Oh, what an interesting quote on the practice of goêteia (Greek sorcery) I wonder what more Empedokles did-
Oh
Oh no
seen from Belgium

seen from United States
seen from Singapore
seen from Netherlands

seen from Belgium

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from Belgium
seen from Canada
seen from Russia

seen from United States

seen from Belgium
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from China
seen from China
seen from Türkiye
seen from China
Oh, what an interesting quote on the practice of goêteia (Greek sorcery) I wonder what more Empedokles did-
Oh
Oh no
thales, anaksimandros, herakletios, parmenides, anaksagoras, empedokles, demokritos ve sokrates gibi antik yunan üstatlarının hepsi, ulu bir yalnızlık içinde sadece bilgi için yaşayan biricik insanlardı.
nietzsche - yunanlıların trajik çağında felsefe
"Hiç aynı huylu insanların birlikte yaşadığını gördün mü?" İyi ve kötüyü birleştirir kader, güzelle çirkini, ahlaklıyla ahlaksızı, kısayla uzunu, şişmanla zayıfı. Ve denge bozulmamış olur. "
solace :: ©2023 Garth Buckles
* * * *
ὄλβιος, ὅς θείων πραπίδων ἐκτήσατο πλοῦτον,/δειλὸς δ’, ὧι σκοτόεσσα θεῶν πέρι δόξα μέμηλεν.
Fortunate is the person who assembles a wealth of divine understanding, but a miserable wretch is he who tries to manipulate his fellow humans with his conjectures about the gods.
—Empedokles (Ἐμπεδοκλῆς) of Agrigentum, Fragment No. 132 (attr. Theophr., Caus. plant. I 13, 2)(c 444 BCE) [Robert Scott Horton]
Y nada es más doloroso, Pausanias, que descifrar una pena. ¿Es que no lo ves?
Friedrich Hölderlin, fragmento de la primera versión de Empédocles. Traducción de Anacleto Ferrer.
“That’s why we blindfold humankind,
That no one will be nourished
Too heartily on light.
Divinity dare not
Be made too present
To them, their hearts dare not
Encounter something vital.
Do you not know the ancient ones,
The ones they call the favorites of heaven?
They fed their hearts
On cosmic forces, and to these
Clairvoyant upward-gazing ones
Immortal things were near;
The proud ones therefore all
Refused to bow their heads
And nothing could withstand
Their virulence; whatever they
Confronted they transformed.”
Friedrich Hölderlin- Empedokles II
It is time to recapture poetry...
Images:
Ilya Repin
Anselm Kiefer
..Yok! Ben açıklayamam kutlu doğayı, Kaba duyuştan kaçan arı duru varlığı! Bir tanrıydım yalnız başıma bende, Korkusuz bir benlik içinde konuşurdum İnan bana sevinirdim doğmayaydım. Dolaştığım yolu, sessizce yürüyeyim, Kutlu, sessiz ölüm yolcağızımı..
Empedokles’in Ressam Metaforu
Antik dönem filozoflarlarından Empedokles de dönemin diğer doğa fiozofları gibi arkhe (töz) sorunu üzerine düşünmüştür.
O, kendinden önceki filozoflardan farklı olarak evrenin ana maddesini tek bir madde ile sınırlamamıştır. Ateş, su, hava ve toprağın evreni oluşturan 4 ana madde olduğunu söylemiştir. Bu 4 maddenin sevgi ve nefretin oranına göre evrendeki tüm nesneleri oluşturduğu teorisinden bulunmuştur. 4 maddeye hareket imkanı tanıyanlar; çekici güç olarak sevgi ve itici güç olarak ise nefrettir.
Empedokles, evreni oluşturan 4 maddenin oranını güzel bir ressam metaforu ile açıklar. Bu metaforu ilginç kılan şeylerden birisi de,Kuran-ı Kerim’ve Tevrat’ta da geçen insanın çamurdan yaratılması hikayesine çok fazla benzemesidir... Sizlerle bu metaforu paylaşmak istiyorum.
"Nasıl ki ressamlar resimlerin yaparken ellerine farklı boyaları alır ve onları uygun oranlarda birbirlerine karıştırırlar ki bunun için de bazı boyalardan daha fazla, bazılarındansa daha az miktarlar alırlar. Böylece bu boyalardan dünyada rastlanan sayısız şeylerin, örneğin ağaçların, erkeklerin, kadınların, kuşların, balıkların, hatta uzun ömürlü tanrıların resimlerini yaparlarsa, aynı şekilde doğa da dört öğeyi alarak onların her birinden farklı miktarları farklı oranlarda karıştırıp var olan şeyi meydana getirir."