FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
FETÖ'ye ve FETÖ Elebaşısına Karşı Tarihteki En Güçlü Eleştirileri Sn. Adnan Oktar Yapmıştır !!!
FETÖ, yıllar süren husumetinin bir sonucu olarak, camiamıza yönelik sayısız komplo ile soruşturma ve polis operasyonlarının altında imzası bulunan, tarafımıza yönelik haksız gözaltı, tutuklama ve işkencelerin sorumlusu olan kanlı bir terör örgütüdür. Devlet içinde sinsi bir yapılanma oluşturarak kendini gizlemiş olan FETÖ, bu süreçte sürekli olarak bizleri yok etmeye çalışmış, bu uğurda da her yolu denemiştir. Bizleri açıkça “yok etmeye” çalışan, bizim tarafımızdan ise, Türkiye'de siyasi ve sosyal alanda en takdir gördükleri zamanda dahi ikiyüzlülükleri nedeniyle eleştirilen ve nefret edilen FETÖ, her daim bizim karşımızda olmuştur.
17-25 Aralık ÖNCESİNDEN BERİ Sn. Adnan Oktar, her zaman FETÖ'YE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİNİ ÇEKİNMEKSİZİN, AÇIKÇA VE CANLI YAYINLARDA sürekli olarak dile getirmiştir. Hatırlanacağı gibi o dönem FETÖ'nün bir terör örgütü olarak bilinmediği ve Sn. Cumhurbaşkanımızın, Sn. Başbakanımızın, bakanların, Genelkurmay Başkanının, muhalefet partilerinin, akademisyenlerin, bürokratların, basın mensuplarının kısacası hemen herkesin bu örgüte yönelik övgülerde bulunduğu bir dönemdir. Dolayısıyla o dönemde, Cumhurbaşkanımıza güvendiğimiz için, hükümetimizi destek amacıyla Sn. Adnan Oktar'ın olumlu olarak yorumlanabilecek birkaç konuşması olmuş olabilir. Aslında konuşmalar temelinde, o dönemde FETÖ'nün camiamıza yönelik çıkışlarını alttan alta eleştirmek ve FETÖ elebaşı ve onun destekçilerini kızdırmak amaçlıdır.
Buna en iyi örnek, Sn. Adnan Oktar'ın FETÖ elebaşına yönelik "Kahtani" konuşmasıdır. Bu konuşma amacına ulaşmış ve FETÖ'cüler tarafından müthiş tepki almıştır. Hain darbe girişiminden neredeyse 1 yıl kadar önce 25.11.2015 tarihinde FETÖ’cülere ait bir internet sitesinde Kahtani, Cehcah konularını anlatan bir yazı kaleme alınmış ve bu yazı içerisinde konu kasti olarak Sayın Adnan Oktar’a getirilmiş ve Sayın Adnan Oktar’ın Fethullah Gülen’e yönelik yaptığı Kahtani benzetmesi sert bir dille eleştirilmiştir. (Kahtani, kelime anlamı olarak ve bir kısım İslam alimlerinin yorumlarına göre "bela getiren", "zalim, zorba kimse" anlamlarını taşımaktadır) Sadece bu açıklama bile, Sayın Adnan Oktar’ın yıllar öncesinden beri FETÖ elebaşını eleştirdiğini ve eleştirilerinin de tam hedefine ulaştığının açıkça göstergesidir.
