Sustukça birikiyor içimdeki kelimeler sanki çığlık çığlığa söyleyemediklerim

seen from United States

seen from Argentina
seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from Argentina

seen from Australia
seen from China

seen from United States
seen from T1
seen from China
seen from Argentina
seen from Russia

seen from United States
seen from Indonesia

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
Sustukça birikiyor içimdeki kelimeler sanki çığlık çığlığa söyleyemediklerim
Herkes her şeyin farkında ve hiç kimse hiçbir şeyi yanlışlıkla yapmadı.
*Anne ile Baba*:
Dünyaya gözünü açtığın ilk andan itibaren seni seven annendir, seni sevdiğini saklayıp belli etmeyen ise babandır.
Annen seni aleme sunar, Baban ise alemi sana sunar.
Annen sana hayat verir, Baban ise bu hayatı nasıl Yaşarsın onu öğretir, buna rağmen beğenmezsin.
Annen seni karnında 9 ay taşır, Baban ise hayati boyunca taşır, ama sen hissetmesin.
Annen seni doğururken ağlar ama sen duymazsın, Baban ise sen doğduktan sonra hep ağlar ama sen genede onu şikayet edersin.
Sen hasta olduğunda annen ağlar, Baban ise sen hasta olduğun için hasta olur ama belli etmez.
Annen aç olup olmadığını defalarca sorar Baban ise sana aç kalmamayı öğretir.
Annen seni kucağında taşır, Baban ise sırtında taşır ama sen göremezsin.
Anne rahmet kaynağı, Baba ise hikmet kaynağıdır.
Annen sorumluluğu senin yerine taşır. Baba ise sana sorumluluk nedir onu öğretir .
Annen seni düşmekten korur baban ise seni düştükten sonra nasıl kalkarsın onu öğretir.
Annen iki ayak üstünde nasıl yürürsün onu öğretir, Baban ise bu hayatta emin adımlarla nasıl yürürsün onu öğretir.
Annen sana güzellik ve kemalâtı akseder. Baba ise sana gerçek hayatı ve ciddiliği akseder.
Anne sevgisini doğduğun andan itibaren anlarsın, Baba sevgisini ise baba olduktan sonra anlarsın.
Anne paha biçilmez bir mücevherdir, baba ise zamanın tekrar getiremeyeceği en güzel varlıktır.
Rabbim! ikisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi!
SAMED BEHRENGİ
KÜÇÜK KARA BALIK
Ben çoçuk masalları ya da hikayeleri okutularak uyutulanlardan değilim., sokakta oynayıp yorgunluktan sızan kısımdanım.Küçük Kara Balık dünyaca ünlü bir çocuk kitabı,ülkemizde bir dönem yasaklanmış,bu da ün kazanmasını hızlandırmış kanaatindeyim.Hızırkamp'ın kitaplığında gördüğümde,bir nehrin kenarında ve acemi bir "hala" olduğum için dikkatimi çekti ve bir nefeste okudum.Başka yaşamlar olduğunu hatırlatan her yaşa masal..
Bugün ailemiz için çok özel bir gün çünkü Salih Mirza hayatımıza gireli tam bir yıl oldu.Ben seninle öyle çok şeyi yeniden keşfediyorum ki umarım sen de akıp giden bu hayat nehrinde yaşamın boyu güzelliklerin keşfi içerisinde olursun. Aslında hikayeni sesli çektip kaydetmek niyetinde idim ama teknolojim el vermedi;)
Küçük balık ile annesinin evi siyah bir taşın arkasıydı; yosunlar da evin çatısını oluşturuyordu. Geceleri yosunlar altında uyuyorlardı.Bir defacık olsun evlerinden ay ışığını görmek küçük balığın özlemiydi. 5
Annesi yavrusunda bir keyifsizlik olduğunu, yakında iyileşeceğini sanıyordum Kara Balığın derdi öyle böyle dert değildi.6
Biliyor musun anneciğim, aylardır bu ırmağın sonu neresi diye düşünüp duruyorum. Ama hala işin içinden çıkamadım. 8
Nihayet, gidip ırmağın sonunu bulmaya karar verdim. Başka yerlerde neler olup bittiğini bilmek istiyorum. 8
Annesi gülerek :"Ben de çocukken çok düşünürdüm böyle şeyleri. Yavrucuğum, ırmağın başı sonu olmaz ki. İşte hepsi bu kadar. Irmak hep akar durur ve hiçbir yere de varmaz. " 8
