...
...
seen from Germany
seen from Germany

seen from Maldives
seen from Ireland
seen from Germany
seen from Ireland

seen from Germany

seen from Maldives
seen from Ireland
seen from Russia
seen from Germany

seen from Sweden
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
...
...
uzun - küçük İskender uzun yazlardan sözeden kadınlardan korkacaksın hani bir de ağustos, köpek gibi sarhoşsa ayakbileklerinde; hani bir de masada rakı, aşkta endişe tükenmişse uzun yazlardan sözeden kadınlardan çok korkacaksın bir ağaç, gece vakti tırmanmaya kalkışmışsa ölü ren geyiklerine! uzun yolculuklardan sözeden erkeklerden korkacaksın hani bir de taşlı tozlu yollar, deli gibi koşuyorsa gözbebeklerinde; hani bir de devrimde inanç, vücutta takat tükenmişse uzun yolculuklardan sözeden erkeklerden çok korkacaksın bir çocuk, gece vakti sapanla vurmaya kalkışmışsa sınırdaki askeri! uzun şiirlerden sözeden şairlerden korkacaksın hani bir de intihar, fiyakalı bir sustalı gibi duruyorsa arka ceplerinde! hani bir de kâğıtta mürekkep, kâinatta şiddet tükenmişse uzun şiirlerden sözeden şairlerden çok korkacaksın bir mecnun kul, gece vakti tanrıyla peygamberin arasına girmişse! uzun sözcüğünden korkacaksın hani bir de kısaysa yazılırken bile! - küçük İskender, uzun (lezzetli tümörler lokantası / gözyaşlarım nal sesleri)
Bir dakika ne kadar uzun mesafe.
O'na
İnsani hayati boyunca en az bir insan bilmeli. Enine boyuna her seyiyle birlikte, kimselerin bilmedigi gibi. Hani uzerine en cok neyin yakisip iyi durdugunu degil de, soylediklerinin altindakilerini bilmeli mesela. Yasinin kac oldugunu, yuzundeki noktalari bosverip ne kadar guzel oldugunu bilmeli. Cunku herkesin guzelligi en az bir kere bilinmeli ve en az bir kere dile getirilmeli. Sonra kimseye anlatamadigi seyleri sana anlattiginda onlari da bilmeli. Bazense bilmek yetmez sevgili, seni sen yapan seyleri de oyle bir kabullenmeli ki eskiden duyulan garipligi hissetmemelisin. Her seyi ikinci kez anlatmaya basladiginda ilk defaymis gibi dinlemeli. Cunku aslinda anlatilan degil, hevesle anlatma istediginin degerini bilmeli. Bazi seyler bilinmeli iste. İnsan hayatinda bir kere olsun sonuna kadar aciklanmali.
Seni oylesine cok seviyorum ki kıymetlim.
Seni oyle cok ozledim ki. Tum evren once ellerimde sonra da bakmaya doyamadigim gozlerine birikiyor. Hissettigim bu ozlemi ya fotograflarina bakip, ya goruntulu konusurken yahut da goge baktigim zaman bir nebze azaltabiliyorum. Baska turlusu olmuyor. Ozlem guzel sey ancak bazen boyle anlarda icim icime oyle dar geliyor ki teselli araniyorum bir yerlerden. Ozlemin agir bastigi bu gunlerde icimde hic eksik olmayan bir sızı var; bir seylerle ilgilenmeye calisarak, uyumaya calisarak en cok da gozlerindeki mutlulugu arayarak bu sızıya care bulmaya calisiyorum. Okudugum ve yazmis oldugum her cumlede sana cikiyor kelimelerim ve az once bahsettigim ozleme haline geri donuyorum. Bu guzel bahar gunlerinde yaninda olmak istiyorum. Sicacik sarilmak istiyorum kucuk bedenine.
Sevgilim, sevdiğim.
Canımın yarısı.
Gözlerimin feri, gönlümün tek sahibi ve varisi... Nasil ozluyorum seni.