Sn. Adnan Oktar'ın FETÖ elebaşına yönelik yaptığı Kahtani eleştirisinin FETÖ tarafından aldığı TEPKİ şu şekildedir:
"…Adnan Oktar veya Harun Yahya mahlaslı adlı proje adamı, bu süreçte Erdoğan’ın yanında yerini aldı. Ancak bir sohbetinde Fethullah Gülen Hocaefendi’yi “Hz. Mehdi’nin yardımcısı, Mehdi için zemin hazırlayan Kahtani” ilan etmişti. Resmen fitne çıkartma peşinde. Burada sadece kendimi bağlayan, şahsi görüşümü net açıklamalıyım. Fethullah Gülen Hocaefendi, asla Kahtani değildir, çünkü KAHTANİ’NİN ELİNDE KILIÇ OLACAK, PEK HOCAEFENDİ GİBİ HALİM SELİM, YUMUŞAK, MÜSAMAHALI, HOŞGÖRÜLÜ DAVRANMAYACAK. ZALİMLERİ, MÜNAFIKLARI, FASIKLARI BAŞKA USÜLLERLE YOLA GETİRECEK…" (http://zamanhurriyetlisozcusu.blogspot.com/2015/11/cahcah-kahtani-dehhak-cehcah-kahtani-ve.html)
Görüldüğü üzere Sayın Adnan Oktar’ın Kahtani benzetmesine, FETÖ cephesi şiddetle karşı çıkmış hatta bu benzetmeyi yapan Sayın Adnan Oktar'ı güya proje adamı olmakla suçlamışlardır. Çünkü, bu kişiler Sayın Adnan Oktar’ın bu ifadeyi gerçekte ne anlamda kullandığını çok iyi bilmektedirler. Sadece bu yazılanlar bile Sayın Adnan Oktar ve FETÖ arasında ciddi bir hasımlık, düşmanlık olduğunu göstermektedir.
Ama elbette bu karşılıklı hasımlığın asıl göstergesi, Sn. Adnan Oktar'ın FETÖ hakkındaki tamamen eleştirel konuşmalarıdır. Sn. Adnan Oktar, FETÖ'nün bir terör örgütü olarak bilinmediği ve SİYASİLERDEN DESTEK ALDIĞI DÖNEMLERDE DAHİ FETÖ'YÜ ELEŞTİRMİŞTİR. Zaten bunun anlaşılması için TEK BİR ALEYHTE KONUŞMA DAHİ YETER. Sn. Adnan Oktar, tüm Türkiye'nin FETÖ'yü övdüğü bir zamanda bunu defalarca yapmıştır. Yalnızca bu bile, Sn. Adnan Oktar'ın bu örgüte karşıt bakış açısını göstermek için yeterlidir.
Bunun ispatı da oldukça kolaydır. SN. ADNAN OKTAR'IN 17-25 ARALIK ÖNCESİNDE YAPTIĞI FETÖ'YÜ ELEŞTİREN KONUŞMALARI YETERLİ BİR İSPATTIR.
Aşağıda, Sn. Adnan Oktar’ın 2010-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği FETÖ'yü eleştiren konuşmalarına örnekleri bulabilirsiniz:
SN. ADNAN OKTAR’IN 2010 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"Bediüzzaman bunlara evlenmelerini sağlayacak, hastaneler kuracaklar, okullar açacaklar, eğlenecekler. Bediüzzaman hapislerde yatacak ama. Talebeleri de hapislerde yatacaklar. Perişan olacaklar. Ama bunlar böyle steyşın arabaya çocukları dolduracaklar, arabanın arka tarafına. Filenin içerisine marul, bilmem ne, ıspanak falan onları dolduracak. Mutlu bir şekilde ailecek toplantının yapılacağı yere gidecekler. Elinde kürdan, lokantadan çıktığında dişini karıştıracak.
İşte küresel güçler, sosyolojik bilmem neler falan bıraksınlar bunları, böyle bir şey yok. … Bak ayette de diyor: "Bütün yapıp ettikleri boşa gitmiştir" diyor Allah, ayette. Onu ihlaslı yapacaklardı, samimi yapacaklardı. Kendilerini büyük zannettikleri için, büyük gördükleri için bütün yapıp ettikleri boşa gitti...
Bakın Zaman Gazetesi'ne bunu söyletebiliyorsa adamlar, acayip yol almışlar. ZAMAN GAZETESİ FEDERATİF SİSTEMİ SAVUNUYOR KONUMA GELİRSE, VAHŞET BU, FELAKET. Zaman Gazetesi'nde İttihad-ı İslam'dan bahsetmeyip, Türk İslam Birliği'nden bahsetmeyip, … bundan çekinip de federatif sistemi göğsünü gere gere anlatması, anlatılması zulüm olur." (https://youtu.be/RnGuMaHSe70)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2010 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"Önce entel dantel takılmaya başladılar. E dedik olabilir yani. Sonra baktım Bediüzzaman’dan bahsetmemeye başladılar. Bak bunca yıllık mürşitlerini bir kalemde kendilerince harcamaya kalktılar. ... Ilık adam oldular ılık. Toz pembe oldular yani böyle. Bambaşka bir şekle girdiler.
