırıp bırakmalarının hızlandığı, gözlerinin kaydığı, ara ara dudaklarını ısırdığı gözümden kaçmamıştı. Şu an yapacağım bir hamlenin evetle sonuçlanacağına neredeyse emindim, ama gene de atağa geçmedim. Böyle bile olması, yani şuan yaşadıklarım, deli gibi isterken bir şey yapamadan karşılıklı kudurmamız bile inanılmaz hoşuma gidiyordu. Durumu hiç bozmak istemiyordum. Akışına bıraktım… - “Hasan?” - “Efendim abla?” - “Çok merak ettim…” Bir an yarak yalamayı, am yalatmayı merak ettiğini düşünerek sordum, - “Neyi abla?” - “Aman boş ver, kızarsın sen şimdi.” - “Yok abla niye kızayım, ne merak ettiysen sor!” - “Bak sonra kızarsan, darılırsan, yanlış düşünürsen çok üzülürüm.” - “Yok abla ben senden gelecek hiçbir soruya kızmam da gücenmem de, sor lütfen!” - “Ben de senden gelen sorulardan gücenmem ablam.” - “Ee hadi sor o zaman abla, neyi merak ettin?” - “Yarağını. Çok kalın diyorsun ya, merak ettim nasıl bir şey olduğunu.” - “Göstereyim mi?” - “Bilmem ki…” Birden ayağa kalkıp altımdaki eşofmanı ve boxeri indiriverdim, dimdik ok gibi çıktı ortaya benim yarak. Hacer ablanın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Sonra toplayıp donumu uzandım yeniden. - “Oğlum bu harbiden çok kalınmış, neredeyse bileğim gibi!” - “İşte böyle bir şey abla!” - Şimdi anladım kızların derdini, nasıl girecek bu ufacık kız götlerine, hadi karı olsa neyse!“ - “Karılarınkine girer diyorsun yani?” - “Ya ne bileyim oğlum, öyle bile zor olur gibi ama, en azından yaş ilerledikçe bollaşırdır biraz, zamanla da yapa yapa alışır, arkadan girer herhalde.” - “Enişteminki nasıl abla?” - “Seninkinden biraz uzun onunki sanırım, ama kalınlığı bunun yarısı kadardır.” - “Enişteminki benimki gibi olsaydı verir miydin gene de arkanı?” - “O anlamaz ki acıyor bırak falan dememden, yapar geçerdi canı istedikten sonra.” - “Tamam da, sen ister miydin?” - “Sırf meraktan denemeyi isterdim!” - “Öyle kızlar gibi nazlanıp vermemezlik etmezdin yani?” - “Tabi ki canım, öyle canı azcık mıyım ben!” - “İlahi abla! Abla?” - Efendim aslanım?“ - "Ben de en çok neyi merak ediyorum biliyor musun?” - “Neyi lan sıpa, ablanın amını mı?” - “Onu da görsem hayır demem ama, en çok götünü!” Hacer abla gülerek, “Sapık seni!” dedi ve ayağa kalkıp arkasını dönerek çiçekli pijamasıyla krem rengi külodunu biraz sıyırıp gösterdi o kocaman, yuvarlak, bembeyaz götünü. Resmen bayılacak gibi oldum, dibim düştü, hiç göt görmemiş gibiydim. Nasıl olmayayım, ergenliğe girdiğim günden beri elbiselerin üstünden hayranlıkla baktığım o iri kalçaları şimdi çıplak görmüştüm. Hacer abla pijamasını ve külodunu toplayıp yeniden uzanırken bacaklarımın arasında sıkıştırdığım yarağım kendini bırakıvermişti, 22 yıllık hayatımda ilk defa elimi bile hiç sürmeden boşalıverdim. Hem saatlerdir süren konuşmalarımıza, hem de o hayallerimdeki bembeyaz götü görmeye daha fazla dayanamamıştım. Bacak aramdaki ıslaklık görünmesin diye endişelenirken, bir taraftan da, o ne haldedir, acaba onun da bacak arası ıslanmış mıdır diye geçiriyordum kafamdan. Vay be hayallerimin kadını, hacer ablam elini bile sürmeden boşaltmıştı beni. - “Nasıl, geçti mi merakın, ablanın götünü de gördün artık!” - “Çok teşekkür ederim abla, çok çok güzel!” - “Hadi ordan, yağ çekme!” - “Valla abla, emin ol bugüne kadar gördüğüm en güzel göt seninki!” - “Hasan, içim bir tuhaf oldu benim.” - “Neden abla?” - “Biz çok kötü şeyler mi yapıyoruz diye düşünüyorum.” - “Yok be abla!” - “Oğlum hem akrabayız, hem ben evliyim, hem de senden kaç yaş büyüğüm, iyice günaha girdik bugün!” - “Hayatımın en mutlu günlerinden birini geçiriyorum valla, ne olursa olsun umurumda değil benim abla!” - “Gerçekten mi?” - “Evet abla, gerçekten!” - Peki doğru söyle bak, hiç aklına ablama bak orospu gibi konuşup orasını burasını da gösterdi bana diye gelmiyor mu?“ - "Gelmiyor tabi ki! Sana bir itirafta bulunacağım, ister kız ister söv, artık dayanamıyorum. Ben çocukluğumdan beri sana hayranım!” - “Nasıl yani?” - “Baya işte, erkek olmaya başladığım günden beri hep sana hayran olmuşumdur. Hep senin memelerini, o güzel kalçalarını hayal etmişimdir!” - “Sen ciddi misin?” - “Evet abla. Kızdın değil mi bana? Bunları söyledim rahatladım, ama şimdi pişmanım.” - “Neden pişmansın?” - “Bana kızıp benimle samimiyetini kesmenden, seni kaybetmekten korkuyorum!” dedim ve inanılmaz bir duygu yoğunluğunun içinde buldum kendimi, gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Hacer abla kalkıp yanıma geldi. Ben halen götümü koltuğun arkalığına dayamış, dizlerim karnımda, ellerimi göğsümde kenetlemiş, ana karnındaki bir bebek gibi yatıyordum. Önümdeki küçük boşluğa oturdu, hayran olduğum iri kalçalarını zorca sığdırarak. Yüzümü, saçlarımı okşamaya başladı, “Ben sana kızsam bile kıyabilir miyim, kuzum benim!” diyerek. Gözlerimden süzülen yaşları silmeye çalışırken eğilip eğilip öpüyordu yanaklarımı… - “Sen benim hem kuzum, hem aslan parçamsın, ben sana kıyar mıyım, seni bırakır mıyım hiç!” - “Bırakmazsın değil mi abla?” - “Bırakmam kuzum!” - “Kıyamazsın, ama kızdın bana değil mi?” - “Hayır, kızmadım. Hem de dediğim gibi kızsam da kıyamazdım sana!” - “Seni çok seviyorum abla!” - “Ben de seni kuzum! Hadi üzme artık kendini, bak ben de çok üzülüyorum sen böyle olunca!” - “Peki ne olacak şimdi abla?” - “Ne olursa olsun be aslan parçam, senle benden başka kimse bilmedikten sonra!” - “Ablam benimmm!” diyerek açtım kollarımı, kocaman sarıldım. Ben de onu öpmeye başladım yanaklarından. Üzerime eğilip iki büklüm kalmıştı. Son öpücüğümü dudaklarına kondurduğumda ayağa kalktı, ellerimden tutup beni de kaldırdı ve sürükleyerek banyoya kadar götürdü, “Hadi yıka o yakışıklı yüzünü!” dedi. Yüzümü yıkadım, havlu verdi, kuruladım. Elimi tutup, “Gel benimle!” diyerek yürümeye başladı. Işığı yakmadan benim odama götürmüştü beni, sadece perdenin izin verdiği kadar ay ve sokak ışıkları aydınlatıyordu loş odayı. Pikemi açıp yatırdı beni. Öpüp iyi geceler dileyerek gideceğini düşünürken, yanıma uzandı, şimdi yan dönmüş ve bir birimize bakar vaziyette yatıyorduk. Yüzümü elleri arasına alıp öpmeye başlamıştı, yanaklarımı yüzümü, gözlerimi hatta burnumun ucunu. Hiç bir şey konuşmuyorduk artık… Ürkekliğimi atmış, o öperken ellerimi beline atmış, sırtını kalçalarını okşayarak sımsıkı kendime doğru çekmiştim. Bir bacağını bacaklarımın arasına koymuştu, artık deli gibi öpüşüyorduk. Acemiceydi öpüşmesi, ama hayallerimdeki kadındı ne de olsa. Ben de ihtirasla öpüyordum, dudaklarını dudaklarımın arasına alıp emmeye başladığımda titriyordu resmen. Dilimi ağzının içine