#kitapincelemesi #kitapinceleme #edebiyat #edebiyatsözleri #kitapalıntıları #kitapsevgisi (Çankaya, Ankara) https://www.instagram.com/p/B4Kky4wHZN5/?igshid=1jufemlz4z2vz
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Russia
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Malaysia
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Germany

seen from Spain
seen from United States

seen from United States
seen from Mexico
seen from United States

seen from Australia
#kitapincelemesi #kitapinceleme #edebiyat #edebiyatsözleri #kitapalıntıları #kitapsevgisi (Çankaya, Ankara) https://www.instagram.com/p/B4Kky4wHZN5/?igshid=1jufemlz4z2vz
PDR NE OKUR? | Doğan Cüceloğlu - Yeniden İnsan İnsana • • •Günümüzde yaşanan ilişkilerde iletişim sorunlarına değinen, bu sorunlara herkesin kolaylıkla uygulayabileceği çözümler üreten bir kitapla karşımızda Cüceloğlu. Okudukça günlük hayatımızdaki hatalı davranışlarımızla işleri aslında ne kadar zorlaştırdığımızın farkına varmanızı sağlayacak. 📚 Kendini etkili iletişim becerilerini kazanma konusunda yetiştirmek isteyen herkese tavsiyemdir. #Okuyun 📚 #kitap #kitaptavsiyesi #kitapyorumum #kitapsever #kitapinceleme #kitapöneri #kitapkurdu #kitaplar #okuyorum #okuyun #okumazamanı #okuyunokutun #remzikitabevi #yenideninsaninsana #psikoloji #kişiselgelişim #ilerişim #iletişimbecerileri #readabook #readingtime #bookstagram #booklovers #bookworm #instabook #instalove #instalike #instagram
Eren Nadir Akşamoğlu bu ayki kitap incelemeleri videosunda "Yine Öyle Hissettiğinde"ye yer vermiş. Bu güzel yorumlar ve tavsiyeler için çok teşekkürler. Benim de takip ettiğim yutup'da 'saklamakabı' adında kitap incelemeleri yapan çok kaliteli bir kanalı var. ✨🌟 @erennadiraksamoglu @yineoylehissettiginde #yineöylehissettiginde #karakargayayinlari #uykusuz #penguen #kafa #cemguventurk #kitap #kitapinceleme (Istanbul, Turkey)
Hazırlıkları Mustafa Kemal Atatürk’ün öneri ve öncülüğünde 1935'te başlatılıp dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan ve Eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'un kuram ve uygulamasıyla 1937'de denemesine girişilen enstitülerin, 17 Nisan 1940 tarihinde dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile ulusal hale geldi. Köy Enstitülerinin ders programı 3 ana kategoriye ayrılması planlanmıştı ; 1. Tarım ders ve çalışmaları 2. Kültür dersleri 3. Teknik Dersler ve Çalışmalar Enstitülerin görevi sadece köy öğretmeni yetiştirmekle sınırlı kalmayıp, öğretmenle birlikte sağlık görevlileri, teknisyenler gibi meslek elemanları yetiştirmekti. Köy Enstitüleri geri kalmış Anadolu coğrafyasının eğitim devrimidir. Sadece Anadolu topraklarında yaşamakta olan çocukları değil aynı zaman da köyler de yaşamakta olan halkın eğitim ve öğretimini amaç edilmiş bir modernleşme devrimdir.Cumhuriyetin ilanından sonra nüfusun yarısından fazlası kırsal kesimde yaşamakta ve okuma-yazma oranı kırsal kesimde çok düşüktü. Eğitim çağına gelmiş olan çocuk ve gençlerde köylerde yaşamaktaydı. Köy Enstitüsü adının verilmesinin nedeni ise, köylüye sadece okuma-yazma öğretmenin yanı sıra geri kalmış bölgelerin geliştirilmesi için yeterli