Çoluk çocuğa şarkı, türkü öğretecekler. Öyle mutlu bir şekilde yaşayacaklar. Bediüzzaman bunu mu anlattı bize? Peygamberimiz (sav) bunu mu anlattı bize? Nereden çıkıyor bu?
Bu sefer Bediüzzaman'a cephe aldılar. ... Mesela burada çocukları bırakıyor, hanımları bırakıyor değil mi, yaşlıları bırakıyor herkesi bırakıyor. Kendi canını kurtarmanın derdinde oluyor. Yiğitsen, delikanlıysan burada kalsana, burada mücadele versene, değil mi? Pırr uçuyorsun, hem de ben diyorsun Müslümanım, mücahidim, yiğidim, delikanlıyım. E Müslüman şehit olmayı da istiyor, gazi olmayı da istiyor. Hapsi de göze alır, hepsini göze alır değil mi? Sen nasıl delikanlısın? NASIL MÜSLÜMANSIN?
Böyle havadan nem kapıyorlar değil mi? Yani tahmin edilmedik şeylerden ÇOK ŞİDDETLİ KORKUYORLAR. O yüzden de hizmeti de bırakıyorlar, İslam’ı anlatmayı da bırakıyorlar, davayı da bırakıyorlar.” (https://youtu.be/dQIYPI-G8Sg)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2010 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
“Şimdi yani MÜSLÜMANIM DER DE BİR İNSAN TÜRKİYE’Yİ BÖLENLERLE İTTİFAK ETMEYE KALKARSA bak dünyayı dar ederim söyleyeyim. Rezil rüsva ederim. Benim bütün şiddetli deliliğim ortaya çıkar. Kanunla hukukla yani bana bir deli enerjisi gelir yerle bir ederim. Yani neye uğradıklarını şaşırırlar. Hiç kimseye, hiçbir yere güvenmesinler. Yani Türkiye’yi böyle it kopuk takımına, PKK’ya peşkeş çekmeye kalkan birisi olursa, babam olsa affetmem söyleyeyim. Kim olursa olsun affetmem. Yani en yakınım olsa affetmem. Yani herkes ayağını denk alacak. Yani çok dikkatli, titiz izliyorum. Yani açıkça böyle halk tabiriyle söyleyeyim, zımbalarım. Yani anında yakalarım. Sakın böyle bir dangalaklık yapmaya kalkmasınlar. Yani PKK’ya verdin mi sen her şeyini verirsin, artık namussuzsun. PKK’ya vatanını veren bir adam her şeyini verir ve TAM BİR NAMUSSUZDUR. Yani aklına gelen her türlü ahlaksızlığı yapar.” (https://youtu.be/igHJNR8HKWM)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2011 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"(Fethullah Gülen) İttihad-ı İslam'ı bırakıyor. Diyor ki mesela: "İttihad-ı İslam asrımızda bir hedef değildir" diyor. "Müslümanların böyle bir hedefi yoktur" diyor. Yani "İttihad-ı İslam diye bir hedefi yoktur" diyor. Bunu deyince CIA ne yapar? Bir rahat nefes aldırır, yani bir parça, yakasını bir parça bırakmış oluyor… Yani rahat hareket edebilmek için yapıyor ya. Ama tazyik arttıkça, onlar da elindekini bırakmaya başladılar. Bırakıyor, bırakıyor, bırakıyor. Ama bırakma bir dereceye kadar olur. Artık bir derecede, Allah esirgesin, öyle tehlikeli bir dereceye gelir ki, namazı da bıraktırırlar adama."