sokuyor emmesini sağlıyor sonra ben onu dilini ağzımda hapsediyordum, onun için yepyeni bir deneyim olduğundan emindim. Ellerimiz bazen nazik bazen hoyratça vücutlarımızda geziniyordu… Önce gül kurusu başörtüsü kaydı saçlarından boynuna, sonra pijamasının üstünü tutup çektim başına doğru, Hacer abla gövdesini ve başını kaldırıp yarı doğrularak çıkarmamı sağladı. Şimdi o iri başım gibi memeleri aramızdaydı ve tenime değmelerini istiyordum. Hızlıca kendi tişörtümü de çıkarıp attım üzerimden. O an hiç beklemediğim bir hareketlilik oldu, bir anda kalktı, önce pijamasının altını, sonrada şimdi daha net gördüğüm krem rengi önü dantelli külodunu sıyırıp çıkardı bacaklarından. Pijamasını fırlattı yere, ama külodunu bana uzattı. Sırt üstü yatıp o güzel götünden çıkardığı, am kokan külodunu koklamaya başladım. O ise yine beklemediğim bir hareket yaparak benim eşofman altımı ve boxerimi çıkarıp attı yere. Yeniden uzandı yanıma, başını göğsüme koyarak yan yattı. Konuşmuyorduk hiç. Ve uzun bir aradan sonra aramızdaki sessizliği ilk bozan o oldu. - “Hasan?” - “Efendim abla?” - “Her şeyi öğret bana tamam mı, yaşamadığım ne varsa artık seninle öğrenip yaşamak istiyorum!” - “Tamam abla!” - “Benim ikinci kocam ol!” - “Olacağım ablam, karım. Dünyanın en mutlu insanıyım şuan!” Bu arada Hacer abla ürkek hareketlerle göbeğimi kasıklarımı falan okşayarak en sonunda elini yarağıma atmıştı. Avucuna alıp okşarken, konuşmaya da devam ediyordu. - “Hasan, biliyor musun, ben enişteninkini bazen içimden falan çıktığında yerine ittirmek dışında hiç böyle elime alıp okşamadım.” - “Gerçekten mi?” - “Evet, ikinci kocama nasipmiş!” - “Senin kocam diyen ağzını yerim ben!” - “Çok güzel yiyorsun zaten! O da ilkdi benim için, eniştenle hiç öyle öpüşmedik, hatta o anlattığım öğretmen bile o kadar çok öpmemişti beni, aynı filmlerdeki gibiydi.” - “Hoşlandın mı peki?” - “Evet çok! Bir de bir şey diyeyim mi?” - “Söyle abla?” - “Yarağın gerçekten çok kalın, baksana tam sardığımda parmaklarım birbirlerine değmiyor! İçimde nasıl olacak acaba?” - “Anlarız birazdan!” - “Eşşek, ablanı sikecek misin?” - “Hı hı! İstemiyor musun, yoksa gözün mü korktu?” - “İstiyorum, senden gelen her şeyi istiyorum!” - “Ya arkanı da istersem?” - “Kocam değil misin artık, istersen onu da alırsın!” - “Bir tanem benim!” - “Aslanım!” - “Sen şöyle sırt üstü uzan bakayım abla!” diyerek üzerine uzandım, şimdi o iri memelerini eziyordum ağırlığım altında. Dudaklarına yumuldum tekrar, emiyor, yalıyor hatta hafif hafif ısırıyordum ve Hacer abla altımda kıvranıyordu. Kütük gibi olan yarağım hedefini bulmuş, sıcacık amcığına temas eder olmuştu. Bir ara eliyle tam yerine yerleştirdiğinde ıpıslak olduğunu ve fırın gibi yandığını hissettim. - “Hasan, o kızlara sürttüğün gibi sürt bana da kalın yarağını!” - “Bundan sonra hep sana sürteceğim zaten!” - “Erkek adamsın, canın istediği kıza karıya da sürt aslanım!” - “Sana iyice bayılmaya başladım ben! Kıskanıp kızmaz mısın başka karıları siktiğimde, kızlara sürttüğümde?” - “Kıskanırım, ama kızmam aslanım, erkeğim bilir!” - “Sana deli oluyor erkeğin!” - “Ben sana aşık oldum bile!” - “Ohh karıcığım, hazır mısın tam karım olmaya, beni içine almaya, bana siktirmeye?” - “Evet, evet kocacığım, evet aslanım, koy amıma götüme, karın yap beni!” - “Off bebeğim hadi aç o zaman bacaklarını, yerleştir kendi elinle!” - “Hadi ittir aslanım, sok içime o kütüğü!” - “Ipıslak, yanıyor sanki amın!” - “Sana yangın o!” - “Çok dar!” - “Evet, sana dar!” - “Sokuyorum artık!” - “Sok kocacığım!” - “Offf giriyorum, harikasın, amın daracık!” - “Ahhh, Hasan, içimde bir yerler yırtılıyor sanki!” - “Çıkarayım mı?” - “Hayır, sik amımı!” - “Acıyor mu?” - “Alışırım, anam anammmm, sen bana aldırma, ahh, sok aslanım, ahhh, ağlasam da sızlasam da sok kuzum, sok Hasanım!” - “Al o zaman ablam, ye Hasanın kütük gibi yarağını da karısı ol! Offf, daracıksın, çok hoşuma gidiyor!” - “Hasan, sanki, ahhh, yeniden kızlığımı veriyorum, ohhh, her tarafını doldurdu amımın, boş yeri kalmadı, offf, ahhh!” - “Alışmaya başladın abla, açıldı sanki biraz?” - “Evet aslanım, sok koçum, acımadan sik ablanı. Ahhh, ohhhh, çok güzel, offf anam!” - “Seni sikmeye bayılıyorum ablammm! Offf, al, al bunu! Nasıl hoşuna gidiyor mu böyle deli gibi köküne kadar sokup çıkarmam?” - “Çok güzel, ahh, çok güzel aslanım, senin karın olmak harika bir şey, altına yatıp yarağını yemek!” - “Offf, al o zaman ablammm!” - “Sok aslanım, artık bulduğum her fırsatta kendimi bu yarağın altına atacağım, sanki ilk defa sikiliyorum, offf, anamm, offf!” Koltukta kendi kendime boşalmış olmamın rahatlığından dolayı uzun süredir sikiyordum Hacer ablayı. Artık amı iyice alışmıştı içindeki kalın kütük gibi yarağıma. Hatta bacaklarını iyice açıp kendine çekerek amını tamamen sunmuştu, taşaklarım göt deliğine çarpana kadar sokabiliyordum. Altımda bağıra çağıra, ahlaya ohlaya, titreyip sarsılarak birkaç defa boşalmıştı. Artık ben de sona yaklaşmıştım… - “Geliyorum abla!” - “Gel koçum, gel aslanım, içimi dölle!” - “Ohhh, sular seller gibi geliyorum karıcığım, harikasın, o senin daracık sımsıcak amına dolduruyorum döllerimi!” - “Doldur aslanım benim, koçum, ahh, ohhhhmmm, çok güzellll, aktıklarını içimde hissediyorum, offfff!” diye diye tekrar boşalmıştı benimle birlikte. Vıcık vıcık olmuştu amının içi, am sularıyla döllerim birbirine karışmıştı. Dizlerimin üzerinde doğrularak içinden çıktığımda, amcığı aynı filmlerdeki kadınlarınki gibi açık kalmıştı, kıpkırmızı içi görünüyordu amının rahatlıkla. Baktığımı görünce güldü. - “Üç çocuk çıktı o amdan, merak etme kendine gelir!” - “Harika bir kadınsın sen!” - “Sen de harika bir adamsın! Ablanın amına koydun, dağıttın beni!” - “Daha dur, bu başlangıç, hep koyacam!” - “Koyarsın istediğin zaman, kocam değil misin?” - “Evet karıcığım!” Yanına uzanıp, bir süre dinlendikten sonra kalktım, “Hadi beraber yıkanalım!” diyerek elinden tutup banyoya sürükledim. Girdik duşun altına, kendi elleriyle beni sabunlayıp lifledi, bir güzel yıkadı. Sonra ben de onu yıkarken o bayıldığım koca götüne de iyice baktım. Hatta arkasında diz çöküp, götünün yanaklarını iyice ayırarak göt deliğini bile inceledim. Bembeyaz göt yanaklarının arasında küçük pembe bir mühür gibi duruyordu, onu da sikeceğimin hayali yarağımı taş gibi yapıvermişti. Ama şimdi yapmayacaktım, o yıllardır hayalini kurduğum götü burada ayak üstü sikemezdim, törensel bir seks olmalıydı o iş. Onun için amını incelemeye başladım. Biraz öyle arkasından baktım amına, sonra ters çevirip önden baktım. Etli, dolgun