Sınavda öğretmen dersinde konuştuğumuz için susmadı. Öğretmen misin ilkokul çocuğu mu
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Sweden
seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands
seen from China
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from China
seen from Honduras
seen from United States
seen from Venezuela
seen from Romania
seen from United States

seen from Malaysia
Sınavda öğretmen dersinde konuştuğumuz için susmadı. Öğretmen misin ilkokul çocuğu mu
kardesimşn trigo sorularini çözdüm 😭😭 çok duygusaldi aşırı özlemişim mat çözmeyi ağliycam şimdi
Ton Balığı
Bugün annem öğlen yemek için eve geldi. Salata yapmıştım üzerine ton balığı koyup yedi. Ben de yanında oturdum peynirle yedim. Beraber yalnızca ilkel yeme sesleri çıkarırken birden “Kızım sen küçükken çok ton balığı yerdin, tarhana çorbasına falan koyardık onu da yerdin,” dedi, “yiye yiye omega 3 birikmiş herhalde onun için kafan çalışıyor. Gerçi bazen çalışmıyor da neyse.”
Selektif bir çalışma bendeki. Bazen cidden embesil oluyorum, affet anne. Neyse en azından beni tanıyor, bu da bir şey.
Belki de ton balığında biriken ağır metallerden yarı embesil olmuşumdur. Cıva vesaire nörolojik sıkıntılara yol açıyormuş. Hatta Minamata diye bir hastalık var. Japonya’nın aynı isimdeki kasabasında keşfedildiği için bu isim verilmiş. Kasabanın yakınlarında bir kimyasal gübre fabrikasından kasabaya bitişik deniz suyuna metil cıva atılıyormuş endüstri atığı olarak. Başta “Dans Eden Kedi” hastalığı diye de biliniyormuş çünkü o denizde yaşayan balıklar avlanıp kasabanın kedilerine de veriliyormuş. Tabi biriken ağır metalli balıklardaki zehirli cıva, kediler hacimce daha küçük olduklarından, onları insanlardan önce etkilemiş. Cıva beyinde birikiyormuş, başta ellerde ayaklarda uyuşma, kaslarda zayıflık, sonrasında da ileri boyutlarda felç ve başka nöbetlere kadar gidiyormuş. 30 yıl kadar insan, kedi, domuz ölmeye devam etmiş kasabada. İşte başta kediler hopluyor zıplıyor gibi görünüyormuş, dans ediyorlarmış neticesinde, ama sonra insanlarda da görünce aynı dansı, bunun bir sıkıntı olduğunu anlamışlardır diye tahmin ediyorum.
Sanırım benim küçükken yediğim ton balıkları japon kimyasal gübre fabrikaları yanında yetiştirilmemiş. Buralardaki kimyasal fabrikalar yakınında olacak ki dans eden kedi isimli havalı bir zehirlenmeli nörolojik hastalık değil yarım embesillik tutmuş. Sağlık olsun.
Evet sen!
Sen! Soysuz, kanıbozuk. 20 yasındaki çocukların ölümüne göz yuman sen. Orada burada rahatca eğlenirken, 20lik cocukların ölümünden haberi olmayan sen. Hepsinin şuan kardeş gibi birbirlerine kenetlendiklerini anlayabiliyor musun? Annesini babasını arayamazken, birbirleriyle dost olduklarını düşünebiliyor musun? Düşünebilseydin şehit cenazesine Alevidir deyip gitmemezlik etmezdiniz. Siz şehit cenazesi alevidir derken bizler klavye kahramanlığı yapmadan mevzilerde yanımızdakinin ne olduğuna bakmadan sırtımızı dayıyoruz. Neden mi? Çünkü ateş hattında beni canı pahasına koruyacak olanda o. Sen değilsin. Olma zaten. Sen sıcak yatağında uyurken kimin sayesinde olduğunu düşünmezken gidip sahillerde protesto yapabiliyorsan, börek yapmayı bilmiyorsan aile dağılır diyorsan, karımı erdoğanla yakalarsam kıskanmam diyorsan, ALÇAKSIN, HAİNSİN, ŞEREFSİZSİN. 