(https://youtu.be/3wL30AaUheA)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2012 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"Fethullah Hoca cemaati siyasete girerse, sıfır netice alır. Siyasetle ilgili iddiası olmaması lazım Fethullah Hoca cemaatinin. Siyaseti siyasetçilere bırakacak. HÜKÜMET İÇİNDE HÜKÜMET OLMAYA KALKMAK, ÖZELLİKLE BAZI AKILDANELER ÖYLE ORTAYA ÇIKIYORLAR, BİR DE ÜSTELİK ÇOK KORKAK, ZAYIF, SIĞ AKILLI, DAR DÜŞÜNEN, TEŞHİS YETENEĞİ OLMAYAN, KENDİNİ ÇOK BEĞENEN, ENANİYETLİ BİR KISIM ZEVAT, NE OLDUM HAVASINA GİRDİLER. BİR ŞEY OLDUĞUNUZ YOK, GARİBANIN TEKİSİNİZ. ÜFLEDİN Mİ KAÇACAK DELİK ARIYORSUNUZ. KORKAK, ÜRKEK, ZAYIF İNSANLARSINIZ. Fikre tahammülünüz yok, düşünceye tahammülünüz yok. Hatta benim gördüğüm DESPOT BİR YAPIYA EĞİLİMLİSİNİZ. Kendinden olmayan adamı harcama kafasında oluyorsunuz." (https://youtu.be/p0araNRLbU8)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2012 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"BEN FETHULLAH HOCA’NIN BİR TEK ‘ALLAH BİR’ DEMESİNE İNANIRIM. Helaller, haramlar, cennet, cehennem, bunların hepsine inanırım ama ONUN DIŞINDAKİ SÖZLERİNE İNANMIYORUM BEN… "Bediüzzaman kandırdı sizi, İsa Mesih konusunda" demesi çok vahim bir şey. Çünkü Bediüzzaman'ı sahtekâr ilan etmiş oluyor. 'Yalancı' diyor Bediüzzaman için. 'Sizi aldattı' diyor. 'Dedikodudan çekindiği için' diyor, 'Dedikodu olur çünkü bu tip şeyler, onun için İsa inecek dedi' diyor. 'Ama biliyor aslında inmeyeceğini' diyor. Olur mu böyle şey? De ki: 'Ben kendim inanmıyorum' desin Fethullah Hoca. 'Ben inanmıyorum İsa'nın ineceğine' desin. 'Aklım almıyor' desin. Ama 'Bediüzzaman yalan söyledi' demesi, ancak canı tehlikedeyse söyleyebilir bunu. Eğer canı tehlikede değil de bunu söylediyse, FETHULLAH HOCA DİYE BİR HOCA YOK O ZAMAN. Yani çok vahim. Demek ki Risale-i Nurlara, Bediüzzaman'a karşı muazzam tavır almış, ÇOK RİSKLİ BİR YAPILANMA VAR DEMEKTİR o zaman.” (https://youtu.be/rKxpB7tbRgc)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2012 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
“İttihad-ı İslam'ın en büyük farz olduğunu Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Risale-i Nur'da sayfalarca anlatıyor ayetle, hadisle. (Fethullah) Hoca ne diyor: 'Nereden çıkardınız ya bunu?' diyor 'İslam Birliği'ni, İttihad-ı İslam'ı' diyor. 'Böyle birleşmeler tehlikelidir' diyor. Kardeşim Akdeniz Birliği oluyor, Akdeniz Birliği de var. Yakın zamana kadar Varşova Paktı da vardı. NATO ayrı, Birleşmiş Milletler var, onu makul görüyorsunuz. Avrupa Birliği'ne katılmak için gayret ediyorsunuz. Müslümanların birlik olmasından daha doğal ne olabilir? Paramparça olsun istiyorsunuz Müslümanları. Bunu size kim öğretiyor? Bunu da öğrenmek zor. Yani bu ifadeye nerden vardılar? Bu cesareti nerden aldılar, ben anlamıyorum. Bir Müslümanın hiç konuşmaması gereken bir söz bu. Müslümanların birlik olmasında ne mahsur var? Bu ekip İttihad-ı İslam'ı durdurmak için var güçleriyle gayret ediyorlar. Ama 'Güneydoğu'da