dış dudakları olan, ortası bir çizgi gibi ve iç dudakları çok hafifçe aradan görünen yarım şeftali gibi çıkık duran bir amı vardı… Sonra kalkıp memelerini inceledim, neredeyse başım gibi irilerdi biraz da sarkık haliyle, ama çok tatlı duruyorlardı. Göğüsleri de tüm vücudu gibi bembeyaz, göğüs halkaları sütlü kahve renginde oldukça geniş, göğüs uçları ise kahverengi ve zeytin iriliğinde. Bu arada amında ne de götünde ya da bacaklarında hiç kıl tüy yoktu. - “Abla, hep böyle tüysüz kılsız mı olur buralar?” - “Senin şansına ne güzel denk geldi değil mi, kaymak gibi, doktora gideceğim için tertemiz yaptıydım görümcemgille beraber.” - “Çok güzel görünüyor amın da göt deliğin de, ama ben kıllı da severim.” - “Nasıl yani?” - “Ne bileyim abla, kıllı olması da çok tahrik ediyor beni.” - “Başka zaman da kıllı bırakırım senin için aslanım!” - “Off abla çok tatlısın!” - “Senin için her şeyi yaparım aslanım. Hadi çıkalım da kurulanıp giyinirken konuşuruz. Ben bir gün kalır giderim diye bir şey de almadıydım yanıma, artık çıkardıklarımı giyeceğim.” - “Valla sütyenini giyebilirsin, ama külodunu vermem, o benim artık!” - “Ne yapacaksın külodumu, donsuz mu gezeyim sıpa!” - “Sen yokken koklar seni anarım ben onunla! Merak etme donsuz bırakmam seni, anneminkilerden giyiverirsin.” - “Yengem anlarsa?” - “Ya ne anlayacak, kadın saymıyordur her halde külotlarını!” - “Orası da öyle, tamam, hadi bulalım o zaman bir tane.” - “Şu çekmecelere bak da, birbirine benzeyenlerden birini bul giy işte, o zaman anlamaz.” - “Hah buldum! Yengeme bak sen, onun külotlar da hep dantelli falan!” - “Babam da ben gibi demek ki, kime çektiğim belli oldu!” - “Eşşek!” Üzerimizi giyip tekrar salona geçtiğimizde saat 23:00'e geliyordu. Sabahtan beri 12-13 saattir sohbetle, sevişmeyle vaktimiz geçmiş zamanın nasıl aktığını anlamamıştık bile. “Midem bayıldı, biraz bir şeyler yiyelim.” deyince, Hacer abla, “Evet, benim de!” dedi ve mutfağa geçtik. Hemen pratikçe dolaptan bir şeyler çıkarıp hazırlamaya başladığında, gidip arkasından sarıldım. Ellerimi göbeğinde birleştirip boynunu öperken, yarağımı da götüne dayadım… - “Gene dikilmiş seninki!” - “Dayanamıyorum o güzel götüne!” - “Ya?” - “Ya öyle!” - “Ama az rahat ver, bir yerimi kestireceksin.” - “Tamam tamam!” Sonra biraz atıştırıp salona geçtik. Üçlü koltuğun sırt minderlerini çıkarıp atarak, sırtımı arkalığa dayayıp yan yatarak, Hacer ablayı da önüme aldım. Dizlerini kırıp iri götünü kasıklarıma yaslayarak tam yerleşti kucağıma. Boşta kalan elimi üstten uzatarak hafif hafif okşamaya başladım, pijamasının altına sokup sütyensiz memelerini elliyordum, zeytin gibi uçlarını sıkıp bırakıyor hafifçe çekiştiriyordum. Konuşmadığım zaman ise boynunu ensesini nefesimi vererek öpüyordum minik minik. Hacer ablanın hoşlandığı her halinden belliydi, kendini bana bastırarak kıvranıyordu önümde. Ama gene de sohbete vakit buluyorduk. - “Abla, kim kim aldınız tüyleri?” - “Görümcem Fikriye, bir de benim Seda.” - “Nasıl yaptınız peki?” - “Nasıl olacak oğlum, ağdayla. Bacaklara jilet vurulursa sertleşir gürleşir kıllar. Eğer bacaklar alınmayacaksa, tek am olacaksa, o zaman jiletle yaparım ben.” - “Hımm, peki hanginizde daha çok kıl var abla?” - “Seda'yla benim bacaklarımızda sık değil, amlarımızda ve götümüzdekiler biraz sık, ama Fikriye'nin bacaklar da amı götü de çok sık kıllı, simsiyah kılları zaten.” - “Merak ettim şimdi valla, görmek isterdim öyle kıllı nasıl göründüğünü.” - “Sapık! Oğlum, Fikriye'nin kıllar varken amını götünü göremezsin zaten, o derece kıllı yani! Seda'nınkiler ise aynı benimkiler gibi.” - “Seninkileri de kıllı göremedim ki daha!” - “Uzattığım zaman görürsün artık!” - “Peki, ağda partilerinde öyle seks işlerini falan konuşuyormusunuz?” - “Evet, konuşuruz tabi.” - “Anlatsana, neler konuşuyorsunuz mesela?” - “Başka karıları da mı merak ediyorsun?” - “Hı hı, kızıyor musun?” - “Yok aslanım bütün karılar feda olsun sana, beni unutup boşlarsan o zaman oyarım gözünü!” - “Sen benim ilk göz ağrımsın, ilk aşkımsın!” - “Aslanım benim! Bu Fikriye'nin amında yangın var mesela bu aralar, bunun kocası Libya'da ya!” - “Çok mu iyi sikiyormuş ki kocası burada olduğunda?” - “Yok be oğlum, iyi sikmesinden ziyade, sikiyor işte, hiç olmamasından iyi anlamında, karı zilli zaten, hep aç!” - “Nasıl konuşuyorsunuz peki bunları, böyle açık açık mı?” - “He ya açık açık, böyle senle konuştuğumuz gibi.” - “Meslea?” - “Bu son sefer kasıklarını amını alırken bizim elimizin değmesinden bile gözleri kayıyor Seda'nın, halası da, ne o kız, vakit geldi artık da yarak mı arıyorsun deyiverdi!” - “Ee, Seda bir şey demedi mi?” - “Yok, gülüp geçtik. Sonra bu Fikriye'nin amını götünü alırken, Fikriye, adam da gelemedi Libya'dan, yanıyorum deyince, bizim Seda da tuttu, halacığım böyle yanıyorsan bul birini ver bari, eniştem daha gelmez diyerek öcünü aldı!” - “Bak sen Seda'ma! Eee, Fikriye ne dedi?” - “Fikriye, orospu muyum ben kız zilli deyince, Seda da kimse bilmezse orospu olmazsın halacığım dedi!” - “Siz ne dediniz peki?” - “Ben sus kız zilli dedim. Fikriye de, sen öyle mi yapıyorsun yoksa zilli dedi. Sonra gülmekten öldük!” - “Her şakanın altında bir gerçek yatar derler abla, harbiden bir haltlar çeviriyor olmasın bu Seda?” - “Valla ne bileyim Hasanım, göt göbek de belli işte artık biliyorsun, memeler göt falan bana çekmiş. Yaşı oldu 16, o yaşta ben yarağı yemiştim. Bir halt yiyorsa bile evlendirmeden kızlığını falan bozdurmasa bari.” - “Kılları falan alırken bir baksaydın abla iyice amına götüne, yarak yemişse iyi kötü belli olurdu.” - “Ya aslında bakmadım değil, Fikriye'ye falan belli etmemeye çalışıyorum, belli olmaz abisine falan söyler, kızın başını belaya sokar. En son baktığımda amında bir şey yok gibi, ellenmemiş gibi duruyor, ama göt deliği sanki biraz bozulmuş gibi geldi bana.” - “Başbaşa olduğunuz bir zaman sorguya çekseydin keşke.” - “Çekmez miyim, ama açık vermiyor. Bu arada Seda'nın amından götünden bahsederken arkamdaki daha bir hevesli değiyor sanki götüme!” - “Yok be abla!” - “Hadi hadi, ablanın kızına da mı kalkıyor sikin sıpa!” - “Ablasına siki kalkan adamın onun kızına siki kalkması normal değil mi?” - “Kızına kaldırıp anasına dayadım diyorsun yani!” - “İlahi abla, alemsin! Kızıyor musun Seda hakkında konuşmama?” - “Yok oğlum niye kızayım, sizin aranızda baya mesafe var, nikah bile düşer!” - “Ya köye geldiğimde Seda'yı benim siktiğimi öğrenseydin?” - “Elalemin adamlarına siktireceğine sana siktirsin aslanım!” - “Cidden mi?” - “Çok istiyorsan yap aslanım, ama kızlığını bozma