Finally, I have an in-depth article on sado-surrealism.
Since I discovered Coil’s notion of sado-surrealism last year I knew immediately that I would find it personally relevant. I mentioned it in
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from South Korea

seen from United States

seen from United States
seen from South Korea
seen from Russia

seen from Malaysia
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Angola

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from Japan
Finally, I have an in-depth article on sado-surrealism.
Since I discovered Coil’s notion of sado-surrealism last year I knew immediately that I would find it personally relevant. I mentioned it in
Two quotes from the ASoUE Calendar
“Little things console us because little things afflict us.” - Blaise Pascal, 1670
“Few things console us. Many things afflict us.” - Comte de Lautréamont (Poésies), 1869
Bir domuz yavrusunun vücuduna girdiğimi, ki bundan kurtulmam öyle kolay değildi ve en çirkefli bataklıklarda keyifle yuvarlanıp durduğumu görüyordum düşümde. Bir ödül müydü bu? Artık insan soyundan olmamak en büyük dileklerimden biriydi. Tanrısallığın dirhemi bile kalmamıştı. Bu anlatılmaz kösnünün doruklarına çıkardım ruhumu. Öldürmek istediğim zaman öldürüyordum; dahası sık sık oluyordu ve kimse engel olmuyordu bunu yapmama. Gündüzleri, yeni benzeşlerimle boğuşuyordum, toprak yer yer birçok kan pıhtısı katmanıyla örtülüyordu ama vicdanım hiç kınamıyordu beni. Yürekler acısı yaralar kaplıyordu vücudumu; bunların farkında değilmişim gibi davranıyordum. Yoluma devam etmek için doğa üstü bir çaba gösterirken uyandım ve yeniden insana dönüştüğümü duyumsadım. İlk biçimime dönmek öylesine bir acı verdi ki, geceler boyu ağlayıp durdum acıdan. Açık havada, bir yalı yarda, geçirdiğim bu geceden sonra, yok olan değişimimi geri almak amacıyla, kaç kez karıştım domuz sürülerine. Arkalarında sonsuz pişmanlıkların solgun samanyolundan başka bir şey bırakmayan bu görkemli anılardan ayrılmanın tam zamanı şimdi.
Maldoror’un Şarkıları - Comte de Lautréamont
İndra, bir gün çamur banyosu yapan domuzları gördü ve domuzlar bundan ne zevk alır diye merak etti. Diğer Tanrılar’a da sordu ise de cevabını bulamadı.
Bir zamanlar Tanrılar’ın kralı İndra pislikler içinde yaşayan bir domuzun bedenine girdi ve Tanrı olduğunu unuttu. Domuz bir eşi ve çok sevdiği yavruları oldu, yaşamından çok mutlu idi. Sonra bazı Tanrılar O’nun bu halini gördüler ve yanına gelerek, ‘sen bütün Tanrılar’ın kralısın, bütün Tanrılar senin emrinin altında olduğu halde, sen neden buradasın?’ diye sordular. Fakat İndra, ne domuz hayatını ne de domuz yavrularını bırakmak istemedi. Tanrılar ne yapacaklarını şaşırıp, İndra’yı geri döndürmek için bütün domuzları öldürmeye başladılar. Bütün domuzlar öldüğü zaman, İndra ağlamaya ve yas tutmaya başladı. O zaman Tanrılar O’nun domuz bedenini yırtıp açtılar ve İndra dışarı çıktı. Ne kadar kötü bir rüya gördüğünü, Tanrılar’ın kralı olan kendisinin, bir domuz olduğunu ve bir domuz gibi yaşamanın tek yaşam şekli olduğunu kabul ettiğini anladığı zaman, gülmeye başladı. Hatta o dönemde, bütün evrenin kendisininki gibi bir domuz yaşamı sürmesini dilediğini hatırladı. Göğe döndüğü zaman İndra başından geçen bu serüvene çok güldü ama domuzların balçığı neden sevdiğini hiçbir zaman anlayamadı.
Velhasılıkelam İndra ve Maldoror düşlerinde mutluydular. İndra uyanınca güldü, Maldoror hâlâ acı çekiyor.
Tempests, sisters of the hurricanes; bluish firmament, whose beauty I refuse to acknowledge; hypocritical sea, image of my own heart; earth, who hold mysteries hidden in your breast; the whole universe; God, who created it with such magnificence, it is thee I invoke; show me a man who is good...But at the same time increase my strength tenfold; for at the sight of such a monster, I may die of astonishment; men have died of less.
Maldoror Comte de Lautreamont
I, like dogs, feel the need of the infinite.
- Comte de Lautreamont, Les Chants de Maldoror
A big thank you to Midian Books for stocking copies of my English translations of Lautréamont's Apocrypha:
by Le Comte de Lautréamont Isidore Ducasse (1846, known to the world as Lautréamont, is one of the most controversial, influential, and enig
and The Song's of Maldoror:
by Le Comte de Lautréamont Translated into modern English by R J Dent Illustrated by Karolina Urbaniak Published by Infinity Land Press Tit
Both books are published by Infinity Land Press and together they include the complete works of Le Comte de Lautréamont.