da özerklik', işte 'Abdullah Öcalan'a da ev hapsi olsun'.. Hiç olmayacak şeyleri de olacak gibi göstertiyorlar. Kardeşim Güneydoğu'da komünist devlet kurmak istiyorlar. Sen özerklikten bahsediyorsun, Abdullah Öcalan'a da 'ev hapsi' diyorsun. … Özerklik demek, bölünme demektir zaten. Bunu makul görüyorsunuz. Gece-gündüz bunun propagandasını yapıyorsunuz, teşvik ediyorsunuz. Bir tek İttihad-ı İslam'ın olmayacağını gece-gündüz haykırıyorlar.” (https://youtu.be/1oS8Ky_ZaNo)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2013 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
“Bir masonik yapı var Fethullah Hoca cemaatinde. DEVLET İÇİNE DE SARKMIŞ BUNLAR. DEVLET İÇİNDE DE FETHULLAH HOCA'NIN TALEBESİ OLDUĞUNU İDDİA EDEN BİRÇOK DEVLET GÖREVLİSİ VAR. Garip bir masonik yapılanmayla kendi aralarında bağlantı kurmuşlar. HÜKÜMETİN DE ANLAYABİLECEĞİ GİBİ DEĞİL, GARİP BİR YAPILANMA. Yani tarif edilemiyor, sistemi de çözemiyorlar. ENANİYETLİ, GURURLU, ÖFKELİ İNSANLARDAN OLUŞUYOR BİRÇOĞU. Tayyip Hocam'ı da Mehdi karşıtı gibi görüyorlar Allahualem. Yani Fethullah Hoca'nın Mehdiliğini engelleyen bir Mehdi adayı gibi gördükleri için, ONU DA BİR AN ÖNCE KENARA ÇEKMEK İSTİYORLAR. ZAMAN GAZETESİ'NDEN ÇILDIRMIŞ GİBİ, BAZI KİŞİLER, akıl almaz bir hırsla, o yapılanma içerisinde, garip bir yapılanmaları var, masonik bir yapılanmaları var, adeta onu andırıyor, alabildiğine TAYYİP HOCAM'IN ALEYHİNE BİR FAALİYET İÇİNDELER. BİR AN ÖNCE EKARTE ETMEK PEŞİNDELER.” (https://youtu.be/wGuAsgkSAIM)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2013 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"Bize niye kurs açtırmıyorsun? Kardeşim sen kürekle para topluyorsun. GICIK BİR HAREKET BU. KIZDIRIYOR TABİİ BU, İNSANLARI. AMACIN ALLAH'IN RIZASI OLSUN, İSLAM'I TEBLİĞ AMAÇLI OLSUN, biz sana greyderle para getirelim, mesele değil. Ama DİNİ BIRAKTIN, DÜNYAYA DALDIN, ENANİYET GELDİ ÜSTÜNE. MÜSLÜMANLARI ADAM YERİNE KOYMUYORSUN, HAŞA. EKÂBİR BİR ÜSLUP, bazılarında. Bu vaziyette HÜKÜMET NE YAPSIN, ne desin? 'Toplayın paraları' mı desin, ne desin yani? BİZ NE BİLELİM KARDEŞİM BU ÇİZGİYE GELECEĞİNİ. Buyrun, sonuç bu hale geldi. Zaman Gazetesi de bu hale geldi. NE ÇABUK UNUTTUNUZ ZAVALLI GÜNLERİNİZİ YA. AYAĞINIZ YERE BASSIN. BU KADAR PERVASIZLIK İNANILIR GİBİ DEĞİL. Ne oluyorsunuz ya? TAYYİP HOCAM YILLARDAN BERİ İSLAM'A, KURAN'A HİZMET İÇİN UĞRAŞIYOR, TA ÇOCUKLUĞUNDAN BERİ. ÇEKTİĞİ ACILARI, ÇİLELERİ HERKES SETRETTİ, GÖRDÜ. Gösterttiği şu insan üstü gayrete bakın yani, değil mi? Tedirgin oluyor, vatan, millet, bayrak için tedirgin oluyor, var gücüyle gayret ediyor. Sık sık halkın önüne çıkıyor, yaptığı hizmetleri anlatıyor. Allah güç, enerji de veriyor maşaAllah. Başkası olsa bitap düşer. Oradan oraya gidiyor, oradan oraya gidiyor. YAZIK, GÜNAH ÜSTÜNE GİTMEK, ÇOK AYIP YANİ.” (https://youtu.be/088L7WDEBkw)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2013 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
