#life #blackboard
macklin celebrini has autism

★
Lint Roller? I Barely Know Her
YOU ARE THE REASON
Cosmic Funnies
$LAYYYTER
Xuebing Du
Jules of Nature
No title available
Three Goblin Art
DEAR READER
No title available
we're not kids anymore.
One Nice Bug Per Day
I'd rather be in outer space 🛸
ojovivo
noise dept.

@theartofmadeline

izzy's playlists!

shark vs the universe
seen from United States
seen from United States
seen from Sweden

seen from Canada
seen from Argentina
seen from Argentina

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Ukraine
@pirincintasi
#life #blackboard
#life #blackboard
Ben aynı böyle sen nasılsın ? :) #içgüveysindendillice
Zaten o da ayni seyi diyordu...olmazdi biliyordu!
Kuş Kadınlar Tepeden aşağı bisikletle hızla inen güzel kadının ardından ona âşık olan genç adam bağırmaktadır: - Iris, yavaşla! Dur! Sana yetişemiyorum! - Yavaşlayamam. Sen bana yakın durmaya çalış. Bir şey olmaz! İngiliz yazar Iris Murdoch’un hayatını anlatan "Iris" filminde üç kez aynı sahne tekrarlanıyor. Adam, kadının hızına yetişemiyor ömür boyu, ama ona "yakın durmayı" beceriyor. Peki hakikaten bir şey olmuyor mu? Ne oluyor ya da? *** Bazı kadınlar, yakalanamaz, durdurulamaz ve kimseye ait olamazlar. Onlar zaten kendilerine bile ait değildir de, o karmaşık bir mesele. O kadınlara yalnızca yakın durulabilir, yakalanıp durdurursan, kendine ait kılarsan... Ölüverirler. Çünkü onlar kuş gibidirler. Böyle uçucu kadınlar, tepeden aşağıya inen bir bisiklet gibi, fren yaptıklarında düşeceklerini pekiyi bilirler. O yüzden belki de hayat boyu kendilerini en sevdiklerinden bile korumak mecburiyetindedirler. Kendilerini durdurup, öldürüverecek şeylere karşı dikkatli olmaları gerektiğini -her nasılsa bilirler. Onlar, insanı ancak frensiz bir seyahate davet edebilirler. Zira fren yaparlarsa artık onlar, o kadınlar değiller. Bozulmuş bir oyuncak gibi kıymetsizler... Kanatlarının altına rüzgârı aldığında uçabilen kuşlar gibi, rüzgârsız kaldığında bir lokma ete dönüşen kadınlar... Ve adamlar, ekseriyetle, kadınları eğitilebilecek kuşlar sanırlar. Bilir misiniz? Eğiticiler, eve dönsünler, uzaklara uçmasın diye önce kuşların kanatlarını biraz kırarlar... Ama kimi kuşlar ve kadınlar, gökyüzü kadar uçmayacaklarsa ölüvermeyi tercih ederler... *** Yıllar geçer. Iris Murdoch bütün o şahane kitapları yazar, bütün o şahane konuşmaları yapar. Zekâsıyla etrafı büyüleyip dururken, tutulamayacak bir kuş gibi oradan oraya uçuşurken birden amansız bir illete tutulur. Alzheimer hastalığı ışıklı sözcüklerini hızla elinden çekip almaktadır. Gökyüzünü ateşe veren alev rengi kanat tüylerini bir bir söker gibi... Ona "yakın durmak için" onca çaba harcayan adam, yatakta, yanında duran, artık tam da en başından beri istediği gibi "yavaşlayıp durmuş" bu düşkün kuşu artık istememektedir. Neden? - Iris! İlk kez bana aitsin! ilk kez benimsin! Ve ben seni istemiyorum! *** Bilir misiniz? Manolyalar, o kocaman beyaz çiçekler, dokunuldukları anda küserler. Birden, kahverengi çürürler. Kuş kadınlar, manolyalar gibidirler. Kimi kadınlar hareketinin önüne geçilmeden, "yakın durarak" izlenmek, sevilmek mecburiyetindedirler. Bu bir seçim değildir, sevilen renklerini korumak için bunu yapmaları gerektiğini her nasılsa bilirler. Kollarından tutulduklarında amansız bir illete yakalanacaklarını bilirler. Uçuşup, renklerini dağıtıp, çırpınıp hayat içinde, sonra sessizce gidecekler. Durmak büyüyü bitirir, bunu bildikleri için onları sevmiş olan adamlar onlara güvenmelidirler. Tepeden aşağı inen bir bisiklet gibi, fren yapmadan gitmeyi tez elden öğrenmelidirler. Fren yaparsa o kadının artık o kadın olmayacağını... Kuş kadınlar, uçamadıklarında kıymetsiz bir av etine dönüşeceklerini pek iyi bilirler.
