1 maggio papaveri e prove del concerto
seen from Netherlands

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from France
seen from United States
seen from Czechia
seen from South Korea

seen from Australia
seen from Spain

seen from Germany

seen from Ireland
seen from United States
seen from Czechia

seen from France
seen from France

seen from Ireland
seen from China
1 maggio papaveri e prove del concerto
Bugün günlerden 1 Mart, dünya iltifat günü... Bu vesileyle size ne kadar özel ve güzel olduğunuzu, biricik bir kalbiniz, size has bir melodiniz, düşünce tarzınız olduğunu, bir çiçek gibi toprağın altında yeşerip gün yüzüne kavuşacağınızı, bir gülümsemenizi dünyalara değişmeyecek insanlar olduğunu bilin ve hatırlayın istedim. Çiçek gibi bir gününüz olsun...
Taziye için gelen bazı akrabalar Almanya’ya dönünce çok zor olacak Babanın yokluğu sizin için diyorlar..tesellimi ediyorlar yoksa tokat mı vuruyorlar inanın bende anlamadım....😒😔😔
Şair “A. Kadir” anısına... (16 Temmuz 1917, İstanbul - 1 Mart 1985, İstanbul) “Bahçemdeki dut ağacı vurdu incecik dallarıyla penceremin camına, bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni, bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana.” _A Kadir, Beşiktaş Tramvayı (Müziklerini Deniz İzgi’nin yaptığı bu dizeleri Metin Özülkü “Şarkılarla A. Kadir” albümünde ne güzel de seslendirmiştir. Sonraları Selda Bağcan’dan da dinledik, haksızlık etmek istemem ama Metin Özülkü’den dinlemek daha bir harika...) İbrahim Abdülkadir Meriçboyu... Gerçek ismi ya da isminin açılımı bu olsa da bizler onu okuduğumuz şiirlerinde, çevirilerinde hep A. Kadir olarak tanıdık ve öyle bildik. A. Kadir, 1940 sonrası şiirimizin toplumcu-gerçekçi ama kavgacı olmayan ince ruhlu, duygulu şairlerinden... A. Kadir’in ismini ilk olarak, Nâzım Hikmet’in 1938 yılında 28 yıl 4 ay hapse mahkûm edilme sürecinde duymuşuzdur... 1938’de Nâzım Hikmet, Ordu ve Donanma subaylarının, subay öğrencilerinin dolaplarında eserleri bulunduğu için ve askerlerle ilişki kurarak, askerleri isyana teşvik etmekle suçlanıp 28 yıl 4 ay hapse mahkûm edilmişti. Yani askerler, Nâzım Hikmet’in yasal olan kitaplarını okudukları, dolaplarında bulundurdukları için... A. Kadir o zamanlar Kara Harp Okulu’nda son sınıftaydı. Nâzım Hikmet’in şiirlerine ve kendisine hayrandı. O’nun kitaplarını, şiirlerini okuyordu. Nâzım Hikmet'in piyasada satılan kitapları yasal olmasına rağmen, günümüzde yapılan operasyonlar gibi asker öğrencilerine yapılan o zamandaki operasyonda Nâzım Hikmet’i tanıyan, okuyan askeri öğrenciler apar topar tutuklandılar. A. Kadir de içlerindeydi. Nâzım Hikmet’in piyasada yasal olarak satılan kitaplarını okumakla, onunla ilişkiye geçmekle ve nihayet yabancı devletlerin ajanı olmakla suçlandılar. Ve bunun sonucunda A. Kadir, “zararlı kitaplar okuduğu ve aykırı düşüncelere sahip olduğu” gerekçesiyle okuldan atılarak tutuklandı ve 10 ay hapse mahkûm edilerek Nâzım Hikmet’le aynı cezaevinde kaldı. Burada kaldığı sürede zaten hayranı olduğu Nâzım’ı ve fikirlerini yakından tanıma fırsatı buldu. A. Kadir’in şiirlerinde her şeye rağmen ‘insan’ en öndedir. O bazı sosyalist gerçekçi arkadaşları gibi sanatsal kaygılar gütmeden, sadece kitleleri galeyana getirecek şiirler yazmak yerine insancıl, barışçıl şiirler yazdı. A. Kadir, Nâzım Hikmet’in “A. Kadir’i pek severim, yüreğimin başında oturan insanlardan biridir. Onun yüreği halis bir şair yüreğidir.” diye bahsettiği