ve vasıflı insan gücü oluşturmak ve kapsamlı eğitim verilmesi amaçlanmıştı.Köy Enstitüleri bireylere bilinçli ve eğitimli olmayı öğretirken, köylerdeki insanları yönetmekte olan başta toprak ağalarını korkutmaya başlamıştı. Ve bu hoşnutsuzluklarını siyasete ve meclise yansımaya başlamıştı.1946 yılında yeni hükümetin kurulmasıyla Milli Eğitim Bakanlığına Hasan Hasan Ali Yücel'in yerine Reşat Şemsettin Sirer getirildi. Yeni Milli Eğitim Bakanı'nın ilk işi, Köy Enstitüleri'nin kurulmasında büyük payı bulunan İsmail Hakkı Tonguç'u İlköğretim Genel Müdürlüğü'nden uzaklaştırmak olmuştur. 1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Parti, 27 Ocak 1954 tarihinde 6234 sayılı yasa ile Köy Enstitülerini tümüyle kapattı. 📔 Anadolu da Aydınlanma Hareketinin Doğuşu: Köy Enstitüleri, Necdet Aysal, Atatürk Yolu Dergisi 9 (35), 267-282, 2005 #köyenstitüleri #hasanaliyücel #kitapinceleme #kitapaşkı #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #kitapsever #kitapalıntıları #kitapkurdu #okumahalleri https://www.instagram.com/p/CQZHc47pUe5/?utm_medium=tumblr
PDR NE OKUR? | Erich Fromm - Dinleme Sanatı ° °📚Kitabın içeriğini asıl ismi değil, 'psikanaliz ve psikanalitik terapiler üzerine notlar' olan alt başlığı daha iyi anlatıyor. 📌Yazarın derslerinden, röportajlarından ve seminerlerinden oluşturulan kitap, kendi ekolünü de oluşturduğu psikanaliz üzerine notları içeriyor. 📌Yazar, Freud'un açtığı yolda gittiğinin bilincinde fakat bu yola çok sert eleştiriler getiriyor. Eleştirileri öylece bırakmamış kendince olması gerekenleri açıkça izah ediyor. 📌 Vaka üzerinden rüya yorumları da kitaba ayrı bir renk katmış. 👉Kitabın isminin nedenini son sayfalarda buluyorsunuz. Yazar psikanalizi bir terapi tekniği olarak değil, dinleme sanatı olarak görüyor. 📌 Bu sanatın kendince kurallarını ve standartlarını anlatıyor. 'Dinleyicinin tam konsantrasyonu, hırstan ve kaygıdan kurtulması, özgürce çalışan bir hayal gücü, güçlü bir empati kurma kapasitesi olması gerekir' diyor. 📌Bir terapi ekolünden bahsetse de dili çok ağır değil. Satır aralarında hayata dair çok önemli tespitleri de mevcut. 📌Psikanalize ve psikoterapiye ilgi duyanlar için güzel bir kitap. Sadece dinleme ile ilgili kısmını merak edenler arka kapağı okusa yeterli olur diye düşünüyorum😊. . . #kitapinceleme #kitapönerisi #dinlemesanatı #erichfromm #psikanaliz #psikoterapi #psikoloji #ruhsağlığı #gazianteppsikolog #bookstagram #okudumbitti - #regrann https://www.instagram.com/p/B45pEaYg9IB/?igshid=hd3574ti2fo2
Saklıdır benlik et ve kemik yığınının içinde. Dokunulmadıkça yer bitirir kimliği . Bahaneler alır yerine. Kendimizi kaybettikçe bahanelerle sığınırız. 🌻 🌻 Nietzsche ve Josef'in ilişkisi de böyleydi. Kapalı kapılar ardından kaçamak bakışlar ile çözülmeye yüz tutan sorunlardan ibaret. 🌻 Hangimiz birden bire kendimiz olabiliriz ki zaten. Hayatımda okuduğum en anlamlı cümleleri barındıran kitap bana çok şey kazandırdı. 🌻 🌻 Bakış açımızı değiştiren cümleler boş bir unutkanlığın gazabına gitmeyecektir. Çünkü daima hatırlanması gereken başucu kitaplarından biri olmalıdır. 🌻 Kitap temelinde felsefe ağırlıklı gibi gözükse de ağır bir dili yoktur. Karmaşık meteforlar ile okumayı zorlaştırmamıştır. 🌻 Bu kitaptan sonra Nietzsche'nin hayranı olmamak mümkün değil. 🌻 Okunması gereken bir kitap. Umarım okursunuz. 🌼 🌼 🌼 #kitapinceleme #okudumbitti #NietzscheAğladıgında https://www.instagram.com/p/Btij2AhAEbh/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=1xt1s3a0cg2a4
