“İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım.”
Şükrü Erbaş

tannertan36
AnasAbdin
🪼
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

shark vs the universe

祝日 / Permanent Vacation
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

PR's Tumblrdome

Kaledo Art
I'd rather be in outer space 🛸

oozey mess
h
occasionally subtle
Monterey Bay Aquarium
Peter Solarz
we're not kids anymore.

izzy's playlists!

Discoholic 🪩
todays bird
$LAYYYTER
seen from Lebanon

seen from United States
seen from Germany
seen from United Arab Emirates
seen from India
seen from Saudi Arabia

seen from Italy

seen from United States
seen from Mexico
seen from Uzbekistan
seen from Morocco
seen from Morocco
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@varliksancisi
“İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım.”
Şükrü Erbaş
“Hayat nedir? Hayatın amacı nedir? Hayır, hayat bir düş, bir rüya, hatta rüya bile değil, sadece rüyanın gölgesi; huzursuz bir ruhun fısıltısı, hepsi bu.”
İvan Gonçarov
“Ünlemlere yer kalmadı dünyamda. Yalnızca soru işaretleri var ve ayraç içinde inliyor yaşamım. İşte, bütün anlatımlar yaralı bu gece, sözcükler kırgın...”
Ahmet Erhan
“Ömrüm boyunca, hayatımı ezen koşulların bazılarından kurtulmak istediğim, buna karşılık kendimi benzer koşullar tarafından kuşatılmış olarak bulduğum çok oldu, olayların belirsiz örgüsünde bana karşı kesin bir düşmanlık vardı, desem yeri var. Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum. O eli söküp atan kendi elimin, beni kurtaran boynuma ip geçirdiğini fark ediyorum. İpi boynumdan dikkatle çıkarıyorum, ama bu kez de kendi ellerimle boğazımı sıkmama ramak kalıyor...”
Fernando Pessoa
İnsanların ölünce karıştığı o hiçliğe ben henüz nefes alıyorken karışmıştım...
“En büyük yara olan doğma derdini hiç kimse üzerinden atamaz. Oysa bir gün iyileşmek umuduyla hayatı kabullenir ve badirelerine katlanırız. Yıllar geçer, yara kalır.”
Emil Michel Cioran
“Kendimi öyle çok anlattım ki sonunda varlığım tükendi, mürekkep niyetine ruhumu kullandım ben de.”
Fernando Pessoa
“Biliyor musun, bir şeyler var kafasında!
Hiç değişmeyen sürekli acı veren bir şeyler...”
Fyodor Dostoyevski
“Her şey ölmeli. Gerçek bu. İnsan umudunu kaybetmek istemez. Ölümü aşabileceğini düşünür. Her şeyin iyiye gideceği inancı insana özgü bir fantezidir ve belki de insana özgü olan işlerin düzelmeyeceği bilincine bağlıdır. Emin olamayız. Ama bence insan, ölümden kaçamayacağını bilen tek hayvandır. Diğer hayvanlar anı yaşar. İnsanlar bunu yapamadığından umudu icat etmiştir.”
I’m Thinking of Ending Things (2020)