"Şimdi adam düşünüyor; Güneydoğu’da okulları var, Irak'ta okulları var, her yerde okulları var, kursları var. Şimdi düşünür: 'Güneydoğuda nasıl okul açalım, kurs açalım?' Türkçe eğitim yapsa, Allah'tan, dinden bahsetse, Kuran'dan bahsetse, PKK'nın müsaade etmeyeceğini düşünüyor. O zaman kendilerince cazip gördükleri bir teklif getiriyorlar. Diyor ki: 'Biz Kürtçe eğitim yapalım size. PKK'nın da aleyhinde konuşmayalım veyahut hiçbir şey söylemeyelim, dinden de bahsetmeyelim. Siz de bizi idare edin, biz de sizi idare edelim' gibi bir mantıkla yaklaşıyorlar anladığım kadarıyla. Bak, HEMEN BUNLAR ATLAMIŞLAR ÜSTÜNE OLAYIN. 'A ne kadar güzel' diyor; 'Ne kadar insancıl' diyor. Halbuki insancıllıkla alakası yok. SON DERECE EGOİSTÇE, SON DERECE SEVGİDEN UZAK, SON DERECE AYRIŞTIRICI, SON DERECE SEVGİYİ VE MERHAMETİ BOZAN BİR STİL BU.” (https://youtu.be/FDg7DbLCsxE)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2013 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
SUNUCU: “Zaman Gazetesinde köşe yazarları ana dilde eğitimde destek veren yazılar yazmaya başladılar. Bülent Korucu bugün Fethullah Hocanın 'gerekirse el de öpülebilir etek de' sözünü hatırlatarak, ana dilde eğitimin adil olmanın gereği olduğunu söylemiş.”
ADNAN OKTAR: “Kardeşim şimdi kafa bulandırmaya gerek yok. Bu adamlar İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyor, Türk-İslam Birliğinden bahsetmiyor. Müslümanlara muhabbetten bahsetmiyor. Habire Kürt Kürt Kürt Kürt Kürt. Çünkü orada çıkarları var. Okul açacak, para kazanacak. Kurs açacak, para kazanacak. Şirketler var Irak’ta orada burada falan. Zarar görmesin gibisinden bir üslup içindeler. Biz onlara Kuran’ı öğretelim, İslam’ı öğretelim, komünizmin geçersizliğini anlatalım, Darwinizm’in, materyalizmin geçersizliğini anlatalım demiyor adam. Kürtçe öğretelim diyor. BİLMİŞLİK YAPMASINLAR. ALLAH YANLARINA BIRAKMAZ hatalı bir hareket yaparlarsa. SAMİMİ OLSUNLAR. Biz İslam’ı, Kuran’ı anlatacağız demiyor ki adamlar. İman hakikatleri anlatacağız demiyor. Kürtçe öğreteceğiz diyor. Kürt sorunu var diyor. Kardeşim İttihad-ı İslam sorunu var. Sen diyorsun ki İttihad-ı İslam’la ilgili bizim bir konumuz yok diyorsun. SAMİMİYETSİZLİK YAPMAYIN. Ticari ilişkileri sekteye uğrayacak diye bir üslup geliştiriyorsunuz. Amerika dürttü diye bu şekilde bir tavır ayıp. Para kazanacağız diye bu tip bir tavır ayıp. Allah’tan korkun.” (https://youtu.be/bB3ND-nQpQA)
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 2013 YILINDAKİ BİR KONUŞMASI:
