İçimde o kadar büyük bir belirsizlik var ki tek yapabildiğim hayata devam etmek
seen from China
seen from Egypt
seen from China
seen from Indonesia

seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from T1
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Finland
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from Austria
seen from China
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
İçimde o kadar büyük bir belirsizlik var ki tek yapabildiğim hayata devam etmek
Uyku arası bittiğğ kardeşim sağolsun tam uyuyamasamda neysem çalışmaya devamkee
Kalmadığım yerden devam ettim...
You
Sormak, sorgulamak, görmek
Ivan Kliun - Sanatçının Eşinin Portresi
“Her insanın hayatında, hakikat yolculuğu farklı bir noktadan ve farklı yollara girerek başlar. Bir dairenin etrafındaki sonsuz noktalar gibi, her bir nokta, noktalığının farkına vardığı zaman, bir uyanış başlar.” A'mak-ı Hayal - Filibeli Ahmed Hilmi
Nasıl başladı? Seni bulunduğun yere getiren olaylar silsilesi ne idi? Nereye gideceksin? Soruyor musun, bakıyor musun?
Aslında esas soru: görmek istiyor musun?
Robert Frost’un ünlü şiirinde söylediği gibi: “bir ormanda yol ikiye ayrıldı, ve ben – ben gittim daha az geçilmişinden, ve bütün farkı yaratan bu oldu işte.”
İnsan bir kere “kendini aramaya” başladığında, bir soğanın kabuğunu soyar gibi, her seferinde bir katmanı kaldırıyor. Özüne giden yolda bir kestirme olduğunu ümit ediyor; bunu vaad edenlerin peşinden gidiyor belki bir süre. Sonra yolculuğun hiç bitmeyeceğini ve asıl güzelliğin tam da burada olduğunu fark ediyor. Ve yola devam etmeyi seçiyor. Bazen güvenli ve bilindik yollardan gidiyor, bazen dinleniyor, bazen kendine bile yabancı bir cesaretle karanlığa atlıyor. Hepsi bizim için, hepsi yolun bir parçası.
Kişinin hangi yolu seçtiğinden ziyade yola devam edebilmesi değil midir fark yaratan?
Sevgiyle kalın.
Hırslanmam 1 dk falan sürüyo...
Sonra dizi izlemeye devam ediyorum 🤷♀️🥴😓😅
“İlk dize Tanrı’dan gelir, gerisi size kalmış.”
-Paul Valéry