anlamsız bir şeylere bakarken şöyle düşünüyorum: ne savaş gördün, ne açlık. aldığın tek yara, dil yarası. ne kanlı bir ölüm gördün, ne doğmamış bir çocuk. gitmek istediğin zaman gidebiliyorsun. kalmak istediğinde kovan yok. ellerin yerinde. ne kötü bir büyünün etkisindesin. ne de birileri cennet gibi olacağının garantisini verdi. şöyle diyorum kendime: yürekten kopan bir parça gibi hiç acı duydun mu? hayır. insanlar, bu dünyada, geçmişte-şimdi-gelecekte insanlar bir yerlerde canından veriyorlar. kanından. namusundan. sen ne verdin? hiçbir şey. bak diyorum ayaklarının üzerindesin. hala. çek diyorum bu havayı içine. bak şu hayatına. sen daha bir çocuksun. büyük hayalleri olan ama köyünün sınırlarından bir adım ileriye gidememiş bir çocuk. bak diyorum yenilgi bu. ne savaş gördün hayatın boyunca ne kan. ama bak diyorum yenilgi bu.
utan.












