Bu ne lan dünün aynısı
Pabuçlarımı yeni aldım uzuuunn maraton antrenmanlarında bana eşlik edecek 🏃🏻♀️

seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Russia
seen from United States
seen from India
seen from Maldives

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from Yemen

seen from Kazakhstan
seen from Germany
seen from Canada
seen from Denmark
seen from China

seen from China
Bu ne lan dünün aynısı
Pabuçlarımı yeni aldım uzuuunn maraton antrenmanlarında bana eşlik edecek 🏃🏻♀️
Dump'larca.
Şimdilik yazı yok, fotoğraflar her şeyi anlatır. (Denizli)
w/ @bilgeyim ft. @vintagedelikanlisi
Hoş geldin Mart, seni karşıladımm😻
32 yaş challenge öncesi son uzun koşumu yabtım🙂↔️👌🏻
Benim iki doğum günüm var;
8-9 yaşıma gelene kadar doğum tarihimi 12 Mart sanıyordum demek ki bana öyle söylenmiş. Bi gün kimliğime baktım 13 Mart yazıyor. Annemle babam dedi ki sen gece 12'den sonra doğdun o yüzden aslında 13 doğru olan tarih. (Okeyy) Bizim kuşağın ahşap TV büfesi önünde arkadaşlarıyla çekilmiş doğum günü fotosu vardır genelde. Bende yok çünkü ailem doğum günümü hiç kutlamadı. Bir kez ablamın bana pasta aldığını hatırlıyorum bu anıda anne baba yok. Ablam, bi arkadaşı ve ben üç kişiyiz. 18 yaşına girdiğim gün de babamdan pasta istemiştim. Ben istemesem o gün eve pasta gelmezdi.
İlk gerçek doğum günü sürprizi ve kutlanma üniversitede sınıf arkadaşlarım ve kyk'da oda arkadaşlarım tarafından yapıldı. 20'li yaşların başında doğum günü kutlamayı reddettim birkaç yıl. O zamanlar "doğum günü kutlanacak bir şey değil, pasta üflemeye gerek yok, yetişkin olmak boktan birşeye benziyor gibi kutlamak yerine içmek lazım vs." diyerek arkadaşlarıma pasta aldırmadım. Sarhoş olmayı yeğledim fazlasıyla kederliydi o yıllarda doğum günleri benim için. Çok sonra farkettim ailem doğum günlerine önem vermediği için benim de bu bakış açısıyla kutlamayı reddettiğimi.
Böyle böyle 26-27-28 yaş geldikçe gerildim. 30'a yaklaştıkça ürktüm. Sonra 29 yaşım annemin panik atakvari psikiyatrik hastalıklarıyla ilgilenmekle geçti. Hastayla ilgilenirken mücadele ettiğim yaşlı ve aksi baba, babayla görüşmeyi kesen abla. Dünya yansa cinsel organına takmayan abi... O kadar zor bir yıldı ki 29 yaş bir an önce bitsin 30 olayım istedim. 2023 bir an önce bitsin 2024 gelsin istedim. Sayılar değişince vaziyet de değişecek sanki, insan bir şeylere tutunmak istiyor, geçmişte bırakmak istiyor bir an evvel.
30 yaş geldi bi ara biraz nefes aldım, "tamam şuan bir sorun yok kendi hayatımı yaşıyorum" derken bu kez annemin kanser tedavisi başladı. Ruh yorgunluğuna fiziksel yorgunluk da eklendi. Bugün 30 yaşımın son günü. Şükrettiğim şey şu; bu hafta 4 gün hastanede olacağız doğum günüm hariç diğer günler. Yarın 2 saat fazla uyuyacağım, spor salonuna gidip diyetisyen görüşmesi yapacağım belki tek başıma bir yerde kahve içeceğim. Hekimler bilmeden doğum günümü boşa çıkardılar, akşam sevgilimle baş başa yemek yiyeceğiz, bunlar için müteşekkirim.
Her şeye rağmen 30'ları sevdim ben. Bombok şeyler yaşansa da sevdim. Yetişkin olmak harika bir şey, kontrol bende. Her şey ben nasıl istiyorsam öyle. Birilerinin önerisine tecrübesine ihtiyacım yok gibi hissediyorum (ablam hariç) Nasıl anlatsam, ben bana yeterim, kendim hallederim güveni verdi sanki 30'lar.
Artık doğum günü kutlamaya bayılıyorum. Çocukluğumda kutlanmayanları telafi etmek için koca bir hafta kutluyorum hatta. 9 yaşına kadar 12 Mart sanıyordum ya... Sevgilime diyorum ki pastamı bugün al. Bana şu hediyeyi al. Tıpkı bir çocuk gibi istediğim şeyleri sıralıyorum, katıksız bir çocuk mutluluğu taşıyorum içimde. Doğum gününü bir kez bile kutlamayacağınız çocuğu neden dünyaya getirdiniz ki! İsyanlarını geride bıraktım. Koca bir Mart boyunca içimden kendimi seviyorum, kutluyorum. Çocuk Bilge'yi hatırlıyorum sık sık.
İyi ki doğdum, birileri için varlığımın bir değeri var bunu artık biliyorum. Sonunda öğrendim dünyaya geldiğim gün kutlanmaya değer. Kendime müthiş bir yeni yaş hediyesi verdim. İyi ki doğdum ben.
En yakın arkadaşımla aynı iş yerinde çalışıyoruz ve dün mayışlarımızı aldık. Teşekkürler hayat, teşekkürler görklü Tengri.
bağzı meşakkatli, yorucu, mücadeleli yılların ardından ilaç gibi gelen şeyler...