Peşimde olan onca insan arasından, üstelik hiçbir karşılık beklemeden neden seni sevdiğimi anlamaya çalışıyorsun değil mi.
Anlatayım.
Sen bana hiçbir zaman aşık olmayacaksın.Seninle hiçbir zaman gittiğimiz her şehirde -mutlaka- sevişmeyeceğiz. Seninle başka şehirlere gitmeyeceğiz bile. Sen gecenin bir yarısı uyanıp nefes alıyor muyum diye kontrol etmeyeceksin beni. Çoğunlukla sarhoş halde sızacaksın yanımda. Makine durmadan uykuya dalarsam, sen kalkıp buruşmadan asmayacaksın çamaşırları. Ütü yapmayı bilmediğimden haberin bile olmayacak belki. Faturaları sen takip etmeyeceksin. Bizim asla bir evimiz olmayacak ki... Biz hiçbir zaman, ”Biz” olmayacağız ki. Sen benim gözlerimde tek olmak istemeyeceksin mesela hiç. Büyük ihtimalle gözlerime öyle çok fazla da bakmayacaksın zaten.
Senin gözlerinde bir başkası olacak çünkü her zaman.
Sen benim en zayıf yanlarımı hiç bilmeyeceksin. Hep makyajlı göreceksin beni. Sabah olunca o tuhaf sessizlik olmadan kendi evime gideceğim ben hep. Hasta olduğumda sümükten örümcek ağı tutmuş iğrenç burnumdan haberin bile olmayacak. Saçlarım hep temiz olacak senin yanında. Küfür kıyamet ağzımın arkasında gizlediğim, bir kedi öldü diye saatlerce ağlayan küçük kızı göremeyeceksin sen hiç. Her işime sen koşmayacaksın. Benim gözlerim yanmasın diye kıyamayıp soğanları sen doğramayacaksın. Sana alışmayacağım. Bir anda gitsen, ben, sen olmadan ne yapacağımı bilemiyor olmayacağım hiçbir zaman. Aslında sen, bana hiç gelmeyeceksin bile. Benim olmayacaksın asla. Canımı yakamayacaksın benim hiç. İçime işleyip, her şeyim olup, sonunda beni bir piç gibi ortada bırakıp gitmeyeceksin işte.
Zor olduğun için seni sevdiğimi sanıyorsun değil mi?
Ben seni -imkansız- olduğun için,
beni bir kez daha öldüremeyeceğini bildiğim için seviyorum.