sakın, evlenirken rezil olmayalım elaleme!” - “Yok olur mu öyle şey, bozmam tabi ki, ama benimkiyle arkadan da yapamam ki zaten!” - “Anlarız, ben alabiliyorsam götüme o da alır kesin, benim kadar göt var zillide!” - “Alemsin abla, orası da doğru! Aklıma kurt düşürdün ama.” - “Bir zaman dene aslanım, hem ön tarafta bir sıkıntı olup olmadığını da konuşturup çözersin!” - “Tamam abla, bakarız bir ara, sen kederlenme, ön tarafı bozdurduysa bile artık eskisi gibi değil, onun da çözümü var, diktiririz olur biter.” - “Gerçekten mi, var mı öyle çare?” - “Var tabi abla, düğünden bir süre önce dikiyorlar, gerdek gecesi yeniden yırtılıyor!” - “Vay anam vay. Gene de bizim Seda zillisi duymasın, amdan götten verir durur!” - “Tabiki ona söyler miyim ablam!” Bütün bu muhabbetler olurken Hacer ablanın memelerinden amına kaymış elim okşayıp parmaklayarak vıcık vıcık etmiş, sonra da pijamasıyla külodunu sıyırıp tükürüklediğim yarağımı iri bembeyaz yuvarlak göt yanaklarının arasına sürterken birkaç defa boşaltmıştım onu. “Hadi artık içimde istiyorum!” diye yalvarır bir hale gelmişti… Hacer ablayı kaldırıp tekrar yatağıma götürdüm. Ayaktayken soydum üzerinde ne varsa. Bir çırpıda kendim de soyunup, Hacer ablayı yatağıma sırt üstü yatırıp üzerine çıktım. Bugün bütün ilkleri yaşasın istiyordum, dudaklarına yumuldum hemen, öpüp emerken sımsıcak amına sürtüyordum kütük gibi kalın yarağımı. Yavaş yavaş aşağıya kaymaya başladım. Başım gibi iri memelerinin her tarafını öpüp yaladım önce, sonra zeytin gibi meme uçlarını tek tek ağzıma alıp emmeye minik minik ısırmaya başladım. Hacer abla başımı, ensemi okşayıp inliyordu, memelerinden bile çok zevk aldığı belli olmuştu… İyice aşağıya kayıp başımı bacak arasına gömerek, etli am dudaklarını yalamaya başladığımda, başımı kaldırmaya çalışıp, “Yapma!” diyerek inliyordu. Yalayıp emdikçe, dilimi etli ama dudaklarının arasına soktukça titremeleri arttı, kasılmalarını kontrol edemez bir hal aldı ve sonunda ahlamalar ohlamalar eşliğinde sularını ağzıma akıtarak boşaldı. Bir süre elleri başımdayken bacaklarının istemsiz kasılmaları devam etti… Ayırdığım bacak arasında dizlerimin üzerinde doğrularak, dibinden tuttuğum kalın yarağımın başını sulu amcığının etli dudakları arasına yerleştirip ittirmeye başladığımda, “Ahhh Hasanım, aslanım, bitiriyorsun beni, sok hadi, sok içime, offf bu ne, ahhh!” diye inlemeleri başlamıştı. Yine zorlanarak santim santim sokmaya başladım içine. Kalın yarağım etli am dudaklarını yararak bir süre sonra tamamen içine girdiğinde derin bir ohhhh yükseldi Hacer ablanın dudaklarından. Bense önce ağır ağır sonra hızlanarak gidip gelmelere başladım cayır cayır yanan bana daracık gelen amının içinde… Artık ikimizin inlemeleri birbirine karışmıştı, ahlar ohlar arasında belki 15 dakika siktim amını. En sonunda birkaç hızlı ve sert darbe ile köküne kadar sokup fışkırttım yeniden döllerimi içine. Yarağımı içinden çıkarmadan uzandım üzerine. Yarağım kendiliğinden küçülüp çıkana kadar öpüştük, koklaştık. Sonra yanına kayarak kendimi bıraktım yatağa… - “Hasanım, çok güzeldi aslanım, sanki ben hiç sikilmemişim bugüne kadar!” - “Sen de çok harikasın abla, ben de sana bayıldım!” - “Bundan sonra hep sana aitim koçum, bulduğun her fırsatta sikersin beni!” - “Evet benim güzel ablam!” - “Bitirdin beni aslanım!” - “Daha dur bakalım abla, götün var sırada!” - “Ona da yarın koy kuzum, o da senin!” - “Tamam o zaman ablam, seni daha fazla yormayayım bu gece!” - “Senin kucağında uyuyayım artık aslanım!” - “Uyu güzelim!” O yorgunlukla başlarımızı yastığa koyar koymaz uyumuşuz. (Hasan 22 Y., Ankara / Türkiye)
Harika bir hikaye
Babamın asker arkadaşı
18 yaşında bir genç kızım. Anlatacağım olay iki sene öncesine dayanıyor, o zamanlar 16 yaşındaydım. Erken gelişmiştim. En hızlı zamanımdı. Etim budum yerinde, aklım fikrim sekste, erkeklerdeydi. Okulda oğlanlarla flört eder, oramı buramı ellemelerine izin verirdim. İnternette geceleri porno film izlemek, tanımadığım adamlarla sohbet etmek, mastürbasyon yapmak en büyük zevkimdi.
Ahmet amca babamın asker arkadaşıydı ve bulunduğumuz şehre her geldiğinde bizde kalırdı. Babam o geldiğinde içki masasını kurar, sabaha kadar içerler, askerlik hatıralarını anlatırlardı… Evimizde bir iki gün kalır, sonra dönerdi. 45 yaşlarında, yakışıklı, olgun, esprili, sportmen bir adamdı. Bayılırdım ona… Gelmesini iple çekerdim.
Önceleri benimle şöyle bir ilgilenirken, ben gelişip genç lolita havalarına girdikçe iltifatları, bana bakışları değişmeye başladı. Hoşuma gidiyordu onun hayran erkek bakışları… Babam yaşında adamın beni sikecek gibi bakması tepkimi çekeceğine eğlendiriyordu beni… Sütyensiz tişörtler… Mini mini etekler… Dikkatsiz oturup kalkmalar, açılan bacaklar, frikikler… Delirtirdim adamcağızı…
Bir gün telefon çaldı. Babam telefonu açtığında, köydeki akrabalar halamın rahatsızlandığını ve babamın hemen gelmesini istemişler. Babam telefonu kapattığında, telaşla anneme,
“Hadi hazırlan, gidiyoruz, ablam rahatsızlanmış!” dedi. Annem,
“Eee Esra ne olacak?” dedi. Halamı çok sevdiğim için ben de gitmek istiyordum, ama sınavlarım vardı, harıl harıl ders çalışıyordum. Babam,
“Sen kal kızım, biz fazla kalmayız. Sen sınavına çalış, bir şey olursa telefon edersin, atlar geliriz.” dedi ve hazırlanıp gittiler. Ben de içeri girdim, Yemek falan hazırlayıp yedim. Ders çalıştım, akşama kadar başımı kaldırmadım.
Hava kararmıştı, Yalnız olduğumdan evden de çıkamıyordum. Biraz ara vereyim dedim. Kafayı dağıtmak için evde tek başıma kaldığım zaman hep yaptığım şeyi yaptım, odama geçip, internette porno sitelerinde dolanmaya, seks hikayeleri okumaya başladım.
Birkaç güzel sikiş hikayesi okuduktan sonra iyice azdım ve porno film seyretmeye başladım. Filmde adam kadını domaltmış sikiyordu. Benim de elim amıma gitmiş, şortumun üzerinden amımı okşuyordum. Daha sonra elimi şortumun içine sokup amımı okşamaya devam ettim. Tam sona yaklaşmış, orgazm olup boşalmak üzereyken, kapı zilinin çalmasıyla irkildim. Hemen alelacele zor bela toparlanıp kıpkırmızı yüzümle kapıyı açtım,
Gelen Ahmet amcaydı. Kapıda onun gençlere taş çıkartırcasına spor salonundan çıkıp gelmiş gibi, sportmen giyimi, kaslı vücuduyla görünce kalakaldım. Ahmet amca benim nefes nefese olduğumu görünce,
“Ne oldu Esracığım?” dedi. Kendimi toparlayıp,
“Yok bir şey Ahmet amca…” dedim ve içeri buyur ettim…
“Baban bana halanın durumunu anlattı, acil gitmek zorunda kalmışlar, umarım bir şeyi yoktur. Bir uğrayayım, sıkıntın ihtiyacın var mı diye sorayım dedim.” dedi ve içeri geçtik.