"Kendimi hic anlatmadigim bunun icin hic caba sarfetmedigim halde beni cozebilen ve sasirtan insanin gonderdigi bir yazidir"
IşılAşk
Gunesin denize yansidigi gibi olmali ask dedigin, gozleri kamasmali her gorenin..
- Özen -
Bazen kusmak ister yapamazsin
Cunku sana alistikca icim daha cok aciyo....
Etraf kargasa, kaos...ama sen pencerenden gunesin batisina sahit olur mutlu olursun..umursamazsin ne istanbulu, ne trafigi, ne gurultuyu
#people #poor #rich #streetstyle #lifestyle #followstagram #life #instahub #bestshot #instarockstar #cool #followboat #elegant #istahub #instagram #instalike #instacool #amazing #sartorialist #love #art #fisher #chic #real
Mumkunse ses sistemiyle dinlenir kendimizden gecilir
Pişmemiş Tavuk Hikayesi :)
DURUM: Bir tavuk, bir yolda karşıdan karşıya geçer. SORU : Tavuk karşıdan karşıya niçin geçer? YANITLAR: RENE DESCARTES: Yolun öbür tarafina geçmek için. EFLATUN: İyiliği için, Gerçek, öteki taraftadır. ARISTOTELES Karşıdan karşıya geçmek tavuğun doğasıdır. KARL MARX Tarihsel olarak kaçınılmazdı. HIPOKRATES Pankreasının aşırı salgısı yüzünden. MARTIN LUTHER KING JR. Tüm tavukların nedenini açıklamak zorunda kalmadan özgürce karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum. RICHARD M. NIXON Tavuk karşıdan karşıya geçmedi. Tekrar ediyorum, tavuk asla yolun karşısına geçmedi. SIGMUND FREUD Tavuğun karşıdan karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizde güçlü bir cinsel güvensizlik duygusunu ele vermektedir. BUDA Bu soruyu sormak, sizin kendi tavuk doğanızı inkar etmektir. GALILEI Oysa tavuk karşıdan karşıya geçiyor... CHARLES DE GAULLE Tavuk belki yolun karşısına geçti, ama otoyolun karşısına henüz geçmedi. EINSTEIN Tavuğun yolun karşısına geçmesi ya da yolun tavuğun ayakları altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiginiz referansa bağlıdır. BILL CLINTON Anayasa üzerine yemin ederim ki bu tavukla aramda hiç bir sey geçmemiştir. GEORGE W. BUSH Tavuğun bu yolda BM kararlarına rağmen cezalandırılmadan karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüge ve adalete kafa tutmaktır. Bu durum, yolu bizim çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir. NİHAT DOĞAN Benim ülkemin tavuğunun yürüyüşü bile farklı. NECATİ ŞAŞMAZ Hlıfhngvoımhugşoıugogrruygcs SÜLEYMAN DEMİREL Tavuk geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir. TANSU ÇİLLER Bu memleket için karşıdan karşıya geçen tavuk da bizimdir, üstünden geçen traktör de bizimdir. BÜLENT ARINÇ Tavuğun karşıdan karşıya geçmesi çok manidardır. R. TAYYİP ERDOĞAN - Ben imamhatip yıllarımda tavuklu sandviç de satmıştım. - Biz karşıdan karşıya geçmesini tavuktan öğrenecek değiliz. ABDULLAH GÜL Hayır, bana böyle bir bilgi verilmedi ama karşıdan karşıya geçtiyse hükümet gereğini yapar. İ.MELİH GÖÇEK Biz ağaçları kesip yol yapmasaydık, tavuk nah karşıya geçerdi..
Tohumlar Savasa...
Insanoglu su dunyada kosa oynaya avlanip, ates yakip isinip, dere gorup susuzlugunu giderirken hersey yolundaymis. Karni da doyuyormus, usuyunce de bi ates yakip isiniyormus, sosyalmis de aslinda. Sonra bugdayi kesfetmisler. Ah o bugday yok muuuu... bugdayin o kucuk tohumlari yok muu! Onu ogutup yemeye, tohumunu toplamaya, ama en fenasi da "ekmeye" baslamislar. Ekince, tarim baslamis. Tarim baslayinca da yerlesik hayat. Yerlesik hayat baslayinca, " burasi benim" cilik. Sonra iste sinirlar, savaslar...
Mark mcginnis
HaykiriS
Hadi gurle gurleyebildigin kadar sessizce !
DolunaY
Gunese mi kizdin da ondan saklanip doldun be Ay? Yoksa yildizlari mi kiskandin da en parlak benim diye onlarin gorulmesini engelliyorsun? Suratinin hali ne oyle ? Biliyoruz uzun surmeyecek neye neden kizdiysan ve eski haline donuvereceksin…