Tripolis-Denizli
15.05.2025
Tripolis, antik dönemdeki isimleriyle Lydia, Phrygia ve Karia Bölgeleri’nin kesişim noktasında kurulmuş. Yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alana yayılan antik kent, Büyük Menderes nehrinin yakınından geçmesi nedeniyle Ege’den İç Anadolu ve Akdeniz’e ulaşımı bulunan konumu sayesinde, zenginleşmiş ve ün kazanmış. Burada milattan önce 5,500 yıllarından başlayarak milattan sonra 13. yüzyıla kadar kesintisiz bir yaşam izi sürülüyor. Kentin ilk adı Apollonia. Sanat, müzik, şiir ve kültürün koruyucu tanrısı Apollon’a ithafen bu ismi almış. Daha sonra adı “Antoniopolis” olur. İsmi aldığı kişi, Julius Caesar'ın yakın arkadaşı ve Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın sevgilisi olan Roma generali Marcus Antonius. Son isim değişikliği, İmparator Augustus döneminde yapılmıştır. Bu zamandan sonra “üç küçük topluluğun ya da yerleşimin oluşturduğu bir kent” anlamına gelen Tripolis adıyla bilinir. Kilisesi, dükkanları, 1,500 yıllık taş kesme atölyesi, eskiden üzerinde heykeller bulunan sütunlu yolları, podyumlu yapısı... En önemlisi, sütunlarda kullanılan yerel taş ocaklarından elde edilen bantlı travertenler. Ama özellikle Mısır’dan getirilen granitler de çarpıcı biçimde yerini almış. Bu durum, yani Mısır’dan ve çevre ülkelerden getirilen taşlar, dönemin taşıyıcılığının zorlukları da göz önüne alındığında Tripolis’in ihtişamı ve gücünün simgelerinden. Kentin üst yapısına bir Büyük Hamam bulunuyor. Hamam, henüz tamamen ortaya çıkarılmamış. İçinde üç bölüm var: Sıcaklık, ılıklık, soğukluk. Hamamın hemen üzerinde, 200 metrelik bir siper bulunmuş. Siperin, 5 Temmuz 1920'de Manisa'nın Alaşehir ilçesi üzerinden ilerleyerek Buldan'ın köylerini işgal eden ve Büyük Taarruz ile bölgeden çekilmek zorunda kalan Yunan güçlerince kazılıp kullanıldığı belirlenmiş. Kent yamaca kurulduğu için katman katman. Ada ada bölünmüş ve düzenli bir yapı.

















