Efendimiz ﷺ'den rivayet edildiğine göre buyuruyor ki:
"Her kim sadaka verecek bir şey bulamazsa Yahudilere lanet etsin. Çünkü o lanet ona sadaka olacaktır."
Mefâtih'ul-Gayb, Fahreddin er-Râzî.
seen from United Kingdom

seen from China
seen from Russia

seen from Luxembourg
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from China

seen from South Korea
seen from Hong Kong SAR China
seen from South Korea

seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from Türkiye
seen from Türkiye
Efendimiz ﷺ'den rivayet edildiğine göre buyuruyor ki:
"Her kim sadaka verecek bir şey bulamazsa Yahudilere lanet etsin. Çünkü o lanet ona sadaka olacaktır."
Mefâtih'ul-Gayb, Fahreddin er-Râzî.
Efendimiz 'in Dünyaya Teşrifleri. Çok kahinler imana geldiler. Çünkü, cinler taifesinden olan muhbirlerini bulamadılar.
Nebiyy-i Ekrem Efendimizin dünyaya teşrifleri gecesinde hazan yaprağı gibi gök kubbeden yıldızlar döküldü. Bu hadise de şuna işaret ediyordu: Bundan böyle şeytan ve cinlerin gökten haber almaları son bulmuştur. “Madem Resul-i Ekrem Aleyhisselatu Vesellem vahiy ile dünyaya çıktı, elbette yarım yamalak ve yalanlar ile karışık, kahinlerin ve gaipten haber verenlerin ve cinlerin ihbaratına (haberlerine) set çekmek lazımdır ki, vahye bir şüphe iras etmesinler ve vahye benzemesin. ( Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s.163 ) Devamı: https://www.nasihatler.com/efendimizin-dunyaya-tesrifleri/
One Of Us
Yapımı: 2017 Tür: Belgesel İmdb: 7.1
Netflix'te Brooklyn'de yasayan hasidik Yahudi cemaatinden ayrılmaya çalışan 3 kişinin yaşadıklarını konu alan enteresan bir belgesel.
Hasidi mezhebine ait Yahudilerin iç yüzünü gösteren, insanın yüzüne soğuk su gibi çarpan bir belgesel. Hasidiler, Yahudiler'in en katı mezhebi. Güncel olan her şeye karşılar; giyimleri, yaşantıları, ibadetleri tümüyle geleneklerini muhafazaya yönelik. İnternet kullanmıyor ,akıllı telefon dahi kullanmıyorlar . Aileleri, gidecekleri okullar, yapacakları iş, sabah kalkıp gece yatacakları ana kadar her şeyleri belirlenmiş insanlar hem ayrılmak istiyorlar hem de dışarıda ne yapacaklarını, nasıl hayatta kalacaklarını bilemiyorlar. Ben böyle imkanlar içinde ‘din’ adı altında zulüm gören sıkışıp kalmış tüm insanlar için kahroluyorum.
Kültürlere, farklı yaşayış şekillerine ilgisi olanlara tavsiye edilir.
Siyonizm’e karşı savaş-2
Değişen koşullara göre, bazen çok bazen az sayıda ama asırlar boyunca sürekli olarak Kutsal Topraklar’a Yahudi göçü olmuştur. Fakat bu göçler siyasi amaçlarla değil, daima dinsel ve kültürel güdülerle gerçekleştirilmişti. On sekizinci yüzyılın sonları ve on dokuzuncu yüzyılın başlarında Doğu Avrupa’dan gelen Yahudiler Filistin’e göç etmeye başladılar. 1851’e gelindiğinde, Kudüs’teki İngiliz konsolos yardımcısı Yahudilerden, nüfus içindeki önemli bir unsur olarak söz ediyordu. Kutsal Topraklar’a yerleşme nedenleri dinsel olsa da bazıları, başka ülkelerde yaşayan dindaşlarının yardımlarıyla geçinen şu ya da bu türde meslek sahibi din adamlarıydı ve çoğu da ekonomik faaliyetlerle uğraşıyordu. 1851 yılında, Kudüs Konsolos Yardımcısı “Yahudilerin hemen hepsi zanaatkâr neredeyse münhasıran Yahudilerden oluşması dikkat çekici.” diye bildiriyordu. Bunlara, Siyonist yerleşimleri yeni bir boyut ekledi: Filistin’de Yahudi toplumunun ve Yahudi-Arap ilişkilerinin müteakip gelişiminde çok önemli bir rol oynayan tarımı. Siyonist yerleşimin başladığı 1882 yılında, Filistin Yahudilerinin sayısı tahminen 24,000’e –toplam nüfusun kabaca %10’u- ulaşmıştı. Konumları, gerileyen bir imparatorluğun ücra bir vilayetinde dinsel bir azınlığın olabileceğinden daha kötü değildi. Osmanlı İmparatorluğu’nun hoşgörüsüne mazhar olmalarının yanı sıra yabancı hükümetlerin de koruması altındaki bazıları makul ölçüde başarılı da oldular.