Benim üzerimde kısa dar ve hemen kalçalarımda biten bir şort, üzerimde de bir badi, o da göğüslerimi anca kapatıyor, yani göğüsleriminin arası gözüküyordu. Ahmet amcayla salona oturmuş hal hatır soruşurken, Ahmet amcanın yine beni süzdüğünü fark ettim. Başta evde yalnız olduğumdan biraz çekinir gibi oldum, ama sonra amımın ıslaklığı aklıma geldi. Onun sikecek gibi bakışları yine gururumu okşadı, hoşuma gitmeye başladı.
Biraz sohbet ettik. Ahmet amca yine o şen şakrak konuşmalarıyla beni güldürüyor, rahatlatıyordu. Biraz sonra,
”Hadi ben kalkayım Esracım, babanlar da yok, yolum uzak, vaktinde döneyim ben…” dedi. Canım sıkıldı,
”Aa, aşk olsun Ahmet amca, beni yalnız bırakma, zaten evde kimse yok, korkuyorum. N’olur kal, hiç olmazsa yemek yiyelim” dedim. O da dünden razıymış, hemen
”Peki o zaman kalayım bari…” dedi, oturdu. Ben evdeki yemeklerden hazırlayıp sofrayı kurdum. Beraber yemek yedik. Babamın rakısından çıkardım,
”İçer misin?” dedim şişeyi gösterip.
”Ooo… Hastaya çorba sorulur mu yavrum, içerim tabii…”
”Ama bir şartla veririm” dedim. “Ben de seninle içmek istiyorum, ama babama söylemek yok…”
Gözleri parladı sanki bunu söyleyince… Gülerek,
”Aslında yanlış ama, madem sen istiyorsun, içelim madem… Zaten baban da yok, yalnız kalmayayım, bir iki tek atalım seninle…” dedi. Beraber kadeh tokuşturduk,
Neyse, yemek faslında Ahmet amca bir yandan benimle sohbet etti, bir yandan beni gözleriyle sikmeye devam etti. Sonra salona geçip televizyonu açtık ve bir film bulup seyretmeye başladık, ama Ahmet amca film seyretmiyor, beni seyrediyordu. Önüne göz ucuyla baktığımda, önünün kalktığını, kabardığını görebiliyordum.
Eğer bakire olmasaydım, kendimi o anda ona siktirebilirdim. Öylesine yanıyordu amım yarak diye.. Ama lanet olsun, bakireydim işte… O gelmeden önce izlediğim porno filmdeki görüntüler gözümün önünde uçuşuyor, o hayaller karşımda kalkık erkekliğiyle oturan Ahmet amcanın etrafında dönüp duruyordu. Daha sonra Ahmet amca,
“Yoldan geldim, ben bir duş alayım Esracığım!” dedi.
“Tabi!” diyerek banyoyu hazırladım. Banyoya girdi. Çok iyi biliyordum ki, banyoya boşalmak için girmişti. Hemen sessizce gidip anahtar deliğinden baktığımda, yarrağı elinde 31 çekiyordu. Ama öylesine bir yarrak değildi, aynı pornolardakiler gibi büyük ve oldukça kalın bir yarraktı.
Anahtar deliğinden de olsa, ilk defa bu kadar yakından gerçek bir yarrak görüyordum. Elimi şortumun içine soktum ve amımı okşamaya başladım. Ahmet amca boşalmış, duşunu alıyor, ama sağa sola döndükçe kocaman yarrağı sallanıyor ve içimi bir hoş ediyordu. Yine ben tam orgazm olup boşalmak üzereyken, Ahmet amca suyu kapatıp havluyu eline aldı. Hemen toparlanıp odama kaçtım…
Yatağıma oturup kaldım. Nefes nefeseydim. Gözümün önünde Ahmet amcanın kocaman köpüklü siki dans ediyordu sanki… Alelacele şortumu sıyırıp tişörtümü fırlattım. Çıplak vaziyette kendimi geriye, sırtüstü yatağa attım. Bir elimle memişimi okşayıp sıkarken, diğer elimle külodumun üstünden amımı klitorisimi okşamaya başladım. Fazla sürmedi zaten, anında orgazm oldum, dudaklarımı ısıra ısıra sarsılarak boşaldım.
Kalkıp üstüme memelerimi meydana çıkaran bir tişört, bir de mini etek geçirdim. Annemlerin yatak odasına gidip gardroptan bir takım eşofman çıkardım. Banyoda oyalanan Ahmet amcaya seslenip babamın eşofmanlarından hazırladığımı söyledim. Ahmet amca öbür odada giyinirken, kendimi zor tutuyordum, içeri gidip, “Ahmet amca beni sik!” dememek için.
Neyse, Ahmet amca eşofmanı giyip, salona, yanıma gelip oturdu. Bacağı bacağıma değince içim bir tuhaf oldu. O anda aklıma şeytanlık geldi, kendimi siktirmeden de biraz cinsel zevk ve heyecan yaşayabileceğimi düşünerek,
“Ahmet amca, iki duble seni kesmemiştir, istersen bir iki meze hazırlayıp getireyim, burda televizyonu izlerken devam et” dedim. O da,
“Niye olmasın Esracığım, kendine de getir de beraber içelim!” dedi. Hemen birer duble rakı doldurdum, biraz da meze getirdim. Ben ilk dubleyi daha yeni bitirmiştim, ama Ahmet amca ikinci dubleyi içiyordu. Televizyondaki kadın programında oryantal çıkmış, kıvırmaya başlamıştı. Ahmet amca bir ona bakıyordu, bir bana…
”Ne güzel oynuyor di mi?” dedi. Kıskandım birden kadını,
”Ben daha güzel oynarım ondan…” deyiverdim. Bana dönüp mavi gözlerini üstümde dolaştırdı,
”Sahi mi Esra? Seni hiç oynarken görmedim, onun için bilmiyorum.”
Pek alışık olmadığım rakıdan başım dönüyordu zaten… Kendimi ona göstermeliydim, beni beğenmeliydi. Kalktım, çok iyi yaptığım oryantali sergilemeye başladım.
Gözleri parlıyordu beni izlerken… Müziğin oynak ritmiyle mini eteğimi savura savura dönüyor, kalçalarımı çalkalıyor, memelerimi titretiyordum. Tişörtümün altını yukarıya sıyırmış, çıplak göbeğimi nasıl titretebildiğimi gösteriyordum. Müzik bitince kendimi koltuğa, onun yanına attım. Nefes nefese,
”Nasıl, ondan iyiymişim di mi?” diye sordum şımarıkça… Eğilip yanağımdan öptü uzunca,
”Valla harikasın Esracım…” dedi, “Oryantale taş çıkarırsın sen, hem güzellik, hem dansın… Ondan çok daha iyiydin…” dedi. Hoşuma gitti, yayıldım kaldım iltifatlarına… Dudaklarının değdiği yer yanıyordu.
“Öfff yaa…” falan demeye başladım. Ahmet amca,
“Ne oldu Esracığım?” dedi.
“Başım döndü!” dedim. Elini omuzuma koydu, kendine çekip,
“İçki çarpmıştır yavrum, yat kucağıma!” dedi.
“Alışık değilim içmeye, ondan oldu herhalde.” dedim ve dizlerine yattım. Ama, ahlayıp oflayıp duruyordum. Ahmet amca saçlarımı okşuyor,
“Geçer şimdi Esracığım…” falan diyordu.
Bu arada başım tam sikinin yakınında olduğu için, kabardığını görebiliyordum. Bir müddet sonra Ahmet amca sırtımı falan okşamaya başlayınca, ben gözlerimi kapatıp sızmış numarası yaptım. Ahmet amca başta,
“Esracığım uyudun mu?” falan dedi, baktı benden ses çıkmıyor ellerini yavaşça göğüslerimin üstüne koydu.
Biraz öyle üzerinden okşadıktan sonra ellerini badimin içine sokup göğüslerimi okşamaya başladı. Bu arada eşofmanının içinde yarrağı kütük gibi olmuş, burnuma değmeye başlamıştı. Bir müddet sonra ben elimi onun bacaklarının üstüne koyunca, Ahmet amca hemen elini çekti göğüslerimden. Biraz bekledi sonra tekrar elini göğüslerime sokup okşamaya devam etti.
