Zürafalar, çok uzun boyunlarının kökenleri nedeniyle, biyologlar arasında bir tartışma konusudur. Yanıt çok basit gibi görünmektedir aslında: Uzunluğu 2 metreyi bulabilen bu boyun, diğer hiçbir hayvan ulaşamazken, zürafaların ağaçların en yüksek dallarındaki yapraklara erişmesine imkan verdiği için seçilime uğramıştır. Özetle, diğer hayvanlarla beslenme rekabetinden kaçınmak için ortaya çıkmış bir adaptasyondur. Bu, uzun süredir gündemde olan bir sorudur. Evrimsel biyolojinin temsilcisi Charles Darwin, Türlerin Kökeni adlı eserinin altıncı baskısında bu konuya bir paragraf ayırmıştır. Burada, zürafa türünün, bu çok uzun organı, birbirini izleyen küçük uzamalarda edindiğini açıklar: Biraz daha uzun olan bireyler, diğer otçul hayvanların erişemedikleri yapraklada beslenebildiklerinden, boyunları kısa olanlara kıyasla biraz daha uzun yaşayabilmişlerdir. "Zürafanın uzun boyu, boynunun, ön bacaklarının, kafasının ve dilinin uzunlugu, onu ağaçların yüksekteki yapraklarını yemeye çok uygun bir hayvan haline getirir. Böylelikle, aynı bölgede yaşayan diger toynaklıların erişemeyecekleri besiniere ulaşabilir; bu da, kıtlık zamanlarında hayvana büyük avantajlar sağlar. [ … ] Yabanıl ortamda doğan zürafalarda, en uzun olan ve diğerlerinden birkaç santimetre daha yüksekteki yaprakları yiyebilenler, kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı başarabilmişlerdir [ … ]" Sonraları bu konu klasik bir örnek haline geldi, kitaplarda ve halka yönelik metinlerde, doğal seçilimin açıklanmasında sık sık kullanıldı. Bununla birlikte 1990’lı yılların ortalarında, bazı biyologlar bu görüşe önemli bir kanıda karşı çıktılar: Yaptıkları gözlemlere göre, zürafalar uzun boyunlarını, yüksekteki yaprakları yemek için çok da fazla kullanmıyorlardı! Dişiler, beslenme açısından rekabetin en fazla olduğu mevsimlerde, zamanlarının yarısını boyunlarını yatay tutarak geçiriyorlardı; oysa boy avantajlarını en fazla kullanmaları beklenen dönemler bu mevsimlerdi. Bu biyologlar, zürafaların evrimsel geçmişiyle ilgili klasik görüşü yerle bir eden yeni bir senaryo önerdiler. Devamı Üç On Dört web sitesinde. (Link bio'da)