şimdi derin bi nefes al. onu sakın bırakma. üzerine yeni nefesler alıp ver, fakat ilk nefesini asla bırakma. biri birine çok fena vurulmuş, bir kadın bir adama, bir adam bir kadına, bir kadın bir kadına, bir adam bir adama çok fena vurulmuş. biri birine yanmış. yanmak, ciğerlerin alınan nefesteki oksijen ile dolması gibi bir yanmakmış. kafamdan neler geçiriyor asla bilemezsin. senin kafandan neler geçiyor anlatmak ister misin? uzan, soluklan. ne kadar zamana ihtiyacın varsa kullan, anlat. hayat senin hikaye anlatmanı beklemeyecek. akıp giden nehir gibi, dönüp duran akreple yelkovan gibi. duygu durumumu anlatmak istesem bir şizofren olmadığım için çok mükemmel anlatamam. şizofrenler o kadar zeki olabilir ki seni olmadığın bir şeye ikna edebilirler. tıpkı kendilerini ikna ettikleri gibi. her insanda şizoaffektif bozukluk görülebilir. hayatın boyunca şizofreni olma ihtimalin %1. yüz kişiden biri olma ihtimalinin yüksekliği, bunu öğrendim bugün. bugün bunu öğrendim. kullandığın ilaçlara dikkat etmelisin. birkaç anı birikir, bir yaşam olur. ben anılarımı unutuyorum buna ne diyeceksin? anılarını unutan biri onları yaşadığına kendini inandırabilir mi? yaşadım der. inanması için hatırlaması lazım. hatırlamak, ömrün bir milyon yıl ise mümkün mü? ya bizlerin zaman kavramı fazla çarpık ise, yani bizler bildiğimiz zamanın ötesinde de yaşıyorsak ve bunun asla farkına varamıyorsak? koşturmak içinde bir gün yaşa, bir günde sekiz gün yaşa. ben yaşadım. sabah altıda kalkılan ve gece ikide uyunan günler yaşadım. yaşamalıyım. zaman, yaşanmak için var; gülmek için var. çok fazla gülmek için var. fotoğraf trabzon-ordu yolunda tahmini giresun’da çekilmiştir. şehirler arası yollar otobüslerin içinden bazen böyle huzurlu gözlenir. izmirlinin karadenizle imtihanı, sahne 3 tekrar 36. kayıt.








