" Beni her gün sulara daldırırlar, sonra derler ki; sakın ha ıslanma!. " Attar
i don't do bad sauce passes

★
wallacepolsom
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available

Kiana Khansmith

@theartofmadeline

Love Begins
Cosimo Galluzzi

tannertan36
AnasAbdin

titsay
Cosmic Funnies
trying on a metaphor
Misplaced Lens Cap

roma★
will byers stan first human second

oozey mess
ojovivo

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Ecuador
seen from Dominican Republic

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from United States

seen from United States
seen from Singapore
seen from Canada

seen from Thailand
seen from Brazil

seen from Malaysia
@numanefendioglu
" Beni her gün sulara daldırırlar, sonra derler ki; sakın ha ıslanma!. " Attar
" Yolculuktan haberin yok galiba ki, yoldaki karıncayı incittin. "
"Ümitsiz değilim, kararım yok."
“ Yoku vara, varı hiçe gömerek her solukta bir gam yakar geçerim. “
Neyzen Tevfik
Bu dünya neye benzer sana söyleyeyim:
bu dünya, insanın gece gördüğü rüyaya benzer. uyandığında, o tatlı rüyasından eser kalmaz. aynı şekilde, ecel gelip hayatın kepengeni kapattığında da, insan bu dünyada yararlandığı onca servetten hiçbir şey götüremez. sadece şu dünya hayatında güzel işler yapanlar, o ebedi âleme ancak o güzel işlerini götürür ve onları yanlarında bulurlar.
- feridüddin attâr
Efendim bu hikâyeyi rahmetli Cemaleddin Server Revnakoglu'ndan dinledim, Allah rahmet eylesin.
O anlatti.
Bir Tevfik efendi varmış, hâli vakti yerinde. Anne ölmüş, baba ölmüş, alkolik olmuş bu Tevfik efendi. ispirto içmeye başlamış. Ne ev kalmış, ne yatak yorgan, bir hanın bodrumunda hasır üzerinde yatıyor.
Bir gün böyle velâdet mevsimiymiş, Efendimiz'e karşı, -gönül meselesi ya bu- yâ Resûlallâh deyip başlamış ağlamaya. Aklına gelenleri söylemiş, ağlamış, ağlamış, ağlamış. O orada ağlarken zamanın kutbuna Efendimiz tecellì etmiş,
-Git falan handa Tevfik efendi hazretlerine benim selâmimi götür' [buyurmus] kutba.
Kutup kalkmış gelmiş, o hani bulmuş. Soruyor şimdi: “ Burada bir Tevfik efendi hazretleri varmış?”
Düşünmüşler Tevfik efendi, Tevfik efendi? Yok böyle bir kişi. Yâhû muhakkak var, burası şu han değil mi ? Evet. Burada olması lâzim Tevfik efendinin. Bir tanesi saksıyı çalıştırmış. Yâhû burada bir Tevfik var. Bodrumda yatıyor, alkolik.
Alkolik malkolik, bir göreyim demiş.
Efendimiz sûretini de göstermiş ona. Yani Tevfik efendinin şeklini göstermiş. İnmiş oraya bir bakmış ki Efendimiz'in gösterdiği Tevfik efendi.
Uyuyormuş. Oturmuş kutup beklemiş, tâ uyanıncaya kadar dokanmamış.
Bu uyanmış, bakmış bir zât oturuyor. 'Hayrola?'
'Efendim kardeşim' demiş. 'Ben vazifeli olarak gönderildim Hazret-i Resûlullâh tarafından!'
Efendim?' 'Hazret-i Resûlullâh tarafından memûr olarak gönderildim. Iki cihân serverinin sana selâmı var'
'Allah aşkına doğru mu söylüyorsun?
Allah aşkına doğru mu söylüyorsun?' demiş sarhoş, ayılmış.
'Vallahi ve billâhi fem-i saâdetten aldığım selâmi zât-i âlînize getirdim.' Bârgâh-i Izzet'e açmis ellerini