400 vekil uğruna yaşanıyor olaylar. Ne için? Daha çok cebe para girmesi için. Hani gavur dediğimiz, amerika bile varya emin olun şuan gözümüzde bu ülkeden daha tatlı geliyor. Cünkü bunu siz yarattınız. Nice ağırınıza gidecek yazılar okudunuz hicbirini üstünüze almadınız. Çünkü embesilsiniz. Bizim durumumuzu ne zaman anlarsınız söyleyeyim. Çocuğunuz, yeğeniniz askere gittiği zaman, şehit düştüğü zaman ya da yanında şehit düşen arkadaşını size gözyaşlarıyla psikolojik olarak çöktüğü zaman anlattığında anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Çünkü sen embesilsin, düşünemiyorsun, görmüyorsun, duymuyorsun. Adeta üç maymunu oynuyorsun, yanına diğer maymunlarını alarak. Diyecek çok şey var ama anlamayacağın için, belli bir yerden sonra beynin okurken hata verebileceği için bu kadarı sana yeter. Senin bok yemen yüzünden, Erdoğana canım kurban deyip onu padişah hatta Peygamber, ilah ilan etmeniz yüzünden o herifin egosu, kana doymamazlığı, paraseverliği hatta nekrofili yüzünden bu haldeyiz. Klavyeden vatanı kurtarma, götün yiyorsa kalk benimle mevziye gel. Aklını başına devşir diyeceğim ama olmayan akla ne söylesen, götüne sokulan kazık misali hissetmeyecek, anlamayacak o beynin. Hadi öptüm embesil... -mertaluc
Misafirlikte bilgisayara bakmak isteyen çocuğa izin vermediğimiz zaman ağlayıp annesine şikayet ettikten sonra o çocuk;
Mk Mali.
Dün patronum " Selim hayattan bezmis gibi yuruyosun enerjin dusuk" diyerekten beni toplantida yargiladi. Mk Mali sen enerjimi birakiyosun. 1 mayisda calisiyoruz butun resmi tatillerde cslisiyoruz. Cumartesi calisiyoruz. Gotle beyni yanlis amaclar icin her degistirmis safkan zigot bide benden enerji bekliyo.
FUCK HE11 YEAH
Baskın bir karaktere sahip olduğum ve bana yönlendirilen herhangi bir eleştiriyi çok sert karşıladığım doğrudur. Çünkü ancak beni anlayacak kadar hayal gücü gelişmemiş, belki tek hücreli yaşamdan sıyrılmış fakat çok hücreli bir habitat da kendine yer edinememiş, zeka açısından çok aşağıda fakat düşük zeka seviyesi sebebiyle (tırnak içinde zeka), zekasının bir ayçiceği kadar olduğunu anlayamayan oksimoronlar tarafından eleştiriye uğramak, -eleştri dediğime de bakmayın, ağzını açıp kımıldatmayı bir eleştiri olarak görmekten öte değiller.- kabul edilebilir bir hadise değil benim adıma. Bir aptalın konuşması neden beni bu kadar rahatsız ediyor? Çünkü kesinlikle tek inancım insanlığın gelişiminden olan umudum iken bir özürlünün daha evrimin ilk prensiplerinden biri olan; “gelişimi” tamamen yok sayıp; insanlığa karşı, gelişime ve evrime karşı, bir “karşı çıkış” olarak gördüğüm varlıkları ve neredeyse “zekayı” ve “gelişimi” yalanlamak adına var olduklarını ispatlamak adına sahip oldukları düşünceleri beni çileden çıkartıyor. -
Hayatla olan kavgalarını anlamak istiyorum. Fakat onların bu beyhüde çabası; tek hücreli bir organizmanın, bir Titan’a kafa tutması gibi. Onları her yerde görebilirsiniz, sokakta, otobüste, metroda, okulda, hatta televizyonda, Onlar sürekli konuşuyor, bir şeyler ve birileri hakkında. Konuşabildikleri için, düşünebildiklerini zannediyorlar.
Bu adamlar Sikinde değil ise, neden bu kadar tatava?
Evet, sikimde değiller. Onlar konuşmaya başladıkları zaman kafam uçuyor. Onlar ağızlarını açtıklarında Venüs’ü, Mars’ı falan düşünmeye başlıyorum. Bu tatavananın sebebi 2-3 gün önce yaşadığım bir tartışma. Bir embesilin ağzını sikme anımdan mütevellih bir sinir boşalması.
I tried to be like Grace Kelly but all her looks were too sad 😋 #embesil #breakfast