Ben hep neyse kızı oldum
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Bangladesh
seen from China
seen from United States

seen from Maldives

seen from United States
seen from Belarus

seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Romania
seen from United States

seen from United States
Ben hep neyse kızı oldum
Keşkelerle bir yaşam neyselerle bir ölüm…
kafamda bin tane düşünce geçiyor durduramıyorum. insanlar konuşurken dinleyemiyorum kendi içimdeki telaş ve karmaşadan. çocuklarla vakit geçirmeyi oldum bitti sevmiyorum çünkü tüm odağını vermen gerekiyor ve çok fazla hisleri hissedip anlıyorlar bu durumu sevmiyorum. geçen bir arkadaş grubu sohbetinde biri şey dedi “ben ailemden öyle gel sana sarılayım gelseni öpeyim canım cicim görmedim” düşündüm evet ben de öyleydim ve kültürel olarak bu arkadaşımızla çok benziyoruz. coğrafya gerçekten kader miydi yoksa başka bir şey mi. ve bu aralar şunu düşünüyorum ‘insanlar nasıl kendi fikirlerini oluşturabiliyor’ çünkü benim hiç fikrim olmadı büyüdüğüm aile hep bana kalıp dayadı ben hep başkalarının fikirlerini fikir edindim kabul ettim doğru buldum. bana bir konu verseniz kendi fikrimi oluşturamam hep okuduğum duyduğum düşüncelerle dolu olurum. bu yüzden kendimi yetersiz bilgisiz (özür dilerim kendimden ama cahil) hissediyorum. kendimi sallantı da hissediyorum. hiçbir şeyden zevk alamıyorum mutlu değilim huzurlu değilim. hep bir şeyler eksik hep uyku modundayım. bu hayatı yaşayamıyorum. sağlıklı bir bedene sahipsin büyük bir nimete sahipsin ama görmüyor duymuyor gibi yaşıyorsun diyorum bazen kendime ve çok kızıyorum bu düşünceden bu düşünceyi bu cümleyi kurabilecek zihniyete sahip olduğumdan dolayı. zihniyet demişken bu da fikir ile aynı. neyse ya yine bağdaştıramıyorum toparlıyamıyorum cümlelerimi.
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak...
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar;
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar;
Bil ki seni istiyorum...
Anlamıyordum. Ne kendimi ne de bir başkasını. Dinlemiyordum. Ne kendimi ne de bir başkasını. Kafamın içindeki sesler durmadan konuşuyordu ve kendimi anlamamada dinlememede izin vermediği yetmezmiş gibi dış dünyadaki seslerin bile önüne geçiyor, duyamayıp anlam veremeyişime neden oluyordu.. ve ben bu sesleri susturamıyordum.
...
Nefes alamıyordum. Sanki bir şey oluyordu bana ama her zaman ki gibiydi, anlamsız. Bir anlam dahi çıkarmıyordum.. Bir anlam dahi çıkarmama o sesler izin vermiyordu. Nefes alsam veremiyordum. Versem alamıyordum. Hep bir karmaşa hakimdi dış dünyam da olduğu kadar iç dünyamda da.
Sesler yankılanıyordu yine kafamın içinde. Susmayan ve beni sürekli düşünmeye yönelten... Ama düşünmeme de engel olan o sesler.. ve ben bu sesleri nasıl susturacağımı bilmiyordum...
Gök gürültüsünden değil, o yüksek sesin hatırlattıklarından ve o titremelerinden korkuyorum.
bana deger verdiginizde ve bunu gosterdiginizde size on katiyla gelen biriyim bazi insanlarin bunu anlamamasi cok uzucu cidden
bi zevksizsine silindik iyi mi ya hfkwhflwjdlaljcks