kalbimde tatlı bir sıcaklık olarak kaldı imaret fırını. izlediğim nitelikli ve zengin içerikli videolar sayesinde nerede neyi yiyeceğimizi bilmenin haklı gururuyla notlarıma eklediğim rotayı açtım. caminin etrafında dönüyoruz da dönüyoruz. ulan buradasın ama dokunamıyorum çok saçma. derken elimde telefonla etrafa bakındığımı gören yerli bir beyefendi yemek yeme işareti yaptı sonra kafası soru işaretine dönüştü eliyle gel gel yaptı. bu şey demekti fırını mı arıyorsunuz? di haydi gelin burda. ahey ahey. pıtı pıtı koştuk teşekkür ettim (türkçeyle konuşacağım). gülümsedi. tarihi bir fırın. milyon tane güzel hamur işi var ama bana kıfla de olmadı nasıl söyleniyor lan bu kıfle mi kifla mı neyse işte benim favorim o sade sakin yiyecek. yani bizdeki çıtır bir simitle çok rahat kapıştıracağım yarıştıracağım bir nimetti. tebrik ediyorum. birkaç çeşidi var. bir kapıdan girdiğiniz fırından diğer kapıdan çıkıyorsunuz. bu sirkülasyon gün boyu böyle devam ediyor. yoğun bir fırın. kapısında aldıklarını hemen oracıkta yiyen insanlar var, bir de kimsenin rızkını kimsenin yiyemeyeceğini bilen kendilerine ait olanı almaya gelen güvercinler. bergamotlu sallama çay almıştım gitmeden onları da valize attım. çok iyi oldu. sallama gibi değildi. çaykur altınbaşaktı galiba. iyi geldi tavsiye ederim.
15 Kasım 2024🔸saat 09.55













