Toplumun ayıpladığı her şeyi yapmak istiyorum.
hello vonnie
Game of Thrones Daily
NASA

No title available
KIROKAZE

if i look back, i am lost

Andulka

shark vs the universe

JVL
Today's Document

@theartofmadeline
Xuebing Du

No title available

PR's Tumblrdome

oozey mess
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

★
Lint Roller? I Barely Know Her
noise dept.
wallacepolsom

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from France

seen from Malaysia

seen from Vietnam

seen from T1

seen from Colombia

seen from United Kingdom
seen from France

seen from Israel
seen from Norway
seen from United States

seen from Germany
@silenceofniight
Toplumun ayıpladığı her şeyi yapmak istiyorum.
Dialog entrikası
- Anladım, sen bir ateistsin. - Değilim. - Ama teist de değilsin. - Değilim. - Ne teist ne de ateistsin, peki sen nesin? - Agnostiğim. - Yani? - Bak şöyle anlatayım. Genelde şöyle düşünülür; Tanrı’ya ya inanırsın ya da inanmazsın. Agnostik bu tür bir seçimi kabullenmez. Yani seçmemeyi seçer, sorunu askıda bırakır. - Eee, sen neye inanıyorsun? - Önce bu inanç kavramını açalım. İnanç, bilgi değildir. Hiç kimse Tanrı’nın var olduğuna veya var olmadığına ilişkin bir bilgiye sahip değildir. İşte agnostik bu türden bir bilgimiz yokken, inanırsın ya da inanmazsın ikilemine karşıdır. - Kimsenin Tanrı’nın varlığına veya yokluğuna ilişkin bir bilgisi olmadığına göre, en uygun tutum bu mudur? - Evet. - Seni bilmem ama, Tanrı inancı beni rahatlatıyor, hayatıma anlam katıyor. - Seni rahatlatıyor ve hayatına anlam katıyor olması, Tanrı’nın varlığını kanıtlamaz. - Ama ne derler, bilirsin: “Tanrı olmazsa her şey mübah olur.” - Hiç de değil. Laik ahlak diye bir şey var. Tanrı ve ahlak farklı konulardır. Ayrıca her şey mübah olmasın diye Tanrı’ya inanmak hesapçı bir yaklaşımdır. - O senin düşüncen. - Kanımca, tüm dinsel ya da laik ahlak öğretilerinin temelinde aynı ilke ya da kural yatar: Altın Kural. Ve bu kural herkese yeter, fazlasıyla yeter. - Altın Kural mı? - Evet. Bir başka ifadeyle “sana yapılmasını istemediğin şeyi sen de başkalarına yapma!” - Doğru, hepimizin dilinde olan ama umurumuzda olmayan kural. - Belki de bütün mesele “ihtiyaç” meselesidir. - Ne ihtiyacı? - “Efendi” ihtiyacı. Kant, “İnsan, bir efendiye ihtiyaç duyan bir hayvandır” demiştir. - Daha neler. - Kant ve Freud bu noktada uzlaşıyor gibidir. Freud’a göre insan, yaşı ne olursa olsun, her zaman ne yapması gerektiğini kendisine söyleyen, bunlara uyunca kendisini koruyup kollayan, fakat uymayınca da cezalandıran bir “baba”ya ihtiyaç duymaktadır. Ona göre Tanrı kavramı yüceltilmiş baba kavramıdır ve böylesi bir babaya duyulan ihtiyaç da tüm dinlerin kökenidir. Dinler, insanın dünya karşısındaki çocukça çaresizliğine karşı geliştirilmiş bir savunmadır.Dolayısıyla bir efendi arayan onu bulacaktır. O varolduğu için değil, ona ihtiyaç duyduğu için. - Tamam, tamam. Bir agnostik olarak teizme karşı tutumunu anladım. Peki ateistler için ne düşünüyorsun? - Körü körüne teizme ne kadar karşıysam , körü körüne ateizme de karşıyım. Ancak, ateizm için Zizek şöyle bir tanım verir: “Ateizm, Tanrı’ya özlem duyan ama onu bulamayanların acıklı bir duruşudur.” Bu hayal kırıklığını bir şekilde tecrübe ettiğim için, bir arayış içindeki ateistleri, dogmatik teistlere kıyasla kendime daha yakın bulduğumu söylemek isterim. - Ta başından söylemiştim işte, sen bir ateistsin. - Öff.
fav şarkım olabilir
fav şarkım bu
arttırıyorum
"We are each our own devil, and we make this world our hell."
-Oscar Wilde
Gecenin zifiri karanlığı dostum olmuş,yalnızlık ise bir parçam.
"Yalnız senin için yaşamak, hayatımda senden başka her şeyi silip atmak istiyorum."
-Sabahattin Ali
Ben bu oyunu bozarım
Bunun adı yaşamak değil arkadaşlar, dayanmak.
Yalnız olmak benim tercihim