“Atalarımın yorgunluğu bana geçmişti ve geçmişin nostaljisini içimde hissediyordum ben. Kışın uyuyan canlılar gibi inime çekilmek, kendi karanlığıma dalmak ve kendi içimde olgunlaşmak istiyordum. Karanlık odada resmin belirmesi gibi insanın içinde gizli olan şeyler de hayat koşturmacası ve kavgası içinde, o aydınlıkta boğulup ölüyor. Sadece karanlıkta ve sessizlikte görünüyor insana. Bu karanlık benim içimdeydi, onu yok etmek için boşuna uğraştım. Üzüntüme gelince, neden bir süre boşu boşuna başkalarının peşine takıldım? Şimdi anladım ki benim en değerli yanım bu karanlık ve sessizlikmiş. Bu karanlık her canlının yaratılışında var. Yalnız inziva halinde, kendi içimize döndüğümüz zaman, dış dünyadan uzaklaştığımız zaman bize görünüyor. Ama insanlar hep bu karanlık ve inzivadan kaçmaya çalışıyor. Ölüm sesine kulaklarını tıkıyorlar, kendi kişiliklerini hayatın hayhuyu arasında yok ediyorlar! Mutasavvıflar ne demiş: Hakikat nuru bende tecelli ediyor. Bense aksine, Ehrimen'in inişini bekliyorum. Şimdi olduğum gibi kendi içimde uyanık kalmak istiyorum. Düşünceleri aydınlatan parlak ve kof cümlelerden iğreniyorum. Hırsızların, kaçakçıların, para düşkünü ahmak yaratıkların arzularına göre düzenlenip yönetilen bu yaşamın kirli ihtiyaçları uğruna kişiliğimi yitirmek istemiyorum.”
Sadık Hidayet
“Hiç olgunlaşamadım. Yüzüm ve vücudum yaşlandı. Anılar ve tecrübeler edindim ama içimde henüz doğmamıştım bile.”
Güz Sonatı’ Ingmar Bergman (1978)
“Hiçbir şey, hiçten daha gerçek değildir. (...) Dünyadasın, işte bunun tedavisi yok!”
Samuel Beckett
Bir ceset taşıyorum içimde...
“Istırabım sonsuzdur, tarife sığmaz hüznüm.”
Gustave Flaubert
“Pek iyi değilim Varenka.
Duygularım ölmüş gibi...”
Fyodor Dostoyevski
“Bugün çok erken bir saatte sıçrayarak uyandım ve kederler içinde, boğazımda anlaşılmaz bir tiksintiyle hemen yataktan fırladım. Bir düş değildi buna sebep; herhangi bir gerçeklik de yol açmış olamazdı. Belli bir şeyden kaynaklandığı açık olan, kusursuz, mutlak bir tiksintiydi bu. Ruhumun en derinindeki kaynaklarda, gözle görülmez, bilinmez güçler savaşmaktaydı, savaş alanları ise varlığımdı ve ben bu tarifsiz keşmekeş yüzünden, tir tir titriyordum. Bütün hayata karşı bir mide bulantısıyla uyandım. Yaşamak zorunda olmanın dehşeti benimle birlikte yataktan kalktı. Her şey gözüme boş göründü bir an ve içimden buz gibi bir ses, hiçbir derdin çaresi yoktur dedi.
Üzerime çöken inanılmaz bir bunalım, en küçük hareketlerime bile titremeler katıyordu. Delirmekten korktum; delilikten değil, sadece orada olmaktan korktum. Bedenim gizli bir çığlıktı artık. Kalbim konuşurcasına çarpıyordu...”
Fernando Pessoa
“Yatıp uyusak biraz. Derin, uzun bir uykuya dalsak şöyle; içimize çökmüş kiri pası yutup yıkayan, güzel düşlerle kaplı bir uykuya. Ya uyanınca?.. Uyanınca mı? Gene uyusak...”
Vedat Türkali
“Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden...”
Friedrich Nietzsche
Köhne sayılabilecek bir harabeyim, yıkılmanın ve yok olmanın eşiğinde...
İnsan gürültüsünü her şeyiyle yok etmek için açtığım müziğin yumuşak ezgileri beni benden arındırıyor.
* “Her bir dakikamın elli dokuz saniyesi”, diye söylendim sokaklarda, “acıya ya da… acı fikrine vakfedilmiş. Keşke bir taş olabilseydim! ‘Yürek’ : Bütün azapların kökeni… Nesneye imreniyorum… maddenin ve donukluğun lütfuna…”
*“Hareketten ve rüyalarımdan istifa ediyorum. Namevcudiyet!”
* “Ve bazı ümitlerimi hala muhafaza etsem dahi, ümit etme melekemi hepten kaybettim.”
Emil Michel Cioran