Bi Olric'i görmediğim kalmıştı o da olacaktı az daha biraz önce, dalmışım öyle karşı sandalyede biri oturuyor gibi gördüm 🤦♂️

seen from Poland
seen from Somalia
seen from Norway

seen from Australia

seen from Israel
seen from Spain
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Spain
seen from United States
seen from Spain
seen from Yemen

seen from Spain
seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from United States
seen from Japan
seen from Pakistan
Bi Olric'i görmediğim kalmıştı o da olacaktı az daha biraz önce, dalmışım öyle karşı sandalyede biri oturuyor gibi gördüm 🤦♂️
Tasadduk etmekle ilgili çok güzel bir hadîs-i şerîf..
"Bir kişi dinarından sadaka versin, dirheminden sadaka versin, elbisesinden sadaka versin, bir ölçek hurmasından sadaka versin… hatta yarım hurma bile olsa."
Râvi anlatıyor:
“Ensardan bir adam geldi. Elinde bir kese vardı, onu taşımakta neredeyse zorlanıyordu. Sonra insanlar peş peşe sadaka getirmeye başladılar. Öyle ki iki yığın yiyecek ve elbise gördüm. Ben Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünü gördüm, adeta parlıyordu.”
Sadaka verdiğimizde Efendimiz aleyhisselâtu vesselâm'ın yüzünün parladığını hayal edelim..
Biz insanlara yardım ettikçe Efendimiz aleyhisselâtu vesselâm'ın yüzünün parlamasına vesile oluyoruz.. O kadar güzel ki.. Yüzünün parlamasına sebep olmak.. Subhanallah.. 🥹
Hadîs-i şerîfin başında bir adam geliyor muhtaç bir görünümünde. Yardım istemiyor ama. Efendimiz onu öyle görünce sahâbesini teşvik ediyor. 🌷
- Yani bilmiyorum Olric bazıları öyle şanslı olur ki; hiç bir şey yapmazlar fakat yinede el üstünde tutulurlar.
+ Ya biz efendim?
- Bizim yapmadığımız fedakarlık kalmıyor ama yine de yarım kalmaktan kurtulamıyoruz Olric...
en güzel iyi ki varsınlar sana ﷺ
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bir kimse sıkıntıda olan bir şahsa kolaylık gösterirse Allâhü Teâlâ da o kimseye dünyada da, âhirette de kolaylık ihsân buyurur.” (Sahîh-i Müslim)
"Resûlü Ekrem, ashabından bir zatın hastalandığını duydu ve hemen ziyaretine gitti. Sahabî, hastalıktan iyice zayıflamış ve âdeta bir kuş yavrusuna dönmüştü. Allah Resûlü, yanında bir müddet kaldıktan sonra ona, “Herhangi bir konuda Allah’a dua ediyor veya ondan bir şey istiyor muydun?” diye sordu. Hasta sahabi, “Evet. Allah’ım! Beni ahirette ne ile cezalandıracaksan onu şimdiden dünyada bana ver, diye dua ediyordum.” cevabını verdi. Bunun üzerine şaşkınlığını açıkça ifade eden Allah Resûlü böyle dua etmemesi konusunda onu uyardı ve ona, “Allahümme âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-ahireti haseneten ve gınâ azâbe’n-nâr” (Allah’ım, bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru!) diye dua etmesini tavsiye etti. Resûlullah’ın tavsiyesine uyan hasta, bir süre sonra iyileşti. (Müslim, Zikir ve dua, 23)"
Eğer burda olsaydın ayaklarına kapanırdım af dilerdim resulüm . Sen bu dünyadan gidince bile görmediğin bu ümmetini düşünürken ben bencil davrandım sana layık bir ümmet olamadım . Beni affet nefsine yenildim . Özür dilerim resulüm . Seni seviyorum seni hiç görmedim sen bizi severken ben seni sevmezsem bunu kendime yediremem . Seni seviyorum . Nur yüzlü peygamberim . Seni seviyorum şefaat peygamberi . Seni seviyorum Allah'ın sevgili kulu .
Seni görmek Ey Nebî...
Gönlün düğün bayramıdır...
İyi ki geldin Efendim... ﷺ 💚🥀