Türkiye’de Eşcinsellere Bakılan Pencere ( Heteroseksüellere Mesajım Var )
Türkiye’de Eşcinsellere Bakılan Pencere
Türkiye’de eşcinsel denildiğinde, ülkede yaşayanların akıllarına belirli ve değişmez çağrışımlar gelmekte. Bu çağrışımlar; argo kelimeler, televizyonda ki haberler, dinsel yasaklar, sapkınlık içeriği taşıyan öğeler ve cinsellikle ilgili bazı şeyler olmakta.
Kelimelerin çoğu yuvarlak cisimler, kadınlara has benzetmeler, cinsellikle ilgili küfür olarak kullanılan argo kelimeler… Nerden bakarsanız bakın kötü pis kaka olarak ön plana çıkıyor. Genelde eşcinsel bireyin ismini söylemektense – bizim mahallede top var ya, - bizim sınıftaki yumuşağı gördün mü? – a tipe bak karı kılıklı gibi cümleler kurmayı tercih ediyorlar. Ancak bu gibi cümleleri kuran kişiler, karşısındaki birey/bireylerin nasıl etiketleneceğinden veya duyduğunda ne gibi hisleri barındıracaklarından bi haberler. Bu olayların ilkokul çağında yaşandığı gerçeği var birde. İlkokul çağında olan bir çocuğun arkadaşı hakkında bu gibi benzetmeleri kullanmasının hiçte doğru bir davranış olmadığı gibi bu benzetmeleri nereden ve hangi şekilde öğrendikleri de daha önemli bir mevzu. Sanıyorum ki insanoğlu fıtratı gereği farklı gördüğü ya da genel kabul edilenin dışında bir olguyla karşılaştığında bunu anlamaya çalışmak yerine bunu kötüleştirmeye, cinsel içeriklerle betimleme veya dışlama eğilimine geçiyor.
Türkiye’de eşcinselliğin normalin dışında görülmesinin büyük etkenlerinden biri de medya. Televizyonlar da sürekli olarak bir kadın ve bir erkeğin birbirinden hoşlanmasını tema edinip farklı yorumlanan ama özünde benzer hikâyeler barındıran diziler, reklam filmleri, sinema filmleri, vb içerikler yayınlanmakta. Eşcinselliğin ne olduğu, nasıl algılanması gerektiği veya en ufak bir içeriğin yayınlandığı çok nadirdir. Yayınlandığında ise verilmek istenen mesaj sabittir ‘Eşcinsel isen başın büyük bir belada’ . Hatta öyle ki çoğu kimse ailesi ile beraber televizyon izlerken bu gibi içeriklerin var olduğu programlar olduğunda değiştirme eğilimine ya da çocuklarını televizyon başından uzaklaştırma eğilimlerine başvururlar.
İslam kültürünün eşcinsellik ile alakalı yaklaşımlarının tüm bu algıların temeli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü inanış dediğimiz şey ya da inandığımız şeyin gerektirdikleri; bizim gerek kültürümüzü, gerek davranışlarımızı ve en önemlisi duygu durumlarımızı büyük oranda etkileyen öğedir. Hemen hemen herkesin üç aşağı beş yukarı İslam ve Eşcinsellik kelimelerini yan yana getirdiğinde zihinlerinde oluşan şeyler bellidir – lut kavmi, -lanetlenmek, -günah, -cehennem, -sapıklık. Ancak çoğu insan bu İslam da geçen içerikleri okuyup inceleyip özümsediğinden dolayı bu şekilde algılamaz, ailesi ya da çevresi etiketlediği için algılar. İslam da eşcinselliğin genel manasıyla yasak, günah vb olumsuz niteliklere büründüğü gözlemse de, başka bir kişiye pozitif yaklaşılmasının gerekliliği, birinin Allah ile arasındaki ilişkiye başka birisinin dahil olmaması gerektiği, gıybetin ya da kötü söz söylemenin günah olduğundan da bahsedilmekte. İslam inanışına dahil olan kişiler ‘Allah’ın vermiş oldukları buyrukları sorgulamaksızın veya ayırt etmeksizin yerine getirmek doğrudur’ felsefesinden ayrılıp tamamen kendilerine ve çevresindekilerin onlara öğrettiklerine uygun olanları benimserler. Bu ne yaman çelişki!
Eşcinsellik doğanın içerisinde var olan sadece insanlarla sınırlı olmayıp, hayvanlarda da olağan olduğu, heteroseksüel olmanın verdiği doğallığın, eşcinsel olmanın verdiği doğallıkla eşdeğer olduğu ve değiştirilemez olduğu gerçeğini Türkiye maalesef anlamamakta ısrarcı.
Lütfen bu yazıyı okuyan bir heteroseksüelseniz son olarak söylemek istediklerime kulak verin; bizler (eşcinseller) ; sizden farklı hissediyoruz ve bu yüzden sapık, cinsel obje, kötü, günahkâr, lanetlenmiş, öldürülmesi gereken veya uzaklaşılması gereken kimseler değiliz. Dünya’da heteroseksüel olmak normalin dışında kabul edilseydi sizde bu konumda olabilirdiniz. İleride bir gün sizin de doğallığınızdan dolayı dışlanabileceğiniz gerçeğini unutmayın. Böyle bir yerde yaşamayı istemeyeceğiniz gibi, başkalarına da bunu yaşatmayın…
Beni takip etmeyi unutmayın!
http://entellubunya.blogspot.com.tr/