'Yâ Rabbî bundan daha tatlı bir vakit olmaz, emâneti al' demiş. Ve orada sarhoş innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn. Kavuşmuş sevgilisine.
Hiç kimseyi hor hakir görmeyin. Bu sarhoştu, bu bilmem neydi? Sakın ha, sakın ha. Kapında kul var sultandan ileri. İbrahim Hakki Hazretleri söylüyor;
Harâbat ehline hor bakma oğlum
Defineye mâlik nice virâneler var
Safer Efendi
“ Dünyada iki şeyi sevesin. Fakir ile sohbeti, Veli kula hürmeti. “
Şeyh İbrahim Kassâr Hazretleri
“ Yaralıysan dünyayı diline dolama artık. Yaralarını dağla ve sesini çıkarma! “
Şeyh Attar
Mantıku’t-Tayr
Bir gün Hz. Ali (ra) şöyle buyurdu:
“-Sübhânallah! İnsanların çoğu hayır yapmaktan ne kadar da geri duruyorlar! Hayret doğrusu, bir kişiye müüslüman kardeşi bir ihtiyacı için gelir de o kişi kendisini hayır işlemeye muhtaç görmez, (kardeşinin ihtiyacını karşılamaz)! Hâlbuki onun güzel ahlâka koşması lâzımdır. Zira güzel ahlâk insanı kurtuluşa götürür.”
Bu esnâda bir kişi kalkıp:
“-Anam babam sana fedâ olsun ey Mü’minlerin Emîri! Sen bunları Peygamber Efendimiz’den mi işittin?” diye sordu.
Hz. Ali (ra) şöyle cevap verdi:
“-Evet. Ancak bundan daha güzelini de işittim. O da şudur: Tayy Kabîlesi’nin esirleri getirildiğinde içlerinden bir kadın, gâyet fasih bir lisanla:
“-Ey Muhammed! Eğer münâsip görürsen bizi serbest bırak! Arap kabîlelerini üzerimize güldürme! Ben bu kavmin efendisinin kızıyım. Babam insanların şeref ve haysiyetini korur, esirleri kurtarır, borçlu ve hastalara yardımcı olur. Açları doyurur, muhtaçları giydirir, misafiri ağırlar, yemek yedirir, selâmı yayardı. Bir ihtiyacı için gelen kişiyi kesinlikle geri çevirmezdi. Ben Hâtem-i Tâî’nin kızıyım.” dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah (sav):
“-Ey kadıncağız! Bu saydıkların gerçek mü’minlerin vasıflarıdır. Şayet baban müslüman olsaydı ona merhamet eder, çok iyi davranırdık. Bu kadını serbest bırakın! Zira onun babası güzel ahlâkı severdi. Allah Teâlâ’da güzel ahlâkı sever.” buyurdu.
Ebû Bürde (ra) ayağa kalkıp hayretle sordu:
“-Yâ Rasûlâllah! Allah güzel ahlâkı sever mi?”
Rasûlullah (sav) şöyle cevap verdi:
“-Nefsim kudret elinde bulunduran Allâh’a yemin ederim ki hiç kimse güzel ahlâka sahip olmadan cennete giremez!”
(Beyhakî, Delâil, no: 2087 [Vefdü Tayy];Şuab,VI, 241/8013)
İnsan kabre konduğu vakit, bir sahya duyar.
Ey Gafil! Sen dünyayı terkettin, dünya da seni terketti.
Sen dünyayı toplamaya çalıştın, o da seni topladı.
Ehl-i İrfan
“ Allah senin içinde ama sen sende değilsin.
Öyleyse ne bulmayı arzularsın?
Sen bulamadıklarınla kendini oldurmadasın.
Bu yüzden kendini bulamamaktasın!... “
Usta
Ariflerden birine sordular;
“ Biz ne dedikte dağların bile yüklenemediği bu yüke talip olduk? “ Soruyu soran, sanki ben böyle bir şey söylemedim der gibiydi.
Ehl-i İrfan, “ Elest Bezminde - Ben sizin Rabbiniz değil miyim- hitabına -Bela- ikrarını sen vermedin mi? diye sordu.
“ Evet “ dedi.
“ İşte o Bela, bu Bela, çekecen ” dedi.
“ Maneviyat boşluk kabul etmez. “
Usta
Hazreti Peygamber (s.a.v.)
"Bana ömrüm boyunca Hatice yeter."