"Karanlıktan korkuyorum."
"Bence karanlıktan korkmuyorsun, sadece yeni şeyler keşfetmekten korkuyorsun"

seen from United States

seen from Maldives
seen from Maldives

seen from United States
seen from Maldives
seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from China
seen from Argentina
seen from China
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Spain
seen from Yemen
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Sri Lanka
seen from Vietnam
"Karanlıktan korkuyorum."
"Bence karanlıktan korkmuyorsun, sadece yeni şeyler keşfetmekten korkuyorsun"
bir beyaz vardır, bir siyah.
bir melek vardır, bir şeytan.
iyilik vardır, ve de kötülük.
bir cennet, bir de cehennem.
dünya hep ikiye ayrılmıştır,
ama insan da ikiye ayrılmalıdır.
ayın bile karanlık yüzü vardır.
aynanın da gölgesi,
bir ekmeğin de ufağı.
kul mu farklıdır?
unutma ki,
bir sen vardırsın,
bir de kırıntın.
— MEYRİS (wattpad), yazar: chezmeri
Eski zamanların kadim topraklarında yüzyıllardır insanlığı rahat bırakmayan bir lanet vardı.
İnsan ruhu doğuştan temiz olsa da kirlenmeye mahkumdu. Bu mahkûmiyet onların sonunu doğurdu. Kötüye tamah eden halk şeytanı Tanrı yerine koydu.
Yüzyıllar boyu şeytanın hizmetinde olan insanoğlu yavaş yavaş insanlığını kaybetti. İlk başlarda sadece ruhunu kaybeden ölümlüler en sonunda tanınmayacak bir çirkinliğe büründü.
Şeytan ruhunu kaybeden tebaasını canavarlara dönüştürdü. Canavarlar ise insanlığın celladı oldu. Her yeni doğan ölümlü ruh, doğduğu andan itibaren kendi alanında bir canavarla eşleştirildi.
Artık insanoğlu doğumundan ölümüne kendi canavarıyla yüzleşmeye, kabusuyla yaşamaya mahkumdu.
Sizce nasıl kurgu çıkar mı bundan. Yazdım ama...ne bileyim beceremem sanırım...🤧
bir insanı birçok yolla tanıyabilirsiniz: seyahat, aynı evde kalmak,kriz anını paylaşmak...
ancak bir insanın gölge yanını ve aslında bastırdığı kişiliğini ona güç vererek görebilirsiniz. bir tartışmada alttan alın,özür dileyin ve pişman olduğunuzu gösterin. çoğu insan gücü elinde tuttuğunu zannedip,size daha zalim olacaktır. hayatı boyunca aşağılık kompleksi ile yaşayan birine herhangi bir mevki verin,önce kendi gettosunun celladı olur.
bunun en basit örneği ilkokulda sınıf başkanlarının tavrından tutun,amerikan başkanına kadar aynıdır.
hele hele mağdur ve eziklik psikolojisinde bir insana güç verdiğiniz anda tanıdığınız en zalim insandan daha zalim olacaktır.
her insanın ömründe en az bir kere güç içinde olur. insanoğlu olarak kibre kapılabiliriz ki normaldir, mühim olan bu gücü gerektiğinde bırakabilecek mi yoksa sizin üzerinizde kırbaç olarak mı kullanacak? işte bütün mesele bu.
olsun bakalım olsun
bu sevda bende dursun
bir yara da sen aç git
senun canun sağolsun
.
naptın bize yüksel baltacı naptın
sevişmekte sarılmak kadar iyileştirir
Mutlu olmak için yıldızlarda yaşamak isteyen ama aslında yıldızlarda yaşadığını bilmeyen bir halk. Başlarında 4 soylu, yönetilen 13 krallık. Her birinin ayrı ayrı güçleri var. Telekines, yaratma, ilizyon, zamanda yolculuk... Ateş, su, hava ve toprak. Her şey düzen içinde fakat hiçbir zaman yeterli kadar değil. Cinayetler yaşanıyor ve Aithne Thea Leah hem imparatorluğu tekrardan düzene sokmaya hem de kendi hayatındaki her şeye tutunmaya çalışıyordur. Bu evren ne masallar anlatıldığı bir zamanda ne hayal ettiğiniz ve yaşamak istediğiniz düşlerde ne de bir peri masalında geçiyor. Bu evren meçhul bir zamanda tozlu kitapların arasında duran koparılmış bir kağıt parçasında geçiyor. Bu hikaye, yaşayan insanların acıları değil. Bu bir hikaye de değil, bu bir efsane. Bu, gökyüzünde kaybolmuş yıldızların efsanesi. Göründüğü kadar masum olmayan bir efsane.
"Biz yıldızlarda yaşamak istedik, tanrı bize tabutları uzattı."
Irmak K.
Sonsu...
1. Bölümde adı geçen bir şarkı :)
Bizzat kendi hayal dünyama ait olan kurgum “Sessizliğimizdeki Yıldızlar” Wattpad ve Typeink plartformlarında yayında. Dilediğiniz zaman okuyabilirsiniz.