Uyum arıyorum. Çalan melodiyle videodaki efektte bile. Uyarsa daha güzel olur çünkü. Bir şeyleri birbirine mi uyduruyorum yoksa bir şeyler mi uyduruyorum?
d e v o n
almost home
RMH

#extradirty

Andulka
Cosimo Galluzzi
dirt enthusiast
Sade Olutola

Origami Around

No title available
Not today Justin
h
Monterey Bay Aquarium
Mike Driver
$LAYYYTER
KIROKAZE
occasionally subtle
he wasn't even looking at me and he found me
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

@theartofmadeline
seen from Bangladesh

seen from South Korea

seen from Russia

seen from Ireland
seen from China

seen from United States
seen from France
seen from Palestinian Territories

seen from Germany

seen from Bangladesh
seen from Australia

seen from United States

seen from United States
seen from India

seen from Brazil

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@transientreveriesignals
Uyum arıyorum. Çalan melodiyle videodaki efektte bile. Uyarsa daha güzel olur çünkü. Bir şeyleri birbirine mi uyduruyorum yoksa bir şeyler mi uyduruyorum?
Kulağımda çalan melodiye mi kaptırayım kendimi, yoksa martıların seslerine mi kulak vereyim? Içeriden gelen sesler mi yoksa dışarıdan işitilenler mi? Sesler içeriden mi gelir yoksa dışarıdan içeriye mi işler? Yumurta mı tavuktan yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar? Yumurta tavuk çıkarmıyor ise ne işe yarar? Bu sorular cevapsız kalıyor ise ne işe yarar?
Bir gerçeklik algısıdır ki almış başını gidiyor. Her şeye bir açıklama getirme duygusu. Bu dünya bir oyun da olabilir bir simülasyon da veya bir sınav yeri de. Sen ne yapıyorsun peki? Bu bildiğin sende ne fark ettiriyor? Kaç maymunu oynuyorsun, maymundan gelmediğini iddia ederken? Hangisi doğru hangisi gerçek? Kendini algılayabiliyor musun? Bu gerçeklikle bu gerçeklikte ne yapıyorsun?
Sormak kolay cevaplamak zor.
Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir
Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir.
Ve sevecekse sevilen; O hayat her şeye bedeldir.
Özdemir Asaf
Çıkmaz sokağa gelmişse adımlar, buradan sonra yapılacak en iyi şey geri dönmek. Küçük bir kovaya sıkışmış denizin hayalini kuran bir balık isen yapabileceğin en iyi şey nedir? Kaç olmayışta kabullenirsin çaresizliği?
Yalvaran bakışlar geliyor gözümün önüne. Savurup atmak istediğim bakışlar onlar. Ağlayınca gözlerinden silinmeyen. Hatırla bunları, sakın, unutma diyen.
🎶 - Gökhan Türkmen _ İlla
Bu 6 ilişki boyutunu ezberleyelim:
1-) Varsın, umursuyorum
2-) Sende bir bozukluk yok, olduğun gibi kabul ediyorum
3-) Şu ilişkide teksin, değerlisin
4-) Sana güveniyorum. Şu anda davranışın kötü olabilir, ama öğrenme potansiyelin var. Potansiyeline güveniyorum
5-) Emek ve zaman vermeye değer bir insansın
6-) Sana saygım var. Aynı zamanda ekipteniz. Birbirimize karşı sorumluluğumuz var
Bir başarısızlığı deneyimlediğinizde size ne hissettirdiğine bakın. Öfke, hayal kırıklığı, küsme hissi, başarıya layık olamamışlık hissi ve bütün bunların çağırdığı eski birikmişlikler. Tek başına başarısızlık olsa baş edilebilir ama karşı taraf duyguları senin bir başına olduğun bu kavgaya tüm arkasını toplayıp geliyor. Tabi sen ise o zamana kadar yanına kâr kalan bir şeyler biriktirmemişsin.
Insanın kendisine en uzak noktası kendi ardıdır. Göz ardı ettiğin onca zamanın başarıları şimdi sana ne yapsın?
Bugün 3 yaşımın 3 kere çarpılmış hâli, 30 yaşına 3 kala bir yaştayım. Bir müzik çalıyor kulağımda. Bilmem, 3 yaşında dinlemiş miydim?
...
Bulunmaz bu hâlden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
...
