sanskritçe bilmeyen ilahiyatçı, latince bilmeyen felsefeci yetiştiren ülkemizde vedalar ile ilgili yüz küsür sayfalık bir kaynak bulmak oldukça etkileyici, abartmıyorum.
kürşad hocanın diğer kitapları gibi bu metin de yol haritası niteliğinde.
kitap, vedalar’ın kaynakları (nüshalar, genel hindu tefsirleri ve çeşitli hind kaynakları, grek, çin ve müslüman kaynakları) ve araştırmalar ile başlıyor. giriş bölümde, terimler, kavramlar, veda literatürü, vedaların ortaya çıkmasından önce hind yarımadasının genel tarihi durumunu gibi konuları ale alıyor. birinci bölüm: vedaların terribi ve muhtevası (rig veda, sama veda, yacur veda, atharya veda) ikinci bölüm: vedalarda tanrılar ve ilahi güçler (önemli tanrılar - tali tanrılar) üçüncü bölüm: vedalar’da kozmoloji ve eskatoloji. sonuç bölümünde vedalar’dan seçme metinlere de yer verilmiş.
‘’..vedalar'ı ve vedalar içerisindeki doktrini bugünkü hindu inancından ayırmak gerekmektedir. vedalar'ın muhtevası, gerçekte bugünkü hinduizm'in içerdiğinden çok farklıdır. vedalar'da çok tanrılı bir eğilim varken, bugünkü hinduizm panteizme kaçan brahmanalar ve upanişadlar içerisindeki tevhidi temayül üzerinde temellenmiştir.’’
‘’vedalar m.ö.1500-1000 arasında meydana getirilen dört ayrı kitaptan oluşur: rig, sama, yacur ve atharva. bu kitapların her biri ayrı dönemlerde ortaya çıkmıştır. en erken ortaya çıkan kitap rig veda'dır. (m.ö. 1500 civarı). en son meydana getirilen veda ise atharva veda olup m.ö 1000 civarına tarihlenir.’‘
"veda" (=vid) kelimesi sanskrit dilinde tam bir çeviri ile "bilgi" yani kutsal bilgi anlamına gelir. grekçe'deki "foida", gotça'daki "wait", almanca'daki "weiss", eski ingilizce'deki "wit" ve latince'deki "video" bilmek manasına geliyor olup bu sanskrit kelimeden türemiştir (18). bu bilgi, yani "veda" hindu inancına göre ruh dünyasından tanrı krişna'clan gelir. veda (=bilgi) kavramına eş olarak benzer şekilde kullanılan bir terim de "snti"clir. literatürde kimi zaman bu iki terimin birbiri yerine kullanıldığı görülür. "snti" işitmek, yani şifahi olarak gelen "kutsal bilgi"yi işitmek anlamına gelir.’‘
‘’vedalardan önceki halklara ait önemli yerli kült, daha sonra vedalara ve dolayısıyla hinduizm'e de geçecek olan tanrıça şiva ibadetidir. etnolog wilhelm koppcrs, şiva ile ilişkili olarak bugünkü hindistan' da ana tanrıça ve ona kurban sunuluşu ile ilgili pek çok veri toplamıştır.’’
‘’bugün hindistan'da hala çok önemli bir inanç olan inek kültü de hindistan'da vedalardan önceki bu medeniyette görülür.’’
'’pek çok primitif kültürlerin dinlerinde olduğu gibi vedaların öğretisinde de en göze çarpan ve açık özellik çok tanrılılık ile mitolojik bir anlatım üslubudur. vedalarda oldukça gelişmiş bir tanrılar topluluğu (panteon) vardır. tabiattaki her nesne dini bir vasfa büründürülmüştür. vedalardan sonraki hindu kutsal metinleri olan brahmanalar ve upanişadlarda ortaya çıkacak tek tanrı inancına henüz vedalarda rastlanmaz. bununla birlikte özellikle vedaların son kısımlarına doğru muğlak bir tek tanrı inancının varolmaya başladığını söyleyebiliriz. bu inanç aşağıdaki ayette gölerüleceği üzere bazen çok müşahhas bir hal alır: "onlar indra derler, mitra derler, varuna derler o'na. o, göktür, semavi kuş garutınan'dır. bir tek olana onlar pek çok ad verirler. agni derler, yama derler, matarisvan derler o'na"
‘’vedalarda çok sayıda irili ufaklı tanrı olmakla birlikte bunların en önemlilerinin sayısı onu geçmez. panteonun başında indra, agni, varuna ve ruclra gibi tanrılar gelir.’’
‘’bütün bu kainatın kendisine bağlı olduğu prana'ya saygı, ki o, bütün yaratıkların rabbi oldu, her şey onun üzerine temellendirilmiştir.’‘ atharva veda

















