Evet devam ediyorum
Kalk dedim ya,
Boş boş bana bakıyordu burnunu çekiyo bi yandan, ne bu halin dedim
Yok bişey kanka dedi iyice tepem attı
Bişey yok da ondan mı arıyo annen beni esmer yurtta yalnız kalmış ağlıyor gidip bakar mısın diye? Dedim, gelmeseydin kanka dedi
Allahım şimdi parçalayacağım bu kızı, “ne demek gelmeseydin kanka, ne kadar endişelendim başına bir şey mi geldi kendine bir şey mi yaptı bu kız diye nasıl geldiğimi bilemedim.”
Gözleri sulu sulu bana bakıyo hala, “kaç yaşındasın sen esmer?” Cevap veremedi, bi daha sordum, “kaç yaşındasın Esmer cevap ver”
“On sekiz kanka nalaka…” dedi, hem duygusal hem çirkef amk
“Ben de on sekiz yaşındayım. İkimiz de ilk defa baba evinden ayrılıyoruz. Ben de üzülüyorum daha yeni geldik ama alışacağız. Senin bu yaptığın şımarıklıktan başka bir şey değil. Anan baban buraya okumaya gel diye yıllarca özel derslere para verdi sana emek verdi zaman harcadı ne kadar mutlu oldular kızımız iyi okul kazandı diye. Böyle mi karşılık veriyorsun? Ayıp değil mi lan yaptığın, çocuk değiliz artık ne ananı babanı arayıp ağlıyorsun insanları telaşlandırıyorsun?”
Bön bön bakmaya devam etti, hayır insan kıyamıyor da, sevimli de bir şeydi Esmer. Yeri gelir gerçekten kızım gibi severdim üstüne üstlük benden 1 ay büyüktü.
“Kanka çok sıkıldım yalnız kaldım sen de yoktun…” dedi. Yanına oturdum, bak dedim ben Sarı değilim biliyorsun bunu. “Her ağladığında ay oy aşkım beniim kıyamam sana bennn diyip bağrıma basmıycam seni. Büyümeyi öğrenmemiz lazım Esmer, ne lan bakma öyle boş boş duydun mu beni?”
Kafa salladı, sarıldım buna, çok sıkıldığında biraz yalnız kalmayı da öğren, çık dışarı yürüyüş yap müzik dinle, ben her zaman yanında olmayabilirim dedim, yine kafa salladı, ama bu seni daha az sevdiğim anlamına gelmez biz arkadaşız ben de senin gibi ilk kez yaşıyorum her şeyi, şu yaptığını yapmaya utanırım sırf utancımdan alışırım bitiririm bu okulu dedim.
Yattık zıbardık. Günler böyle geçiyor, ders seçimi yapmışız hocalar random atanıyo herkese, ilk şan dersime gireceğim heyecanlıyım şancıyım çünkü benden iyisi yok amk herkese tepeden bakıyorum sınavda da en yüksek puanı almışım, hoca ders programını kapısına asmış, kapıyı tıklatıp açtım ne bileyim ben, ne bileyim o gün hayatımı tamamen değiştirecek o kadınla tanışacağımı
Kapıyı açmamla “misafirim var görmüyor musun? Çık dışarı!” diye gürledi biri amk
Simsiyah uzun saçlı aşırı iyi giyimli ve makyajlı yaşlı kadın, bu kadın benim hocamdı. Neye uğradığımı şaşırıp kapıyı kapattım, sonra baktım kâğıtta saatler yazıyor kapıya yapıştırmış. Benim adımın yanında 11:30 yazıyor dedim tamam ben 11:30da geleyim arıza çıkmasın
11:30’da kapıdayım, girdim içeri, “nerdesin sen” dedi.
Nasıl yani hocam ya, ders saatim 11:30 yazıyor
"Sen iyi misin yavrum, bu okula bir sınav puanı alıp geldiniz kendin girdin değil mi o sınava? Dersiniz iki kişi, 10:30'da başlayıp 11:30'da bitiyor. Bitti senin dersin. Yok yazdım seni. Dikilme kapının önünde gir içeri, kapıyı da kapat. Ders yapacağız." dedi.
Haydaaaaa, çattık ya. Kadın bana ayak üstü hem özürlü bi malsın dedi, hem yok yazdı hem ders yapıyor. Biraz konuştuk birkaç şey sordu, sonra haftaya şu şu parçaları hazırla gel dedi, aro hocam diyip çıktım.
Bir sonraki haftayı bekledim. İyice hazırlanacaktım, laf söylettirmeyecektim. Ne demek lan özürlü mal, benden daha iyi şancıyı bu okul görmüş mü lan!
baktım sınıf arkadaşım kızla aynı derse giriyoruz, iki kişiyiz derste, tanışmıştık zaten kız da kemancı aslında, ses açma yaptık falan, elimdeki notalara baktı, "Dosyan nerde?" dedi, dosyayı daha alamamıştım çünkü okuldaki kırtasiye çok pahalıydı.
hocam dedim, bugünlük böyle oldu ya, alıcam. Haftaya dosyasız görmeyeceğim dedi, başladık eserleri söylemeye. Yanımdaki kız söyledi önce, çok beğendi onu, ooo süper harika çok iyi bayıldık.
