Demokrat, faşist, kapitalist, Bolşevik, sanatkar, mütefekkir ne olursa olsun sıradan Avrupalının muayyen bir tek dini vardır, o da maddi (materyalist) yükselme ve refaha tapınmak.
Muhammed Esed / Yolların Ayrılış Noktasında İslam
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Brazil
seen from Denmark
seen from United States

seen from T1
seen from China
seen from Argentina
seen from Canada

seen from T1
seen from Ukraine
seen from China

seen from Netherlands
seen from Ukraine
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Ukraine
seen from T1

seen from Singapore
Demokrat, faşist, kapitalist, Bolşevik, sanatkar, mütefekkir ne olursa olsun sıradan Avrupalının muayyen bir tek dini vardır, o da maddi (materyalist) yükselme ve refaha tapınmak.
Muhammed Esed / Yolların Ayrılış Noktasında İslam
Materyalist Ne Demek
Materyalizmden yana olan (kimse, görüş), maddeci.
Materyalist sanatkâr ve aydın, istismar, propaganda ve hakim olduğu alanda başkalarını ezme ilkeleriyle bir kültür terörü uyguluyor.
Cahit Zarifoğlu / Yaşamak
Materyalistin, ruhçu diye bozuk kesimlerden, örneğin bir üfürükçüyü, bir manyağı ele alıp, kendini bunlar karşısında ispat etmeye çalışması gariptir. Elli yıldır buna doymadılar. Oysa bu çıkarcı ve hasta örneklerdeki ahlak açıkça materyalist ahlaktır. İslamla ilgisi yoktur.
Cahit Zarifoğlu / Yaşamak
Bu kadar materyalist olmayın ,hayat sadece isteklerden oluşmaz. Mutlu olmak için herşeye sahibiz
modern kalbin güncellemesi
materyalist zihinlerin ve onların eserlerinin çokça arasında kaldığımız, bakış açılarımızın sadece maddesel bir köke, alınmak istenilmeyen sorumluluklara ittirilmeye çalışıldığı şu hayatımızda, derin bir nefes almak ve aklımızın soluk hem de soğuk düşmüş köşelerine renk ile can katmak istediğimiz bir anda şu kudsî kelimeler elimizden tutuyor ve dertlerimizin en güzel dermanı oluyor:
"ben göklere ve yere sığmam, fakat mü’min kulumun kalbine sığarım."
AYNAYA BAKMAK
Hissetmiyorsunuz sayın kalın kafalı materyalistler. O sonuç odaklı düz mantık zihinleriniz bilmiyor hissetmeyi. "Hissetmek" efsunların en büyüğüdür halbuki. Fallara inanmanıza gerek yok. Korkuyorsunuz derinlere uzandığınızda boğulmaktan. Ve birer makine olarak algılamak kendinizi duygulanımlarınızın altına geçip onları göğüslemeye çalışmaktan koruyor üşengeç yüreklerinizi. Sadece maddesel varlığınızdan biraz soyutlamayı becerebilseniz kendinizi; rahatlığı değil ama varolmayı hissedersiniz. Cevapları bulamazsınız ama anlamı keşfedersiniz. Aksi takdirde ya reddersiniz varoluşunuzu ya da madde kullanarak bir arkadaşa bakıp çıkarsınız. Madde kullanmadan kıramaz olursunuz kabuklarınızı. Mantığınızı baskılamanın tek yolu bu zannedip ancak madddelerle hissetmeyi becerebilirsiniz.Böylece hissetmenin suçunu içtiğiniz maddelere atabilirsiniz. Mantık ne kaypak bir illüzyondur halbuki. Ey madde kullanıcıları! Pek sevgili "dark trance"ınızın allahını sunuyorum size. Derinlerde boğulmayı göze alabilecek birer kaşif olabilmenin cesaretini derinlerinizde bir nebze bile olsa hissedebilmeniz dileğiyle.