Başı boğazından kesilerek ayrılmış umudumun gövdesi kaybolmuştur, herkese duyurulur! Oldukça iri gövdesini saran inancım vardı üzerinde, biraz insanlığa, biraz geleceğe çalardı rengi. Uzun ve beyaz parmakları vardı, zarif ve narin kalplere dokunmak üzere yaratılmış. Güçlü ve atletik kolları vardı, yaralı ruhları sarmak için, dövüşmekten taş kesilmişti art niyet ordularıyla sahte gülüşlerin. İnce görünmesine karşın en ağır yüklerini bile taşıyan uzun ve heybetli bacakları vardı. En ağır ihanetleri dahi zorlanmadan taşırdı son zamanlarında olgunluk çağlarının. Yaralı ve çıplak ayaklarında asırlık nasırları, bir bir anlatıyordu daha ilk bakışta, yol boyunca olanları.
Kayıp aranıyor! Keskin misk kokusunu arıyorum başı gövdesinden kesilerek ayrılmış umudumun. Yoncanın dördüncü yaprağına koşardım onunla, kaymasın diye yıldızları tutardık gökte, en masum bakışlarımızla. Dualar eder, dilekler tutar ama hiç papatya falı bakmazdık. “Papatyalar ölmez mi?” Diye sorardı, ne vakit elinde papatyalarla bir kenarda oturup tek tek yapraklarını koparanlara baksa. Biliyordum, canhıraş çalışıp, sevdirecekti bu kahır dolu dünyayı bana, böyle başı gövdesinden kesilerek ayrılmasa! Ses etmezdi, boynu bükülürdü ama küsmezdi, bıçak en yakınımdan bile saplansa. Başı boğazından kesilerek ayrılmış umudumun gövdesini arıyorum dostlar! Aynen böyle tarif ettiğim gibiydi işte. Dün geceden beri yok ortalıkta. “Kızamam” diyordu, “Kesseler kanım akmaz!” diyordu sizler için, onlar için, hepimiz için... Sokak sokak aradım, ne bir damla kana, ne bir küçük ize rastladım. Başı, silinmiş çehresiyle ve dökük saçlarıyla atılmış şuradaki çalılığa! Birleştirebilir, hatta belki onarabilirim siz de yardım ederseniz diye arıyorum hala. Başı gövdesinden tek hamlede kesilerek ayrılmış umudumun gövdesini arıyorum. Sicim sicim yaşlarım dökülüyor, çoğu zaman bakmaya tenezzül dahi etmeden yürüyüp gittiğiniz şu taşlara! Oysa ne çok korurdu sizi, bana karşı en çokta! Şimdi kim anlatacak,kim inandıracak beni aslında hepinizin özünde masum olduğunuza? Baktığımda görebildiğim öfkemi kim hapsedecek aynama? Kim sırtıma koyup elini; “Öyle deme, ileride anlayacaktır.” diyecek sizin aslında hiç umurunuz olmadığım anlarda? Kelepçelerinden kurtulur kurtulmaz soluğu yanımda alır şimdi hıncım. Kinim ceketimin yırtık astarından fırlayıp çıkagelir birazdan. Korkuyorum, korkuma ortak olun demiyorum, ne yapacağız onsuz artık diyorum, bakmayın öyle suratıma! Başı gövdesinden kesilerek ayrılmış avukatınızı arıyorum!
Kayıp aranıyor! Varlığında umursamadığınız, başını gövdesinden ayırdığınız için çok pişman olacağınız umudumu arıyorum, biriniz, belki çoğunuz görmüştür mutlaka. Ben bakıyorum, siz de bakın, tam şurada dururdu, gözlerimin karasında! Şimdi göremiyorum, baş benim başım, gövdesi yok ortalıkta!
#BAYBA