Sıra bana geldi, içimden HAYDAR HAYDAAAR HAYDAR HAYDAR diyerek geçtim hocanın karşısına, daha ilk cümlemi söylemeden yüzü ekşidi, buruştu, bir şeyler oldu kadına, "Dur dur dur sus" dedi
Allahım yarabbim, NOLDU YİNE YA
"İnanamıyorum çok kötüsün... kim çalıştırdı seni? Sen kendini solist mi sanıyorsun?" dedi. Şok oldum. Nasıl ya? BEN ? BEN KÖTÜ SÖYLÜYORUM??????
Ortam buz kesti, yanımdaki kızdan çıt çıkmıyor, Mavi durur mu, "Hocam o zaman neden sınavda bana yüz verdiniz?" dedim tüm arsızlığımla, çünkü o sınavda hatırladığım tek jüri üyesi oydu. O siyah eyelinerlı mavi gözlüklü cam gibi gözlerini ve beni delip geçtiğini unutamıyorum. Afalladı kadın, beklemiyo tabii böyle cevap verilmesini, belli kimse cevap vermemiş daha önce. "Biz mi verdik o puanı sana? Demek ki bu ülkenin durumu o kadar kötü ki sanatsal anlamda, sana bile yüz vermişiz." dedi. Öyle soruya böyle cevap Mavi, hadsiz karı seni
"Hocam neyi yanlış yapıyorum o zaman?" dedim, ama bunu şey gibi söylüyorum ben neyi yanlış yapabilirim ki hani, bendeki egoya bak sen kimsin ya ewçlkjhflkuejhflrkjfnlkjjpğiwfefkıerşo
"Kızım sen solist olmak istiyorsan gidip Hacettepe'ye gireceksin. Burda yerin yok senin"
"Girdim zaten hocam sınavına" dedim, hoca sinirlendikçe ben de sinir sistemine dil atıyorum kadıncağızın zehelelelele yapmak suretiyle.
Gözleri kocaman oldu, kızardı yani sinirden kadın, görüyorum, yanımdaki kız da put gibi kaldı öyle, önümüzdeki iki sene boyunca da hep böyle derslerde biz kavga ederken o susacaktı, hep susmuştu, hatta o kadar sessiz bi kızdı ki, hoca bi süre sonra ona da "hımhım hanım" diyodu çünkü her söylenene sadece hıhı diyodu. Herkes Mavi gibi mi amk relşghfşorehgewşlıjfvheıjgfk
"eee niye burdasın o zaman?" dedi, "almadılar çünkü" dedim ama güldüm bu sefer, ne bileyim gülesim geldi ya
"Almazlar tabii. Çok kötüsün, bütün teknik yanlış her kimle çalıştıysan bi daha görüşme onunla" dedi. Cevap vermeden yerime oturdum. diğer kıza söylettirmeye başladı. Sonra piyanodan arkasını dönüp bana baktı, "Konuş." dedi. Bir şey demedim ki ya
"Bir şey demedim hocam." dedim. "Gözlerin konuşuyo ama beynini duyuyorum konuş ne diyeceksen" dedi. Yok dedim hocam, konuşmucam. Konuş kızım öyle mavi gözlerini dikip bakma bana dök içindekini dedi.
Hocam dedim. ÇOK KÖTÜ DEĞİLİM. Çık dışarı dedi. Bu beni belki bin kez odasından kovuşunun ikincisiydi.
O zamana kadar sıkmıştım kendimi. Kapının dışına çıktım, ağlamaya başladım asabım bozuldu çünkü artık
Annemleri aradım anne dedim ben bu hocayı değiştireceğim yanımdaki kız şancı bile değil ona gelince oh oh oh maşallah gel seni bi öpiyim demediği kaldı beni az önce odadan kovdu ya. çok kötü söylüyormuşum anne! bana dedi bunu ya! BANA YA!
hala ama inanmıyorum gerçekten kötü olabileceğime, kadın haklıdır diyemiyorum. Bir numara diye bir şey olmasaydı bu dünyada ben yine de bir numara olurdum çünkü. ldkldfkjnvgdlkjnşrsDLkgrf
Sonra Annem gülmeye başladı, ne gülüyon dedim sinirliyim hala. O gün yaptığı o konuşma, benim şimdiki işimi yapmama sebep olacak ilk tohumun atıldığı gündü. İyi mi yaptı kötü mü yaptı anlamadım ki amk...
Devamını birazdan yazcam bi sigara içim.