Oncemde ve beklemekte oldugum, sonramda hep sen varsin.
Yanindayken akip giden ancak uzaktayken bir turlu gecmek bilmeyen lanet zamana seni bana denk getirdigi icin ne kadar tesekkur etsem az.
Eskiden yalnizliktan kacmak icin hikayelere, cocukluk anilarima tutunurdum; simdilerde ise tutundugum tek sey sensin...
Sevgilim. Bana ragmen benden daha guzel yanlarin var. Bunlari bazen farkettikce utaniyorum ancak, zaman icinde kotu yanlarimi yenme ihtimalim var diyorum.
Surekli beklendigim bi aci vardi ama artik gitmek istedigim yaninda olmak istedigim sicak bir kalp var diyorum, ve bunu animsadikca gulumsuyorum.
Sevgilim...
Senin tarifini her yapmaya calistigimda eksik kalacak kadar seviyorum.
Yanibasimdan hic eksik olma.
Nefesin nefesim olsun.
Nefesin basucumda bekleyen bir isim olsun ve ben hep o isimle anilayim.
YOL UZUN YOK YÜZÜN
Tutulacak daldan öte
Tutacak filizin kırılışı bu
Âh ki benmişim başından geçen
Seni ikna etmem için dört satır verdiler
Sonrası beş harften denemek bir gülü
Kokusu solgun öncesi yağmurun
Ve hata payı ölçülen selâmlar nezaretinde
Bir bakış yeter dediler
Terk etmeye
Ne noksan şehir
Ne fazla hicret
Bir yakış candan
Bir soluş can-î
Bir bakış
Yeter dediler
Bir
Yeter
Uzanamadığın imtihanında elmanın
Dizelere dökmek boğazına takılan
Teksin ölüsünde heyecanın
Ve ağırlığı
Uzaklığından omzunun
Bulutu aydınlatan güneşli bir günde
Ölümü hatırlamak
Nasıl da boşa çıkarıyor dargınlıkları
Sana
Bana
Ve onlara dair
Bir dingin yürek ve bıraktığın yükün
Saklımda hep gün ve serildiği yüzün
Ümidim mağfirete
Yol uzun yok hüzün
Hatırlatsam ya ölümü tebessüm kıyısından
Erise martı vuran buzdan güzün
Sana
Sana ve
Onlara ait
Yol uzun
Yol uzun yok yüzüm
Cevapsız kaç mektup
Bir susuz şiir eder
Müsvedde yarım kâlp
Cılız bir ümit üzerinde
Kaçırılırken gözler ânda
Yamasız harflerim kandadır
Her üzenin
Üzeri akşam
Tutulacak daldan öte
Tutacak filizin kırılışı bu
Âh ki benmişim başımdan geçen
Tükenerek biriken siyâhlık ben
Vefayı yorgunluktan öğrenen
Düşememek yakasından hüznün
Üzülerek biten mavilik birazmış
Biz kadarmış bağrı bozgunun
Tüm soğukların avucunda
Ne ettinse açamadın kendini
Sevdin
Yazdın
Kaçtın
Bir ömürlük hata yanı
Kenarı can
Âh ki benmişim yaşımdan geçen
Gözümde bir yaş
Yol boyu
-Manzarayı değil-
Köşeleri izliyor camdan
Hüzündür bu
Keskin sözler aradım
Yarım kalan dalgın bir bakışla hep
Tortuları hizaya çektiler güya
Geceydi soğuk
Bir çocuk gülüşüne sabah kalaydı
Çırpılardan bendim sol yanımda
Tutmak ne mümkün selini çağın
Hangi bahçenin sahibiydik söyle
Öyle harap, öyle bîtap, öyle yorgun
Hangi toprakta
Böyle
Sürgün
Âh ki bendim yanımda kalan
Gök
gördüğün kadar gök
Su
geçtiğin kadar aziz
Mavi
ezdiğin kadar gül
Gözümde bir yaş
Yol boyu
Hazanlara dalıyor candan
Yüzümdür bu
Mirza Şâmil.
16Mart’24
Yine böyle çoktandır
Niye söyle hüzün
Tutulacak daldan öte Tutacak filizin kırılışı bu Âh ki benmişim başından geçen Seni ikna etmem için dört satır verdiler Sonrası beş harften
Uzun zamandır tek ihtiyacım olan senmişsin meğer behh
من كان ظفره طویلا كان رزقه قلیلا.
''Tırnağı uzun olanın rızkı az olur.''