Ben de zor duruyordum, amım sırılsıklam olmuştu. Memelerimi okşayan elleri, uçlarını ovalayıp duran parmakları beni deli ediyordu. Nerdeyse o vaziyette boşalmak üzereydim. Dayanamadım, birden elimi Ahmet amcanın yarrağına atıp, eşofmanın üzerinden kavradım. Ahmet amca şaşırmış ve irkilmişti. Kafamı kaldırıp gülümseyerek,
“Sen de bunu istemiyor muydun?” dedim.
Hiç bir şey diyemedi… Uzandığım yerden kalkıp, kucağına oturdum ve dudaklarına yapıştım. Ahmet amca şaşkınlığını üstünden atmış, ateşli bir şekilde öpüşüyordu benimle…
”Ohhh… Lolitam benim… Fıstığım.. Delirttin beni… Öldürdün… Kurban olurum sana ben… Körpe dudaklım… Körpe memelerini yerim senin…” diye diye dudaklarımı somuruyor, elleriyle memelerimi avuçlayıp sıkıyor, çıplak bacaklarımı mini eteğin altından okşuyordu. Altımdaki taş gibi olmuş sertliğini külodumun üstünde hissedebiliyordum.
Elimi bu sefer eşofmanın içine sokup, yarrağını kavradım. Aman Tanrım, elime sığmıyordu, kendimi siktirmek istesem bile, içime nasıl alacaktım bunu diye düşündüm, bir an gözüm korkmuştu. Bu arada Ahmet amca da dudaklarımı öyle bir öpüyordu ki anlatamam.
Daha sonra üstümdeki badiyi sıyırıp çıkardı, sütyenimi çözdü ve göğüslerimi öpmeye, yalamaya ve emmeye başladı. Ben daha da zevklenmiştim ve Ahmet amcanın yarrağını sıkabildiğim kadar sıkıp okşuyordum. Daha sonra kucağından inip, yere önünde diz çöktüm, eşofmanını sıyırıp çıkardım. İşte Ahmet amcanın kocaman yarrağı karşımdaydı…
Elime alıp biraz inceledikten sonra, ağzıma almaya başladım. Ahmet amca da saçlarımdan tutmuş, başımı yarrağına doğru bastırıyordu. Ama kafasını zor alıyordum ağzıma. Yarrağının kafasını ağzımdan çıkarıp, yarrağının gövdesini ve taşaklarını yalamaya başladım. Ahmet amca da kafasını geriye atmış inliyordu.
”Ooohhh… Küçük orospum benim… Azgın lolitam… Bitiriyorsun beni dilinle… O küçük pembe dilini ısırıcam senin… Aahhh… Yala canım… Yala güzelim…”
Daha sonra beni saçımdan tuttu. Ayağa kaldırıp, altımdaki eteği minik pembe külotumla beraber indirdiğinde, ben de çırılçıplaktım karşısında. Hemen kendi de ayağa kalktı ve dudaklarıma yapıştı. O kocaman yarrağı ikimizin arasında sıkışmış, göbeğime baskı yapıyordu. Sonra beni koltuğun üzerine yatırdı, önümde diz çöküp bacaklarımı omzuna koydu ve
“Ohhh kaymak gibi! Yerim senin amcığını!” diyerek, hiç sikilmemiş amımı yalamaya başladı. Ben artık çıldırmış gibi inliyordum. Klitorisimi öyle bir yalıyordu ki, ben artık akşamdan beri boşalamadığımın acısını çıkarıyor, üst üste orgazm olup boşalıyordum…
Daha sonra beni kucağına alıp babamların yatak odasına götürdü. Yatak odasına giderken kendimi gelin gibi hissetmiştim. Babamların geniş yatağının üstüne beni bırakıp, üzerime uzandı ve tekrar dudaklarıma yapıştı. Ordan göğüslerime, ordan da tekrar amımı yalamaya başladı. Ben kuduruyordum,
“Yeter artık sikeceksen sik beni Ahmet amca!” diye bağırdım. Ahmet amca tekrar yukarı vücudumu yalayarak geldi ve dudaklarımı öptükten sonra,
“Canım benim, emin misin? Pişman olmayasın, buna hazır mısın?” dedi. “İstersen seni sadece okşayıp sevebilirim.”
“Evet, hazırım, çok istiyorum. Ama biraz yavaş ol, ben bakireyim daha, yavaş yavaş sok!” dedim.
“Tamam güzelim!” diyerek bacaklarımı omzuna aldı ve yarrağının kafasını amıma dayadı. Ben heyecan ve zevkten ne yaptığımı bilmiyordum. Artık yarrağının kafasını soktuğunu ve yavaş yavaş amımda ilerlediğini hissediyordum… Ama canım acımaya başlamıştı,
“Ahmet amca acıyor!” dedim. O da,
“Biraz sonra bir şey kalmaz!” dedi ve içime birden yüklendi, yarrağının yarısından fazlası içimdeydi artık. Yırtılmıştı içim… Bekaretimi olgun erkeğime armağan etmiştim. Mutluydum. Ama acıyordu hala,
“Çıkart lütfen, Ahmet amca çıkart!” diyordum.
O ise umursamayıp amıma sokup çıkarmaya başlamıştı. Ben de acıdan neredeyse ağlamaklı olmuştum. Gittikçe biraz daha sokuyordu, ama bende de acının yerini zevk almaya başlamıştı. En sonunda taşaklarının götüme değdiğini hissettim, köküne kadar almıştım Ahmet amcanın yarrağını… Bir, “Oohhhh!” çektim. Harika bir histi bu… Şimdiye kadar hep merak ettiğim, nasıl olacak diye hayal kurduğum şey buydu. Daracık amımı dolduruyor, geriyor, zevkten mahvediyordu beni koca siki…
Ahmet amca durdu. Ne oldu diye yüzüne baktığımda gülümsüyordu sadece… Daha sonra bacaklarımı omzundan kollarına düşürüp, dudaklarıma öpücük kondurdu,
“Çıkartayım mı Esracığım?” dedi.
“Hayır Ahmet amca, sik beni!” dedim.
O anda öyle bir sokup çıkarmaya başladı ki anlatamam, köküne kadar sokup çıkarıyordu. Ben de zevkten neredeyse çarşafı parçalayacaktım. Ahmet amcanın yüzüne baktığımda şekilden şekile giriyordu.
Bir müddet sonra öyle bir böğürmeye başladı ki, amımın içini dölle dolduruyordu. Böyle bir şey olamazdı, sanki amıma hortum sokmuşlardı ve çeşmeyi açmışlardı. Üzerimde titredikçe titriyor, boşaldıkça boşalıyordu. En sonunda bacaklarımı bıraktı ve üzerime yığılıp kaldı. Yarrağı halen içimde duruyordu. Bir müdet üzerimde hareketsiz öylece yattı… Merak edip, (Öldü mü yoksa?) diye düşünerek,
“Ahmet amca hadi kalk üstümden!” dedim.
Ahmet amca zorla kafasını kaldırıp, dudaklarıma öpücük kondurup, yanıma uzandı. Bir müddet ben de öylece yattım. Kafamı çevirip Ahmet amcanın yarrağına baktığımda, yarı kalkık, halen kalp gibi atıyordu. Taşaklarına kadar her yeri kan ve döl içindeydi.
Hemen elimi amıma attım, amımdan döller yatağa akıyordu. Birazını alıp baktım, kan ve döller birbirine karışmıştı. Hemen kalkıp banyoya koştum, duşun altına girdim. Amımı parmaklayıp içimdeki dölleri boşaltmaya çalıştım…
Temizlenip odaya döndüğümde, Ahmet amca halen öylece yatıyordu. Geri dönüp bir bezi ıslatıp geldim, yarrağını ve taşaklarını temizlemeye başladım. Ama ben temizlemeye çalıştıkça, yarrağı dikilmiş eski haline almıştı.
Ahmet amcaya baktığımda gülümsüyordu. Dayanamayıp yarrağını yalamaya başladım. Az sonra üzerine çıkıp, yarrağını amıma yerleştirip oturdum ve oturup kalkmaya başladım. Ahmet amca da kendine gelmiş, alttan hızla sokup çıkarmaya başlamıştı.
Bir müddet sonra beni üstünden indirip domalttı ve amımı öyle sikmeye başladı. Ben de yastığa sarılmış, zevkten ne yapacağını bilmeyerek sikiliyordum. Sonra üzerime öyle bir abandı ki, yüz üstü yatağa yapıştım. Ama Ahmet amca halen içimdeydi ve beni sikiyordu. Ben artık kendimi tanıyamıyor, üst üste boşalıyordum.
Ahmet amca beni o pozisyonda 10 dakika kadar sikti, sonra içime tekrar bütün döllerini boşaltıp, yine üstüme yığıldı kaldı. Yarrağı amımdan küçülüp çıktı, ama Ahmet amca halen üstümde yatıyordu… İttirerek,
“Hadi kalk üstümden!” dedim. Yanıma zorla yattı. Yarrağına baktığımda kan yoktu, ama döl içindeydi.
