+ne istiyorsun bekir? bu iş nereye gidecek? -nereye giderse! +ne demek nereye giderse! -öyle işte, olmuyor sensiz!

tannertan36
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Janaina Medeiros
Alisa U Zemlji Chuda
DEAR READER

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sweet Seals For You, Always
Mike Driver
Monterey Bay Aquarium
taylor price
Peter Solarz

No title available

if i look back, i am lost

Kaledo Art

oozey mess

pixel skylines
d e v o n

Discoholic 🪩

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Portugal
seen from Greece
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Maldives
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from T1

seen from Greece
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
@perasperapedastra
+ne istiyorsun bekir? bu iş nereye gidecek? -nereye giderse! +ne demek nereye giderse! -öyle işte, olmuyor sensiz!
En güzel kelimeleri kadının, dudaklarından çıkmadan boynundan kayarak omuzlarına düşüyor, kayan yıldızlar gibi. Uzay gibi derin kadın, uzay gibi yalnız; ve susuz bir rakı gibi kadın, suyu olan gezegeninde adamın.
keşke..
Gördüğüm en muazzam tweet;
“Ataturk died 79 years ago, but Turkey buried him today.” “Atatürk 79 yıl önce öldü ama Türkiye onu bugün gömdü.”
f yeah
-Diyelim ki gitmedim. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? + Sevişirdik. - Başka? + Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. Sonra dışarı çıkardık. Dışarda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyarete giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra.. sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık. - Ne dersin bir çay daha içelim mi? + Ben daha fazla çay içmek istemiyorum.