Kalbi çiçek arkadaşım, can parçam. Bugün senin doğum günün. Yine bir 7 Temmuz. Yine içimde tanıdık bir boşluk, sanki eksik bir sandalye, eksik bir kahkaha var dünyada. Oysa sen hâlâ buradasın gibi…Hani o park vardı ya, her yıl küçük bir kekle kutladığımız doğum günlerin… Ne büyük ne süslü, ama içi dolu ne güzel günlerdi. En çok da o günleri özlüyorum. Gözlerinin içi gülerdi, bazen susardın ama yanında olmak yeterdi bana.Şimdi sensiz geçiyor doğum günlerin ama ben seni kutlamaktan hiç vazgeçmedim. Her sene içimden bir şey eksile eksile geliyorum sana. Kek yine elimde, ama artık sen yoksun karşısında. Yine de biliyorum; sen o parkta, o eski banka oturmuş, bana bakıyorsun. Sanki “gecikmedin, buradayım” der gibi… Kalbi çiçek… Bizim aramızda sadece bir avuç toprak var. Ne zaman bu cümleyi düşünsem içim sızlıyor. Çünkü o kadar yakınsın ki… Ama o kadar uzak… Bir el uzatsam tutacak gibiyim. Bir ses versem duyacaksın gibi… Ama sessizlik bile seni özlüyor. Biliyor musun, bazen bir şarkıda, bir rüzgârda, hatta markette denk geldiğim çikolatalı kekte çıkıyorsun karşıma. Gülüyorum, sonra gözlerim doluyor. Sen gidince hayat susmadı belki ama hiçbir şey eskisi gibi de çalmadı. Ama ben seni yüreğimde yaşatmaya devam ettim. Sessizce, özlemle, dostça. İyi ki doğdun Kalbi çiçek arkadaşım. İyi ki yollarımız kesişti. İyi ki o sade ama anlamlı kutlamalarda yan yana güldük. Bugün yine seni gülerek anlıyorum. Ama içim biraz sızlıyor… Çünkü sen hep benim yanımda gibisin, ama aramızda sadece bir avuç toprak var.Ve bu dünya biraz daha eksik sen yoksun diye.
Geldiğimde bana kızma olur mu, geç kaldım sadece... Unutmadım.
23. Yaşın kutlu olsun.














