Herkes inanılmaz vurdumduymaz.
Kimse kimsenin umurunda değil.
Bir tek ben varım kendi çığlıklarımı duyan, bir tek ben varım kendi yaralarıma merhem olan.
Ey insan ırkı, bir dur, düşünmeyi hatırla; zira düşünmeden motomot hareket etmeye programlanmış robotlar gibisin. Bencilsin, hatır bilmezsin, vicdansızsın.
Ey insan ırkı, bir dur, hissetmeyi hatırla; rüzgarı, sıcağı ve soğuğu, havasızlığı, oksijeni, gülmeyi, gülmenin yarattığı oksitosin hormonunun dopaminerjik etkisini, kahkahayı ve empatiyi.
Ey insan ırkı, bir dur; insan olmayı hatırla.
Yanlışlıkla bir tek iki duble içtim; fena değilim. Biraz keyifli, biraz sallantılı.
Bazı şeyler çakırkeyif iken biraz daha anlamlıymış, bazı şeyler çakırkeyif iken biraz daha anlamsız.
Herkes sarhoş olmalı, dozunda.
İnsanların çirkin zırhlarının altındaki güzel varlıkları olduğu kadar güzel zırhlarının içinde çirkin varlıkları var. 29 yaşında öğrendim.
Bugün hayatımda sesli olarak söylediğim ve beni anlatan tek bir cümle vardı: artık bir şeyler öğrenmek istemiyorum, artık cahil olmanın huzurunu yaşamak istiyorum.
İnsan anksiyöz olduğu müddetçe onu hiçbir olay, kişi, varlık durduramaz. Bu maraton sonsuz.
Eğlenmeye devam. Ya da öyle bir şey.
Kötümser olmayı iyimser olmaya tercih eder miydiniz?
Gece çok uzun, düşün dur.