“Hadi Ahmet amca kalk bir duş al!” dedim. O da,
“Hiç halim yok!” dedi. Ben de,
“Ama beni sik desem, hemen sikersin!” dedim.
“O başka!” dedi.
“Tabi ya!” dedim gülümseyerek, kalkıp banyoya gittim, duşun altına girdim. Amımdaki dölleri temizlemeye çalışırken, içeri Ahmet amca girdi. Yanıma gelerek,
“Canım benim, çok tatlısın!” dedi ve dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı çekip,
“Duşumuzu alalım, yeter bugünlük!” dedim.
“Tamam canım!” dedi. Önce o beni yıkadı, vücudumda elleri gezdikçe içim bir tuhaf oluyordu. Sonra da ben onu yıkamaya başladım. Ama ben ona dokundukça, yarrağı tekrar hareketlenmişti. Yüzüne baktığımda, bana,
“Ben tamam desem de, o tamam demiyor!” dedi.
Ben de gülümseyerek önünde çömelip yarrağını ağzıma aldım… Yarrağı tekrar kütük gibi oldu. Beni kaldırıp duvara ellerimi dayadı, kalçamı hafif geriye çıkarttı ve arkadan yarrağını amıma geçirdi. Öyle bir sokup çıkarıyordu ki, zevkten ayakta duramıyordum, önünden nasıl kaçtım bilmiyorum.
Ama beni hemen yakalayıp çamaşır makinasının üstüne oturttu, hemen bacaklarımın arasına girdi ve yarrağını amıma soktu, bacaklarımı da koltuk altlarından geçirdi,
“Boynuma sarıl!” dedi ve ayakta beni sikmeye devam etti. Köküne kadar sokup çıkarıyor, git gide de hızlanıyordu. Ben de zevkten artık bitmiştim,
“Ahmet amca yeter!” dedim, ama beni duymuyor, boyuna sokup çıkarıyordu. Artık zevkten bayılacaktım ki, yüzüne bir tokat vurdum. Ahmet amca kendine gelmiş,
“Ne oldu?” diyordu.
“Yeter Ahmet amca, bayıltacan şimdi beni!” dedim. Çamaşır makinesinin üstünden indirdi beni,
“Bari elinle boşalt beni!” dedi.
“Tamam!” diyerek önünde diz çöküp yarrağını sıvazlamaya, sıvazlarken de yalamaya başladım. İki dakika kadar yaladıktan sonra öyle bir boşaldı ki, elim yüzüm hep döl oldu. Birazı da ağzıma girmiş, yutmuştum. Tadı hoşuma gitmişti. Ayağa kalkıp,
“Ahmet amca tamam mı?” dedim.
“Evet canım, tamam!” dedi. Ben de o arada yüzümden akan döllerini parmağımla toplayıp ağzıma sokuyordum. Duşumuzu aldıktan sonra çırılçıplak vaziyette annemlerin yatağında uyuyup kalmıştık.
Sabah uyandığımda Ahmet amca yanımda yoktu. Yatakta öyle yatıp, akşam kızlığımı 45 yaşında birine verdiğimi ve yaşadığım anlatılmaz zevki düşündüm ve amım tekrar sulanmıştı. Tam bu sırada evin dış kapısı açıldı. Hemen yataktan fırlayıp yatak odasının kapısında baktığımda, Ahmet amca ekmek alıp gelmişti. Bana,
“Günaydın, iyi uyudun mu canım?” diyerek mutfağa geçti. Mutfağa gittiğimde, çayı demlemiş, kahvaltı sofrasını hazırlamıştı. İçeri gidip üzerime uzun bir tişört giydim ve geri geldim. Kahvaltımızı yaptıktan sonra,
“Hadi bakalım dışarı çıkalım, biraz dolaşalım, hava alalım” dedi.
Kalkıp giyindim ve çıktık, arabaya binip gittik. Biraz gezdik, dolaştık, vakit geçirdik. Bir süre sonra,
“Evet, nereye gidelim şimdi?” dedi.
“Bilmem, eve gidip sikişsek olmaz mı?” dedim. O da,
“İlla eve gitmemize gerek yok, dışarda da sikişebiliriz!” dedi ve arabayı sürdü. Ormanlık bir alana girdik. Etrafta kimseler yoktu. Arabadan indik.
“Niye geldik buraya? Burada ne yapacağız? dedim.
“Sikişeceğiz!” dedi. Ben suratına şaşkınlıkla bakarken, yanıma gelip,
“Babanla burda az mı karı kız sikmedik! Hele senin gibi, 16-17 yaşındaki kızları!” dedi.
“Ne yani, burda babamla kızları mı sikiyordunuz? Vay zampara babama bak!” dedim.
“Sana bir şey söyleyim mi, babanın yarrağı benimkinden daha kalın ve daha uzundur, kızlar babanın yarrağını gördüğünde kaçmaya çalışırlar! Şimdi baban, seni burda sikeceğimi bilse kimbilir ne yapardı?” dedi.
“Boşver şimdi babamı, sen beni burda sik, başka bir şey düşünme!” diyerek dudaklarına yapıştım.
Öpüşürken elimi yarrağının üstüne koydum ve okşamaya başladım. Ama yarrağı çoktan dikilmiş, gireceği deliği bekliyordu. Ahmet amcayı arabaya yaslayıp, pantolonunu dizlerine kadar indirdim, önünde diz çöküp yarrağını ağzıma aldım. O da saçlarımdan tutmuş, başımı yarrağına doğru bastırıyordu. Zorlaya zorlaya yarrağını gırtlağıma dayadı. Boğulacaktım, zorla ağzımdan çıkarıp,
“Ne yapıyorsun sen!” dedim.
Gülümsedi ve beni ayağa kaldırıp, sırtımı arabaya dayadı ve badimi sıyırıp göğüslerimi yalamaya, ısırmaya başladı. Isırdıkça canım yanıyor, ama aynı zamanda zevk de alıyordum. Altımdaki kot pantolonu dizlerime kadar sıyırıp, amıma başını gömdüğünde, titreyerek ağzına boşalmıştım…
Daha sonra beni arabanın kaportasına yatırdı, bacaklarımı havaya kaldırıp amımı yalamaya öyle devam etti. Sonra doğruldu, yarrağını amıma yerleştirip, yavaş yavaş sokmaya başladı. Yarısına kadar geldikten sonra, tekrar kafasına kadar çıkardı ve beklemeye başladı.
Ne oldu diye gözlerimi açıp baktığımda, birden yarrağını köküne kadar soktu amıma. O anda avazım çıktığı kadar bağırmışım. Yarrağını kafasına kadar çıkarıp, sertçe amıma köklüyordu ve giderek hızlanıyordu. Ben ise zevk ve acıdan arabanın kaportasını yumruklamaya başlamıştım.
Daha sonra beni indirdi, ellerimi arabanın üstüne dayadı, beni domaltıp, hızla amımı sikmeye devam etti. Artık son vuruşlarını yaptıktan sonra içimden çıktı ve beni diz çöktürüp ağzıma yarrağını soktu… Belli ki ağzıma boşalmak istiyordu.
Yarrağını yalamaya başladım. Birden başımı yarrağına doğru bastırıp, gırtlağıma kadar soktu ve boşalmaya başladı. Dölleri gırtlağıma çarparak mideme akıyordu, ama ben nefessiz kalmıştım, zorla elinden kurtulup, ağzımdan yarrağını çıkardım. Ama yarrağından halen döller fışkırıyor, yüzüme çarpıyor, ordan süzülüp üzerime akıyordu. Tekrar yarrağını elime aldım ve ağzıma soktum, ama sadece kafasını yalıyordum. Boşalması bittikten sonra ikimiz de nefes nefeseydik. Üzerimi temizleyip, toparlandık, eve gittik…
Acıkmıştık, birşeyler atıştırdıktan sonra telefon çaldı. Arayan babamdı,
“Biz yarın sabah geliyoruz!” dedi. Tabi bende bir moral bozukluğu olmuştu. Telefonu kapatınca, Ahmet amca sordu,
“Ne oldu?” diye. “Babamlar yarın sabah geliyorlarmış!” deyince, Ahmet amca da bozulmuştu ve bana,
“O zaman bu gece hiç uyumak yok, seni sabaha kadar sikecem, başka çaresi yok!” dedi. Bu beni neşelendirmeye yetmişti,
“Hadi ozaman vakit kaybetmeden başlayalım!” diyerek elinden tutup yatak odasına götürdüm. Ve o gün beni sabaha kadar sikti.
