bir daha böyle seviliceğime olan umudumu kaybettim. tek bildiğim bir daha böyle üzülmeyeceğim.
Today's Document
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Origami Around

blake kathryn
AnasAbdin
Sade Olutola
noise dept.
Mike Driver

Kaledo Art

Love Begins

if i look back, i am lost
todays bird
Acquired Stardust

❣ Chile in a Photography ❣
dirt enthusiast

Discoholic 🪩
art blog(derogatory)

shark vs the universe

★
tumblr dot com
seen from Singapore
seen from Finland

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Argentina
seen from Iraq

seen from Malaysia
seen from Taiwan

seen from Brazil
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@tamarixs
bir daha böyle seviliceğime olan umudumu kaybettim. tek bildiğim bir daha böyle üzülmeyeceğim.
Sevdiğinin arkasından gözyaşı dökmenin bile vahşi bir cazibesi var; çünkü ayrılanlar hala sevgili, çünkü ayrılıklarda sevdaya dahil…
kalpler kırılmış olabilir ama anılar sonsuza dek kalabilir.
beynini uyuşturucular uyutur, peki ya kalbini? kalbi uyutamazsın, sonsuz uyku ararsan aşkı seç.
Onun kollarında yavaş yavaş sönüyorum şimdi,
bir zamanlar adını fısıldayan kalbim,
artık kendi küllerine yabancı.
Oysa senin kollarında bir ömür boyu sürmek isterdim
nefes değil, kader gibi.
Biliyorum, suç yalnızca senin değil.
İçinde büyüyememiş bir çocuk var hâlâ;
sevgiyi tanımadan öğrenmiş susmayı,
dokunmayı bilmeden alışmış eksik kalmaya.
Senin karanlığın, senin seçimin değil belki
ama benim yıkılışım, senin sessizliğinde büyüdü.
Ben çok sevilmiştim bir zamanlar,
bir adamın gözlerinde dünyanın en güvenli yeri bendim.
Küçücük ellerimle hayatı tutardım, korkmadan.
Sonra seni sevdim…
ve içimdeki o kız çocuğu,
ilk kez korkmadan birine sarıldı.
Sen ona hayat verdin sandım,
meğer sadece nefesini ödünç almışsın.
Sevgisizliğin, onu büyütmedi
onu ağır ağır eskitti,
zamansız bir vedaya hazırladı.
Şimdi ne ben masum kalabildim,
ne de sen suçsuz sayılabilirsin.
Çünkü bazı yaralar kader değildir,
bazı suskunluklar masum değildir.
Ve sen…
en derin günahı işledin:
Sevilmekten başka suçu olmayan bir kalbi,
kendi ellerinle çorak bir yalnızlığa çevirdin.
terk edilmek ve unutulmak arasında fark var
insan halledemediği zaafına aşık olurmuş.
“çünkü bazı aşklar aşktan da fazla. bazı aşklar ölümcül hatta.”
sen benim ciğerimi deştin.
Göz göze geleceğiz diye kalbime çeki düzen verirdim.
bir sigara daha yaktım belki gelip elimden alırsın diye.
Söndü sigaram. Elimden almaya değil, ateşlemeye geldiğindeki kalbim gibi.
Oysa sende sigara içmezdin, ne ara çakmak taşır oldun sevgilim? Benim kalbimi yakmak içinse o ateş, değmez. Kül olan şey tutuşmaz bir daha.
bıraktım sigarayı, senin beni bıraktığın gibi. sonsuz ve ebedi.
Seni çok özledim.
Eski mesajları açıyorum bazen,
parmak izlerin hâlâ kelimelerin üstünde.
Düşünüyorum:
Bu cümleleri yazan bir sevgi
nasıl olur da bir gün biter?
Oysa ben hâlâ seni düşlüyorum.
Kokun odamdan silinmesin diye
pencereyi açmıyorum.
Kapı aralandığında
aceleyle kapatıyorum rüzgârı,
sanki seni savurup götürecekmiş gibi.
Taş kalbini bile özledim, sevgilim.