Ben böyle gezmelerden bıktım artık. Yola düşüp gitmek, başka yerlerde neler olup bittiğini ögrenmek istiyorum. Bu lafları ondan bundan öğrendiğim düşünüyorsun ama bilmeni isterim ki çoktandır düşünüyorum ben bunları. Elbette ondan bundan da çok şey öğrendim.Örneğin şunu anladım : Balıkların çoğu yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna geçirdiklerinden yakınırlar. Sürekli sızlanır, lanet okur, her şeyden şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü? 9
Yavrucuğum çıldırdın mı sen? Dünya... Dünya da ne demek oluyor?Dünya burası işte; yaşam ise işte yaşıyoruz, varız... 9
Bak şu bücüre, nerelere gitmek istiyor ! Dünyada neler olup bitiyor, gidip göreceğim diye tutturdu da tutturdu. Boyundan büyük laflar işte! 10
Bu yorucu gezmeleri sürdürmek istemiyorum. Göz açıp kapayıncaya kadar sizler gibi yaşanmış olacağım ve eskisi gibi gözü, kulağı kapalı kalacağım. İstemiyorum, anlıyor musunuz? 10
Komşu :"Vay vay vay!... Ne biçim laflar bunlar! "11
Anne : "Hangi Soysuzlar güzel yavrum aklına girdi bilmem! " 11
Balıklar :
- Gittikten sonra pişman olursan, bir daha aramıza almayız seni.
- Bunlar gençlik hevesidir, gitme.
- Buranın suyumu çıktı?
- Başka dünya münya yok. Dünya burası işte; geri dön.
-Aklını başına alıp dönersen, o zaman senin akıllı bir balık olduğuna inanırız.
- Ama sana alışmıştık biz... 15
Artık Küçük Balığın onlara diyecek hiçbir sözü kalmamıştı. Kendisi ile yaşı olan arkadaşlarından birkaçı onu çağlayana kadar uğurlayıp geri dönmüşlerdi. Küçük Balık onlardan ayrılırken ;"Dostlarım, görüşmek üzere! Unutmayın beni. " 15
Arkadaşları: " Nasıl unutabiliriz biz seni? Bizi sen uyandırdın; bu güne kadar hiç düşünmediğimiz şeyleri öğrettin bize. Görüşmek üzere bilgili ve yürekli dostumuz." 16
Küçük Kara Balık çağlayandan atlayıp bir su birikintisine düştü. Önce telaşlanır gibi oldu ama sonra yüzüp şu birikintisine dolaşmaya başladı. O zamana kadar böylesi büyük bir su birikintisine hiç görmemişti. 16
Küçük Balık bir çocuk çobanın şu kenarında durmuş ona ve yengeç baktığını gördü. Suya koyun ve keçi sürüsü yaklaşıyordu. Ağızlarını suya daldırıp meleşiyorlardı. Sesleri vadide yankılanıyordu. Balık keçilerle koyunca sularını içip gidene kadar bekledi. Sonra kertenkele seslendi;
- Kertenkeleciğim, Ben Küçük Kara Balığım. Nehrin sonunu bulmaya gidiyorum. Senin akıllı ve bilgili bir varlık olduğunu düşünüyorum. Bir şey sorabilir miyim? Pelikanlar, testere balıkları ve balıkçıllar yolda çok korkuttular beni. Onlar hakkında bir şeyler biliyorsan, anlat bana. 24
Kertenkele: "Testere balığı ile balıkçıllar buralarda bulunmaz. Pelikanlara gelince buralarda olabilir. Sakın aldanıp da torbasına gireyim deme! Pelikanın boynunun altında çok su alan bir torbası var. Suda yüzerken bazen balıklar bilmeden torbasına girer ve dosdoğru midesine girerler.Tabii pelikan aç değilse, balıkları bu torbada sonra yemek için depolar. "
Balık :"Balık bir kere bu torbaya girerse, bir daha çıkamaz mı? "
Kertenkele :" Torbalı parçalamaktan başka çare yok. Ben sana bir hançer vereyim. Pelikan yakalanırsan, dediğimi yaparsın." 25
Balık tekrar düştü yola.Soruların biri geliyor, biri geçiyor da aklından. " Irmak denize dökülüyor mu acaba ? Pelikan benimle uğraşmasa bari! Testere balığı hemcinslerini de öldürüp yer mi acaba? Balıkçılın bizimle ne düşmanlığı olabilir ki ? " 27
Küçük balık hem yüzüyor hem düşünüyordu. Her karış yolda yeni bir şe görüyor yeni bir şey öğreniyordu. Taklalar atarak çağlayanlardan düşmek ve yüzmeye devam etmekten hoşlanıyordu artık. Güneşin sıcaklığını sırtında hissettikçe kuvvet alıyordu. 27
Küçük Kara Balık ayı çok severdi. Ay ışığının vurduğu geceler Balık yosunlarının arasından süzülüp ayla birkaç kelime konuşmak isterdi ama her defasında annesi uyanıp onu tekrar yosunlara çeker ve uyuşturucu. 30
Balık :"Dünya seyahati çıktım. "
Ay:"Dünya çok büyük. Her tarafı dolaşamazsın. "
Balık :"Olsun gidebildiğim kadar gideceğim."
