"Yine de ben hâlâ yaşıyorken haykırışlarımı duymayacaksın, yalnızca vefatımdan sonra benden kalan bu miras ellerine geçecek. Benden, yani hiç hatırlamadığın fakat seni diğer herkesten çok daha fazla sevmiş olandan, seni her zaman beklemesine rağmen hiç çağırmadığın kişiden... Belki de ondan sonra beni çağıracaksın ve ben de ilk kez sana karşı sadakatsiz olacağım, çünkü öldüğümde seni duyamayacağım. Sana ne bir fotoğraf ne de bir işaret bırakacağım tıpkı senin bana bırakmadığın gibi, beni asla ama asla tanımayacaksın. Bu yaşarken benim kaderimdi bırak da öldüğümde de kaderim olsun. Son saatlerimde seni yanıma çağırmıyorum, sen benim yüzümü ya da ismimi öğrenmeden gidiyorum. Kafam rahat bir şekilde ölüyorum, çünkü bu kadar uzaktayken ölümümü hissedemezsin. Eğer ölümüm seni incitmiş olsaydı, ölemezdim."