Bilirim, biz hep ayrılırdık.
Ama bu kez ayrılık değil bu —
bu, bitiş.
Bu kez
birbirimize değil
imkânsıza kaldık.
Diyorlar ki
sen beni hiç sevmedin.
İnanmak istemiyorum.
Kalabalıkların içinde
bazen başkalarını sen sanıyorum.
Ama hiçbiri
senin gibi kokmuyor,
senin gibi güldürmüyor,
hiçbiri kalbimi
senin kırdığın kadar güzel kıramıyor.
Seni çok özlüyorum.
Gururumdan değil,
korkumdan söyleyemiyorum sana.
Çünkü biliyorum:
sen beni değil,
bensiz kurduğun hayatı seviyorsun.
Mutlu ol.
Her şeyim.
Ben seni alnından öptüm.
Sen de beni
toprağımdan öp bir gün.
Son bir veda busesi bıraktım gözlerine —
senin ayrılık getirdiğine inandığın gibi.
Aşk dediğiniz şeyin hiçbir kuralı yok şu hayatta. Yok aldatan âşık değilmiş, yok şunu yapan âşık değilmiş; yok öyle bir şey. Ben de aldattım, köpek gibi de âşıktım. Bırak kendi canımı, istediği insanın canını alır verirdim onun için. Herkesin aşkı farklı. Belki o da öyle sevdi beni, bilmiyorum. Ben hâlâ birine sarıldığımda onun kokusunu arıyorum. Her gece askılığıma astığım sweatini kokluyorum. Ödüm kopuyor kokusu uçup gidecek diye. Köşe bucak kaçıyorum onu görmemek için, çünkü biliyorum görürsem ağlarım. Ağlarsam bağırmak, küfretmek, hesap sormak isterim; bu da benim nefret etme şeklim. Nefret de aşkın bir çeşidi zaten. Nefret, aşkın öfkeye, üzüntüye bürünmüş hâli sadece. Belki aşktan bile güçlü.
Ne oldu biliyor musun? Ayrılınca ben yıllarımı kurtardım. Belki iki yılımı çöp ettim ama gençliğimi kurtardım. Çok isterdim onunla olmayı, onun için olmayı. Ama ben onun için değil, onun yüzünden ölmeye başlamıştım.
Bir gün birisi gelecek ve beni tüm bağımlılıklarımla, kötülüklerimle sevecek. O gün de aklıma o gelecek. Keşke o yapsaydı bunları diyeceğim ama biliyorum o gün aynaya baktığımda gözümden akan yaşlar değil, kocaman bir gülümsemem olacak. İşte o gün belki tek aşkım o olarak kalacak ama hayatımda olmayacak. Ne zaman aşk kelimesini duysa kahrolacak. İlk ve tek aşkım olacak ama hayatımda olmayacak.
Aşk zaten hayatını birlikte geçiremeyeceğin birisini hayatın yapmak.
bazı zamanlar karanlık çöker; kalem oynamaz, yaş akmaz. hiçbir duygu gösteremicek kadar yorulursun. işte o zamanlarda ne yapsan nafiledir. ne sen düzelirsin ne de zaman geçer. sen durursun, zaman akar. sen durursun, şarkı çalar. sen durursun, insanlar geçip gider. sen sadece durursun ama sen durdun diye dünya durmaz. ölümde böyledir işte. karanlık ve soğuk. eskiden ev gibi hissettirirdi ölüm, eskiden ev gibi hissettiren insanlar gibi. o insanlar kararır ve soğur. yanlarında ölürsün. ben yapamadım küçüğüm; öldüğüm yerlere gitmekten vazgeçemedim. sen yapma olur mu? sen en çok kendini sev, kimseyi çok sevme. çünkü küçüğüm sevgi beyaza bürünmüş bir ölümdür aslında. sevgi; öfkeye, nefrete, üzüntüye dönüşür. sadece kendini sev.
ateşe benzerdin, küle dönmüşsün.
ah benim kırık kalbim. ne kadar da saf bir umutla yalvarıyorsun onun sevgisi için. oysa fark edemedin mi hâlâ onun sevgisi sana zehir. aşkının tanesi yıllarca ona mahkum ediyor seni, sen öldüğünün farkında değilsin. tek istediğin sevgisiydi.