artık rastlaşılacak sokaklar yok...
marguerite duras - yaz yağmuru
seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Russia
seen from Argentina
seen from Germany
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Norway

seen from Latvia
artık rastlaşılacak sokaklar yok...
marguerite duras - yaz yağmuru
"Asıl uzaklık, yaklaşılamaz olandır." Pasajlar, Walter Benjamin
“Dünya fuarları, adına mal denen fetişin hac yerleridir... Dünya fuarları, malın değiştirme değerini çarpıtır. Kullanım değerinin arka plana itildiği bir çerçeve yaratır. İnsanın zaman geçirmek için içerisine daldığı bir fantazmagori oluşturur. Eğlence endüstirisi de insanı malın eriştiği düzeye yükselterek, bu fantazmagoriye girmesini kolaylaştırır... Mal denilen fetişe hangi dinsel tören kurallarıyla tapılacağını moda saptar."
* Walter dayıyı zaman zaman okumalı ve bilincimizi açık tutmamız gerekiyor.
Klee’nin Angelus Novus adlı bir resmi vardır. Bir melek betimlenmiştir bu resimde; meleğin görünüşü, sanki bakışlarını dikmiş olduğu bir şeyden uzaklaşmak ister gibidir. Gözleri, ağzı ve kanatları açılmıştır. Tarihin meleği de böyle gözükmelidir. Yüzünü geçmişe çevirmiştir. Bizim bir olaylar zinciri gördüğümüz noktada, o tek bir felaket görür, yıkıntıları birbiri üstüne yığıp, onun ayakları dibine fırlatan bir felaket. Melek, büyük bir olasılıkla orada kalmak, ölüleri diriltmek, parçalanmış olanı yeniden bir araya getirmek ister. Ama cennetten esen bir fırtına kanatlarına dolanmıştır ve bu fırtına öylesine güçlüdür ki, melek artık kanatlarını kapayamaz. Fırtına onu sürekli olarak sırtını dönmüş olduğu geleceğe doğru sürükler; önündeki yıkıntı yığını ise göğe doğru yükselmektedir. Bizim ilerleme diye adlandırdığımız, işte bu fırtınadır.
Walter Benjamin, Pasajlar s.3 'Tarih Meleği Alegorisi' Resim: Paul Klee "Angelus Novus" 1920.
araftadır. hep eşikte bırakılarak özne olması engellenmiştir. konuşmaktan aciz değildir ama etkileşim kurmayı gerçekleştiremez. konuşmaz çünkü sesi bir daha geri getirilemeyecek biçimde kaybolmuştur. aslında yalnızdır. yalnız değilmiş gibi davranır.
john berger - o ana adanmış
bir ahmak olarak ölmekten korkuyor. oysa, kendini ahmaklıktan kurtarabilecek dokunaklı kırılgan bir ortam da yok. ahmaklığı burada; dünyada, öznel bir ebedilik gibi yaşıyor.
baudrillard - foucault'yu unutmak
inanç saplantıları güçsüzlük göstergeleridir.
uluğ nutku - varoluş ve tarihsellik
hepsi de iç dünyalarının yarı karanlığına kendilerini salıvermiş insanlardı.
marguerite duras - ölüm hastalığı