Bir Yahudi devletinin kurulmasına yönelik ilk adım, 1882 yılında, Rus İmparatorluğu’ndan 3-4 bin Yahudi’nin Filistin’e gelmesiyle atıldı. Öncelerinin aksine gelen Yahudiler, araştırmak, dua etmek ve ölmek için gelen yaşlı adamlardan değil, çalışmak, inşa etmek ve yaşamak için gelen genç kadın ve erkeklerden oluşuyordu. Bu, 1914’te savaşın çıkmasına kadar Filistin’deki Yahudi nüfusunu 85.000 ila 90.000 seviyesine ulaştıran, büyük ölçüde Doğu Avrupa’dan gelen göçmen dalgaları serisinin ilkiydi. Bu yeni göç dalgasının ana çıkış noktası ve göçmenlerin büyük çoğunluğunun geldikleri yer Doğu Avrupa olasına rağmen, bunlar yalnız değildiler. Aynı dönem boyunca, Kuzey Afrika ile Orta Asya’dan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan ve Arap topraklarındaki diğer Osmanlı eyaletlerinden gelenlerin yanı sıra, beş bin civarında Yahudi de, Arabistan’ın uzak güneydoğu köşesindeki Yemen’den gelmişti.
Bernard Lewis, Semitizm ve Anti-Semitizm
Hayber kalelerine sığınan Yahudiler yiyecek ve içecek stokları ile Peygamber Efendimizin gitmesini bekliyordu.
Hayber kaleleri sağlam, yüksek bir yerdeydi. Ok atsan sana geri dönüyordu. Taş atsan yetişmiyordu. Bağırsan sesin yetişmezdi. Hayber yıkılmıyordu. Hayber fethedilmiyordu.
Günlerce bekledi İslâm ordusu. Ama Yahudiler kalelerden çıkmıyordu. Müslümanların stoğu tükenmek üzere, moralleri bitmek üzereydi. Günlerce beklediler. Ama nafile!
Bu uzun bekleyişten sonra Peygamber Efendimiz bir strateji geliştirdi. Hurma ağaçları kesilecekti. Hayber Yahudilerinin ekonomisi birer birer kesilecekti. Servetleri devrilecekti. Gelecekleri köklerinden kazınacaktı. Zira Yahudi için para, servet, zenginlik herşeydi.
Ağaçlar kesildikçe Yahudiler kahroluyordu. Ağaçlar kesildikten sonra burada kalmanın da bir anlamı kalmayacaktı.
Anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle Yahudilerin başkenti Hayberi terk edeceklerdi.
Sen de Hayber savaşına katılmak istiyorsan bir ağaç da sen kes! Sen de bugün sövsen sesin yahudiye ulaşmaz! Taş atsan İsraile ulaşmaz! Ok atsan Tel Aviv'e yetişmez.
Ama sen de Peygamber Efendimizin stratejisini yapabilirsin! Al eline baltayı kes Yahudilerin ağaçlarını! Nasıl mı?
Evine giren her Yahudi malı bir ağaçtır. Kullandığın her Yahudi malı deterjan bir ağaçtır. İçtiğin her kola bir ağaçtır. İçtiğin her Yahudi malı suları bir ağaçtır.
Kolalar, pepsiler, fantalar, damlalar, hacı şakirler, ariel matikler, Algidalar, Max, Danoneler birer ağaçtır.
Hayber savaşına katılmak istiyor musun? Öyleyse al eline boykot baltasını kes Yahudilerin ağaçlarını!
Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur, diyor Rabbimiz!
Bel'am Kıssası. Bel'am fazilet,marifet sahibi bir zat idi.Tam dört yüz yıl gece gündüz Allah'a ibadet etmiş, yine rivayetlere göre Allah'ın vahdaniyetine dair..
Bel’am fazilet ve marifet sahibi bir zat idi. Rivayetlere göre tam dört yüz yıl gece gündüz Cenab -ı Hakk’a ibadet etmiş, yine rivayetlere göre Allah Teala’nın vahdaniyetine dair yedi yüz kitap telif etmişti. Ayrıca Allah’ın en büyük ismi olarak bilinen İsm-i Azam’ı biliyor, bu isim hürmetine yaptığı her dua kabul olunuyordu. https://www.nasihatler.com/belam-kissasi-ve-mucevheri-tasa-degisenler/
Siyonizm’e karşı savaş-1
Avrupa’nın ve özel olarak da Avrupa Anti-Semitizminin etkisi, hem örnek teşkil etme hem de propaganda yoluyla yeni Arap Anti-Semitizminin tohumlarını ekti ve buna zemin oluşturdu. Değişen dinsel, ulusal, etnik hatta ırksal kimlik algılamaları bu tohumları yeşertti ve olgunlaştırdı. Yabancı egemenliği ve milliyetçi mücadele ortamında geliştirilen yeni sadakat tanımlamaları Yahudilerin yanı sıra diğer dinsel ve etnik azınlıkların da konumunu zayıflatan ve zedeleyen yeni bir farklılıklara katlanamama dalgası getirdi. Fakat Yahudileri etkileyen en önemli etken, hiç şüphesiz Filistin sorunuydu. Arapların ve nihai olarak da Müslümanların Yahudilere yönelik tutumlarının değişmesi, Arap-Siyonist ve Arap-İsrail çatışmasının birbirini izleyen aşamalarının arka planında görülmelidir.
Bu çatışmanın gelişimi, dört önemli olayın damgasını vurduğu dört farklı döneme ayrılabilir: 1882’de Osmanlı Filistininde Siyonist yerleşimin başlaması, 1918’de Osmanlı yönetiminin yerini İngilizlerin alması, 1948’de İsrail’in ortaya çıkması ve İsrail yönetiminin Filistin Mandası’nın tamamına yayan 1967 İsrail zaferi.
Bernard Lewis, Semitizm ve Anti-Semitizm
#شجر_الغرقد HADİS-İ ŞERİF: #Müslümanlarla #yahudiler #çarpışmadıkça #kıyamet #kopmayacaktır. #Yahudi #taşın, #ağacın #arkasına #saklanacak, #bunun #üzerine #o #taş, #o #ağaç #yahudiyi #kovalayana #Ey #müslüman! #Arkamda #yahudi #var #onu #öldür #diyecek. #GARKATAĞACI #Gizleyecek.