Halen düşünüyorum da, Ahmet amca bu yaşta, bu enerjiyi nerden buluyordu? Sabah Ahmet amcayı gönderdikten sonra ayakta duramıyordum. Daha sonra babamlar gelmiş, ama ben yataktan kalkamamıştım. Sabaha kadar ders çalıştığımı, uyumak istediğimi söyledim onlara… Evet, yalan söylemiyordum sabaha kadar seks dersi çalışmıştım. Hem de Ahmet amca gibi usta bir öğretmenden almıştım dersimi…
Artık Ahmet amca bir daha ne zaman gelecek ve beni sikecek diye bekler olmuştum. Eee, naparsın, insan yarrak yemeye alışınca, kudurmuştan beter oluyor!
Kocam Evde Yokken celali eve atıyorum
Kocam kamu görevlisi bir memurdur. Bulunduğu mevki nedeniyle, sık sık şehirdışına ve hatta ülkedışına gitmek zorunda kalıyordu. Ben de onun yokluğunu fırsat bilip, gönlümce geziyor, istediğim gibi alışveriş yapıyordum. Kızımı okula bıraktıktan sonra serbestliğin tadını ve özğürlüğün mutluluğunu çıkartıyordum. Çünkü kocam bu konularda çok sıkıcıdır. Evimizin yakınında bulunan marketin kasap reyonuna bakan gençle birkaç kez bakışmış ve ilerleyen günlerde onla birkaç defa buluşmuş ve samimi olmuştuk. Aramızdaki bu samimiyet, sevişmeye ve sikişmeye kadar gitmişti. Yine bir gece onunla mahallenin kuytu yerinde buluşmuş sevişirken, o ıssız kuytu ve karanlık yerin bir Halısahanın arka tarafı olduğunu bilmiyordum. Maçtan çıkan adamlara tam dikkat etmememe rağmen, içlerinden birinin komşum Celal bey olduğunu fark etmiştim. O beni görmedi diye tahmin ediyordum, ama görmüş. Bir saat sonra eve gitmek için sitenin kapısına yaklaştığımda, Celal beyin site önünde beni beklediğini gördüm. Ben önünden geçerken, benle konuşmak istediğini söyledi. Ben yüz vermeyip, oralı olmamış tavrı ile eve doğru ilerledim. Arkamdan seslendi, “Madem senle konuşamıyacağız, o zaman kocanla konuşuruz!” demesi kanımı dondurdu. Korku ile döndüm, “Buyrun konuşalım! Dinliyorum?” dedim. “Yoo senle konuşmak olmaz, ama sen yine de telefonuma bir göz at!” deyip bana bir video kaydı seyrettirdi. O kayıt ise market çırağı ile benim sikişme kaydımdı. Doğrusu bunu hiç beklemiyordum, şok oldum. Kendimi toparlayıp, ne istediğini sorduğumda, tek söz etti, “Nikahsız karım olacaksın! Bu köşeyi dönene kadar sana süre, ya kabul edersin, yada etmezsin! Sen bilirsin!” diyerek yürümeye başladı. Henüz ikinci adımı atmıştı ki, “Dur!” diye seslendim. “Sen ne istersen o olacak, hiçbir şeyine itiraz etmiyecem, yeter ki yaşantıma engel çıkartmaması için kocama birşey deme!” diye yalvardım. O da, “Anlaştık karıcığım! Hadi ozaman gerdeğe girelim! Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!” dedi. Evimin pencerelerine baktım, ışık yanmıyordu, evde annem ve kızım uyuyorlardı. Yukarı çıktık ve eve girip, sesizce yatakodama geçtik. Kocamın yatağında ilkdefa kocam dışında bir erkekle sikişecektim. Ben soyunmaya başladığımda, Celal önce banyoya gitmemi, güzelce yıkanıp temizlenmemi istedi. Ben bayoya giderken popoma şaplak vurdu ve “Amın kıllı ise onları da temizle, ben kıllı am sevmem!” dedi. “Tamam!” diyerek banyoya geçtim. Ve hemen duşumu aldım, amımdaki kılları da traş ettim, her tarafımı kaymak gibi yaptım ve kendimi ona hazırladım. Ne yalan söyleyim, Celalin bu davranışı beni iyiden iyiye tahrik etmiş ve bu duruma kendimi alıştırmaya çalışıyordum. Yanına gittiğimde, Celal bu gecemizi kameraya kaydetmek istediğini söyledi. Mecburen, “Tamam!” dedim ve telefonun kamerası kayda başlamıştı. Kamera önünde başladık sevişmeye. O bana karıcığım deyip, benim de ona kocacığım dememi isterken, ben iyiden iyiye havaya girmiştim ve tam anlamıyla seksi yaşamaya başlamıştım…() Celalin yarrağı hem kalın, hemde iri idi. Yarrağını elime aldığımda, doğru karar verdiğime artık emin bir şekilde, Celalin altında kıvranıyordum. Celal amımı kanırta kanırta sikerken, ben de, “Kocacığım!” diye, kulağını yalayıp emerek, “Yırt kocacığım, yırt amımı koca yarrağınla!” diye inlemelerle kulağına fısıldıyordum. Yarım saatir sikiyordu beni ve bir türlü gelmiyordu. Ben ise ardı ardına Orgazm oluyordum. Böyle birşeyi, ne 10 yıllık evliliğimde kocamda, nede marketin çırağında yaşamıştım. Onlarla sikişirken 1 sefer bile zor Orgazm oluyordum. O da benim kendi çabalarımla… Nerdeyse 45 dakikadır sikiyordu. Sonunda gelmek istediğini söyleyince, “Dölle beni gerçek kocacığım, dölle, kardeş lazım kızıma, o da senden olsun, senin çocuğunu doğurmak istiyorum, ilk defa kadın olduğumu sende anladım, doğurt beni aşkım!” inlemelerim ile, amıma bir fışkırması vardı ki, amımı doldurmuş, amımdan taşan dölleri sikinin yanlarından bacaklarıma süzülüyordu. Bunu bile yaşamak her kadına nasip değildir. Boşalması bittikten sonra, Celal yarrağını memelerime sürterken, doymadığını anlamıştım ve yarrağını yalamak için ağzıma aldım. Kısa sürede yarrağı tekrar sertleşmiş ve beni yine sikmeye hazır hale gelmişti. Celal beni ters çevirdi ve götümün yanakları arasına yarrağını sürterken, göt deliğimi de yokluyordu. Oradan hiç sikilmemiştim, kocam beni götümden hiç sikemezdi. Hoş bu ana kadar amımdan da sikildiğimi sanıyordum hep. Götümü Celale vermeye karar verdim ve ellerimle dolgun kalçalarımı ayırdım. Celal göt deliğime sokmaya başladığında, o kadar kalın yarağı nasıl alırım diye düşünürken, tam göt deliğime bir parça tükürük bırakması ile, yarrağı götüme demir giriyormuş gibi girmeye başlamıştı. Çığlıklarım duyulmasın diye yastığı ısırmaya başlamıştım. Ve yarrağı tamamen götüme girdiğinde ise kilitlenmiş, nefes alamıyordum. Celal bir müddet sonra yavaş yavaş harekete geçerken, yine bir parça tükürük yarrağının gövdesine bırakarak, götüme girip girip çıkmaya başladı. Kısa süre sonra o hızlanıp, ben de götten sikilmenin tadını alınca, otomatik olarak amımdan zevk sularım yine gelmeye ve yine doruklara çıkmaya başlamıştım. Yaklaşık 15 dakika da götümü siken Celal, götümün içine boşalmış ve yorgunluktan yanıma devrilmişti. Ben de adeta ilikleri boşalan hayvanlar gibi zevk yorgunluğundan Celalin kollarında uyuya kaldım. Sabah olmadan Celal beni uyandırdı ve son birdefa sikip Orgazm etti. Giderken de sikişmemizi kaydettiği filmi benim cep telefonuma da kopyaladı, öyle gitti. Sonraki günlerde tekrar tekrar seyrettim filmi, her seyrettiğimde amımdan sular seller akıyor. Kocamın şehirdışında olduğu geceler Celali evime alıyorum ve erkeğime kendimi siktiriyorum. Bir gece biz yine Celalle sikişirken, annem sesime uyanmış, kısa da olsa bizi anahtar deliğinden seyretmiş. Ben Celalden tehtidler beklerken, tehdit annemden üstü kapalı geldi. Bana, “Kaç yıldır babanla evliyim, babandan böyle şeyler görmedim, benim de hakkım, bu duruma kimse engel olamaz, ben sana engel oluyor muyum?” diyerek, Celalle sikişmek istediğini ima etti bana.
Ne güzel annesi varmış