Ay sözünü bitiremedi. Kara bir bulut gelip ayı kapadı ve gece tekrar kapkaranlık oldu .Küçük balık yapayalnız kalmıştı. Şaşkınlık içinde birkaç dakika karanlığa baktı.Sonra taşın altına girip uyudu . Sabah erkenden uyandı. Başucunda fısıldaşan birkaç küçük balık gördü.32
Küçük balıklardan biri: "Pelikanı düşünmekten rahatımız ,huzurumuz kaçtı."
Kara balık: "Siz çok düşünüyorsunuz . Hep düşünmek,hep düşünmek gerekmez. Yola çıkınca korkunuz mutlaka geçer."
Ama tam hareket edecekleri sırada çevrelerindeki su kabardı üstlerine bir kapak geldi ve her taraf karardı kaçış yolu kalmamıştı.Kara Balık Pelikanın gagasına düştüklerini anladı hemen.
Küçük Kara Balık:"Arkadaşlar, Pelikanın gagasına düştük ama kaçış yolu da tümüyle kapalı sayılmaz."
Küçük balıklar ağlamaya başladılar. İçlerinden biri:
-Artık kaçacak yolumuz kalmadı.Senin yüzünden bunlar! Yanımıza gelip ayarttın bizi!
-Şimdi hepimize yutacak. İşimiz bitik! 32
Kara Balık hançerini çekti. Bir darbede pelikanın torbasını yarıp kaçtı. Kara Balık öğle olana kadar gitti . Artık dağ ve vadi bitmişti ve ırmak dümdüz bir kırdan geçiyordu .Sağdan soldan birkaç küçük çay da ırmağa katılmış ve su bir o kadar çoğalmıştı. Kara Balık suyun çokluğundan zevk alıyordu . Birden kendine geldi ve suyun dibinin olmadığını gördü. O yana gitti ,bu yana gitti, hiçbir kenarı ulaşamadı. Küçük Balık suda kaybolmuştu ! Yüzdü de yüzdü, yine bir yere varamadı. Ansızın uzun ve büyük bir hayvanın yıldırım hızıyla kendine saldırmakta olduğunu fark etti. Karşısında ağzının önünde iki kenarlı bir testere vardı .Testere balığının onu paramparça edeceğini düşünerek hızla toparlandı,oradan sıvışıp su yüzüne çıktı. Bir süre sonra deniz dibini görmek için dalışa geçti.Yolda bir balık sürüsüne rastladı. Binlerce binlerce balık! Sordu birine, burası neresi?
-Arkadaş hoşgeldin DENİZE, bütün ırmaklar, nehirler buraya dökülür, istediğin zaman bizim grubumuza girebilirsin. 39
-Karabalık deniz balıklarının sürüsünden ayrılıp tek başına yüzmeye başladı.Bir süre sonra su yüzüne çıktı. Güneş ışığı sıcacıktı .Küçük Kara Balık güneşin yakıcı sıcağına sırtında hissediyor bundan zevk alıyordu .Usul usul ve keyifle deniz yüzeyinde yüzerken "He an ölümle yüzyüze kalabilirim Ama yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmem gerekmez. Bir gün ister istemez ölümle karşılaşacağım; bu önemli değil. Onemli olan benim yaşamımın veya ölümümün başkalarının yaşamını nasıl etkileyeceği..." diye düşünüyordu. 40
Küçük Kara Balık daha fazla düşünce ve hayal dünyasında kalamadı Balıkçıl geldi Onu yakalayıp götürdü. 40
20. 08. 2019 / Kısıklı
Aga şu olay muazzam değil mi ya seni salak yerine koyuyorlar ama sen her şeyin farkındasın
sosyal medya, geleneksel medya arasındaki farklar
MUZ ve MUZ arasındaki farklar
MUZ ve MUZ arasındaki farklar
Hem muz hem de muz tropikal meyvelerdir ve ekvator ve kıyılara yakın ülkelerde çok yaygındır, ancak dünyanın geri kalanı da onları bilir ve sever. Bu meyveleri günlük olarak tüketirseniz muhtemelen kafanızı karıştırmayacaksınız, ancak kesinlikle ne olduğunu merak ettiniz. muz ve muz arasındaki farklar. Her iki meyve de aynı özelliklere sahip mi? Daha sağlıklı olan muz mu muz mu? Bu şüpheleri…
View On WordPress
'Telekonferans' ve 'Video Konferans' arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
‘Telekonferans’ ve ‘Video Konferans’ arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
Özellikle çalışma alanında ve hatta çalışma alanında son zamanlarda karşılaştığımız birçok değişiklik var. Artık teknolojik gelişmeler sayesinde bu günlük işleri evimizin rahatlığında gerçekleştirebiliyoruz. Ancak hala birçok kişinin konuyla ilgili tam olarak anlamadığı ayrıntılar var, bu yüzden bugün size gösteriyoruz telekonferans ve video konferans arasındaki temel farklar nelerdir. Bugün…
View On WordPress