gerçeklik bizimle dalga geçer. persona, 1966, ingmar bergman.
todays bird
KIROKAZE
Game of Thrones Daily
Phantogram Three
noise dept.
occasionally subtle
h
cherry valley forever
Monterey Bay Aquarium
Not today Justin
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
★

Game Changer & Make Some Noise
No title available

pixel skylines
hello vonnie
YOU ARE THE REASON

roma★

❣ Chile in a Photography ❣
I'd rather be in outer space 🛸

seen from United States
seen from Philippines
seen from Argentina

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from Japan

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from Belgium

seen from United States

seen from Costa Rica
seen from Ireland

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Singapore
seen from Paraguay
@unutulmayanlara
gerçeklik bizimle dalga geçer. persona, 1966, ingmar bergman.
gerçeklik bizimle dalga geçer. persona, 1966, ingmar bergman.
Sleeping At Last
Hope you like these 🌼
sana bir cam parçasına basar gibi yazıyorum.
bana acımı hafifletecek bir duayı üç kere mırıldan.
“bu satırları okuyorsan, bu gece güzel şeylerden bahset bana. yorgunum, kötü şeylerden yoruldum. iyi şeyler anlat bana, anlat ki dinleneyim”
Kursağımda kalan söyleyemediklerimi, yaşayamadıklarımı belli etmeyeyim derken dışarıdan bambaşka biri gibi görünür oldum. Hırçın ve olabildiğince uzak. Yanıma kimseyi yaklaştırmıyorum çünkü en çok kendime güvenmiyorum. Taşıdıklarımın ağırlığıyla onları da incitirim diye.
Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “acaba burda mi” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.
Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, biraz ağlayın.Bir tane çok büyük aşkın olsun. Rakıya bahane olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi yanin acıyarak. “O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
Bir evlat edin. Bir kedi olur, bir köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset.
Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.
Bol bol kitap oku biri seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye senin. Beğenmediğin sayfayı yırt sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.
Salaş bir restaurant edin. Patronundan garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun hep oturduğun. Bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde “burda eskiden hep bi yerim vardı” dersin.
Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. Insanlar şaşırsın. Senin icin çocuk oyuncağı olsun.
Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca vazgeç. Defalarca dene. Susmanın çaresizliğini de yaşa bağırmanın da. Uykuların kaçsın. Düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun. Her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de. Bağrına taş bas gerekirse. Yeter ki gece yatağına yattığında “ben elimden geleni yaptım” de. Bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.
Vakit ayırdığın bir ailen olsun. Yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin. Pişmanlık kötüdür. Bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, iskence. Kıymetini bil. Yarin ne olacağı belli degil. Kalp krizi dediğin bir kaç saniye. Kalp kırma.Sınırların olsun aşılamayacak. Duvarların olsun yıkılamayacak. Herkes bilsin. Ona göre davransın.
Bir alanın olsun metre karesi dert değil. Kapısını kapattığında gercek sen olabildiğin. Dört duvardan birininin dibine çöküp ağlayabildiğin. Güçsüzlüğünü yaşayabildiğin. Sonra daha güçlü kalkabildiğin. Kaldığın yerden devam edebildiğin. İnsan en Çok kendini özlüyor çünkü.
Bir sevdiğin olsun tabi. Belki hayallerindeki gibi olmaz koşullar ama bir şeyleri birlikte var etmenin tadı bi başka. Para amaç değil araç olsun mutluluğuna. Olmadığı zaman da elindekini cömertçe paylaşabil. En çok onla gül. Saatlerce muhabbet edebil. Birbirinize ulaşamadığınızda, “başka biriyle mi acaba” diye değil “başına bir şey mi geldi” diye endişelen. İlişkini başkalarıyla kıyaslama. Biri sevdiğini çok söyler, biri daha çok gösterir. Sen de biri eksikse bu seni daha az seviyor demek değildir.Telefon karıştırmakla ömür geçmez. Bir insan bir şey yapmak isterse yapar. Kalbin temizse, sen araştırmadan da karşına çıkar korkma. Sonuna kadar güven. Bir gün kırılırsa kalp yenisini inşa eder.
(ALINTI ) 🍁 🍁 🍁
Biri girecekse hayatıma ileride, birbirimizin yaralarını saralım isterim, çünkü ben birini seveceksem eğer, çocukluktan kalma tüm yara izlerinin hikayesini bilmek isteyecek kadar çok severim.
Ne tuhaf aynı gökyüzüne bakıyor ve aynı havayı soluyoruz iki ayrı şehirde ama hiçbir şey bizden yana değil işte..
Mehmet Akif Ersoy'un şu uyarısını dikkate almak gerek;
Yüzsüzdür insanoğlu,kimse bilmez fendini,
Kime İYİLİK yaptıysan,
Ondan KORU kendini....
Gidin benden beni yalnızlığımla sessizliğim’le bırakın çünkü istesem’de mutluluğu konuşacak hiçbir kelamım yok zaten..
Hatırlamıyor arkadaşlar, temenniler boş.
Sen, ben ölsem dönüp bakmazsın gibi.
Mutsuzum. Yeni bir şey değil bu. Alıştım bile denebilir hatta uzunca düşününce. Tek hatam, hayatıma giren her insanda mutsuzluğuma veda edebileceğim yanılgısına düşmek. Neyse, bu da benim ayıbım olsun.
Hem bu geceye ve yine kendime.
Arkadaşlar şimdi size iki kitap ismi söyleceğim. Okuduysanız bana bu kitaplara benzer kitap önerirseniz çok sevinirim. İnsan Ne ile Yaşar ve Simyacı.
“baktım böyle olmuyor, kalktım balkona çıktım. o şarkı derim oldu demiştim ya, onu da aldım. bir cümle yazmışsın ondört kelime. hava nasıl soğumuş. oturdum ağladım. bir daha. okudum ağladım. uykunda sıçradın, korktum, artık orada olmayışıma ağladım. soğuğa mı ağladım, şarkıya mı ağladım, uykunda mı ağladım, ondört kelimeyi neden saydığıma mı ağladım, şuramdaydın bak şuramı biliyordun. uslu kızım derdin. uslu uslu ağladım.”