Çok anlamlı anlamsızlıklar ya da çok anlamsız bir anlam arayışı mıdır bu yaşamak? Bu cümle fazla melankoli yüklü olmuştur, oldu. Bu da bir pencere sonuçta. Oradan bakmak istersen bakabilirsin.
Bakıyorum, bakıyorum ve görüyorum ki ben kendi varlığımın anlamsızlığını anlamlandıramamışım. Bu yüzden bu kendini kanıtlama çabası içine girmek. Başta başkalarının gözüne girmek için bu çaba. Sonra bir bakarsın ki sen asıl kendi gözünde var olamamışsın. Derler ki sen kendi gözünde var olamamışsan mutsuz olursun, bir başkasının verdiği ise yetmez.
Asla anlayamıyormuşum gibi geliyor. Onca yaşanan, onca hayat hikayesi sıkıştı kaldı içime. Tortular her yanı kapladı. Çözemiyorum. Ruhum sıkıştıkça sıkışıyor. Kaçamıyorum ve saklanamıyorum. Acizliğim çoktandır boyumdan aşkın. Kurtulma çabasını çoktan bıraktım. Çölde rüzgarla savrulan kum tanesi gibiyim. Öylesine ufak ve öylesine kupkuru bir diyarda. Bu diyarda çiçekler yeşermiyor. Kaktüs bile bulamıyorsun. Sam geline kurban olup her savrulmadan sonra gözlerini çok yabancı diyarlarda açıyorsun. Her mekanın iklimi farklı. Biraz daha çatlıyorsun ve kırılıp ufalanıyorsun. Yaşamanın sancısını iliklerinde hissediyorsun. Var olmak demek yok olmaya yol almak demekle aynı kapıya çıkıyor. Sen ise hala o kapıyı arıyorsun. Günler günleri, aylar ayları, mevsimler birbirini, yıllar seni kovalıyor. Kimsenin ötekisini yakalayabildiği yok ama... Bu kovalamacadan bi'haber davranıyor herkes. Ahmaklık peşindeyiz. Aptallık.
Daha yürüyecek çok yol var. Yeşil vadileri, dikenli yokuşları, kutupları geçtim. Bir çölde takıldım kaldım. Ha diyince olmuyor ama ha gayret be ruhum.
Love is an old lie left from Adam and Eve.
Ben rüzgar değilim, dokunmam çiçeklere
Ben kara parmaklı insan değilim
Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar
Bilemezsin, hayal akşamlarında
Renklerini kuşatan
Damıtılmış göz yaşıdır ömrümün
Sana sarı laleler alabilmek isterdim ama onları buraya koyamam. Ardım sıra getirdiğim bir demet yazı yazabilirim. Kalbinde kırmızının en güzel tonunu taşıyan arkadaşım. Ağlayabilen gözlerdir en narin ve nadir olanlar. Hayat gözlerin kadar güzel değil. Gelecekte onları en güzel günlere açmanı diliyorum.
Böyle yazmıştım lise mezuniyet defterine bir arkadaşım için. Şimdi her kim kalbindeki tondan ve gözlerinin güzelliğinden şüphe taşıyorsa içinde, o şüpheyi yere bıraksın. Suç üstü yakalandın. Eller yukarı gardlar aşağı.
🎶 MFÖ - Sarı Laleler
Korumam gereken bir çocuk var; örselenmiş bir çocuk. O çocuk zamanında hak ettiği sevgiyi, ilgiyi, bakımı alamamış. Şimdi ona tüm bunları vermesi gereken kişi, benim. Ona annelik, babalık etmesi gereken kişi, kendimim. Onun yaralarını, ihtiyaçlarını benden daha iyi kimse bilemez. Onu koruyamaz ve sevilmeye layık olduğunu göstermezsem, bir kere daha yarı yolda bırakılmış olur. Tıpkı zamanında onu koruması ve sevmesi gerekenlerin yaptığı gibi. O çocuğun sevilmemesinin nedeni kendisi değil, onun kusurları değil. Daha fazla onu suçlamayı bırakmalıyım. Çünkü onun var olan mutlulukta hakkı var.
Sevilmeyince sevemez insan. Sevilmeyen insanlar toplar etrafına. Bu çember büyür, durur. Daha kendi içindeki o küçük, kırık kalbi onaramayan eller başka gönülleri de bozup bırakır.
Azdan az, çoktan çok, yoktan yok. Zamansızlık, ansızlık, anlamsızlık: Korkunçluk. Korktum, korktukça öfkelendim. Öfkelendikçe hırçınlaştım. Hayat da besliyordu bu durumu. Çok zordu.
- Çürükleri canını yakıyor, kesikleri hala kanıyordu.
Ne gerek vardı bunlara? Bunca acıya bunca hüzne ne gerek vardı? Çok zaman çaldım böyle böyle ben. Hayatımın her döneminde ben, dedim.
🎶 - 7 Karanfil _ Gözlerin
Minör hayatların majör depresyonu
🎧 - Karlı Kayın Ormanı