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı-Kitap İncelemesi
Şu ana dek okuduğum kişisel gelişim kitapları arasında en iyisi buydu diyebilirim. Kitap bize hayatın karmaşası içinde daha bilinçli düşünme olanağı sağlıyor, aynı zamanda karşımıza çıkan olumsuzluklardan doğan bakış açımızı değiştirerek bizi farklı bir pencereye doğru itiyor. İçinde yaşadığımız toplumun başarılı,kusursuz,popüler olma gibi heveslerinin arkasında gereksiz bir düşüncenin yattığını savunuyor ve bunların kalıplaşmış değerler olduğunu bize tekrar tekrar gösteriyor. Her olaya pozitif yaklaşmanın mutlu olmak için bir alternatif olmadığını ve böyle bir yaklaşımın bizi ütopik beklentilere soktuğunu anlıyoruz. Dolayısıyla konfor alanımızdan çıkarak karşı karşıya geldiğimiz sorunları kabullenirsek ve yaptığımız hataların sorumluluğunu üstlenirsek daha mutlu oluruz diyebilirim. Kitabı okumadan önce insanlardan duyduğum “Boşver”, “Umursama” gibi genellemeler doğrultusunda hareket ettiğimi ve bunun beni yanlış yola sürüklediğini fark ettim. Olaylara yüzeysel baktığım için pürüzleri asla tam olarak göremedim. Aile,aşk,arkadaşlık ilişkilerinde karşılaştığımız engellere daima pozitif bakmak, sorunları azaltmaktan çok inkar etmektir. Başarısızlıklar ve olumsuzluklar sizi geriye değil aksine ileriye götürür, ancak burada sizin başarısızlıklara ve olumsuzluklara karşı edindiğiniz tutum önemlidir.İşte bu noktada yazar, düşüncelerimizi pozitif olmakla sınırlandırmamamız gerektiğini vurguluyor. Şu an sahip olduğumuz değerleri körü körüne savunmaya devam etmemizin ve kişiliğimizi sorgulama ihtiyacı hissetmememizin asıl sebebi farklı düşünceleri, farklı karakteristik özellikleri, farklı dünyaları aslında birer tehdit olarak görmemizdir. İlerlemenin ve gelişmenin yolu iyi yönlerimizin yanında kötü yönlerimizin de farkında olmaktır. Kitapta bahsi geçen Manson’ın Kaçınma Yasası bu konuya dikkat çekiyor : “Bir şey ne kadar fazla kimliğinizi tehdit ediyorsa, o kadar fazla ondan kaçınırsınız.” Ayrıca “Cehalet mutluluktur” diyen Sokrates de bize hemen hemen aynı mesajı veriyor. Cümlenin derinine indiğimizde, bilmemek sayesinde yaşadığımız hayatın kötü taraflarını göremediğimizi ve kendimize mutlu olduğumuzu sandığımız kurmaca bir dünya yarattığımızı anlıyoruz. Hayal kurmanın, üretmenin sonu yoktur.” İyi bir eve, iyi bir arabaya sahip olmak istiyorum” gibi klişe hayallere tutunarak yaşamak bizi hayatın belli bir yerinden sonra manevi anlamda yeterince tatmin etmeyecektir. Düşünmek sonsuz bir eylemdir ve yaratıcılığımızı çoğaltabilmek bizim elimizdedir. Bardağın dolu tarafını görmek kadar boş tarafını görmek de önemlidir ve bunu görmek rahatımızdan ne kadar ödün verebileceğimizle alakalıdır.
Merhaba!
En kısa zamanda film, dizi ve kitap incelemelerimle aranızda olacağım. Görüşmek üzere :)