Uykusuzluktan her şeyi bulanık görmeye başladım, 50 kere gözümü kırpıştırdım sabahtan beridir.

Origami Around

Product Placement
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium

Andulka
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
cherry valley forever
Today's Document
hello vonnie
trying on a metaphor
🪼
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
h
Mike Driver
sheepfilms

shark vs the universe
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
DEAR READER
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
seen from France
seen from Norway

seen from China
seen from Germany

seen from Canada

seen from United States

seen from Portugal

seen from United States
seen from Switzerland

seen from Israel

seen from Vietnam
seen from Colombia

seen from Colombia
seen from Colombia
seen from Colombia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@renksizdiken
Uykusuzluktan her şeyi bulanık görmeye başladım, 50 kere gözümü kırpıştırdım sabahtan beridir.
Yaşam, yavaş bir ölümdü.
Kahkahalarım, içimde yankılanan ağlayışlarımın en yüksek perdesi. Duyulan her neşe, ruhumun attığı son çığlıktı.
Hayat bir şarkıydı, ama benim notalarım kayıptı. Geriye sadece ruhumun sağır edici senfonisi kaldı; uyumsuz, bitmek bilmez bir gürültü.
Bana bir şans verselerdi, ne cenneti ne de cehennemi seçerdim. Sadece, varlığımın olmadığı o boşluğu isterdim. Ne acının ne de umudun uğramadığı bir sıfır noktası.
Ruhumda biriken her acı, parmak uçlarımda buz kristalleri gibi dondu. Dokunduğum her şey, o an donup kalıyordu tıpkı benim içimde donan umutlar gibi.
Duvarlarım vardı, gökyüzüne kadar uzanan. Her tuğlası acıdan, ihanetten. Sen geldin ve ilk defa o duvarların ötesini merak ettim.
Bir gün bir fırtına gibi siyahsın, bir gün bir sessizlik gibi beyazsın, bazen de görünmeyen ama var olan bir boşluksun.
Ve o yüzden benzersizsin.
Bazı insanlar değişemiyor, bazı hayatlar iyileştirilemiyor.
Ve bazen ölüm, hayatın devamından daha hafif olabiliyor.
Bazen o nokta, sen hikâyenin sonuna koy diye oradadır. Görürsün ve sadece iliştirirsin. Renksiz bir yapbozun son parçası gibi. Belki de her şey olması gerektiği gibi.
Dizlerinde dizlerim, boynunda ellerim.
Boğulur gibi yeniden, her gece her gece doğalım mı sevgilim?
Dizlerinde dizlerim, boynunda ellerim.
Tuttuğum tüm dilekleri gökyüzüne astım.
Direnmelisin.