“Bak FETHULLAH HOCA CEMAATİNDE DE MUAZZAM BİR ENANİYET VAR, MUAZZAM BİR ENANİYET. ACAYİP EKABİRLER. HALKA TEPEDEN BAKIYORLAR. ENANİYET YAPTIKÇA ALLAH AŞAĞILIYOR BU SEFER. Ya kardeşim sevgi dolu olsana, vahşiliğe ne gerek. Vahşi. Kimseyle konuşmuyor, muhatap olmuyor. BİR DE SİNSİCE, ALTTAN ALTA İŞLER ÇEVİRİYOR. BÖYLE TİPLERİ DEVLETİN MÜHİM MEVKİLERİNE GETİRMEK DE ÇOK TEHLİKELİ. ENANİYETTEN KAFAYI ÇİZMİŞ ADAM. MANTIK, ŞU, BU, MERHAMET, VEFA, SADAKAT KAYBOLMUŞ.Olmaz. O esrarengizliğin, Fethullah Hoca'nın talebelerinin bir kısmının esrarengizliğinin, mesafeli olmalarının, insanlara üstten bakmalarının bereketsizliği bu. Bir de ne var bu kadar büyüklenecek, enaniyet yapacak ve bu kadar kibirli bir üsluba ne gerek var? Ayette diyor ya hani: "Kibirli bir yükselişle yükseleceksiniz" diyor ayette. İşari manasında ona da bakıyor. KİBRİ BIRAKSINLAR, sevecen olsunlar, herkese sahip çıksınlar. Bu kadar mesafeye, bu kadar uzak olmaya ne gerek var ya? BU KADAR ESRARENGİZLİĞE NE GEREK VAR? İNSAN O ZAMAN ŞÜPHELENİYOR. HER ŞEYİN ALTINDA ONLARI ARIYOR. NİTEKİM DE HAKİKATEN ÇOK YERDEN ÇIKMAYA BAŞLADILAR.” (https://youtu.be/7--y4ZyM08s)
Buraya kadar gördüğümüz üzere, Sayın Adnan Oktar’ın FETÖ liderine yaptığı bu eleştiriler onu sevmediğini, bu gerçeğe aykırı çarpıtmaların aksine onu son derece kibirli, İslam’a zarar veren ve dış güçlerin etkisine girmiş bir kimse olarak gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
Sırf bu birkaç konuşmadan dahi görülebileceği gibi, özellikle 17-25 Aralık öncesinde, Türkiye'de Fethullah Gülen ve cemaati her cihette övülüp destekleniyorken, onları kıyasıya eleştiren, onlar hakkında enaniyetli, ekâbir ifadelerini kullanan, onları dinden uzaklaşmak ve çıkar peşinde koşmakla suçlayan, daha da önemlisi Sn. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'a ve hükümete karşı vefasızlık gösterip, alttan alta sinsi işler yürüttüklerini ilk olarak ifşa eden Sn. Adnan Oktar olmuştur. SIRF BU KONUŞMALAR BİLE, CAMİAMIZIN FETÖ'YE YÖNELİK KARŞIT BAKIŞ AÇISINI GÖSTERMEYE YETERLİDİR. Kimsenin yapmadığı dönemlerde bu eleştirileri yapan bir topluluğun, o sırada ve özellikle sonrasında FETÖ'ye herhangi bir sempati besleyebilmesi; FETÖ'nün de kendisini yerden yere vuran, tüm sinsiliklerini deşifre eden böyle bir camiaya yakınlaşabilmesi İMKANSIZDIR.
Durum böyleyken, camiamızı FETÖ ile iltisaklı gösterebilmek için çok çaresizce bir çaba harcanmıştır. Bu çabalardan bir tanesi de 17-25 Aralık olayları sonrasında Sn. Adnan Oktar'ın A9 TV'de yaptığı bazı konuşma dökümlerinin, "FETÖ ele başını övücü konuşmalar" başlığı altında iddianameye alınmasıdır. Sn. Adnan Oktar 17-25 Aralık öncesinde dahi FETÖ'yü böylesine eleştirirken, bu dönem sonrasında övgülerden bahsedilmesi gerçekten hayret vericidir. Nitekim iddianamemize zorlama şekilde alınan birkaç canlı yayın dökümü de, FETÖ ele başına yönelik herhangi bir övgü içermemektedir. Hatta bunların bir kısmı doğrudan ve açıkça eleştirel mahiyettedir. Söz konusu dökümlerin açıklamaları aşağıda izah edilmiştir.