Bazen en çok kaybolduğumuz yer, en çok bulunduğumuz yer olur.
seen from Argentina

seen from United States
seen from China

seen from Peru

seen from Canada
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Belarus
seen from United States
seen from China
seen from Peru
seen from United Arab Emirates

seen from Colombia

seen from Italy

seen from China
seen from Argentina

seen from United Kingdom
seen from Yemen

seen from United Kingdom
seen from United States
Bazen en çok kaybolduğumuz yer, en çok bulunduğumuz yer olur.
Kaybolmak mıydı ihtiyaç yoksa bulunmak mı?
Bazen ışıklarımızın sönmesi gerekir. Karanlıkta kalıp, ruhumuzu tanımak için. Bazen ağlamak gerekir. Daha çok gülebilmek için. Bazen kaybolmak gerekir. Tekrar bulunabilmek için. Ve ben kayboldum. Senin beni bulabilmen için..
Ben bulamayacağımı bildiğim o yerlerde seni aradım. Yoktun, olmayacaktın ama bulursun sandım beni. Ne zaman çıkmazda hissetsem bulurdun çünkü. Şimdi neden ulaşmıyor yardım çığlıklarım sana?
Çıkışı olmayan bir ormanda yaşayan bir insan gibi olsaydım,yaşayabilirdim.ama ben ormanda yolunu kaybetmiş ve kaybolduğu için telaşla düşmüş ve yeniden doğru yolu bulmak için elinden gelen bütün gayretli sarf eden biri gibiydim.
"Bulunmam gerek"
“Acaba iyi bir şey olacak mı?
Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.”
Geriye Kalanlar
"Bazen ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece düşünüyorum; herkes kazanıyor ve ben ise kaybediyormuş gibi hissediyorum."
Güneş parlak. İnsanlar geçiyor. Renkli elbiselerini giymişler, yürüyorlar. Nerelere gittikleri fazla belirsiz değil ve sanırım hepsinin sorunu var. Sadece gördüğüm insanların birkaçı mutludur. Hepsinin aklı karışık. Hayatları var, tesadüfen dünyaya gelmişler sadece bazıları ne yapacaklarını biliyor ve diğer bazıları ise önüne ne çıkıyorsa öyle ilerliyor. Hayat zor. İnsanlar anlamıyor, dinlemiyor ve sürekli geç kalıyorlar.
"Her zaman kendime söylerim; bir gün her şey iyi olacak. Kendimi kandırırım. Herkesin mutlu ve neşeli olduğu, gün içerisinde ise hep güzel şeyler göreceğimi ve duyacağıma inanarak güne uyanırım. Evet yine kendimi kandırırım. Ne kolaydır; insanın kendini kandırması en ihtiyacı olduğu şeyleri başkalarında görerek kendine istemesi, başkalarına var da bana neden yok demesi, biraz isyankar ve biraz da kederli gözükmesi. İnsanlık olduğundan beri insanlar hep haksızlık ile mücadele eder. Yanılır, aşağılanır, ezilir, dışlanır, geriye atılır ve en çokta kullanılır. Sadece iyi olduğu için, sadece iyiliği seçtiği için..."
Her birimizin hayatında bizi soluk soluğa bırakan olaylar vardır. Çocukken bir oyunda kazanmayı hedeflemek gibi, ergenliğe geçtiğimizde hayallerimizi biraz daha büyütmek gibi, yetişkin bir insan olduğumuzda sahip olduklarımızın kıymetini anlamak ve onları korumak gibi... Soluk soluğa, yorgun bir şekilde uyanırız, her güne. Aklımız, hislerimiz ve benliğimiz o kadar açık ki, diğer insanların hayatları hep kendimizden daha ön planda tutarız. Hep iyi hissetmek, hep onların sahip olduklarını isteriz. Bu bir rekabettir. İnsanlar belki de birbirinin arkadaşı, dostu, sevgilisi veya yoldaşı olmaz ancak rekabetçisi olur.
"İnsanlarda kendimi aramaya başlamıştım benim gibi düşünen, hisseden, acı çeken ve neşeli ve aynı zamanda paramparça gibi duran ruh hali sürekli değişen insan yoktu. Senin gibi bir kişi yok. Senin düşüncelerin bambaşka, hislerin, hayallerin, hedeflerin, planların, yaptıkların, farklısın. Peki ya neden bazı insanlar olduğu kişiden farklı bir kişi olmak ister? Neden bazen insanlar sadece olduğu kişi olmaktan memnun olmaz? Sevince, sevdiğimizde değişiyoruz çünkü her ikisi de acı verici ve acı insanı şekillendirir. Güveni yitirdiğimiz bir kişiye tekrar güvenemeyiz, ne kadar affetmiş ve her şeyi kabullenmiş olsak da o acısı kalmış tatlar silinmez. Ve evet bir insanda kendimi bulmak istedim; benim gibi düşünsün, benim gibi hissetsin fakat bazen o 'ben' değildi. Bunu farkındaydım. Ben sadece kendimden o kadar çok şey vermiştim ki artık o kişiden kendimi istiyordum..."
Bir gece yürüyüşünde sokaklar ve yollar sessizken, yıldızlara bakıp eğer ne kadar fazlaysa o günün gelecek sabahı çok güzel olacağını düşünürüm. Hava güzel olduğunda ve gündüz gözüyle her şey daha görünebilir olduğunda; insanların yüzünü, bakışlarını, o gerçekliği yansıtan ifadelerini görebilirim. Ruh halime göre hangileri gözüme çarpar? Eğer mutluysam renkli renkli kıyafetler giyinenleri mi görürüm, eğer mutsuzsam tek başına ve yere bakarak yürüyenleri mi? Hislerimiz bizimle oynar. İyi hissetmek zorundayız. İyi düşünmek zorundayız. İyi şeyler yaşamak zorundayız. İyilik yapmak zorundayız.
"Bazen nereye gideceğimi bilmiyorum. Çoğu zaman kaybolmuş gibi hissediyorum. Sadece düşünüyorum; evet belki de herkes kazanıyor ve bende sadece kendi payıma düşeni alıyorum; geriye kalanlar."
4 Ağustos 2019
Hiçbir kelimenin içinde bulunduğun durumu anlatamaması sorunsalı