mahpushane arkadaşıdır. İnceleme yazarı ve eleştirmen Asım Bezirci, A. Kadir için, “Kadir’in adı, çilenin olduğu kadar direncin de adıdır, umudun ve çalışkanlığın da adıdır. Kısacası, örste dövüle dövüle çelikleşen namusun adıdır.” diye anlatır. Gazeteci ve yazar İlhami Soysal ise “A. Kadir, dün de bugün de halkın ve insanların şairidir. Şiirlerinde alabildiğine bir insan sevgisi, alabildiğine bir sıcaklık ve candanlık vardır.” der. “Acıdan, dirençten, umuttan başka ne insan dediğin.” dizesini insana aşılayan A. Kadir’i (İbrahim Abdülkadir Meriçboyu) saygıyla anıyoruz... * * * (Çocuk Yılında) Gazetelerde ve kitaplarda, radyolarda ve televizyonlarda, ve de açıkoturumlarda söz ediyorlar hep senden, gündemdesin, haberin var mı? Haydi, dile bizden ne dilersen. İşte alabildiğine özgürlük sana, yap dilediğini. Kaldır şu tabakları istersen, sil masaları. İstersen şu bulaşıkları yıka. İstersen şu iskarpinleri bir güzel parlat. İstersen diz şu simitleri tablaya. İstersen soy şu patatesleri, soğanı. İstersen git kova kova su dök şu ayakyoluna. İstersen şu tuğlaları yukarı taşı. İstersen şu tenekede kireci karmaya başla. İstersen kır şu formaları. İstersen şu kitapları tutkalla. İstersen boşalt şu tüpgazları kamyondan. İstersen şu motoru yağla. İstersen şu kazana kurşun dök gel. İstersen gez kapı kapı, gazete topla kiloyla. İstersen açıver iliklerini şu gömleklerin. İstersen şu ceketleri, pantolonları teğelle. Yıka şu arabaları istersen, kız gibi yap. İstersen kes şu camı, macunla, gazete sat istersen, limon, maydanoz, çiklet, marlboro, anahtarlık, tarak (kendini polis amcandan kolla ama) Yüklen şu küfeyi istersen, nedir ki? Sen kırk kilosun, o altmış. İstersen karpuz sergilerinde kuş gibi şakı. İstersen git güneşin altında çeltik topla, pamuk topla. İstersen git davarını güt ağanın, bağır istersen gücün yettiğince, bağır dağlara taşlara. İstersen işsiz dolaş, aç dolaş, çıplak dolaş. Dolaş dolaş akşam olmaz gurbet elde. İstersen köprü altında yat, istersen parkta, yat koyun koyuna bitlerinle, baka baka yıldızlara, göremeden yıldızları. İstersen bekle sinema kapısında, istersen garda, istersen söndür pis zevkini şu hergelenin iki somun ekmek parasına. İstersen çık en üst katına şu inşaatın, istersen tüttür bir cıgara, başın döne döne seyret deryaları. İstersen atla ta on altıncı kattan, dal yolun ortasına çivileme, doldurmadan on beş yaşını, yüzünü bir ana eli okşamadan, çek git, son model otomobilleriyle geçerken caddeden son hızla Göztepe’nin şımarık oğlanları. _A. Kadir, Dile Bizden Çocuk Ne Dilersen (1979) (Mutlu Olmak Varken - Bütün Şiirleri)
Devlet Sanatçısı Özay Gönlüm
1 Mart 2000'de hayatını kaybetti .
Ben onu "yaren" i ile ve çocukuğumun siyah beyaz televizyonunda yaptığı espiriler, Denizli şivesi ve Mustafa Ali ile hatırlıyorum .
Ramazan sebebiyle marttan beklentim büyük
Şov üstüne şov yap lütfen
Ramazan 2025 Takvimi ve İlk Oruç Tarihi
Ramazan 2025 Takvimi: Ne Zaman Başlayacak ve İlk Oruç Ne Zaman Tutulacak? 11 ayın sultanı olarak bilinen Ramazan ayı için geri sayım devam ederken, birçok insan “2025 Ramazan ayı ne zaman başlayacak?” ve “İlk oruç hangi gün tutulacak?” sorularını merakla araştırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2025 yılına ait dini günler takvimini açıkladı ve Ramazan ayının başlangıç tarihi belirlendi. Ramazan…
Sanıyoruz ki içimizdeki boşluğu dolduracak olan şey gözden rahatlıkla çıkarabileceğimiz bir bedel karşılığında satın alınabilir.