"Nasılsa anlamıyor kimse kimseyi, öyleyse uzun uzun susalım."
| Cahit Zarifoğlu

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from T1
seen from Russia

seen from T1
seen from China
seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from Japan

seen from China

seen from Spain

seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Saudi Arabia
seen from Bangladesh

seen from T1
"Nasılsa anlamıyor kimse kimseyi, öyleyse uzun uzun susalım."
| Cahit Zarifoğlu
Birçok insan yolu kaybetmiş gibi hisseder, oysa bazen kaybolmak, doğru yeri bulmanın başlangıcıdır.
Kendimi hep kendi kendime bir şeyler anlatırken buluyorum... ve sorun şu kendimi bile anlamıyorum...
Kalp, ibadet suyuyla sulanan bir ağaç, meyveleri ise sezgi ve idraktir.
Gözün meyvesi ise, olup biteni değerlendirip ibret almadır. Kulağın meyvesi, Kur'ân'ı dinlemektir.Dilin meyvesi, Allah'a zikretmek.El ve ayakların meyveleri de hayrı yapmaya yönelmektir.
Kalp susuz kalıp kurursa, meyveleri yok olur...
Hayırlı cumalar 🤲🏻
Kendine yetmeyi öğrendiğin zaman hiç kimse seni eskiltemez.
Neden hiç bilmiyorum ama zaman zaman kendim olamadığımı fark ediyorum. Her zaman kendimi dinlediğimi iddia ediyorum ama hayır. Çoğu zaman söz hakkı vermiyorum kendime. O kadar kapılıyorum ki insanlara ve onların benimsediği yaşam felsefesine. Bana ait olmayan hayatlara özeniyor, bana benzemeyen insanlara benzemeye çalışıyorum. Her gün kendimi hırpalayıp sonra da depresifim, melankoliğim, neden hiç mutlu olamıyorum diye günlerimi ve en güzel yaşlarımı heba ediyorum. Günlerce , aylarca bunalıma girip, kendimi ve hayatımı sorgulayıp sadece elimdeki yaşam şartlarından ve bulunduğum durumdan şikayet edip duruyorum. Tam diyorum hah ben kendim olacağım kendi çizgimden çıkmayacağım bu seferde insanların hesap kitapları, çıkarları, kötü niyetleri giriyor araya.
Bi bakmışsın kimseye güvenemiyorsun, herkese şüpheyle yaklaşıyorsun. Bu sefer göze batmamak ve kimsenin hedefi haline gelmemek için daha çok sıradanlaştırıyorsun kendini. İlk diyorsun tamam kontrol bende, kendi özümü kaybetmeden ayak uydurabilirim onlara. Çünkü sana empoze edilen ve yapman gerektiği söylenilen bu. Fakat bi bakıyorsun eski sen senden şiddetli bir hızla uzaklaşmaya başlamış. Ne eski neşen kalıyor ne de pozitifliğin. Merakında kalmıyor heyecanında. Endişe ettiğin tek şey insanların senin hakkında ne düşündüğü oluyor. Ve sırf senin hakkında iyi düşünsünler, seni sevip ,saygı duysunlar diye kendi çizginden çıkıyorsun , bambaşka bir karakter çıkarıyorsun ortaya. Sonra da işler yolunda gitmediğin de, sevmediğin ortamlarda bulunup, hoşlanmadığın muhabbetleri yapmaya başladığın da ve gece yastığına başını koyduğun da kalbine oturan ağırlıktan anlıyorsun çok yanlış yollara girdiğini.
Oysa bu eziyet o kadar gereksiz ki. Tek yapmam gereken kendime şu soruyu sormak; ben bunu yapmayı seviyor muyum, sevmiyor muyum? İstiyor muyum istemiyor muyum? Bu soruyu kendime sorduktan sonra hayatımda yaptığım ve yapmaya çabaladığım bir sürü şeyi aslında sevmediğimi fark ettim. Ben kendim istediğim ve sevdiğim için değil başkaları sevdiği için yapıyordum onları. Kendime yaptığım şey sadece kendimi sevmeye zorlamaktı. Ne kadarda kötü bir insanmışım ki kendime bu acımasızlığı yapıyormuşum.
Oysa ben gerçekten parıl parıl parlayan bir elmasım. Kendi potansiyelimi, enerjimi, gücümü biliyorum ve hiç bir zaman bunları ortaya çıkarmaktan utanmamalıyım.
Kendime bu eziyeti yaptığım için kendimden gerçekten çok özür dilerim. Bu kötülüğü bir daha yapmayacağım kendime. Söz.
Her günü sadece size özgü duygularla dolu dolu geçirmeniz dileğiyle.
İyi geceler herkese...
İnsanlardan soğudum.. İnsanlardan öyle soğudum ki; ne birine derdimi anlatasım geliyor ne de biriyle mutluluğumu paylaşasım.